Sivas - Sivasliyiz.Com

Tam Görünüm: Türkiye Nereye Gidiyor ? ( Size Göre )
Şu Anda Hafifleştirilmiş Görüntüleme Modundasınız. Tam Görünüm Modu için, Buraya Tıklayın
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22
Atatürk'ün din ile ilgili görüşleri açıktır:
"Din lüzumlu bir müessesedir. Dinsiz milletlerin devamına imkân yoktur. Yalnız şurası var ki, din Allah ile kul arasındaki bağlılıktır. Softa sınıfının din simsarlığına müsaade edilmemelidir. Dinden maddi menfaat temin edenler iğrenç kimselerdir. İşte biz bu vaziyete karşıyız ve buna izin vermiyoruz. Bu gibi din ticareti yapan insanlar masum halkımızı aldatmışlardır; Bizim ve sizlerin asıl mücadele edeceğimiz ve ettiğimiz bu kimselerdir. Hangi şey ki, akla, mantığa, halkın menfaatine uygundur; biliniz ki, o bizim dinimize de uygundur. Eğer bizim dinimiz aklın mantığın uyduğu bir din olmasaydı, mükemmel olmazdı, son din olmazdı."
KİTLER BATIRDI TÜRKİYE'Yİ
YAĞDANLIKTI KİTLER
SALA BAŞI AL MAAŞI
DEVLETE AT ADIMINI
GEL RAHATLIK
ÇALIŞMADAN MAAŞ
SONRA KİTLERDE ZARAR

ZARAR EDEN KİTLERİN
ZARARI BİZDEN ÇIKIYORDU
BEN VERGİMİ VERİYORUM
ONLARIN MAAŞI BENDEN ÇIKIYORDU
HER FERT ÇALIŞKAN OLACAK
ÇALIŞANA İŞ VAR BU ÜLKEDE
ARMUT PİŞ
AĞZIMA DÜŞ
OLMAYACAK
ATATÜRK'ten:

Efendiler, tekke ve zaviyelerle, türbelerin kapatılması ve bütün tarikatlarla, şeyhlik, dervişlik, müritlik, çelebilik, falcılık, büyücülük ve türbedarlık v.b. birtakım ünvanların kaldırılması ve yasaklanması da Takrîr-i Sükûn Kanunu yürürlükte iken yapılmıştır. Bu konularla ilgili yürütme ve uygulamaların, toplumumuzun, hurafelere inanan, ilkel bir kavim olmadığını göstermek bakımından ne kadar gerekli olduğu takdir olunur.

Bir takım şeyhlerin, dedelerin, seyyitlerin, çelebilerin, babaların, emirlerin arkasından sürüklenen, kaderlerini ve hayatlarını falcılara, büyücülere, üfürükçülere, muskacıların ellerine bırakan insanlardan meydana gelmiş bir topluluğa bir millet gözüyle bakılabilir mi?

Milletimizin kendine has niteliğini yanlış şekilde gösterebilen ve yüzyıllarca göstermiş olan bu gibi unsurlar ve kuruluşlar, yeni Türkiye Devleti'nde Türkiye Cumhuriyeti'nde devam ettirilmeli miydi ? Buna önem vermemek, ilerleme ve yenileşme adına pek büyük ve düzeltilmesi imkânsız bir yanılma olmaz mıydı? İşte biz, Takrîr-i Sükûn Kanunu'nun yürürlükte olmasından yararlandık ise, bu tarihi hatayı bir daha işlememek için, milletimizin alnını olduğu gibi açık ve ak göstermek için, milletimizin mutaassıp ve ortaçağ zihniyetinde olmadığını ispat etmek için yararlandık.

