04-22-2008, 11:12 PM
Duymadıklarımızı duyduk, görmediklerimiz gördük, İki dirhem aklımız vardı, onu da yedik bitirdik; freni patlamış kamyon gibiyiz, Allah’a havale gidiyoruz… Biz bu hallere düşecek adam'mıydık…
Dalından kopan yaprak misali bir rüzgâra kapıldık sormayın, gitsin. Koskoca beş bin yıllık çınar Batının hızarına düştü, feleğin nazarına düştü, Yiğit diye namım vardı namert pazarına düştü, Biz bu hallere düşecek adam'mıydık
Ne Batılı olabildik ne Doğulu, iki cami arasında kalmış beynamaz gibiyiz… Bizi biz yapan, bize ait ne varsa, her şeyi attık… Tıpa tıp taklit ettik, aslını yaşattık. Üretmedik hep tükettik, hazıra konduk, hep yattık… Hazıra dağ mı dayanır beyler? İlimsiz çağ yakalanmaz, ilimsiz kaldık, sığ kaldık, kaldık böyle kıraç… Ciğeri beş para etmeyenlere el açtık ve kahretsin yaşıyoruz onlara muhtaç… Bu son liman, bu son gemi başka yol yok… Alayın artık anlayın TÜRK’ ün TÜRK’ ten başka dostu yok…
Yardım almaya alışanlar, emir almaya da alışırlar… Alıştılar beyim, alıştılar… Üç beş kuruş için dalınız kökünüz dediler, açtılar; kıyınız köşeniz dediler, ortalığa saçtılar… Gururumu köprü ettiler geçtiler… Ölçtüler, biçtiler, şah damarımı kestiler beyim kestiler, şerefe diyerek haysiyetimiz içtiler… Bizler gölgemizle oynaşırken onlar dağlarımızda poyraz olup estiler, Biz bu hallere düşecek adam'mıydık…
Hürriyetin tarifini unuttuk, Çanakkale’yi Sakarya’yı unuttuk… Unuttuk ecdadı maziyi unuttuk… Muhtaç olduğumuz kudret damardaki asil kanı unuttuk… Unuttukça musibetlere gark olduk… Unuttuk beyim unuttuk… Sanki bu vatanı bedava bulduk… Biz bu hallere düşecek adam'mıydık…
Hey! Gidi asırlar hey! Ses verseniz yürekleri o günlere çevirseniz, Hey gidi üç kıta yedi deniz hey! Gidi uçsuz bucaksız vatan, vatan için can veren, şimdi elin vatanında yatan mezarsızlarımız, sahipsizlerimiz, gariplerimiz yani aziz şehitlerimiz özür dileriz, özür dileriz, özür dileriz, velhasıl Biz bu hallere düşecek adam'mıydık…
(genç tarihçilerden alıntı)
