Sivas - Sivasliyiz.Com

Tam Görünüm: her kadın kolaymıdır?????????????
Şu Anda Hafifleştirilmiş Görüntüleme Modundasınız. Tam Görünüm Modu için, Buraya Tıklayın
Sayfalar: 1 2

Hem kadının hem de erkeğin ağzından...



Mahkemede biten bir aşk hikâyesi...
Resimli Perşembe’nin 1925 tarihli bir nüshasında, mahkemede biten bir aşk hikâyesi hem kadının hem de erkeğin bakış açılarıyla dile getirilir; yazıda, muharrir olarak, ‘Dava Vekili Mehmet Şükrî’nin adı geçer.

“Muhâkeme hayatını hayretten hayrete düşüren ‘Nazire Hanım Davası’ yükselen cemiyete ait olduğu için, muhâkeme salonu müthiş bir kalabalıkla dolmuştu.
Nazire Hanım küçükten beri Büyükada’da büyümüş, zengin bir tüccarın kızı olup; güzelliği ile meşhur olmuştu. Hatta son zamanlarda o kadar güzelmiş ki; kendisine ‘Ada Güzeli’ ismini vermişler...
Nazire Hanım müd’î mevkîne geçtiği zaman, asabiyetinden yerine sığmıyor; elleriyle saçlarını düzeltiyor ve elleri ayakları mütemadiyen oynuyordu... Mazmûn mevkîinde bulunan ve Nazire Hanım tarafından kendisine dava açılan Malik Bey ise, bilâkis fevkalade sakindi.
Nazire Hanım Orman Müdürü Fuzuli Bey’in mahdûmu, Hariciye memuriyetinden Malik Bey’in kendisi ile Ada’da uzun bir aşk hayatından sonra Azaryan Yokuşu’nda kiraladığı bekâr odasına kendisini götürdüğünü ve vaad-i izdivaç ile kendisini iğfal ettiğini iddia ediyordu...
Malik Bey de, Nazire Hanım’ın yalan söylediğini; eğer bir erkeğin bir kadına kur yapması, sokakta beraber gezmesi vaad-i izdivaç ise, hiçbir gencin bir arada bu kadınla sokakta yürümeyeceğini iddia ediyordu.
Nazire Hanım da olayı şöyle anlatıyordu: ‘Malik Bey ile geçen Haziran, Ada’da rast geldim... Bir arkadaşım kendisini bana takdim etti. Beraber dans ettik. Bu ilk mülâkat beni o kadar cezp etti ki, bunun tekrarına onun kadar ben de talip oldum. (...) Ada’da çamlar altında efsanevî şiir ve aşk hayatı yaşadık. Kulaklarım çam fısıltılarına karışan onun şiir okuyan sesini duymaya o kadar alıştı ki...’
‘Bir akşam bana, Beyoğlu’nda buluşmak üzere söz verdi. Beni bir elmas mağazasına götürdü. Nişan yüzüğü intihâp etmeyi teklif etti. Sonra Şişli’ye beraber çıktık. Burada kiraladığı evde yalnız yaşıyordu. Bana beraber yukarı çıkmamızı teklif etti.’
‘Bu doğru bir hareket değil Malik, dedim... Her meselede olduğu gibi, yine sözleri ile beni kandırdı. Şimdi bunu yaptığıma çok pişmanım. Artık bundan sonra, ben evlenmiş gözü ile bakıyorum...’
Malik Bey ise hadiseleri şöyle aktarıyordu: ‘Ben bekâr bir gencim. Tabii, her genç gibi, tanıştığım kadınların adreslerini içeren küçük bir not defterim vardır.’
‘Bu isimler üç sınıfa ayrılmıştır: 1. sınıfta: Yemeğe gittiğim ve birinci derece ehemmiyet verdiğim kadınlar. 2. sınıfta: Çaya gittiğim ikinci derece şayân-ı ehemmiyet hanımlar. 3. sınıfta: Sokakta rast geldiğim, parka, en çok tiyatroya götürdüğüm kızlar.’
Birinci sınıf kızlar aile kızlarıdır ki, bunları aileye tanıtır ve müştereken görüşürüz. İkinci sınıf hafif meşrep kadınlar; üçüncü sınıf kızlar da, her tanıdıkları erkeğe kollarını uzatan sınıftır.’
‘Nazire Hanım da defterimde bu haneye yazılmıştır. Bir gencin bir kadınla beraber dans etmesi, Ada’da bir-iki defa eşekle gezmesi, izdivaç manasına gelmez.’
Heyet-i hâkime, Malik Bey’i itham edecek delâilin adem-i mevcûdiyetine binâen, beraat kararı verir...”
EMEĞİNE SAĞLIK
ÇOK GÜZEL PAYLAŞIM
VE ÇOK GÜZEL PAY ALINACAK BİR KONU
emeyine saglık güzel bir paylasım
bunun oyun bölümünde ne işi var Very Happy
Tesekkürler cok anlamli,güzel paylasim.
emeğine sağlık
Sayfalar: 1 2
Referans Adresler