Ağıt
Yıllardır, yıllardır hayaller kurdum,
Seni anam gibi aradım durdum,
Ey benim sevgilim, ey Ana yurdum,
Nerde benim Ural-Altay dağlarım?
Akşam olur sabah olur ağlarım.
Gövden bir yerde başın bir yerde,
Aramıza inmiş bir demir perde,
Söyle Turan sen nerdesin, ben nerde?
Nerde benim yaslı Tanrı dağlarım?
Akşam olur sabah olur ağlarım
Turan ellerinden haber gelmiyor,
Yarabbi derdimi kimse bilmiyor,
Dört asırdır Türk'ün yüzü gülmüyor,
Akşam olur sabah olur ağlarım.
Nerde benim Ural-Altay dağlarım?
Koskoca bir alem göçmüş yıkılmış,
Türbelerin, camilerin yakılmış,
Meydanlara kara putlar dikilmiş,
Buhara der, Semerkant der ağlarım
Nerde benim Ural-Altay dağlarım
Kimlere söylesem bilmem derdimi,
Acaba dünya böyle zulüm gördü mü,
Bozkurt gitmiş ayı basmış yurdumu,
Bozkurt'um der öz yurdum der ağlarım
Nerde benim yaslı Tanrı dağlarım?
Sen ey Hazar, engin Hazar, Türk Hazar,
Söyle bana boylarında kimler gezer? ..
Kafir moskof yine mezar mı kazar?
Seyhun gibi, Ceyhun gibi çağlarım,
Nerede benim Ural-Altay dağlarım? ..
Moskof bayrağını çekmiş gemiler,
Yol alırken dalgaların iniler,
Her gelen haberde derdim yeniler
Nerde benim Ural-Altay dağlarım
Akşam olur sabah olur ağlarım.
Vatanlar, vatanlar, esir vatanlar,
Ey yüreği vatan için atanlar,
Toplanın elleri silah tutanlar,
Kıyam etsin ölülerim, sağlarım,
Nerede benim yaslı Tanrı dağlarım? ..
Esen yellere bak sevda yelidir,
Açan güllere bak bayrak alıdır,
Senden ayrı düşen gönül delidir,
Nerede benim Ural-Altay dağlarım
Akşam olur sabah olur ağlarım.
Duman olur dağlarına ağsam mı?
Yağmur olup dağlarına yağsam mı?
Yıldız olup göklerine doğsam mı?
Ah çeker de yaşın yaşın ağlarım
Nerede benim Ural-Altay dağlarım
Doğmuyor, doğmuyor aylar, yıldızlar
Çalmıyor kırılmış kopuzlar, sazlar
Karalar bağlamış gelinler, kızlar
Akşam olur sabah olur ağlarım
Nerede benim yaslı Tanrı dağlarım?
Allah Allah diyen ezanlar nerede?
Efeler, yiğitler, kızanlar nerede?
Taşkentler, Kırımlar, Kazanlar nerede?
Nerede benim Ural-Altay dağlarım?
Akşam olur sabah olur ağlarım.
Artık Dede Korkut öğüt vermiyor
Gültekin'den bildirgeler gelmiyor
Ne söylesem olmuyor, ah olmuyor
Nerede benim Ural-Altay dağlarım?
Akşam olur sabah olur ağlarım.
Sürüler dağılmış, yaylamaz olmuş
Irmaklar kurumuş, çağlamaz olmuş
Ozanlar, Şamanlar söylemez olmuş
Nerede benim Ural-Altay dağlarım?
Akşam olur sabah olur ağlarım.
Mağripten maşriki soranlar hani?
Çin'i, Viyana’yı soranlar hani?
Üç kıtada dimdik duranlar hani?
Nerede benim Ural-Altay dağlarım?
Akşam olur sabah olur ağlarım.
Geçmiş günler birer hayâl oldular,
Bedr-i tam idiler, Hilal oldular,
Dün cevapken bugün sual oldular,
Nerede benim Ural-Altay dağlarım?
Akşam olur sabah olur ağlarım.
Kınaman dostlarım gözümde yaş var,
Şu kara bağrımda bir kara taş var,
Tam elli iki milyon esir gardaş var,
Nerde benim yaslı Tanrı dağlarım?
