05-02-2008, 10:22 AM
İSTANBUL BİR DÜĞÜM BOĞAZIMDA
Susuyorum;
İçimde sessiz çığlıklar yüreğimde sen,
Karanlığın içinde geceye karışıyorum.
Yüreğimde öyle bir yere gömdüm ki seni ,
Ben bile unuttum kendimi
Gece sessiz, yıldızlar bile parlamıyor eskisi gibi
Tarifi mümkün olmayan bir acı var içimde çok uzaklarda kaldı umutlarım,
İstanbul bir düğüm boğazımda susuyorum,
Yüreğimde sessiz çığlıklar
Ağustosta sana üşüyorum
Ve ben gidiyorum kimsesiz
Geri dönüşü olmayan bir yoldayım
Bu koca şehir seni çıkarttı karşıma ve öylece koparıp aldı içimden seni
Göz yaşlarım delerken yüreğimi
İstanbul bir düğüm boğazımda susuyorum
Ömür boyu mahkumum ben sensizliğe
Her ağustos gibi yalnız ve üşüyor yüreğim
Gözlerim gülmüyor yeni umutlara
Yüzlerimde sensizlikten kalan çizgilere ve İstanbul
Sevmiyorum artık başıboş gecelerde eğlenmeyi
Yürüdüğümüz yollarda oturduğumuz parklarda arıyorum seni
Yüreğim hızla çarpmıyor artık eskisi gibi
Susuyorum sensizliğe,
Sessiz çığlıklarım deliyor geceyi,
Karanlığın içinde bir umut arıyorum
Olmayanı bekler gibi, hiç gelmeyecek olanı bekliyorum
Bile bile her şeyin bittiğini,
Uçurumun kenarında yüreğim, ölümle yaşam arasında gidip geliyorum.
Bu sefer sensizliği mide aldım yanıma
İstanbul bir düğüm boğazımda
Ve ben yine susuyorum
İçimde bir mezar, dilimde ayrılığın türküsü
Yüreğimde hiçbir zaman bitmeyecek isyanlar
Valizim umutsuzlukla dolu
Gözlerimde bir acı senden kalan
Teninin kokusunu arıyorum sokaklarda
Ah yine ağustos ve ben yine üşüyorum sensizliğe
İçimde senden kalan korkular
Bir an uyanır gibi rüyadan uyanıyorum sensizliğe
İçimde yorgun beklemeler, gelmeyecek olanı bekliyorum
Seni bana getiren ağustos ve seni benden alan ağustos
Ben sensizliğe üşüyorum, yüzümde senden kalan hüzün
Ölüm başucumda pusuda bekliyor
Ve ben o son otobüse binip gideceğim günü bekliyorum
Durağım sensizlik olacak biliyorum
Boğazımda bir düğüm gidiyorummm.
SELMA TEMİZ ERGEN
"İstanbul, barındırdığı her insanın ne sırlarını saklıyor"
Susuyorum;
İçimde sessiz çığlıklar yüreğimde sen,
Karanlığın içinde geceye karışıyorum.
Yüreğimde öyle bir yere gömdüm ki seni ,
Ben bile unuttum kendimi
Gece sessiz, yıldızlar bile parlamıyor eskisi gibi
Tarifi mümkün olmayan bir acı var içimde çok uzaklarda kaldı umutlarım,
İstanbul bir düğüm boğazımda susuyorum,
Yüreğimde sessiz çığlıklar
Ağustosta sana üşüyorum
Ve ben gidiyorum kimsesiz
Geri dönüşü olmayan bir yoldayım
Bu koca şehir seni çıkarttı karşıma ve öylece koparıp aldı içimden seni
Göz yaşlarım delerken yüreğimi
İstanbul bir düğüm boğazımda susuyorum
Ömür boyu mahkumum ben sensizliğe
Her ağustos gibi yalnız ve üşüyor yüreğim
Gözlerim gülmüyor yeni umutlara
Yüzlerimde sensizlikten kalan çizgilere ve İstanbul
Sevmiyorum artık başıboş gecelerde eğlenmeyi
Yürüdüğümüz yollarda oturduğumuz parklarda arıyorum seni
Yüreğim hızla çarpmıyor artık eskisi gibi
Susuyorum sensizliğe,
Sessiz çığlıklarım deliyor geceyi,
Karanlığın içinde bir umut arıyorum
Olmayanı bekler gibi, hiç gelmeyecek olanı bekliyorum
Bile bile her şeyin bittiğini,
Uçurumun kenarında yüreğim, ölümle yaşam arasında gidip geliyorum.
Bu sefer sensizliği mide aldım yanıma
İstanbul bir düğüm boğazımda
Ve ben yine susuyorum
İçimde bir mezar, dilimde ayrılığın türküsü
Yüreğimde hiçbir zaman bitmeyecek isyanlar
Valizim umutsuzlukla dolu
Gözlerimde bir acı senden kalan
Teninin kokusunu arıyorum sokaklarda
Ah yine ağustos ve ben yine üşüyorum sensizliğe
İçimde senden kalan korkular
Bir an uyanır gibi rüyadan uyanıyorum sensizliğe
İçimde yorgun beklemeler, gelmeyecek olanı bekliyorum
Seni bana getiren ağustos ve seni benden alan ağustos
Ben sensizliğe üşüyorum, yüzümde senden kalan hüzün
Ölüm başucumda pusuda bekliyor
Ve ben o son otobüse binip gideceğim günü bekliyorum
Durağım sensizlik olacak biliyorum
Boğazımda bir düğüm gidiyorummm.
SELMA TEMİZ ERGEN
"İstanbul, barındırdığı her insanın ne sırlarını saklıyor"
))