Kümese müdür aranıyormuş.
Tilki de müracaat etmiş...
Tilki'yi çok beğenmişler, "NE ücret istersin?" diye sormuşlar..
Tilki:
- Ben gülmekten söyleyemiyeceğim, artık siz NE verirseniz.. demiş...
Kücük temel annesine sorar:Anne ben nasil dünyaya geldim?Anne:Yavrum baban aksam eve gelirken bir tane kesme seker getirdi,onu yastigin altina koydu,sabah kalktik baktikki sen olmussun.der.Bu fikir kücük temel,in cok hosuna gider,hemen mutfaktan bir kesme seker alir ve yatarken yastigin altina koyar.Sabah oldugunda bir bakar sekerin etrafinda 7-8 karinca....Bakar...Bakar ve ulan hepinizi ezerdim ama yapamiyorum,baba yüregi iste...
SADULLAH AĞABEY YORULMASIN
Olay güneydoğu illerimizden birinde geçmektedir. Güneydoğuda sınıra yakın bir kasabadaki maden çıkarma şirketi çalışanları her ay maaşlarını düzgün olarak bir özel bankanın şubesinden almaktadırlar. Bu özel bankanın şubesi eleman sıkıntısı çektiğinden maaşları aybaşlarında bankanın güvenlik görevlisi Sadullah Bey ek vezne yaparak dağıtmaktadır. Sadullah Bey yıllardır maaşlarını dağıttığı maden firması çalışanları tarafından da çok sevilmektedir. Güvenlik görevlisi Sadullah Beyi 'SADULLAH 'AĞABEY olarak bilmektedirler. Ayda bir kere de olsa veznede çalışmak Sadullah Ağabey'e gurur vermektedir.
Gel zaman git zaman sonra şube müdürü şubeye ATM getirtmeye karar verir. Ve bir süre sonra bu şubeye de ATM makinası monte edilir. Şubenin müdürü maden firmasına giderek tüm çalışanlara ATM kartlarını teslim eder ve bundan sonra maaşlarını ATM makinasından da alabileceklerini ve hafta sonu bile paralarını çekebileceklerini söyler.
Ay başı geldiğinde cuma gününden banka müdürü ATM'ye maden firmasının maaşlarını da göz önüne alarak gerekli para dolumunu yaptırır. Artık maden firması çalışanları maaşlarını cumartesi ve pazar günü de kolaylıkla çekebileceklerdir.
Fakat pazartesi olduğunda sabahtan vezneyi ve ATM'yi kontrol eden müdür hafta sonu maden firmasından hiç para çekilmediğini görür ve hayretle maden firmasına koşarak 'Neden Hafta Sonu Maaş Çekmediklerini?' sorar.
Maden firması çalışanlarının cevabı basittir ve şu şekilde cevap verirler: 'BİZ SADULLAH AĞABEY'İ ÇOK SEVERİZ. SADULLAH AĞABEY'İ HAFTA SONU YORMAK İSTEMEDİK'.
Müdür olayın güvenlik görevlisi SADULLAH BEY ile ilişkisini kavrayamamış ve bir anlam verememiştir. 'NEDEN?' diye sorunca, çalışanlar 'SADULLAH AĞABEY ATM'NİN İÇİNDE DEĞİLMİ?' MAAŞLARIMIZI ATM'NİN İÇİNDEN BİZE TEK TEK VERMEYECEK Mİ? HAFTA SONU ATM'NİN İÇİNDE YORULMASIN DEDİK SADULLAH AĞABEY. BİZ KENDİSİNİ ÇOK SEVERİZ' diye yanıtlarlar.
Gerçek bir hikaye okudunuz.
: Haso Ağa'nın zevki
--------------------------------------------------------------------------------
Doğu illerindeki bir ağanın en büyük zevki, kar üzerine çişiyle imzasını atmakmış.
Bu nedenle kar yağmaya başladığı andan itibaren köyde hayvanlar dahil hiç kimse sokağa
çıkamazmış.
Kar biraz kalınlaşınca, ağa sırtına kürkünü giyer ve köy meydanına gelirmiş.
Yanında da en yakın yardımcısı Haso.
Ağa sırtını köye doğru döner sonra sorarmış:
-"Ula Hasso, ahali bakiy mi?"
Hasso cevap verirmiş:
-"Evet ağam, hepisi de bir olmuş, pencerelerden bakir."
Ağa çisiyle karın üzerine imzasını atarmış " Abdullah CİZRELİOĞLU ".
Sonrada bir nokta koyarmış ve sorarmış:
-"Hala bakirler mi?"
-"He ağam, hem bakirler hem de çılgın gibim alkışlirler."
Her sene ayni tören sürermiş.
Aradan 7 yıl geçmiş.
Ağa yine, kar tuttuktan sonra, çıkmış köy meydanına.
Sormuş Hasso'ya:
-"Ahali bakir mi?"
-"He ağam, bakirler, köpekler, kediler bile camdadır."
Ağa "Abdullah" diye adını, arkasından " CİZRELİOĞLU " diye soyadını yazmaya başlamış ki;
Kala kalmış, çünkü yaş gereği prostat.
Halka rezil olmak var. Alçak sesle Hasso'ya sormuş:
-"Bakirler mi?"
-"He ağam, bakirler de, sen ne diye durdin öyle?"
Ağa çaresiz:
-"Ula gel yanıma, arkanı dön ahaliye, tamamla şunu." diye emretmis.
Hasso bir an durmuş, sonra çişini yapmaya hazırlanmış ve ağanın kulağına eğilip :
-"Ağam" demiş, "Kırk yıldır kafama vurdin, salak dedin, sırtıma vurdin aptal dedin.
Ha bu kulun okumayi yazmayi sökemedi ki, ucuni tut da yazının devamını sen yaz."
Bu Fıkradan çıkarılması gereken ders:
BİRLİKTE ÇALIŞTIKLARINIZI EĞİTMEZSENİZ TUTACAĞINIZ GÜN YAKINDIR