02-13-2008, 01:12 PM
Keşfedilmeyi bekleyen “saklı bahçe” Koyulhisar
Tabiatın bütün güzelliklerini bir ahenk içinde barından Koyulhisar, keşfedilmeyi bekleyen adeta “saklı bir bahçe”. Sivas´ın Karadeniz iklim ve coğrafi bölgesine düşen ve ilin en kuzeyinde bulunan bu şirin ilçe, sırtını Dumanbaba dağına yaslarken, ayaklarını Kuzey Anadolu Fay Hattının geçtiği Kelkit ırmağına uzatır şekilde konumlanmış.
“Koççukur’dan Çakıl’dan Ayranpınarı’ndan,
Iğdır düzünü aşmalı,
Sarılmalı Eğriçimen’de çam yeşiline,
Muratların en güzeline,
İnince Koylasara bağlara,
Gün doğarken bülbülleri dinleyip,
Karışarak çiçeklere,
aşık olmalı güzellere...”
![[Resim: 3861pc7.jpg]](http://img204.imageshack.us/img204/6021/3861pc7.jpg)
dizeleriyle anlatılan Koyulhisar, yemyeşil ormanları, berrak buz gibi suları ve özünden birşey kaybetmeyen doğasıyla görenleri kendine hayran bırakıyor. Tabiatın bütün güzelliklerini bir ahenk içinde barından Koyulhisar, keşfedilmeyi bekleyen adeta “saklı bir bahçe”. Sivas´ın Karadeniz iklim ve coğrafi bölgesine düşen ve ilin en kuzeyinde bulunan bu şirin ilçe, sırtını Dumanbaba dağına yaslarken, ayaklarını Kuzey Anadolu Fay Hattının geçtiği Kelkit ırmağına uzatır şekilde konumlanmış. Sırtını verdiği dağ yamacındaki botanik yapı tamamen Karadeniz bölgesinin bitki yapısına uyarken, toprağının çok killi olması ve bölgenin dik yamaç yapısı nedeniyle sık sık heyelanlar meydana gelmekte, hatta bunlar afet bölgesi olarak tanımlanmaktadırlar. En son 17 Mart 2005 yılında Sugözü köyüne bağlı Kuzulu Mezrasında meydana gelen heyalanda 24 kişi toprak altında kaldı.
İLÇE KİMLER TARAFINDAN KURULDUĞU BİLİNMİYOR
Koyulhisar’ın kimler tarafından kurulduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte yapılan araştırmalarda M.Ö. 3000 ve 2000’den itibaren ilçede iskan edildiği anlaşılmaktadır. Bu dönemde Anadolu’da hüküm süren Eti İmparatorluğu’na ait kalıntılar Eğriçimen Yaylası çevresinde bulunmuştur. İlçe Perslerin Anadolu’yu istilasından sonra Perslerin, ardından Trabzon’da kurulan Pontus Rum Krallığının hakimiyetine girmiştir. Müslüman Türklerin Anadolu’ya girişlerine kadar bölgede Bizans’ın hakimiyeti devam etmiştir. 1177 tarihinde Trabzon Rum İmparatorluğu egemenliğine geçen ilçe, İmparator tarafından Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan’a çeyiz olarak verilmiştir. 1473 yılında Fatih Sultan Mehmet Otlukbeli Savaşına giderken Osmanlı idaresine geçmiş olan ilçe Trabzon Eyaletine bağlanmış, bu tarihten sonra el değiştirmemiş ve işgal görmemiştir. İlçemizin adının kaynağı hakkında ise çeşitli söylentiler vardır. Koloneia, KuleHisar, KoyuluHisar gibi isimlerin yanı sıra batılı kaynaklardan da KailiHisar, KuiliHisar şeklinde geçmektedir. Türkler Anadolu’ya yerleşmeden önce ise ilçemiz Trabzon Rum İmparatorluğu’na bağlı olup; ismi Kolonya idi. Selçukluların XV. asır ortasından itibaren de Osmanlı hakimiyetinde bulunan ilçemizin o zamanki adı ise Muşaz dır.
İç Anadolu’nun kuzey doğusunda batıdan doğuya doğru uzanan Kelkit Vadisini, kuzeyden güneye doğru dikine kesen bir vadi üzerinde kurulu bulunan Koyulhisar, Tokat, Ordu ve Giresun üçgeninde yer almaktadır. İlçe, batıda Tokat’ın Reşadiye, kuzeyde Ordu’nun Mesudiye, kuzey doğuda Giresun’un Bulancak, batıda Suşehri ve güneyde Zara ve Hafik ilçeleriyle komşudur. İç Anadolu bölgesi ile Karadeniz bölgesinin ayrım hattı olan Kelkit vadisinin kuzeyinde kalan Koyulhisar’da karasal iklimden Karadeniz iklimine geçiş görülür. Coğrafi yapı olarak engebeli ve fazla eğimli olan ilçede tarım arazisi yetersiz olup genelde ormanlarla kaplıdır. İlçenin arazisi genel olarak dağlık ve yaylalık olup rakım 850 ile 2 bin arasında değişiklik göstermektedir. Doğal bir güzelliğe sahip olan ilçe, zengin çam ormanlarıyla kaplıdır. Yeryüzü şekilleri bakımından da tipik Karadeniz Bölgesi özellikleri göstermektedir. Sivas’a 180 km mesafede olan ilçe Ordu iline yakın olmasına rağmen ulaşım yönünden Sivas’a gitmek daha kolaydır. Sivas’ın kuzeyinde Karadeniz Bölgesinde yer alan ilçenin yüzölçümü 946 km’dir. İlçede ekonomik yönden sıkıntıların yaşanması beraberinde yoğun göçü de getirmiş. 2000 yılı nüfus sayımına göre ilçenin nüfusu 5 bin 706 merkez, 19 bin 228 köy nüfusu olmak üzere toplam nüfusu 24 bin 934’tür. 1990 yılında ise ilçe merkezinin nüfusu 6 bin 42, kırsal alan 15 bin 602 olmak üzere toplam 21 bin 644’dür. D-100 Karayolu ilçe merkezinden geçer. İlçeye ulaşımlar sadece özel teşebbüslü otobüs şirketleri ile mümkündür. İlçeye yakın sayılabilecek Tokat ve Sivas havaalanlarının da hizmete girmesiyle hava ulaşımı da tercih sebebi olmuştur. İlçede telekomünikasyon ise iyi derecede olup, internet bağlantısı yapılabilmekte.
