Sivas - Sivasliyiz.Com

Tam Versiyon: Zara Genel Tanıtım / Zara'yı Tanıyalım
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyona bakınız.

Coğrafi Konumu : İlçenin yüzölçümü 2456 km karedir. Zara’nın kuzey bölümü Kara Bölgesine girmekle beraber genellikle toprakları Kızılırmak havzasındadır . Kızılırmak'ın geçtiği ve aynı yönde uzanmış geniş ve ovamsı bir vadi; Kızılırmak vadisi içerisinde kalan ilçe merkezinde yükseklik 1350 m. olduğu halde bu havza dışında ortalama yükseklikler 2000-2500 m. civarındadır. Karadeniz bölgesinin ikinci sıradağları Zara sınırları içerisine girerler. Kuzey yönünde Karaçam, Tekeli (2621 m.) Beydağı (2792 m.), Gürlevik Dağı (2676m.)

Yılanlı (2200 m.) ve Karababa Dağlarıyla çevrilidir.


İlçenin Tarihçesi : Yapılan son araştırmalara göre ilçe ve çevresinde ilk olarak neolitik dönemde yerleşildiği sanılmaktadır. Zara- Hafik arasında höyük de yapılan kazıda neolitik dönem özellikleri gösteren çakmak taşından minik uçlar, el değirmeni taşları ve hayvan kemikleri gibi buluntular çıkmıştır.

Zara 1888 Devlet salnamesine göre Kanuni Sultan Süleyman’ın 1539 yılında bir fermanla Koçgiri Aşiretinin yerleştirildiği 1836 yılında Koçgiri adıyla nahiye , 1886 yılında kaza olmuştur. O yıllarda Zara'da biri orta öğretim okulu almak üzere 40 öğrencili Rüştiye ile toplam 16 okul bulunmaktaydı.

Erzurum Kongresine Zara Recep Efendiyi temsilci olarak göndermiş; Atatürk 2 Eylül 1919'da Erzurum'dan Sivas'a geçerken Zara'ya uğramıştır.

Milli Mücadele esnasındaki önemli olaylardan birisi de Koçgiri ayaklanması idi. O zamanlara Zara'ya bağlı İmranlı'da nahiye müdürü Haydar Beyin Kuruçay Kazası kaymakamlığına ilişkin talebinin reddedilmesi üzerine başlayan ayaklanma 6 Mart-17 Haziran 1921 tarihleri arasında meydana gelmiş olup olay büyümeden sona ermiş, bölgede Nurattin Paşa komutasında sıkı yönetim ilan edilmiş, TBMM'nin kendi içinden seçtiği bir kurul yerinde incelemeler yapmak üzere Kasım 1921'de Zara'ya gönderilmiştir.

Atatürk, eşi Latife Hanım ve beraberinde bir heyetle birlikte Sivas'tan Erzincan'a giderken 28 Eylül 1924'te Zara'ya uğramıştır. Buradaki istirahatleri esnasında Latife Hanım yörede çocuk doğum ve bakım adetleriyle ilgili olarak çevresindekilere sorular sormuş bunun üzerine getirilen mahalli ebelerden birisi konu hakkında bilgi vermiştir. Bu seyahatin dönüşünde Atatürk ve beraberindekiler Şebinkarahisar'dan Sivas'a giderken 12 Ekim 1924 günü tekrar Zara'ya uğramıştır.

Tarihi Değerleri :

Şehitlik : 39. piyade alayı, talimgah birliği askerlerinden 1915 yılında başlayan salgın hastalığın önü alınamamış ve çok sayıda asker cephede bu nedenle ölmüştür. Bu nedenle aynı yılda herbiri 50-60 cenaze alan büyük toplu mezarlar yapılarak Zara Şehitliği kurulmuştur. Aynı yıl bir anıt yapımına başlanmış, büyük sanat değerine sahip bu anıt 1917 yılında tamamen bitirilmiştir.1939 depreminde hasar gören ve 1974 yılında tamamen yıktırılan bu anıtın yerine sembol olarak dikdörtgen şeklinde bir anıt yapılmıştır.1987 yılında ise aslına benzer bir anıt yapılmaktadır.

Çarşı Camii : Kuzey-güney doğrultuda, dikdörtgen planlıdır. Asıl ibadet alanı içerisinde dört sütun üzerine kubbe ile dikey eksenlerinde uzun kubbe ve çapraz eksenlerinde oval kubbeyle örtülü Sahınlar yer almaktadır. Kuzeybatı köşesinde çift şerefeli, kesme taş örgülü minare yer alır. Minare kaidesinde minareyi Zaralı Zade Lütfullah'ın 1809 yılında yaptırdığı yazılıdır.

