Sivas - Sivasliyiz.Com

Tam Versiyon: İnsana Saygı Duyulmaz Da Ne Yapılır?
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyona bakınız.

İnsanın belki de sahip olduğu en mühim hakkı mutlu olma hakkıdır. Ancak bu hak diğer haklar sayılarken pek söylenmez, herhalde zaten yaşama amaç ve hedeflerinden biri bu hakkı kullanmak olsa gerek.

Mutlu olmak; tanımı ve sınırı çizilmesi zor ve değişken bir kavram değil mi? Hal böyle olunca kişilerin mutlu olma özgürlüklerini ve isteklerini sanki kendi isteklerimiz gibi doğal karşılamalı ve onların yani “öteki” olarak gördüğümüz ferdin mutlu olma çabasına katkıda bulunmak durumundayız.

Yapacağımız en önemli katkı herhalde insana saygı ile başlamalı. Peki, bu saygı nasıl teşekkül edecek? Önce insanı ve insanlığı sevmekle işe başlamalı sanırım. Kaldı ki sahip olduğumuz kültür bu temel felsefenin nakışları ile dolu. Evreni ve evrendeki tüm yaratılmışları öze ulaşmak için ve Yaratana daha yakın olabilmek için sevebilme çabası ancak böyle ulvi bir değere sahip olanların başarısı olabilir.

İnsana saygı kendimizde başlıyor. Sabah uyandığımız andan itibaren dış dünya ile olan ilişkimiz bu saygı çerçevesinde şekillendikçe kendi saygınlığımız artıyor. Günaydın diyebilmek mesela; caddeleri temizleyen çöpçülere, gazeteci çocuğa teşekkür edebilmek, yaşlı bir bayana yer vermek tebessümle, iş yerinde güler yüzlü olabilmek ve güç yettiğince her işle ve herkesle ilgilenebilmek.

Kaliteli bir yaşam, toplumun tüm fertleri için bir hak ve kazanımdır. Kurum ve kuruluşların, devlet yapılanmasının, yerel yönetimlerin bu hakları en üst düzeyde kullandırma çabası içinde olmaları beklenmektedir. Planlanan her proje, girişim ve yatırımın bu hakkı en doğru biçimde gerçekleştirmesi hedeflenmelidir. Kamu hakkı ve kişisel haklar hep insana saygı temeli ile temellendirilmelidir.

Bizlerde bu saygıyı beklerken hiç olmazsa kendi dünyamızda bu felsefenin gereklerini yerine getirmekle mükellefiz elbet. Balkonumuzda yapacağımız ızgaranın dumanı komşumuzu rahatsız ediyorsa, park ettiğimiz aracımız başka bir aracın çıkışını engelliyorsa, gürültümüzden bir bebek rahat uyuyamıyorsa, işimizi aksatıyor ve bu birilerini zarara uğratıyorsa, hakkımıza razı değilsek ve “ben” için “sen”i harcayabiliyorsak saygı konusunda henüz çok eksiğimiz var demektir.

Taraftarı olduğumuz takımın galip gelme ve yenilme ihtimali olabildiğine göre galibiyette yaşadığımız coşkuyu yenilginin sonunda olgunlukla pekiştirebilme becerisi, ibadetini yaptığı için bir dindara saygı duyarken bu ibadeti gerçekleştirebileceği ortamı hazırlamak, ibadet etmeyenle birlikte yaşayabilmek yetisi, yürüdüğümüz caddeyi temiz tutabilme alışkanlığı ve daha her anımızın ikili ilişkileri;

Daha seviyeli, kaliteli huzurlu ve mutlu bir hayatı yaşamak hepimizin gayesi ise bu gayenin gerçekleşmesi için kendi payımıza düşen mutlak bir şeyler var, bunu hatırlamak bile belki bir başlangıç olacak.


alıntı

EMEĞİNE SAĞLIK CANIM

BALACAN Yazan:
EMEĞİNE SAĞLIK CANIM


ÇOK SAĞOL TEŞEKKÜRLER

Referans URL