TAŞIMALI EĞİTİM EN BÜYÜK SORUN
İlçede okuma yazma oranı yüzde 96’dır. Bu yıl Tokat’'ta eğitime başlayan Gaziosmanpaşa Üniversitesine bağlı Koyulhisar Meslek Yüksek Okulu’nun inşaatı sürerken, ilçe merkezinde Mehmet Kavala Çok Programlı Lisesi, Koyulhisar İmam Hatip Lisesi, Cumhuriyet Pansiyonlu İlköğretim Okulu, Atatürk İlköğretim Okulu ve Çamlıyaka İlköğretim Okulu bulunmaktadır. Köylerde ise Yukarıkale, Ballıca ve Aksu’da müstakil ilköğretim okulları mevcut olup, bunun dışında 22 ayrı yerleşim yerinde Birleştirilmiş Sınıflı İlköğretim Okulları vardır. Yoğun göç veren 32 yerleşim yerinde öğrenci azlığı sebebiyle okullar kapalıdır. Okulu kapalı olan yerleşim yerlerindeki öğrenciler Cumhuriyet PİO ve Suşehri YİBO’ya yerleştirilmiş durumda Kapasite üstü olan 24 ayrı yerleşim yerindeki 393 öğrenci ise taşımalı eğitim kapsamında Atatürk, Çamlıyaka ve Yukarıkale İlköğretim Okullarına, 7 ayrı yerleşim yerindeki 82 öğrenci ise Suşehri Karşıyaka İlköğretim Okuluna taşınmaktadır. Ayrıca, Halk Eğitim Merkezi’nde çeşitli kurslar düzenleyerek yaygın eğitim kurumu olarak faaliyetini sürdürmektedir. İlçedeki eğitimdeki en büyük sorunun taşıma sorunu olduğu, bu sorunun bitebilmesi için pansiyonlu ilk okulların sayısının artması gerektiği belirtiliyor.
İlçe merkezinde 25 yataklı Devlet Hastanesi, 15 köyde sağlık evi mevcut olup, bunlardan 4 köyün sağlık evi binası bulunmamaktadır. Bu sağlık evlerinden 9’undu sağlık personeli mevcut olup, 6 sağlık evinde personel bulunmamaktadır.
Orman, tarım, maden, hayvancılık, halıcılık...
Koyulhisar’ın 946 km2 yüzölçümü bulunup 16 bin 960 hektarı ziraat arazisi, 45 bin 473 hektarı orman, 10.677 hektarı çayır ve mera, 10 hektarı da göl ve bataklıktır. Kelkit Vadisi boyunca sebze ve meyvecilik yapılmaktadır. Son zamanlarda ilçe Kaymakamlığının geliştirdiği seracılık, meyvecilik, süt inekçiliği, arıcılık projeleri, yapılan teşviklerle önemli boyutlara ulaşmıştır. Diğer bölgelerde ise kuru ziraat yapılmaktadır. Hububatlardan buğday, arpa ve hayvan yemi bitkisi olarak fiğ ekimi yapılmaktadır.
Koyulhisar ilçesi yayla ve meralarıyla hayvancılığa da elverişli bir yapıya sahiptir. Hemen hemen her yerleşim ünitesinin yaylası mevcuttur. Bölgede arıcılıkta önemli bir geçim kaynağıdır. İlçede 15 bin 600 arı kovanı olup, 750 ton bal kapasitelidir. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Koyulhisar’ın balının önemini özellikle vurgulamıştır. Ayrıca, Ortakent bucağına bağlı köylerde ipek halıcılığı yaygın olup, dokuması yapılmaktadır. Koyulhisar’da yetiştirilen tarım ürünlerinden ceviz ve domatesin yurt genelinde ayrı bir yere sahiptir. İlçede sanayiye dayalı bir gelişme ve yapılaşma olmadığından iş imkanları kısıtlıdır. Sanayiye dayalı olarak bir tane un fabrikası vardır. Ayrıca 58 dönümlük arazi üzerine 60 adet dükkan barındıracak sanayi sitesinin inşaata ise sürmekte. İlçede halkın geçim kaynağı orman işçiliği ile orman ürünlerine dayalı aile işletmeciliği şeklinde hızar atölyeleri ile marangozluk ve hayvancılıktır. İlçemiz maden yatakları açısından oldukça zengindir. Sisorta bölgesinde çok zengin simli kurşun maden yatakları mevcuttur. Bu maden 37 yıldır işletilmektedir. Kurşunun yanı sıra çinko, gümüş ve altın da bulunmaktadır.