Şeyh Merzuban türbesi : Zara'nın güneyinde Tekke köyü girişindedir. Kapı üzerindeki kitabeye göre 1528 yılında Şeyh Merzuban adına yaptırılmıştır. Sekizgen gövdeli üzeri kubbeyle örtülüdür. Kuzeydoğuya sonradan bir eyvan ilave edilmiştir. Kubbe üzeri pramidal sivri külaha ve çinko malzeme ile kaplanmıştır. Türbe içerisinde bir sanduka ve güneyde mihrap nişi yer alır. Alçı malzeme ile yapılmış yaldız boyalı ay yıldız ve kıvrım motifleri sonradan yapılmıştır. Türbe içinde iki kitabe vardır. Birinci kitabe 1792 tarihli olup, Şeyh İbrahim ve Şeyh Mehmet efendiler tarafından,1889 tarihli ikinci kitabede ise Şeyh Osman, Şeyh Mehmet, Şeyh İbrahim ve Şeyh Mahmut Efendiler tarafından tekrar tamir edildiği yazılıdır.

Şeyh İbrahim El Aziz Camii : Büyük bir ihtimalle türbe içerisinde tamir kitabesinde ismi geçen Şeyh İbrahim tarafından 18. yüzyıl sonlarında yaptırılmış olmalıdır. Kuzey-güney doğrultuda, dikdörtgen planlı ve kırma çatılıdır.

Demiryurt Köyü Camii : Ası1 ibadet alanındaki ahşap direklerden birinin üzerinde "Said Ağa 1332 (1914) diğerinde ise 1916 tarihi yazılmıştır. Kuzey-güney doğrultuda dikdörtgen planlı ve üç sahanlıdır. Tavan ve kadınlar mahfili'de ahşap üzeri ajur tekniği ile yapılmış süslemeler vardır.

Acısu Köprüsü : Zara-Tekke köyüne girerken Acısu çayı üzerinde iki gözlü ve yuvarlak kemerlidir. Genç Osmanlılar dönemine ait olduğu sanılmaktadır.

Demiryurt Mağaraları : Sivas-Erzurum karayolunun 55. km.'sinde E-23 uluslararası karayoluna 1 km. kadar yakınında bulunmaktadır. Kızılırmak'ın her iki tarafına bakıldığında sayılan kırk-elliyi bulan kaya Mağaraları dikkati çekmektedir.

1.Zara'nın Adı :
İlçenin bilinen iki adı vardır. Zara ve Koçgiri. Zara adı yazılı kaynaklarda ilk olarak Selçuklular döneminde geçer. Yine aynı ad Alaaddin Keykubat- ın Şeyh Merzubân Veli- ye verdiği vakfiyelerde de zikredilmektedir. Zara-nın bu dönemden önceki adları kesin olarak bilinmemektedir. Bu adın XII. Yüzyılda yörede yaşamış nüfuzlu bir kişinin adından kaynaklandığı düşünülmektedir.Zara 1836 yılında Koçgiri adıyla Sivas sancağına bağlı nahiye, 1870 yılında da kaza olmuştur. Koçgiri ismi, Horasan-dan gelerek Dersim- e oradan da 1539 yılında Kanuni Sultan Süleyman- ın bir fermanıyla ilçeye yerleştirilen Türkmen aşiretinin isminden gelmektedir. M. Şerif Fırat, -Doğu illeri ve Varto Tarihi- adlı eserinde Koçgiri aşiretiyle ilgili şöyle bir tespitte bulunmaktadır. -Koçgiri ve sekiz aşiretin Horasan- dan gelerek Dersim-e yerleştiklerini, Alaattin Keykubat tarafından Derviş Beyaz adlı bir Alevi babasına verilen tarihi bir şecere ispat etmektedir. Sultan Alaaddin- in yine o dönemde Şah Mensur- a verdiği ayrı bir şecerede 12 Türk aşiretinin adları vardır. Bunlar arasında Koçgiri ve İzol aşiretlerinin Hormekli aşiretiyle aynı boydan oldukları söylenmektedir. Ali Kemalî -Koçgiri, aslen Hezüllü ve Hormekli aşiretinden ayrılmıştır. Valideleri Şeyh Hasanlı- dır. Seyitleri Babamansurlu- dur- demektedir. Koçgiri o devirlerde idari olarak bölgeye verilen ad olmuştur. Kaza merkezinin adı yine Zara- dır. Cumhuriyetin ilanından sonra ilçenin adı Zara olarak kalmıştır.

2.Nüfus Durumu :
2000 Yılında yapılan Nüfus Sayımına göre İlçe Merkezinin 17.845, 1 belde, 131 köy ve 230 mezranın ise 15.580 olmak üzere toplam 33.425 nüfusu bulunmaktadır.İlçemizde 4 mahallesi bulunan Şerefiye Beldesine bağlı 21 köy ve 11 mezrada 2.318 i erkek, 2.063 ü kadın toplam 4.096, Beypınarı Bucağı merkezi ve bağlı 14 köy de 494 erkek, 447 kadın toplam 941, Bolucan Bucağı Merkezi ve bağlı 25 köyde 717 erkek, 688 kadın toplam 1.405, Merkez Bucağına bağlı 69 köy ve mezralarında 4.588 erkek, 4.550 kadın, toplam 9.138 nüfus bulunmaktadır. İlçenin 1990 yılı sayımına göre toplam nüfusu 38.275- iken 200 yılı sayımında 4.850 azalarak 33.425 e inmiştir. Yıllık nüfus artış hızı binde -13,75 olmuştur.