Kaynak: Nutuk, II. Cilt, s. 655., TDK Yayınları, 1978.
YUKARDAKİ YAZININ %80 Nİ UYDURMADIR

SADECE BİR SORU OSMALI 600 YILDAN FAZLA DÜNYAYA HÜKMETTİ PEKİ BİZ NİYE HALA 80 YILDIR YERİMİZDE SAYIYORUZ? 80 YIL ÖNCE BİZDEN DAHA KÖTÜ DURUMDA OLAN ÜLKELER AYA ÇIKTI BİZ NEDEN YAYA KALDIK NEDENMİ HADİ BEN SÖYLİYİM YİNE DİNDAR İNSANLARLA UĞRAŞMAKTAN. ATATÜRK OLSAYDI ŞİMDİ BEN ATATÜRKÇÜYÜM BEN LAKİM DİYENLERİN SURATINA TÜKÜRÜRDÜ. ESAS ATATÜRKÇÜLER DİNDAR OLAN İNSANLARDIR ONU MENFAAT ARACI YAPIPTA ÇIKAR PEŞİNDE OLANLAR DEĞİL.

ATATÜRK ONU DİNİ SÖMÜRMEYE ÇALIŞANLAR İÇİN SÖYLÜYORDU HAKİKİ MANADA DİNİNİ YAŞAYANLARA İTHAF ETMEMİŞTİ ETMİŞ OLSAYDI ANNESİDE KENDİ EŞİDE BAŞÖRTÜSÜ TAKMAZDI.


DEMEKKİ İSLAM DİNİN İYİ OKUYAMAMIŞSIN SEYYİT PEYGAMBER EFENDİMİZİN SOYUNDAN GELEN İNSAN DIR VE EN ÜST SEVİYEDE SAYGI GÖSTERİLMESİ GEREKİR. YOKSA PEYGAMBER TORUNUNA LAFMI EDİYORSUNUZ?

İSLAM'DA ÜFÜRÜKÇÜ DİYE BİR TABİRDE YOKTUR VE PEYGAMBER EFENDİMİZ ÖYLE KİMSELERE LANET ETMİŞTİR.

İŞTE ATATÜRK'ÜN BAŞ ÖRTÜSÜ İÇİN DÜŞÜNCELERİ BOŞA YAYGARA YAPMASINLAR SAHTE ATATÜRK'ÇÜLER:


BAŞÖRTÜSÜ VE ATATÜRK!

Şehirlerdeki kadınlarımızın giyim tarzı ve örtünmesinde iki şekil tecelli ediyor; ya ifrat ya tefrit görülüyor. Yani ya ne olduğu bilinemeyen, çok kapalı, çok karanlık bir dış görünüm gösteren bir kıyafet, veyahut Avrupa'nın en serbest balolarında bile dış kıyafet olarak arz edilemeyecek kadar açık bir giyim. Bunun her ikisi de şeriatın tavsiyesi, dinin emri haricindedir. Bizim dinimiz kadını o tefritten de, bu ifrattan da tenzih eder. O şekiller dinimizin muktezası değil, muhalifidir. Dinimizin tavsiye ettiği tesettür hem hayata, hem fazilete uygundur. Kadınlarımız şeriatın tavsiyesi, dinin emri mucibince örtünselerdi, ne o kadar kapanacaklar, ne o kadar açılacaklardı."
"Giyim tarzımızı ifrata vardıranlar, kıyafetlerinde aynen Avrupa kadınını taklit edenler düşünmelidir ki, her milletin kendine mahsus ananesi, kendine mahsus adetleri, kendine göre milli hususiyetleri vardır. Hiçbir millet aynen diğer bir milletin mukallidi olmamalıdır. Çünkü böyle bir millet ne taklit ettiği milletin aynı olabilir, ne kendi milliyeti dahilinde kalabilir. Bunun neticesi şüphesiz ki hüsrandır."
"Örtünmedeki ifrat ve tefritten kurtulmakla bu iki ihtiyacı da temin
etmiş olacağız. Giyim tarzımızda milletin ruhi ihtiyacını tatmin için, İslam ve Türk hayatını başlangıçtan bugüne kadar layıkıyla tetkik ve etrafıyla açıklamamız lazımdır."
"Eğer kadınlarımız dinin tavsiye ve emrettiği bir kıyafetle, faziletin icap ettirdiği hareket tarzıyla içimizde bulunur, milletin ilim, sanat, içtimaiyat hareketlerine iştirak ederse bu hali, emin olunuz; milletin en mutaassıbı dahi takdir etmekten geri duramaz."


Mustafa Kemal ATATÜRK

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22
Referans Adresler