Yine Sisorta bölgesi ve ilçemiz Gölcük köyü yaylası ile Gökdere köyü arasında bakır madeni yatakları da mevcuttur. İlçemizin çeşitli yörelerinde kömür madenleri de vardır. Taşpınar köyümüzün kuzeydoğusunda Koşoluk mevkiinde mevcut kömür yatakları işletmeye açılamamıştır. Sisorta bölgesi başta olmak üzere maden arama çalışmaları devam etmekte, özellikle Güzelyurt Köyümüzün yakınlarında bulunan altın madeninin fizibilite çalışmaları son aşamaya gelmiş durumdadır. Ortakent bölgesinde MENKA maden işletmesi faaliyetini sürdürmektedir. İş imkanlarının kısıtlı olması diğer ilçelerde olduğu gibi Koyulhisar’da da göçe sebep olmuştur. İlçe Tarım Müdürlüğü ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile İlçedeki Kooperatifler İlçede ekonomik faaliyetlere destek veriyor. İlçede sadece T.C. Ziraat Bankası bulunmaktadır. Yaz aylarında ilçenin kalkınması için, sosyal yardımlaşma derneğinin, belediye ve kaymakamlık işbirliği ile yayla şenlikleri düzenlenmektedir. Şenlik sayesinde ilçedeki ve gurbetteki halkın kültürel kaynaşması sağlanmaktadır.
Kültür Parkı ve Kütük ev
Kaymakamlık tarafından ilçe merkezinde yaptırılan Kültür Parkı, kültürel mirasın bilinçli bir şekilde ve zevk alınarak anlaşılmasını sağlamak ve farklı kuşaklar arasında ortak bir milli kültür ortamı oluşturmak amacıyla kuruldu. Kültür Park'ta sergilenen yapılar, sadece estetik olarak değil, ilçenin kültürünün de anlatıcısı rollerini üstlenerek, ziyaretçilerin kültürel keşiflerde bulunmalarını hedefliyor. Bunların içinde en dikkati çeken Kütük Ev ise özellikle kırsal kesime ait yaşam biçiminin geleneksel öğelerini simgeliyor.
Yayla ve ormanları cazibe merkezi Doğal güzellikleriyle dikkat çeken ilçede organize bir turizm faaliyeti bulunmamakla beraber sahip olduğu 48 yayla ile yayla turizmine yönelik büyük bir potansiyele sahip. İlçede bulunan yaylalardan Eğriçimen, Dumanlıca, Sarıçiçek, Arpacık, Kalınpınar, Başyayla, dikkati çekenler arasındadır. Geçmişten günümüze var olan bu potansiyel turizmde, tanıtma değerlendirme kapsamına alınmadığından dolayı hak ettiği yeri bulamamıştır. Ancak son yıllarda bu durum aşılmaya çalışılıyor. Çam, gürgen, meşe ve köknar ağaçlarıyla bezenmiş olan orman üniteleri ilçe açısından en önemli doğal cazibe unsurudur. Ormanların sadece görünüm açısından değil, aynı zamanda sağlık turizmi açısından da önemi büyüktür. İlçeyi çevreleyen dağlar temiz hava, dağa tırmanma sporu, yamaç paraşütü ve kayak turizmi gibi fonksiyonlarıyla değerlendirilen doğal merkezlerdir. Koyulhisar ilçesi de bu tür konulara ilgisi olan kişilerin zamanlarını geçirebilmeleri için gerekli ortamları bulabilecekleri bir yerdir.
İlçe, kültür mozaiği
İlçenin Sivas’a uzak olması sebebi ile ildeki kültürel faaliyetlere katkısı hemen hemen imkansızdır. İlçe coğrafi konum gereği Tokat, Ordu, Giresun ve Erzincan illeriyle yakın olması sebebiyle bu yörelerle kültürel etkileşim meydana gelmiştir. İlçe mikro kültür mozaik oluşturur ve kültürel özellikler bakımından Sivas merkezden farklılıklar gösterir. Bu kültürel mozaiği nişan, düğün, mutfak ve mimaride açıkça görülür.
Tarihlerin yatağı
Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde bulunan ilçe, tarihi eser bakımından, tarihi kadar zengin değildir. Bunun sebebi olarak ilçenin büyük depremler, yangınlar ve heyelana maruz kalması gösteriliyor. İlçede bulunan bazı tarihi eserler ise şöyle:
Aşağıkale (Kale-i Zir): Kalenin bazı duvar kalıntıları durmaktadır. Yalçınkaya üzerine inşa edilen kaleden ırmağa inen merdivenler bulunmakta ve kalede bina temel izlerine rastlanmaktadır.
Yukarı Kale (Kale-i Bala): Yukarı Kale Köyünün doğusunda, sarp yamaçlar üzerindeki kalenin harabelerine rastlanmaktadır. Kaleleri Uzun Hasan yaptırmıştır. Bu kaleden Evliya Çelebi de bahsetmektedir. Kale içinde yüz ev, ambarlar, cephanelik, su sarnıçları, demir kapılı kuyusu vardır. Aşağıda bir şehir, camii ve dükkanlar bulunduğundan bahseder.
Fatih Camii: Yukarı Kale'dedir. Sadece temelleri kalmış üst örtüsü yıkılmıştır.
Hacı Murat Hanı: Tamamı kesme taşlardan yapılmış olup, Suşehri-Niksar yolu üzerinde yaklaşık 20x100m ebadındadır. Duvarları ayakta kalmış, üst örtüsü 1939 yılı depreminde yıkılmıştır.
