02-18-2008, 01:37 PM
Düşüncelerinize pek çok yerde iştirak ediyorum.Ama kadınların neden çalışmaya ihtiyaç duyduklarını ve çalışmak zorunda olan kadının tüm hayatı sırtlamak zorunda oluşunu adı "hayat arkadaşı" olan kişinin çoğu zaman kadını yalnız bırakışını hiç anlatmıyorsunuz.Ben çalışan bir bayanım.Bana yapılan muamele ile ev hanımı olan anneme yapılan muamele çok farklı.Bir çok ailevi problem olduğunda aile büyükleri ( annem çok sabırlı ve fedakar olduğu halde ) annemi hep aşağılarlar ve annem evliliği boyunca ezilmiştir.Ama ben şu an hepsi tarafından el üstünde tutuluyorum. Her konuda fikrim alınıyor ve sayılıyorum. Annem ve çevremde gördüğüm bir çok ev hanımı kadın bunlardan mahrum. Ayrıca kadınların çalışmasının ikinci bir nedeni de: erkeklerin çoğu asgari ücretle çalışıyorlar ve çocuklu bir ailenin bu parayla geçinmesi - üstelik küçük yerlerde bile ev kiralarını 200 YTL den başladığı bir ülkede - mümkün değil. Kadın fedakarlık edip eşine yardım ediyor,çalışıyor ama erkek tamamen yarı yarıya paylaşması gerektiği halde ev işlerinde hiç yardımcı olmuyor hatta kadını küçümsüyor eksik olan ev işleri için azarlıyor. Ama bunun yanında bankamatik kartına el koymayı da biliyor. Ayrıca çevremde gördüğüm bazı aileler var ki ; erkek çalışmıyor,bayan çalışıyor.Erkek bütün gün evde olduğu halde hiç bir iş yapmıyor. Kadın çocukları için bile bakıcı bulmak zorunda kalıyor bu da genelde parası yetmediği için aile bireylerinden birisi oluyor. Tabi akşam iş dönüşü ki bu genelde akşam sekizi buluyor; kadın yemek, temizlik, çocukların kişisel bakımları ve ders çalıştırılması gibi işleri de yapmak zorunda kalıyor. Ayrıca çoğu kadının cumartesi de çalıştığını unutmayalım.
Ne yazık ki ülkemizde "İtilmiş-Kakılmış Sendromu" yaygın biçimde yaşanıyor. Ne hikmetse bu konuya hiç değinilmiyor. Benim gibi değinmek isteyenler de feminist damgası vurulup kaale alınmıyor.