3) İdari Durum :
İlçemiz Merkezinde ; 1 belde, 131 köy ve 230 mezra bulunmaktadır. Merkezde 9 mahalle, Şerefiye Beldesinde ise 4 mahalle mevcuttur. Yörenin dağlık ve engebeli yapı arz etmesi mevsim şartlarına göre ulaşım imkanlarını kısıtlamaktadır. Köylerin yol ıslah çalışmaları devam etmekte olup, kış dolayısıyla kapanan köy yolları en kısa sürede Köy Hizmetleri ekiplerince açılmaktadır.
Coğrafik Yapısı
a.Coğrafik yapı :
Zara' nın yüzölçümü 2456 Km²dir. Kuzey bölümü, Karadeniz Bölgesi- ne girmekle beraber, toprakları genellikle Yukarı Kızılırmak havzasındadır.

İlçe toprağı,Kızılırmak vadisi boyunca uzanan ova ve çevresindeki engebeli topraklardan oluşmaktadır. İlçe merkezinde yükseklik ,1350 metre olduğu halde, bu havza dışında ortalama yükseklikler 2000-2500 metre civarındadır. Doğu Anadolu Dağları- nın uzantıları ve Doğu Karadeniz Bölgesi- nin ikinci sıradağları Zara sınırları içerisine girerler. Kuzey yönünde Karaçam, Tekeli (2621 m.), Keşiş, Kösedağ (3500 m.) ve Kızıldağ (3015 m.) güney yönünde Çengelli (2650 m.), Beydağı (2792 m.), Gürlevik (2676 m.) ve Karababa dağları vardır.

Çevrenin en önemli akarsuyu Kızılırmak' tır. Kızıldağ'ın batı eteklerinde bulunan -Kırkgöze- denilen bölümden doğar.Vadilerden de beslenerek Zara sınırlarında Habeş Irmağı'nı ve Acı Irmak- ı içerisine alır. Yeşilırmak- ın kuvvetli bir kolu olan Tozanlı suyu da Kösedağ çevresinden doğar, Şerefiye- den geçtikten sonra Tokat sınırlarına girer.

İlçe merkezine 15 Km uzaklıkta ve Sivas yolu üzerinde bulunan Tödürge Gölü aynı zamanda Sivas- ın en büyük gölü olup 5 Km² alanı vardır. Cencin (Bulakbaşı) ovasının doğusunda yer alan gölde, ortalama derinlik 20 metredir. En derin yerinin ise 45 metreyi bulduğu söylenmektedir. Gerek dipten kaynayan gerekse yöredeki kaynaklardan oluşan sular, gölü bol miktarda beslemektedir. Suyu kireçli ve tuzlu olmasına rağmen, içerisinde balık yetişen nadir göllerden birisidir. İçerisinde iki de ada bulunan gölün fazla suları ,açılan bir kanalla Kızılırmak- a aktarılmaktadır.

Ayrıca ilçe merkezinin 15 Km kuzeyinde Kaz Gölü mevcuttur. Bu gölün içerisi tamamen sazlıklarla kaplıdır. Pek çok kuşun barındığı bir yerdir. Eskiden gölde yetişen sazlıklardan civar köylüleri hasır yaparlardı. Kuş türünün fazla oluşu, av mevsimlerinde pek çok avcının bu bölgede avlanmasına imkân sağlar.



b. İklimi :
Engebeli bir arazi yapısına sahip olan ilçenin tipik bir kara iklimi vardır. Yazları sıcak ve kurak; kışları soğuk ve kar yağışlı geçer.
Yağmur genellikle ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinde yağar. İklim tipinin özelliğine uygun olarak gerek gece-gündüz gerekse yaz-kış mevsimlerinde sıcaklık farkları büyüktür. Kuzeydoğudan esen poyraz etkisinde kalan ilçede yıllık ortalama sıcaklık 8.6 derecedir.

Yıllık ortalama yağış ise metrekareye 579.7 kg- dır.

c.Bitki Örtüsü :
Zara ve çevresinde bitki örtüsü de iklim tipine uygun olarak dağılmıştır. Yağış az olduğu için genel olarak büyük ağaç toplulukları ve ormanlar gelişmemiştir. Yalnız ilçe merkezinde Kızılırmak-tan yararlanılarak kavak yetiştirilmektedir.