Hamam: Kalenin eteğinde, doğubatı doğrultusunda, dikdörtgen planlıdır. Bugün hamamın üzeri toprakla örtülmüş olup, sadece kubbesi ve bir duvarı görülebilmektedir.
Koyulhisar Şehitliği: İlçe merkezindedir. Türk Ordusunun Koyulhisar halkına şükran borcu olarak 1917-1918 yıllarında bir anıt çeşme yapılmıştır.
Mesire yerleri
Tekke Deresi, Ayran Pınar, Ağyol, Çakıl, Bedreşin Göze, Çığrık Kapı, Yedi Gözeler, Başalan Ayşem Çeşmesi, Başalan Boğaz, Millet Bahçesi, Zapçıoğlu Pınar, Kebap Gözesi, Kengercik Çevresi, Tekke Deresi Soğuk Su, Uzun Çayır, Baldıran, Çatal Çam, Örencük, Osman Fırat Çeşmesi, Yağlı Göze, Koşoluk, Ekincik, Elmalı Dere, Koyun Deresi, Gönderiç Tepesi, Erikliyurt ilçe yaylaları ve köy yaylaları çevresi ilçenin önemli mesire yerleri olarak dikkat çeker. Bu mesire yerleri içerisinde Tekke Deresi dikkat çekicidir. İlçe merkezine 25 km. uzaklıktadır.
Yanıbaşınızdaki oksijen deposu
Eğriçimen yaylası ilçe merkezine 17 km. uzaklıktadır. Yayla ormanlar arasında güney batıdan kuzey batıya doğru uzanan bir vadinin içerisindedir. Vadinin yamaçları çam ormanları ile kaplıdır. Şaşalağan Boğazı ile Yedigözelerden çıkan kaynaklar yayla içerisindeki kaynaklarla birleşerek bir akarsu oluşturmaktadır. Bu derenin yayla içerisinde büklümler çizerek akmasından ve derenin etrafının çayırlık oluşundan ötürü yaylaya “Eğriçimen” adı verilmiştir. Eğriçimen yaylası en az beş yüz yıllık bir yayladır. Buz gibi suyu, oksijeni bol havası ve alt yapısının büyük bir bölümünün tamamlanmış olması, buraya çağdaş yayla görünümü kazandırmaktadır. Yaylanın Yedigözeler tepesinde rakım 1800 metre olup, bu tepeden Kelkit Vadisi görülmektedir. 1980’li yılların başından itibaren yaylada turizm fonksiyonu önem kazanmaya başlamış ve Koyulhisar ilçe merkezinin dışında yaşamakla birlikte, Koyulhisar ilçe merkezi nüfusuna kayıtlı olan çok sayıda aile yaylada modern konut yaptırarak rekreasyon hareketine katılmıştır. Turizm fonksiyonunun önem kazanmasında öncelikle nostaljik duygular etkili olmuştur. Belediyeye ait konaklama tesisinin bulunduğu yaylada, son üç yıldır festival düzenleniyor.
Buluşma noktası
Geçtiğimiz yıl 18.’si gerçekleştirilen Dumanba etkinliklerini Koyulhisarlı işadamları H. Mustafa Aydoğdu ile Memduh Uz tarafından üstleniliyor. Hakkında çeşitli rivayetler anlatılan Dumanbaba yıllardır ziyaret ediliyor. Her yıl Ağustos ayının ikinci pazarı yapılan etkinliğe ziyaretçi akını yaşanırken, kurbanlar kesilip, pilavlar pişirilip dualar ediliyor. İlçeye hakim 2050 rakımlı Dumanbaba tepesine kurulan türbe Koyulhisarlı iş adamları Mustafa Aydoğdu ve Memduh Uz tarafından yaptırıldı. Etinlik, ilçe, köyler ve gurbetteki Koyulhisarlıları bir araya getiriyor.
Domates bir başka
Domates, adeta Koyulhisar ile özdeşleşmiş bir ürün. Koyulhisar denince ilk akla gelenlerin başındadır, kan kırmızı, sulu, lezzetli mi lezzetli Koyulhisar domatesi. Bugünlerde üretimi azaldıysa da tadını yiyenler bir daha asla unutamaz. Yukarı Kale domatesi olarak da bilinen Koyulhisar domatesi, buradan diğer köylere yayılmış sofralık, nakliyeye dayanıklı olmayan ve hemen tüketilmesi gereken bir çeşit. Oldukça sulu, her damak tadına uygun lezzette ve kan kırmızısı renkte. Çiftlik gübresi kullanılarak üretilen Koyulhisar domatesi için hiçbir suni gübre ya da ilaçlama yapılmaz. Verimi düşük ve yöresel bir çeşit. Geçmiş dönemlerde ticari amaçla da üretilen domates, şimdilerde tadımlık üretiliyor. Ayrıca, verimin düşük olması bu alanda seracılığı geliştirmiştir ve üretim şu anda ağırlıklı olarak sera ortamında devam etmektedir.
Ceviz üretimi artıyor
Ceviz, ilçe ekonomisinde önemli yer tutan ürünlerin başında gelir. Son zamanlarda Kaymakamlığın destekleriyle daha düzenli üretime geçilmiştir. Üreticiye, gerekli fidan ve seminer desteği veriliyor. İlçede, ceviz fidanlıkları hızla çoğalıyor. Keşfedilmeyi bekleyen “saklı bahçe” “Koççukur’dan Çakıl’dan Ayranpınarı’ndan, Iğdır düzünü aşmalı, Sarılmalı Eğriçimen’de çam yeşiline, Muratların en güzeline, İnince Koylasara bağlara, Gün doğarken bülbülleri dinleyip, Karışarak çiçeklere, aşık olmalı güzellere...”
