02-16-2008, 05:05 PM
İnsan memleketini, kendisinden bir parça olarak gördüğü için sever. O topraklarda doğmuş olmak, bu hissi kazanmak için yeterlidir üstelik. Memleketinin soğuğu, sıcağı etki etmez insana. Çünkü “o”nu, o olduğu için sevmiştir. Güzel olduğu için değil!
İnsan memleketini; annesi, babası, kardeşi gibi gördüğü için sever. Annenizi niye sevdiğinizi, babanıza niye yakınlık duyduğunuzu, kardeşinizi neden kollamaya çalıştığınızı sorsa birisi, sahi ne cevap verirsiniz? Üstünde düşünseniz bile, elle tutulur bir cevap bulamazsınız muhtemelen. Tek bir cevap oluşur kafanızda:
“Ailem oldukları için seviyorum!”
Böyledir vatan… Böyledir memleket… Aynı aileniz gibidir. Seversiniz, sebep aramadan; korumaya çalışırsınız, korkmadan.
Düşmanlığa sebep aranır, mecburiyete sebep aranır, mahkumiyete sebep aranır ama sevmeye sebep aranmaz.
Sevmeye sebep aranıyorsa, bir eksiklik var demektir. Sevmenin mecburisi olmaz.
Diyeceğim o ki, bu yaz bir değişiklik yapın: Her yaz olduğu gibi sahil şehirlerimize “akacağınıza”, sâir (öteki) şehirlerimizi görmeyi deneyin.
Orada, bir yerlerde el değmemiş güzellikler var.
Ve o güzelliklere elimizin değmemiş olmasının sebebi, şuuraltımızın bir yerlerinde yatıyor ne yazık ki!
alıntı