Şerefiye bucağı civarında çam ormanları, 8.800 hektar araziyi kapsar. Bolucan ve Beypınarı bucaklarının yüksek kesimlerinde de meşeliklere rastlanır.
Zara'nın Tarihi
Zara'da yerleşim Kalkolitik çağa kadar uzanmaktadır. Tödürge Gölü civarındaki Çil Hasan Mevki- inde yer alan Kültepe ve gölün batısında bulunan Tepecik Höyükleri ile Demiryurt (Tödürge) Köyü civarındaki Kaya Mağaraları bilinen en eski buluntulardır. Sözü geçen tarihi buluntular MÖ. 2600 yıllarına kadar dayanmaktadır.

Daha sonraki dönemlerde Hitit İmparatorluğu zamanında MÖ 2000 -1000 yılları arasında Zara-da İştitina adlı bir yerleşim yerinin bulunduğu, bu merkezin Tabal yönetim bölgesine dahil olduğu ve Sivas-tan doğuya giden bir ticaret yolu üzerinde yer aldığı görülmektedir.



MÖ. 1000 - 900 yılları arasında Urartu, MÖ. 700 ile 650 yılları civarında Kimer, MÖ 585 yılı civarında Med ve daha sonra da MÖ. 350 yılı civarında Pers İmparatorluğu- nun hakimiyeti altına girmiştir.

Büyük İskender-in, seferleri sırasında kurduğu İmparatorluğa dahil olan Zara, daha sonra Cappadosia (Kapadokya) bağımsız prensliğinin sınırları içinde yer almıştır.

MS. 18 yılında Komutan Germanikus-un Cappadosia bölgesini fethetmesiyle birlikte Roma İmparatorluğu- na katılmıştır. Bu imparatorluğun 395 yılında ikiye ayrılmasından sonra ise Bizans toprakları içinde yer almıştır.

Zara, Bizans döneminde 600 yılına kadar Pontus bölgesinde yer almış, 7.- 9. yüzyıllarda Armeniakon, 10. yüzyıldan itibaren Sebastia Theması sınırları içinde yer almıştır.

Türklerin Anadolu-da yurt kurmasından sonra 1080-1178 yılları arasında Danişmendi Beyliği toprakları içinde yer almış, bu devletin sona ermesini müteakip Anadolu Selçuklu Devleti- ne katılmıştır. Zara,imparatorluğun Vilayet-i Danişmendiye yönetim bölgesi içinde kalmaktaydı. Selçukluların en mamur parçası Danişmendiye vilayetiydi.Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat 1223 yılında Selçukluların büyük komutanlarından Kayseri Subaşısı ve İmparatorluk Saltanat Naibi Emir Kemalettin Kamyar-a Sivas-a tabi Zara-yı ikta olarak vermiştir. İbni Bibi ve Anonim Selçukname- de nakledildiğine göre, o dönemler Zara-nın iradı 100 bin dirhemdi ve bu ikta karşılığında adı geçen emirin 60 kişilik cebelü (Asker gurubu) beslemesi gerekiyordu.

Zara Çevresi, Selçuklu tarihinin üzücü olaylarından birisine de sahne olmuştur. Bu da Kösedağ Savaşı' dır. Sultan Gıyasettin Keyhusrev yönetiminde Sivas-tan hareket eden 80.000 kişilik Anadolu Selçuklu ordusu ile Baycu Noyin yönetiminde Erzincan- dan gelen 100.000 kişilik Moğol ordusu, Zara-nın kuzeydoğusunda 1 Temmuz 1243- te savaşmışlardır.



Zara bu tarihten 1335 yılına kadar Moğol tahakkümü altında kalmıştır. 1335-1381 yılları arasında da Eratna Devleti sınırları içinde yer almıştır. Zara- nın Eratna Devleti içinde olduğu dönemde Divriği sınırından itibaren Memlüklü Devleti toprakları başlıyordu.

Eratna Devleti- nden sonra aynı topraklarda Kadı Burhanettin Ahmet Devleti kurulmuş, Zara da bu devlet sınırları içinde yer almıştır. Kadı Burhanettin Kazabad (Kazova) Savaşı' nda Sultan- ın atını almak isteyerek ihanete yeltenmiş olan Emir Kör Beyazid- in 1382 yılında huzura gelip af dilemesi üzerine ihsanda bulunup Zara ve Todurga (Tödürge) vilayetlerini kendisine Suyurgal olarak vermiştir.

Kadı Burhanettin Ahmet-in yayla mevsimlerini Kösedağ- da geçirdiği bilinmektedir. Bezm-i Rezm- e 1387, 1394, 1395 ve 1396 yılları yaz aylarını Kösadağ- da geçirdiğine ilişkin kesin kayıtlar mevcuttur. Bu dönemlerde Kösedağ devletin bir çeşit yazlık başkenti halini almaktaydı.