Tabiatın bütün güzelliklerini bir ahenk içinde barından Koyulhisar, keşfedilmeyi bekleyen adeta “saklı bir bahçe”. Sivas´ın Karadeniz iklim ve coğrafi bölgesine düşen ve ilin en kuzeyinde bulunan bu şirin ilçe, sırtını Dumanbaba dağına yaslarken, ayaklarını Kuzey Anadolu Fay Hattının geçtiği Kelkit ırmağına uzatır şekilde konumlanmış.
“Koççukur’dan Çakıl’dan Ayranpınarı’ndan,
Iğdır düzünü aşmalı,
Sarılmalı Eğriçimen’de çam yeşiline,
Muratların en güzeline,
İnince Koylasara bağlara,
Gün doğarken bülbülleri dinleyip,
Karışarak çiçeklere,
aşık olmalı güzellere...”
![[Resim: 3861pc7.jpg]](http://img204.imageshack.us/img204/6021/3861pc7.jpg)
dizeleriyle anlatılan Koyulhisar, yemyeşil ormanları, berrak buz gibi suları ve özünden birşey kaybetmeyen doğasıyla görenleri kendine hayran bırakıyor. Tabiatın bütün güzelliklerini bir ahenk içinde barından Koyulhisar, keşfedilmeyi bekleyen adeta “saklı bir bahçe”. Sivas´ın Karadeniz iklim ve coğrafi bölgesine düşen ve ilin en kuzeyinde bulunan bu şirin ilçe, sırtını Dumanbaba dağına yaslarken, ayaklarını Kuzey Anadolu Fay Hattının geçtiği Kelkit ırmağına uzatır şekilde konumlanmış. Sırtını verdiği dağ yamacındaki botanik yapı tamamen Karadeniz bölgesinin bitki yapısına uyarken, toprağının çok killi olması ve bölgenin dik yamaç yapısı nedeniyle sık sık heyelanlar meydana gelmekte, hatta bunlar afet bölgesi olarak tanımlanmaktadırlar. En son 17 Mart 2005 yılında Sugözü köyüne bağlı Kuzulu Mezrasında meydana gelen heyalanda 24 kişi toprak altında kaldı.
İLÇE KİMLER TARAFINDAN KURULDUĞU BİLİNMİYOR
Koyulhisar’ın kimler tarafından kurulduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte yapılan araştırmalarda M.Ö. 3000 ve 2000’den itibaren ilçede iskan edildiği anlaşılmaktadır. Bu dönemde Anadolu’da hüküm süren Eti İmparatorluğu’na ait kalıntılar Eğriçimen Yaylası çevresinde bulunmuştur. İlçe Perslerin Anadolu’yu istilasından sonra Perslerin, ardından Trabzon’da kurulan Pontus Rum Krallığının hakimiyetine girmiştir. Müslüman Türklerin Anadolu’ya girişlerine kadar bölgede Bizans’ın hakimiyeti devam etmiştir. 1177 tarihinde Trabzon Rum İmparatorluğu egemenliğine geçen ilçe, İmparator tarafından Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan’a çeyiz olarak verilmiştir. 1473 yılında Fatih Sultan Mehmet Otlukbeli Savaşına giderken Osmanlı idaresine geçmiş olan ilçe Trabzon Eyaletine bağlanmış, bu tarihten sonra el değiştirmemiş ve işgal görmemiştir. İlçemizin adının kaynağı hakkında ise çeşitli söylentiler vardır. Koloneia, KuleHisar, KoyuluHisar gibi isimlerin yanı sıra batılı kaynaklardan da KailiHisar, KuiliHisar şeklinde geçmektedir. Türkler Anadolu’ya yerleşmeden önce ise ilçemiz Trabzon Rum İmparatorluğu’na bağlı olup; ismi Kolonya idi. Selçukluların XV. asır ortasından itibaren de Osmanlı hakimiyetinde bulunan ilçemizin o zamanki adı ise Muşaz dır.
İç Anadolu’nun kuzey doğusunda batıdan doğuya doğru uzanan Kelkit Vadisini, kuzeyden güneye doğru dikine kesen bir vadi üzerinde kurulu bulunan Koyulhisar, Tokat, Ordu ve Giresun üçgeninde yer almaktadır. İlçe, batıda Tokat’ın Reşadiye, kuzeyde Ordu’nun Mesudiye, kuzey doğuda Giresun’un Bulancak, batıda Suşehri ve güneyde Zara ve Hafik ilçeleriyle komşudur. İç Anadolu bölgesi ile Karadeniz bölgesinin ayrım hattı olan Kelkit vadisinin kuzeyinde kalan Koyulhisar’da karasal iklimden Karadeniz iklimine geçiş görülür. Coğrafi yapı olarak engebeli ve fazla eğimli olan ilçede tarım arazisi yetersiz olup genelde ormanlarla kaplıdır. İlçenin arazisi genel olarak dağlık ve yaylalık olup rakım 850 ile 2 bin arasında değişiklik göstermektedir. Doğal bir güzelliğe sahip olan ilçe, zengin çam ormanlarıyla kaplıdır. Yeryüzü şekilleri bakımından da tipik Karadeniz Bölgesi özellikleri göstermektedir. Sivas’a 180 km mesafede olan ilçe Ordu iline yakın olmasına rağmen ulaşım yönünden Sivas’a gitmek daha kolaydır. Sivas’ın kuzeyinde Karadeniz Bölgesinde yer alan ilçenin yüzölçümü 946 km’dir. İlçede ekonomik yönden sıkıntıların yaşanması beraberinde yoğun göçü de getirmiş. 2000 yılı nüfus sayımına göre ilçenin nüfusu 5 bin 706 merkez, 19 bin 228 köy nüfusu olmak üzere toplam nüfusu 24 bin 934’tür. 1990 yılında ise ilçe merkezinin nüfusu 6 bin 42, kırsal alan 15 bin 602 olmak üzere toplam 21 bin 644’dür. D-100 Karayolu ilçe merkezinden geçer. İlçeye ulaşımlar sadece özel teşebbüslü otobüs şirketleri ile mümkündür. İlçeye yakın sayılabilecek Tokat ve Sivas havaalanlarının da hizmete girmesiyle hava ulaşımı da tercih sebebi olmuştur. İlçede telekomünikasyon ise iyi derecede olup, internet bağlantısı yapılabilmekte.
