o diyarın aşığı
Senior Member
   
Mesajlar: 676
Grup: Kayıtlı
Katılım: Mar 2008
Statü:
Çevrimdışı
Karma Puanı: 7
|
.hani milliyetin islam idi?
HANİ MİLLİYETİN İSLAM İDİ, KAVMİYET NE?
Müslüm Yurtman
Yeryüzü coğrafyası her gün yeni katliamlara şa-hit olmaktadır. Bu katliamları ya-panlar ya din kardeşimiz ya da insan kardeşimizdir. Bu olumsuz manza-raları gördükçe, Muhacir ile Ensar' ın oluşturduğu kardeşlik tablosu-nun hasretini ve özlemini çekiyo-ruz.
İslam kardeşliğimiz zedelen-miş, yıpranmış, tamamen değilse de büyük ölçüde körelmiştir. Rab-bimiz inanan bütün mü'minlerin kardeş olduğunu beyan ediyor. Kardeşlik kan kardeşliğinden de daha üstün, daha faziletli bir kar-deşliktir. Onun için Rabbimiz: “Mü'minler ancak ve ancak kardeştirler.” (49 Hucurat, 10) buyuruyor. Bunun için aslolan İslam kardeşliğidir.
Rabbimiz ayetin devamında, “Mü'minler kardeştirler ve kardeşlerinizin arasını ıslah ediniz.” buyuruyor. Evet, bozulan, pörsüyen bu kardeşliğimizi yani İs-lam kardeşliğimizi, uhuvvet-i İs-lam'ı yeniden ihya etmek, yeniden olması gereken seviyeye yükselt-mek için Müslümanlar arasında olan sıkıntıları, dedikoduları, kav-gaları çeşit çeşit suni ihtilafları gi-dermek de yine Müslümanlara dü-şüyor.
Rabbimiz ayetin son bölü-münde, “Bu hususta Allah'tan korkunuz. Umulur ki merha-met olursunuz.” buyurarak, İs-lam kardeşliğinin istenilen seviyede tutulmasını, İslam kardeşliğini bo-zacak davranışlardan, sözlerden sakınılmasını, şayet beşeriyet icabı Müslümanlar arasında herhangi bir ihtilaf, sıkıntı, kavga olursa yine bunu kendi aramızda düzeltme-mizi istemektedir. Yani aramızda bir kısım insanlar, bu kavga halinde olan insanların arasını düzeltme-liler. Allahü Teâlâ; Allah'tan korkun ve bu ıslah işini yapın. Yapmazsanız demek ki Allah'tan korkmuş sayıl-mazsınız.
İslam coğrafyasında yaşayan Türk, Kürt ve Arap ırkları arasında geçmişte var olan İslam kardeşliği dâhili ve harici bozguncuların oyun-larına gelinmesi neticesinde zaafa uğratılmıştır. Bu zafiyeti ortadan kaldırmak için yeniden İslam kar-deşliğini tüm ırki anlayışlardan arın-dırılmış bir şekilde ihya etmek zorundayız. Bu hususta milli şai-rimiz Mehmet Akif'in şu mısraları gerçeği ne güzel ifade ediyor:
“Hani milliyetin İslam idi, kavmiyet ne
Sarılıp sımsıkı dursaydın o milliyetine
Arnavutluk ne demek, var mı şeriatta yeri
Küfür olur başka değil, kav-mini sürmek ileri
Arap'ın Türk'e, Laz'ın Çer-kez'e yahut Kürd'e
Acem'in Çinli'ye, rüçhanı mı varmış nerde?
İslamiyet'te anâsır mı olur ne gezer
Fikr-i milliyeti tel'in ediyor Peygamber
En büyük düşmanıdır ruh-i Nebi tefrikanın
Adı batsın onu İslam'a sokan kaltabanın.”