Akkoyunlu Hükümdarı Kara Yülük Osman Bey, Sivas Hükümdarı Kadı Burhanettin- den 1398 yılında sürüleri için yaylak yeri göstermesini istemiştir. Kadı ise kendisine sonbahara kadar bir yer vermiştir. Muhtemelen buna kırılan Osman Bey, hükümdardan izin almaksızın memleketine dönmek üzere Divriği Kalesi- ne doğru hareket etmiştir.

Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman dönemlerinde Zara Arz-ı Rum (Erzurum) eyaleti Paşa (Merkez) sancağına bağlı olup, Harput-Arapkir-Divriği üzerinden gelip Karadeniz-e giden ticari yol üzerinde yer almıştır. Osmanlı dönemi kayıtlarından, Kanuni Sultan Süleyman- ın 1539 yılında çıkardığı bir fermanla, Zara yöresine, Koçgiri Aşiretini yerleştirdiği anlaşılmaktadır. Söz konusu aşiretin daha önce Horasan- dan gelip Dersim dağlarına yerleştikleri, Sultan Alaaddin Keykubat tarafından Derviş Beyaz adlı bir aşiret büyüğüne verilen tarihi bir şecerede belirtilmiştir.

Zara- nın 18. yüzyılda Sivas Beylerbeyliği- ne bağlı bir yerleşim birimi olduğu, 1771 tarihini taşıyan muhtemel bir Alman tarafından çizilmiş Osmanlı İmparatorluğu haritasından anlaşılmaktadır. Bahse konu haritada Zara, Gazzara şeklinde zikredilmiştir.



1836 yılında Koçgiri adıyla nahiye olan Zara, 1854 yılında Sivas vilayetine bağlanmış, 1870 yılında Koçhisar (Hafik) bucağı ile birlikte Sivas Merkez Sancağı- na bağlı kaza statüsüne yükseltilmiştir. Belirtilen tarihte Zara, Sivas- a bağlı 8 ilçeden birisi durumundadır. 1870 yılında yapılan sayımda Zara- da 17.732- si Müslüman, 1780- i gayrimüslim olmak üzere 18.512 erkek nüfus tespit edilmiştir.

Zara- da Belediye teşkilatı 1871 yılında kurulmuştur. Bu dönemde ilçe merkezinde Bezzaz, Çarşıbaşı, Hatip, Nefs-i Zara, Yenicami ve Kilise mahalleleri olmak üzere 6 mahalle yer almaktaydı.

1877 yılındaki idari düzenlemede de Koçgiri (Zara) Sivas vilayeti merkez sancağına bağlı bir kaza olarak statüsünü devam ettirmiştir.

Osmanlı İmparatorluğu- nun 93 Savaşına (1877-1878 Osmanlı -Rus Savaşı) girmesini müteakip çıkarılan 9 temmuz 1878 tarihli Nizamname gereğince, ilçenin dağ köylerine yerli halkın -Kars Göçmeni- adını verdiği Kırım ve Kafkas göçmenleri yerleştirilmiştir.

1877, 1888 ve 1892 yıllarındaki düzenlemelerde de kaza statüsü devam ettirilmiştir. Zara Osmanlı İmparatorluğu- nun son dönemlerinde önem kazanmıştır. Şemsettin Sami, Kamus ül Alam isimli eserinde -Sivas Vilayeti Merkez Sancağı- na bağlı bir kaza- olduğunu zikretmekte,yine Osmanlı araştırmacılarından Kolağası Ali Cevat Bey ise1897 yılında yayımlamış olduğu Memalik-i Osmaniye- nin Tarih ve Coğrafya Lügati isimli eserinde, Zara'yı -Sivas Vilayeti Merkez Sancağına bağlı 41.000- i Müslüman, 58.000 nüfuslu bir kazadır. 19 nahiyesi ve 128 köyünde 2 medrese, 30 okul bulunmaktadır- şeklinde bilgi vermektedir.

Zara Osmanlı İmparatorluğu' nun son dönemlerinde biraz daha önem kazanmıştır. Sivas 1908 yılında 4 sancaklı, 28 kazalı bir vilayetti.Sivas' ın bugün ki mülki sınırları içerisindeki ilçelerden yalnız Koçgiri o günlerde 2. sınıf ilçe statüsünde olup diğerleri 3.sınıf ilçe statüsündeydiler.

İlçeye toplu olara yerleştirilen ilk askeri birlik 36.Piyade alayı olup nisan 1914 tarihinde gelmiştir. Alay Komutanı Yarbay Reşit Bey' dir. 1. Dünya Savaşının başlaması üzerine söz konusu alay Giresun' a nakledilmiş, alayın binalarını inşa etmek için gelen amele taburu Zara' da kalmıştır. Bu taburun yol yapmak üzere Suşehri - Erzincan güzergahına gitmesinden sonra ilçede bir Talimgah Birliği kurulmuştur.