TAŞIMALI EĞİTİM EN BÜYÜK SORUN
İlçede okuma yazma oranı yüzde 96’dır. Bu yıl Tokat’'ta eğitime başlayan Gaziosmanpaşa Üniversitesine bağlı Koyulhisar Meslek Yüksek Okulu’nun inşaatı sürerken, ilçe merkezinde Mehmet Kavala Çok Programlı Lisesi, Koyulhisar İmam Hatip Lisesi, Cumhuriyet Pansiyonlu İlköğretim Okulu, Atatürk İlköğretim Okulu ve Çamlıyaka İlköğretim Okulu bulunmaktadır. Köylerde ise Yukarıkale, Ballıca ve Aksu’da müstakil ilköğretim okulları mevcut olup, bunun dışında 22 ayrı yerleşim yerinde Birleştirilmiş Sınıflı İlköğretim Okulları vardır. Yoğun göç veren 32 yerleşim yerinde öğrenci azlığı sebebiyle okullar kapalıdır. Okulu kapalı olan yerleşim yerlerindeki öğrenciler Cumhuriyet PİO ve Suşehri YİBO’ya yerleştirilmiş durumda Kapasite üstü olan 24 ayrı yerleşim yerindeki 393 öğrenci ise taşımalı eğitim kapsamında Atatürk, Çamlıyaka ve Yukarıkale İlköğretim Okullarına, 7 ayrı yerleşim yerindeki 82 öğrenci ise Suşehri Karşıyaka İlköğretim Okuluna taşınmaktadır. Ayrıca, Halk Eğitim Merkezi’nde çeşitli kurslar düzenleyerek yaygın eğitim kurumu olarak faaliyetini sürdürmektedir. İlçedeki eğitimdeki en büyük sorunun taşıma sorunu olduğu, bu sorunun bitebilmesi için pansiyonlu ilk okulların sayısının artması gerektiği belirtiliyor.
İlçe merkezinde 25 yataklı Devlet Hastanesi, 15 köyde sağlık evi mevcut olup, bunlardan 4 köyün sağlık evi binası bulunmamaktadır. Bu sağlık evlerinden 9’undu sağlık personeli mevcut olup, 6 sağlık evinde personel bulunmamaktadır.
Orman, tarım, maden, hayvancılık, halıcılık...
Koyulhisar’ın 946 km2 yüzölçümü bulunup 16 bin 960 hektarı ziraat arazisi, 45 bin 473 hektarı orman, 10.677 hektarı çayır ve mera, 10 hektarı da göl ve bataklıktır. Kelkit Vadisi boyunca sebze ve meyvecilik yapılmaktadır. Son zamanlarda ilçe Kaymakamlığının geliştirdiği seracılık, meyvecilik, süt inekçiliği, arıcılık projeleri, yapılan teşviklerle önemli boyutlara ulaşmıştır. Diğer bölgelerde ise kuru ziraat yapılmaktadır. Hububatlardan buğday, arpa ve hayvan yemi bitkisi olarak fiğ ekimi yapılmaktadır.
Koyulhisar ilçesi yayla ve meralarıyla hayvancılığa da elverişli bir yapıya sahiptir. Hemen hemen her yerleşim ünitesinin yaylası mevcuttur. Bölgede arıcılıkta önemli bir geçim kaynağıdır. İlçede 15 bin 600 arı kovanı olup, 750 ton bal kapasitelidir. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Koyulhisar’ın balının önemini özellikle vurgulamıştır. Ayrıca, Ortakent bucağına bağlı köylerde ipek halıcılığı yaygın olup, dokuması yapılmaktadır. Koyulhisar’da yetiştirilen tarım ürünlerinden ceviz ve domatesin yurt genelinde ayrı bir yere sahiptir. İlçede sanayiye dayalı bir gelişme ve yapılaşma olmadığından iş imkanları kısıtlıdır. Sanayiye dayalı olarak bir tane un fabrikası vardır. Ayrıca 58 dönümlük arazi üzerine 60 adet dükkan barındıracak sanayi sitesinin inşaata ise sürmekte. İlçede halkın geçim kaynağı orman işçiliği ile orman ürünlerine dayalı aile işletmeciliği şeklinde hızar atölyeleri ile marangozluk ve hayvancılıktır. İlçemiz maden yatakları açısından oldukça zengindir. Sisorta bölgesinde çok zengin simli kurşun maden yatakları mevcuttur. Bu maden 37 yıldır işletilmektedir. Kurşunun yanı sıra çinko, gümüş ve altın da bulunmaktadır.