Bu ifadelerle Müslümanlar arasında kurulan kardeşlik bağının diğer tüm dünyevî ve ırkî bağların üstünde olduğunu dile getirmek-tedir. Bu bağ iki tarafa da sorum-luluklar yüklemiş, hadis ve ayetlerle bize öğütlemiştir
Peygamberimiz (s.a.v.), mü' min kardeşini ancak Allah için se-ver, ziyaret eder ve yine Allah rızası için kardeşini terk ederdi. Hayırlı işlerinde kardeşinin yâr ve yardım-cısı olur, kötülüklerde ise en büyük engel ve uyarıcısı olurdu. Kardeşi kötülüğe düştüğü zaman onu yüz üstü bırakıp gitmez, onu günaha teslim etmez, günah ve şeytan ile kardeşinin arasında kalkan olurdu. Davet ettiğinde icabet eder, selam verdiğinde karşılık verir, üzüntü-süne de sevincine de ortak olurdu. Dili döndüğünce kardeşine nasihat eder, iyiliği emreder kötülükten sakındırır, ona karşı ayna gibi olur, iyiliğini abartmaz, eksiğini kırma-dan gösterirdi.
Kardeş olmak basit bir olaydan ibaret değildir. Kardeşim deriz ka-rındaştan öte. Sadece kan bağı de-ğildir bizi birleştiren, bir de kar-deşlik bağı vardır. Bu kardeşlik, ka-rındaşlıktan daha ötedir. Kardeşlik Yaratan'ın bakışıyla sevmektir.
Kardeşlik, yalnızca aynı sevgiyi paylaşmak değildir; sevgiyi onur-landırmaktır. Yağmurun getirdiği rahmet gibi birbirimize rahmet ol-maktır. Kardeş duygular, Peygam-ber sünnetidir.
Kardeşlik Habîb-i Ekrem'in pı-rıltısını almak için, göz göze salât ü selâm getirmektir. On dört asır sonrasına uzanan bir vefadır kar-deşlik, Efendimiz (s.a.v.)'den kalan bize.
Kardeşlik “bir” yerine, “bin”-ler olmaktır. "İyyâke na'büdü” der-ken, yürek safında milyonları kucaklamaktır, asla kaybetme-mektir sevgi bağını! Ümmet olmak kardeşliğini yaşamaktır, her Fati-ha'da. Fatiha'ya yazılan kutsî kar-deşlikten gayrı düşünmemektir. Her gün kırk kere bunun sözünü veririz Rabbimize.
Kardeşlik; susuzluktan kavru-lan dudaklar su isteyince, susayan kardeşini kendine tercih eden Hâ-ris gibi, İkrime gibi kavruk bir ne-fesle Allah'a can sunmaktır. Ortada üç şehit beden, bir de su kalmıştır. Çöle hayat verecek olan, bu bir tes-ti sudur.
Kardeşlik, matemlerin civarını mesken seçmektir. Yamalı elbiseyle gezen Peygamberler Sultanı'nı ha-tırlayıp dam altlarında, yıkık vira-nelerdeki mahcup edalı gariplere gönülden sıcacık "Kardeşim!” di-yebilmektir. Gözyaşlarını silmektir, çıplak el ve ayaklarını gönlüne ko-yup muhabbet ateşiyle ısıtabil-mektir.
Bir teselli olmaktır. Dert ortağı arayanların sığınağı olmaktır, Haz-ret-i Ali gibi. Hz. Ali (r.a.) buyuru-yorlar ki:
"Şu iki şeye sevindiğim kadar hiçbir şeye sevinmem: Bir karde-şimin sıkıntısının benim vesilemle düzelmesi, derdi olan kimsenin gelip benden yardım istemesi.”