1915 yılında Talimgah Birliğinde baş gösteren bir salgın hastalık üzerine, Zara' da 3 doktorun çalıştığı bir Askeri Hastane kurulmuştur.

Salgının önü alınamayınca ilçedeki askerlerin bir bölümü hayatlarını kaybetmişlerdir. Ölenlerin çok olması defin işlerinde de problemler çıkarmıştır. Bunun üzerine 1915 yılında her birisi 50-60 cenaze alan büyük toplu mezarlar yapılarak Zara Şehitliği tesis edilmiş, yapılan anıt ise 1917 yılında bitirilmiştir.



1939 Erzincan depreminden etkilenen ve üst kısmından bir parçası yıkılan bu anıt 1974 yılında tamamen yıktırılarak yerine sembol olarak dikdörtgen şeklinde bir anıt yapılmıştır.

1987 yılında ise esasına sadık kalınarak yeni bir anıt yapmış ve devrin Cumhurbaşkanı Sayın Kenan EVREN tarafından açılmıştır.

Erzurum Kongresi -ne Zara' da bir temsilci göndermiş, kongrede zamanın Belediye Başkanı Emekli Yüzbaşı Recep Efendi tarafından temsil edilmiştir. Atatürk, Erzurum-dan Sivas- a giderken 2 Eylül 1919- da Zara- ya uğramıştır.

Atatürk, eşi Latife Hanım ve beraberindeki heyetle birlikte Sivas-tan Erzincan-a giderken 28 Eylül 1924- te Zara- ya uğramıştır. Buradaki istirahatları sırasında eşi Latife Hanım, yöredeki çocuk doğum ve bakım adetleriyle ilgili sorular sormuş, bunun üzerine getirilen bir mahalli ebe kendisine bilgiler vermiştir. Bu seyahatin dönüşünde Atatürk ve beraberindekiler Şebinkarahisar- dan Sivas- a giderken 12 Ekim 1924 günü tekrar Zara- ya uğramıştır.
Tarihi Dokular
a-Camiler: İlçemizde bilinen en eski cami, Kuşçu Köyü- nde 1211 yılında Selçuklu Sultanı Alaattin Keykubat zamanında yaptırılan ve 1981 yılında tamir edilen camidir.Bu cami 1969 yılında tamamen yıkılarak yerine yenisi yaptırılmıştır. Eski camiden geriye yalnızca kitabesi kalmıştır.

İlçe merkezindeki Çarşı Cami, halen en eski camidir. Minare kaidesinde yazılan kitabesine göre 1809 yılında Zaralızade Lütfullah Paşa tarafından yaptırılmıştır.



b. Türbeler :

Şeyh Merzuban Türbesi : Zara'ya 5 km uzaklıktaki kendi adıyla anılan mahallededir. Türbede yatan Şeyh Merzuban Hazretleri- nin asıl adı Mahmut- tur. Peygamberimizin torunlarındandır. Horasan yöresinden gelmiştir.

Selçuklu Sultanı Alaattin Keykubat doğu seferlerinden birisine giderken Şeyh- le görüşmüş ve tekke olarak bilinen toprakları kendine vakfetmiştir.

Pir Gökçe : İlçemiz Korkut Deresi- nde Akdeğirmen ve Kevenli köyleri yakınlarında bulunur. Yakın tarihe kadar her yıl mart ayının 3. çarşamba günü çevre köylerinin katılımı ile törenler yapılırdı. Bu törenleri yöredeki alevi ve sünni halk birlikte düzenlerdi. Önce kurbanlar kesilirdi. Bir yanda kazanlarda yiyecekler kaynarken; diğer yanda da cirit oynanır, güreşler tutulurdu. Daha sonra yemekler yenilir, halaylar çekilir, akşam olunca seneye tekrar buluşmak üzere ayrılırlardı.

Pir Gökçe- nin kimliği hakkında fazla bir bilgi yoktur. Bu konuda alevi ve sünni kesimler farklı yorumlara sahiptirler. Ancak halkımızın birleşmesini ve kaynaşmasını sağlamış bu zatın; saygın, bilge ve ulu bir zat olduğu kesindir. Bu tür insanlara her zaman ihtiyacımız vardır.



c.Mağaralar : Şehir merkezinin kuzeyinde Tolos Tepesi- nde, Hatip Mahallesi- nde Demirkazık Tepesi- nin alt kısımlarında ilk insanlar tarafından kazıldığı sanılan mağaralar vardır.

Tödürge Köyü civarındaki Kaya Mağaraları bilinen en eski buluntulardır. Sözü geçen tarihi buluntular M.Ö.2600 yıllarına kadar dayanmaktadır.

d.Köprüler : İlçede tarihi değere sahip tek köprü Tekke Köprüsü- dür. Taştan yapılmıştır. Selçuklu eseridir. Yapılış tarihi ile ilgili bir belge yoktur. Boyu oldukça kısa eni dardır. Zemini orta kısımlarında yükselir kambur bir oluk görünümündedir.