Akşam olur sabah olur ağlarım.
O. Yuksel Serdengecti
BEDENİM TÜRKLÜK, RUHUM İSLAM
Yüce Yaratanın kemter kuluyum
Oğuz elde yirmidört, can suyuyum
Sinede, Hakkın aşkıyla doluyum
Bedenim Türklük,Ruhum İslam benim
Türk’e aşıklık var asil kanımda
Mazim şan dolu, kılıcım kınında
Allah’a teslim, imanlı soyumda
Bedenim Türklük,Ruhum İslam benim
Çağlar ötesinden gelen gür sesim
Dünyaya nizam vermek asıl işim
Yoktur,olamaz bana, denk bir eşim
Bedenim Türklük,Ruhum İslam benim
Dost olana Hızır olurum her an
Düşmanıma demem asla, el aman
Ay yıldızım gökte, dilimde Kur’an
Bedenim Türklük,Ruhum İslam benim
Bir garip benim,şükrümü ederim
Ülkümdür daim, zikrini ederim
Kimseden çekinmem,fikrin güderim
Bedenim Türklük,Ruhum İslam benim
Cengiz AKYILDIZ
Bir Güzel Ülkü
Yüreklerde kök bağlayıp yaşayan
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.
Ezelden ebede müjde taşıyan
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.
Yesi'deki kutsal aşkın mayası
Malazgirt'te Alparslan'ın rüyası
Söğütteki has kilimin boyası
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.
Yunuslayın "Et-kemiğe bürünen"
Selim ruhta Yavuz serdar görünen
Şems misali cümle kirden arınan
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.
Bedenlerde Koç Köroğlu yüreği
Debreştikçe yakın eyler ırağı
İman kalesinin bayrak direği
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.
Riya duygusuyla dolup taşmamış
İlimden, irfandan uzaklaşmamış
Benlik çamuruna ayak basmamış
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.
Dedem Korkut töresiyle töreli
Edep, ahlâk, sevgi, saygı sıralı
Kırk yıl önce... aklım erdi ereli
Bir güzel ülküdür günül verdiğim.
Her kapıda bir hesaba girmeyen
İnancından zerre taviz vermeyen
Dost alnına kara leke sürmeyen
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.
Mazlumun yoldaşı, zalimin hasmı
Kendine put yapmaz heykeli, resmi
Hak'tır, adalettir, rahmettir ismi
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.
Bu ülkü candadır, sokakta yatmaz
Güneştir... bir doğdu, bir daha batmaz
Menfaat uğruna kimseyi satmaz
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.
Şiddeti, kavgası, kanı olmayan
İçinde öfkesi, kini olmayan
Sonsuza uzanan, sonu olmayan
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.
Bedir’den Bizans’a akıp gelen o
Küfür setlerini yıkıp gelen o
İlâhî kaynaktan çıkıp gelen o
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.
Sinan'da estetik, Itrî'de ahenk
Sebillerde hayat, kubbelerde renk
Mevlânâ'da ilim, Barbaros'ta cenk
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.
Nizâm-ı Âlem'dir Hak'kın sözü bu
Söylediğim cümle sözün özü bu
Tek damlada umman eyler bizi bu
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.
Ülkü demek makam, mevki, taç değil,
Ülkü demek totem, sembol, haç değil
Kul icadı kof ilkeler hiç değil,
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.
Taze filiz vermiş Edebali’yle
Çiçeklenmiş Haci Bayram Veli’yle
Ulubatlı Hasan’daki hâliyle
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.
Şehitlerin kanlarıyla ıslanan
Destan olup mavera’dan seslenen
Atıf'larla Said'lerle beslenen
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.
Türk'e ihsan olmuş "Kavm-i Necip"lik
Boş hayâldir bu şerefe rakiplik
Hayatlar gergeftir, ameller iplik
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.
Ne yazdımsa inanç, ahlâk, örf ile
Postaladım gönül denen zarf ile
Anlatılmaz yirmi dokuz harf ile,
Bir güzel ülküdür gönül verdiğim.
Abdurrahim Karakoç
emegıne saglık metın abım
