02-19-2008, 06:57 PM
Kaçışlarımız hep bir korkudan kaynaklanır. Bu korkuya sebep ya somut ya da soyut bir şeydir. Bazen bir köpekten kaçarız, bazen de kendimizden.
Gerçeklerle yüzleşmekten bizi korkutur bazen. Olaylar istemediğimiz gibi gelişebilir. Bazen de istemediğimiz durumlara düşeriz. Kötü anılarımızdan kurtulmaya çalışırız. Unutmak isteriz her şeyi. Unutmak isterken günlük normal yaşayışımız da etkilenir bundan. İçe kapanırız ya da daha saldırgan oluruz. İki şekilde de insanlardan uzaklaşırız. Kendimizi toplumdan soyutlamaya başlarız. Kötü anılarımızın bize verdiği suçluluk hissi yüzünden gittikçe dibe çökmeye başlarız. Bu dibe çöküşün adı depresyondur. Depresyonla birlikte bir sürü fizyolojik hastalığa açık hale geliriz. Hastalanmak kaçınılmazdır. Bir de hastalıklarla uğraşmaya başlarız.
Peki bu kaçış yerine ne yapmalı? Ne yapmalıyız ki kendimizi kaçacağım derken kötü duruma sürüklemeyelim. En güzeli gerçeklerle yüz yüze gelebilmektir. İnsan aynı olayı beyninde yaşadığı zaman rahatlıyor. Çözümü bulması kolaylaşıyor. Bu kötü durumlardan güzel durumlar bile elde edebilirsiniz. Kötü deneyimlerinizi sakın yabana atmayın. Onlardan ders çıkarmak en iyisidir. Bir daha aynı duruma düşmezsiniz.