Diğer önemli köprüler yakın tarihlerde yapılan Kızılırmak Köprüsü ve Habeş Çayı üzerindeki Habeş Köprüsü- dür.

e.Höyükler : Oyuklu Höyüğü, Lafçılar Ağılı Höyüğü, Tödürge Gölü civarındaki Çil Hasan mevkînde yer alan Kültepe ve gölün batısında bulunan Tepecik Höyükleri vardır.
Ekonomi
TARIM VE HAYVANCILIK
İlçemizin en büyük geçim kaynağı tarım-hayvancılık ve çalışan halkın yapmış olduğu harcamalardır. Kırsal alanın insanı genellikle tarımsal uğraş içerisinde olup, özellikle hayvancılık ön planda yer almaktadır. Hayvancılıkta et-süt besiciliği, arıcılık ve alabalık yetiştiriciliği ön plana çıkmaktadır.
İlçenin toplam alanı 2456 km2 olup, bunun ancak 19.21- i ekilebilir arazi durumundadır. Sulanabilir alanı 30.000.hektar olan İlçemizde bu alanın sadece 4.417 hektarlık kısmında sulu tarım yapılmaktadır. 1500 dekar alanda yonca, 159 dekar alanda korunga yetiştirilmektedir. Kuru tarım arazisi ise 38.420 hektardır. Bu alanlardan 28.000 hektarında Buğday, 5.000 hektar alanda arpa, 3610 dekar alanda fiğ, 800 dekar alanda silajlık mısır olmak üzere 6110 dekar alanda yem bitkileri ekilmektedir. İlçemiz Merkez ve Köylerinde toplam 33.344 adet büyükbaş ve 11.366 küçükbaş hayvanın yanında 110.700 kümes hayvanı mevcuttur. Merkez ve yakını köylerde besiciliğin gelişmesi nedeniyle bu bölgelerde büyükbaş hayvan yoğunluğu görülmektedir. Ayrıca son zamanlarda arıcılıkta büyük gelişme olmuş, İlçe genelinde 31.960 fenni kovan, 196 kara kovan olmakla birlikte toplam 32.146 adet arılı kovan mevcuttur.2000 yılı içerisinde toplam 642 ton bal üretilmiştir. 1992 yılında ilçemiz Ütük Köyünde yıllık 30 ton kapasiteli Alabalık Üretim Tesisi mevcut olup başka tesisler kurulması için çalışmalar tesis sahibi tarafından devam etmektedir.

SANAYİ
İlçede büyük sanayi kuruluşları yoktur.100 üye ile 97 dönüm arazi üzerine 1992 yılında inşaatına başlanan Zara Küçük Sanayi Sitesi inşaatı bitmiş olup, çevre düzenlemesi işleri devam etmektedir. Yapımına 1992 yılında başlanan ZARASAN A.Ş. 200.000 m2 açık alan üzerine kurulmuştur. Ünitelerinden 10 ton/saat kapasiteli yem fabrikası ,günlük 200 büyükbaş hayvan kapasiteli kesim hanesi ve soğuk hava deposu makine ekipmanları montajı 2000 büyükbaş hayvan kapasiteli revir ahırı 1 adet laboratuar 60 ton kapasiteli su deposu ve 2400 m2- lik- Silaj ambarı binası tamamlanmıştır. 25 Ağustos 2001 tarihinde İlçemizde yapılan 3.Bal Festivalinde 200 büyükbaş hayvan kapasiteli kesim hane Sivas Valisi Sayın Lütfullah BİLGİN tarafından hizmete açılmıştır.Diğer bölümlerinin 2002 yılı içerisinde hizmete açılacağı tahmin edilmektedir. Tesis 12500 m2 kapalı alana ve 2500x 2= 5000 baş/yıl kapasiteli besi alanına sahiptir. Süt tesisi ile ilgili çalışmalar devam etmektedir.