Yine Sisorta bölgesi ve ilçemiz Gölcük köyü yaylası ile Gökdere köyü arasında bakır madeni yatakları da mevcuttur. İlçemizin çeşitli yörelerinde kömür madenleri de vardır. Taşpınar köyümüzün kuzeydoğusunda Koşoluk mevkiinde mevcut kömür yatakları işletmeye açılamamıştır. Sisorta bölgesi başta olmak üzere maden arama çalışmaları devam etmekte, özellikle Güzelyurt Köyümüzün yakınlarında bulunan altın madeninin fizibilite çalışmaları son aşamaya gelmiş durumdadır. Ortakent bölgesinde MENKA maden işletmesi faaliyetini sürdürmektedir. İş imkanlarının kısıtlı olması diğer ilçelerde olduğu gibi Koyulhisar’da da göçe sebep olmuştur. İlçe Tarım Müdürlüğü ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile İlçedeki Kooperatifler İlçede ekonomik faaliyetlere destek veriyor. İlçede sadece T.C. Ziraat Bankası bulunmaktadır. Yaz aylarında ilçenin kalkınması için, sosyal yardımlaşma derneğinin, belediye ve kaymakamlık işbirliği ile yayla şenlikleri düzenlenmektedir. Şenlik sayesinde ilçedeki ve gurbetteki halkın kültürel kaynaşması sağlanmaktadır.
Kültür Parkı ve Kütük ev
Kaymakamlık tarafından ilçe merkezinde yaptırılan Kültür Parkı, kültürel mirasın bilinçli bir şekilde ve zevk alınarak anlaşılmasını sağlamak ve farklı kuşaklar arasında ortak bir milli kültür ortamı oluşturmak amacıyla kuruldu. Kültür Park'ta sergilenen yapılar, sadece estetik olarak değil, ilçenin kültürünün de anlatıcısı rollerini üstlenerek, ziyaretçilerin kültürel keşiflerde bulunmalarını hedefliyor. Bunların içinde en dikkati çeken Kütük Ev ise özellikle kırsal kesime ait yaşam biçiminin geleneksel öğelerini simgeliyor.
Yayla ve ormanları cazibe merkezi Doğal güzellikleriyle dikkat çeken ilçede organize bir turizm faaliyeti bulunmamakla beraber sahip olduğu 48 yayla ile yayla turizmine yönelik büyük bir potansiyele sahip. İlçede bulunan yaylalardan Eğriçimen, Dumanlıca, Sarıçiçek, Arpacık, Kalınpınar, Başyayla, dikkati çekenler arasındadır. Geçmişten günümüze var olan bu potansiyel turizmde, tanıtma değerlendirme kapsamına alınmadığından dolayı hak ettiği yeri bulamamıştır. Ancak son yıllarda bu durum aşılmaya çalışılıyor. Çam, gürgen, meşe ve köknar ağaçlarıyla bezenmiş olan orman üniteleri ilçe açısından en önemli doğal cazibe unsurudur. Ormanların sadece görünüm açısından değil, aynı zamanda sağlık turizmi açısından da önemi büyüktür. İlçeyi çevreleyen dağlar temiz hava, dağa tırmanma sporu, yamaç paraşütü ve kayak turizmi gibi fonksiyonlarıyla değerlendirilen doğal merkezlerdir. Koyulhisar ilçesi de bu tür konulara ilgisi olan kişilerin zamanlarını geçirebilmeleri için gerekli ortamları bulabilecekleri bir yerdir.
İlçe, kültür mozaiği
İlçenin Sivas’a uzak olması sebebi ile ildeki kültürel faaliyetlere katkısı hemen hemen imkansızdır. İlçe coğrafi konum gereği Tokat, Ordu, Giresun ve Erzincan illeriyle yakın olması sebebiyle bu yörelerle kültürel etkileşim meydana gelmiştir. İlçe mikro kültür mozaik oluşturur ve kültürel özellikler bakımından Sivas merkezden farklılıklar gösterir. Bu kültürel mozaiği nişan, düğün, mutfak ve mimaride açıkça görülür.
Tarihlerin yatağı
Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde bulunan ilçe, tarihi eser bakımından, tarihi kadar zengin değildir. Bunun sebebi olarak ilçenin büyük depremler, yangınlar ve heyelana maruz kalması gösteriliyor. İlçede bulunan bazı tarihi eserler ise şöyle:
Aşağıkale (Kale-i Zir): Kalenin bazı duvar kalıntıları durmaktadır. Yalçınkaya üzerine inşa edilen kaleden ırmağa inen merdivenler bulunmakta ve kalede bina temel izlerine rastlanmaktadır.
Yukarı Kale (Kale-i Bala): Yukarı Kale Köyünün doğusunda, sarp yamaçlar üzerindeki kalenin harabelerine rastlanmaktadır. Kaleleri Uzun Hasan yaptırmıştır. Bu kaleden Evliya Çelebi de bahsetmektedir. Kale içinde yüz ev, ambarlar, cephanelik, su sarnıçları, demir kapılı kuyusu vardır. Aşağıda bir şehir, camii ve dükkanlar bulunduğundan bahseder.
Fatih Camii: Yukarı Kale'dedir. Sadece temelleri kalmış üst örtüsü yıkılmıştır.
Hacı Murat Hanı: Tamamı kesme taşlardan yapılmış olup, Suşehri-Niksar yolu üzerinde yaklaşık 20x100m ebadındadır. Duvarları ayakta kalmış, üst örtüsü 1939 yılı depreminde yıkılmıştır.
Hamam: Kalenin eteğinde, doğubatı doğrultusunda, dikdörtgen planlıdır. Bugün hamamın üzeri toprakla örtülmüş olup, sadece kubbesi ve bir duvarı görülebilmektedir.