Kardeşlik, fırtınalı denizlerde sığınılacak bir liman olabilmektir. Kardeşlik, elinde vereceğin bir şe-yin kalmasa da ona gönül alıcı bir söz söylemektir. Bir tebessümle hüznünü dağıtabilmektir kardeşi-nin... Filistin'de, Irak'ta bombalar kucağında, yanarken ocaklar; sof-rada her lokmayı sorgulamaktır. Lezzeti bırakıp, karın tokluğuna ya-şamaktır. İnce ruhların süzgeçlerin-deki rikkat gibi en kibar cümlelerle seslenmek, yüreklerini şenlendir-mektir. "kardeşim" dediğinin.
Kardeşlik; ayağına bassa da kardeşin ayağının altını incitmek sancısını çekmektir.
Kardeşinin gafletini körükle-yen bir dev aynası değil, hataları hayra tebdil eden bir pusula ola-bilmektir. Bazen gözden düşen sözler vardır. Kardeşin kardeşe dili uzanmaz, ama olur ya bazen dil, yı-lan olup soktuğunda, dudakların-dan kan aksa da zehri yutup, güle-bilmektir.
Kardeşin, kardeşe heyecanı vardır. Bir başkadır paylaşmanın tadı. Kullukta kardeşlik, hizmette kardeşlik başkadır. Saçına ak dü-şende, fâniliğin koynuna usulca sokulurken, sonsuza uzanan saa-dete ermek için beraber Allah rıza-sını aramaktır her köşede...
Kardeşlik, karındaşımdan öte. Ana, baba, özge yârim... Ama kar-deşlik candan ziyade!
Allah Rasülü buyurur ki:
"Kıyamette kardeşlik candan özge! Herkes telâş içindeyken, evlât medet umunca ana-babasından, onlar bir o yana, bir bu yana kaçı-şırlar. O zaman sâlih bir kardeşi, ken-di sevaplarını bağışlayıverir karde-şine; 'Ben yandım, sen yanma!' di-ye... Allah, kendi uğruna feda edilen canlara, cennetini gösterir.”
Meşhur Şeyhülislam Zenbilli Ali Efendi'ye, “Ne zaman kıyamet kopacak, onun alameti nedir?” diye soruyorlar. Zenbilli Ali Efendi, “Kı-yametin ne zaman kopacağını Allah bilir, ama kıyametin alameti neme lazımcılıktır.” diyor.
Müslüman neme lazımcı ola-maz. Duyarlı olmalıdır. Hadiseler karşısında tepkisini göstermelidir. Bu tepki sözle olur, yazıyla olur, çeşitli fiil ve davranışlarla olur. Bu-gün dünyanın çeşitli bölgelerinde birçok zulümler yapılıyor. Mazlum, mustazaf kardeşlerimiz inim inim inliyor. Zalimlerin zulmü ve tasal-lutu altındadır Filistin.
Peki, bunun sebepleri nedir, nereden kaynaklanıyor? Bunun esas kaynağı biz Müslümanlarız. Kendi aramızdaki İslam kardeşliğini pekiştiremedik. İslam kardeşliğinin vecibelerini yerine getiremedik. Düşmanla uğraşacağımıza birbi-rimizle uğraştık. Düşmana karşı birlik beraberlik içinde olacağımı-za, düşmanla birlik beraberlik ol-duk, başka kardeşlerimize karşı sa-vaşlar açtık, tavırlar aldık. İşte bu-gün onun kötü neticelerini toplu-yoruz. Onun için Rasülullah (s.a.v.) bu hadis-i şerifinde verdiği mesaj-lara dikkat edelim. Birbirimizi seve-lim, birbirimizi koruyalım, birbiri-mize acıyalım.
“Sizden hiçbiriniz Müslüman kardeşini sevmedikçe gerçekten iman etmiş sayılmaz, (kâmil bir mü' min olamaz.)”(Buhari, Müslim)
BANA BAKIPTA İSLAMI DEĞİL,İSLAMA BAKIP BENİ DEĞERLENDİR,BENİ ELEŞTİR.
İSLAMI KURTARMAYA DEĞİL,İSLAMLA KURTULMAYA ÇALIŞALIM.
|
|