DOĞAL KAYNAKLAR
Zara' da madencilik çalışması ve tarihi ilk çağlara dayanır. Hangi tepeye veya su kenarına gitseniz, işletilmiş bir maden izine rastlarsınız. İçindeki cevheri yarı alınmış tonlarca curuf görürsünüz. Eski çağlarda bilhassa Kösedağı' nda ormanlar kesilip yakılarak ilkel bakır işletmeciliği yapılmıştır. Yine 150-200 yıl önce Osmanlı Devletinin izni ile Fransızlar çıkardıkları bakır ve altın madenini, Ordu ilinden gemilerle Fransa' ya taşımışlardır. Ayrıca yörede tuz işletmeciliği asırlardır devam etmektedir. Yaşlılar derlerki Alah Kösadağını bakır, Beydağını kurşun, Gürlevik dağını da krom yaratmıştır. Yapılan incelemeler de bu teşhisi doğrular niteliktedir. Bu dağlarda adı geçen madenlerle birlikte birçok madenlerin varlığı da tespit edilmiştir. Örneğin Kösedağı ve çevresinde bakır, altın, gümüş, çinko, demir, civa, antimuan, ilmenit, manganez, pirit, barit, kuvars ve granit yatakları vardır. Bu dağda eskiden işletilip bırakılmış maden tünelleri çoktur. Beydağı ve çevresinde kurşun, çinko, arsenik, stronsiyum, kalsit, kömür ve kayatuzu yatakları mevcuttur. Gürlevik dağı ve çevresinde tenörü yüksek ve zengin krom yatakları, dünyanın en kaliteli amyant yatakları, kozmetik sanayinde kullanılan talk yatakları, manyezit, kalker, kayatuzu, kil, kesilip parlatılabilen opal cinsi taşlarla, işlendiği zaman Picasso' nun tabloları kadar güzel, yeşil, kırmızı, siyah rengarenk breş mermer yatakları mevcuttur. Yine Zara ve çevresinde büyük ve kaliteli jips ve kalker yatakları ile Bolucan ve Tuzlagözü köyünde stronsiyum, kayatuzu yatakları mevcuttur.
Adnan.KELTEK. Zara Halk Eğitimi Merkezi Bülteni Sayı 12. s.29-30

ZİRAAT BANKASI
T.C. Ziraat Bankası İlk defa 1863 yılında Mithat Paşa Tarafından -Memleket Menfaati Sandıkları- olarak kurulmuştur. 1888 yılına kadar bu isimle çalışmıştır. 1888-1924 yılları arasında Resmi devlet Müessesi olmuş ve 1924-1937 yılları arasında Anonim Şirkete dönüştürülmüştür. 1937 yılından sonra da özerk iktisadi Devlet Teşekkülü olarak faaliyetini sürdürmüştür. Zara- da ise 1889 yılında Sivas- a bağlı Menafi Sandığı olarak kurulmuş, 1937 yılında Ajans- a dönüştürülmüştür. 1966 yılında da Banka Şubesi olarak faaliyetlerine devam etmiştir. Şube Halen 12 çalışanı ve 1 hizmet aracı ile ilçemiz halkına hizmet vermektedir. Amcı bankacılık faaliyetlerinin yanında ilçemiz Zirai potansiyelini kredi ile desteklemektedir. Arazi yapısının engebeli ve kıraç olması büyükbaş besi hayvancılığını teşvik etmiş ve banka kredilerinin de desteğiyle besicilik ilçemizin yegane geçim kaynağı haline getirmiştir. 1999 yılında yaklaşık 400 üreticimize Büyükbaş Besi Hayvancılığı konusunda 1,5 Trilyon kredi dağıtılmıştır.

HALK BANKASI
Halk Bankası 1938 yılında Türkiye Halk Bankası A.Ş. olarak hizmete girmiştir. Türkiye'nin büyük bankalarından biridir. Zara şubesi 1976 yılında hizmete açılmıştır. Halen bir müdür ile birlikte 9 personel hizmet vermektedir.Bankanın amacı, tüm bankacılık hizmetlerinin yan ısıra esnaf ve sanatkarlara kredi imkanları sağlamaktır. Büyük ve küçük ölçekli sanayi kredileri, elektron mavi kart kredisi, ticari kredi, Esnaf ve Kefalet Kooperatifi aracılığıyla kullandırılan Esnaf Kefalet Kooperatifi kredisi, imalatçı ve üretici konumundaki esnaflar için KOBİ kredileri ile Genç Girişimci kredisi ve ayrıca Gayri Nakdi Teminat mektubu kredileri hizmetlerini vermektedir. Bunlardan başka çalışan kesime (İşçi, memur) ATM ve kredi Kartı ve tüketici kredileri de kullandırmaktadır.


İŞ BANKASI
Türkiye' de tüm bankacılık işlemlerinin gerçekleştirilmesi, sınai gelişmeyi, tasarrufları harekete geçirmesi ve temel ekonomik atılımları finanse etmesi amacıyla, Türkiye İş bankası, Atatürk 'ün direktifleriyle, İzmir 1.İktisat kongresinde alınan kararlar doğrultusunda 26/08/1924 tarihinde kuruldu. İlk genel müdürü Celal BAYAR' dır. Bugün günümüz bankacılığının tüm imkanlarını, gelişmiş teknolojisiyle geniş kitlelere ulaştıran Türkiye İş Bankası, 17/10/1970 tarihinde açılan şubesi ile Zara' lıların da bu hizmetlerden yararlanmasını sağlamaktadır. Halen bir müdür, bir şef, iki memur, 1 güvenlik görevlisi, 1 geçici görevliyle hizmet vermektedir.
Sayfa: 1 2 3 4 5
Referans URL