Koyulhisar Şehitliği: İlçe merkezindedir. Türk Ordusunun Koyulhisar halkına şükran borcu olarak 1917-1918 yıllarında bir anıt çeşme yapılmıştır.
Mesire yerleri
Tekke Deresi, Ayran Pınar, Ağyol, Çakıl, Bedreşin Göze, Çığrık Kapı, Yedi Gözeler, Başalan Ayşem Çeşmesi, Başalan Boğaz, Millet Bahçesi, Zapçıoğlu Pınar, Kebap Gözesi, Kengercik Çevresi, Tekke Deresi Soğuk Su, Uzun Çayır, Baldıran, Çatal Çam, Örencük, Osman Fırat Çeşmesi, Yağlı Göze, Koşoluk, Ekincik, Elmalı Dere, Koyun Deresi, Gönderiç Tepesi, Erikliyurt ilçe yaylaları ve köy yaylaları çevresi ilçenin önemli mesire yerleri olarak dikkat çeker. Bu mesire yerleri içerisinde Tekke Deresi dikkat çekicidir. İlçe merkezine 25 km. uzaklıktadır.
Yanıbaşınızdaki oksijen deposu
Eğriçimen yaylası ilçe merkezine 17 km. uzaklıktadır. Yayla ormanlar arasında güney batıdan kuzey batıya doğru uzanan bir vadinin içerisindedir. Vadinin yamaçları çam ormanları ile kaplıdır. Şaşalağan Boğazı ile Yedigözelerden çıkan kaynaklar yayla içerisindeki kaynaklarla birleşerek bir akarsu oluşturmaktadır. Bu derenin yayla içerisinde büklümler çizerek akmasından ve derenin etrafının çayırlık oluşundan ötürü yaylaya “Eğriçimen” adı verilmiştir. Eğriçimen yaylası en az beş yüz yıllık bir yayladır. Buz gibi suyu, oksijeni bol havası ve alt yapısının büyük bir bölümünün tamamlanmış olması, buraya çağdaş yayla görünümü kazandırmaktadır. Yaylanın Yedigözeler tepesinde rakım 1800 metre olup, bu tepeden Kelkit Vadisi görülmektedir. 1980’li yılların başından itibaren yaylada turizm fonksiyonu önem kazanmaya başlamış ve Koyulhisar ilçe merkezinin dışında yaşamakla birlikte, Koyulhisar ilçe merkezi nüfusuna kayıtlı olan çok sayıda aile yaylada modern konut yaptırarak rekreasyon hareketine katılmıştır. Turizm fonksiyonunun önem kazanmasında öncelikle nostaljik duygular etkili olmuştur. Belediyeye ait konaklama tesisinin bulunduğu yaylada, son üç yıldır festival düzenleniyor.
Buluşma noktası
Geçtiğimiz yıl 18.’si gerçekleştirilen Dumanba etkinliklerini Koyulhisarlı işadamları H. Mustafa Aydoğdu ile Memduh Uz tarafından üstleniliyor. Hakkında çeşitli rivayetler anlatılan Dumanbaba yıllardır ziyaret ediliyor. Her yıl Ağustos ayının ikinci pazarı yapılan etkinliğe ziyaretçi akını yaşanırken, kurbanlar kesilip, pilavlar pişirilip dualar ediliyor. İlçeye hakim 2050 rakımlı Dumanbaba tepesine kurulan türbe Koyulhisarlı iş adamları Mustafa Aydoğdu ve Memduh Uz tarafından yaptırıldı. Etinlik, ilçe, köyler ve gurbetteki Koyulhisarlıları bir araya getiriyor.
Domates bir başka
Domates, adeta Koyulhisar ile özdeşleşmiş bir ürün. Koyulhisar denince ilk akla gelenlerin başındadır, kan kırmızı, sulu, lezzetli mi lezzetli Koyulhisar domatesi. Bugünlerde üretimi azaldıysa da tadını yiyenler bir daha asla unutamaz. Yukarı Kale domatesi olarak da bilinen Koyulhisar domatesi, buradan diğer köylere yayılmış sofralık, nakliyeye dayanıklı olmayan ve hemen tüketilmesi gereken bir çeşit. Oldukça sulu, her damak tadına uygun lezzette ve kan kırmızısı renkte. Çiftlik gübresi kullanılarak üretilen Koyulhisar domatesi için hiçbir suni gübre ya da ilaçlama yapılmaz. Verimi düşük ve yöresel bir çeşit. Geçmiş dönemlerde ticari amaçla da üretilen domates, şimdilerde tadımlık üretiliyor. Ayrıca, verimin düşük olması bu alanda seracılığı geliştirmiştir ve üretim şu anda ağırlıklı olarak sera ortamında devam etmektedir.
Ceviz üretimi artıyor
Ceviz, ilçe ekonomisinde önemli yer tutan ürünlerin başında gelir. Son zamanlarda Kaymakamlığın destekleriyle daha düzenli üretime geçilmiştir. Üreticiye, gerekli fidan ve seminer desteği veriliyor. İlçede, ceviz fidanlıkları hızla çoğalıyor. Keşfedilmeyi bekleyen “saklı bahçe” “Koççukur’dan Çakıl’dan Ayranpınarı’ndan, Iğdır düzünü aşmalı, Sarılmalı Eğriçimen’de çam yeşiline, Muratların en güzeline, İnince Koylasara bağlara, Gün doğarken bülbülleri dinleyip, Karışarak çiçeklere, aşık olmalı güzellere...”
