05-03-2008, 12:24 PM
3 MAYIS TÜRKÇÜLER BAYRAMI VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ**



**Bir dönem Türk milliyetçilerinin yaşadığı sıkıntı, elem, keder ve onlara reva görülen eza ve cefaların sadece hukuk platformunda sona ermesinden dolayı 3 Mayıs 1944 tarihi Türkçüler Bayramı olarak ilan edilmiştir. O tarihlerden bu güne kadar ise dünyadaki Türk düşmanları Türk milletinin tam manasıyla bayram yapmasını hep gölgelemeye çalışmışlardır. Emperyalist güçler, dünya coğrafyasının yaklaşık 6 milyon kilometre karelik alanında var olan 250 milyon nüfusa sahip Türk milletinin İsmail Gaspıralının dediği gibi dilde, fikirde ve işte birlikte hareket etmesinin önünü hep kesmişlerdir.
1940lı yıllarda her türlü sıkıntı ve işkencelere maruz kalmak pahasına ortaya çıkan feraset sahibi Türkçüler tarafından ortaya konulan ve Türkün milli değerlerine sahip çıkılması gerektiği düşüncesinin önemi günümüzde daha açık bir biçimde kendisini göstermektedir. Sadece 3 Mayıs günleri değil, Türk milletinin Türk kimliğine sahip çıktığını gösterdiği her an, her gün Türkçüler Bayramıdır.
Büyük Türkistanın batısında kalan Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Türkmenistan ve diğerleri eski Sovyetler Birliği tarafından işgal edilmişti. Büyük Türkistanın doğusunda kalan Doğu Türkistanı da Çin iç savaşından galip olarak çıkan Mao Ze Dungun açlık ve sefaletten kırılmakta olan kızıl ordusu işgal etti.
Yıllar boyunca eski Sovyetler birliği tarafından batı Türkistan Türkleri tarihi, kültürel ve dini açılardan baskı altında tutuldu. Zenginlik kaynakları sömürüldü, her türlü özgürlükleri gasp edildi ve millet olma şuurundan uzak tutuldular. Rusların en önem verdikleri konu batı Türkistan Türkleri arasındaki ortak değerleri unutturmaya çalışmak, buradaki Türk boyları arasında nifak tohumları ekerek düşmanlık pompalamak ve en önemlisi de, bu Türk boylarına Türk oldukları gerçeğini unutturmaya çalışmak oldu.
Bunda da kısmen başarılı oldular. Sen Kazaksın,Sen Özbeksin, Sen Kırgızsın diyerek Türk boylarından milletler türetmeye çalıştılar
Rusların yerleştirdikleri bu durum, 1990 yılının başlarında dağılan eski Sovyetler Birliği sonrasında bağımsızlıklarına kavuşan Türk Cumhuriyetlerinde bir süre daha devam etti, ediyor İşte özellikle bu noktada Türk Cumhuriyetinde yaşayan kan, can ve din kardeşlerimize Türk milletine mensup olduklarını ve Türklüklerini hatırlatmak Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yetkililerine düşüyor. Bu sadece oraları bakir iş ve istihdam alanları olarak görmek ya da başka türlü amaçlar güderek gitmekle değil, gerçekten kardeşçe duygularla ve tarihin uzun bir safhasında ayrı kalmışlığın gerçek özlemini hissettirerek ve samimi duygular besleyerek onlarla kenetlenmekle sağlanır. Bunu yapmak Türkiyenin asla savsaklayamayacağı tarihi, milli ve insani görevidir. Bunun sağlandığı gün gerçek Türkçüler bayramıdır.
Türkiye ve Batı Türkistan Türklerinin Çin işgali altındaki Doğu Türkistana samimi ve gerçekten kardeşçe duygularla siyasi destek verdikleri ve Doğu Türkistan davasını milletler arası platformlara taşımak için canla başla çalışmaya başladıkları gün gerçek Türkçüler bayramıdır.
Halen Rusya federasyonu içerisinde kalan Türk topluluklarının bağımsızlık davasını, Kırım, Kıbrıs ve Kuzey Irak Türklerinin milli davalarını gündemden düşürmemeye ve onların içinde bulundukları vahim duruma çözüm bulmak adına dünya kamuoyuna siyasi baskı uygulayabildiğimizi ispat ettiğimiz gün Türkçüler Bayramıdır
Bu ifadeler karşısında Türk milliyetçileri iktidarda değil ki dediğinizi duyar gibiyim. Türk milletini gerçek anlamda temsil edecek siyasi iradenin hükümet olması elbette arzulanandır. Fakat kendisini Türk hisseden, Ne mutlu Türküm diyene ve Türk Öğün Çalış Güven diyebilen her Türk ferdi, Türke yaraşır ve çelik gibi bir irade ile Milli duruş sergilemek suretiyle zaten milli ve tarihi görevinin bir kısmını ifa ediyor demektir.
Türklüğün sözde Türkler eli ile örselenmeye çalışıldığı ve Türk milletine her yönlü saldırıların artış gösterdiği şu günlerde Türk milletinin milli ve manevi değerlerine sahip çıkmakta olduğumuzu ve ebediyete kadar sahip çıkmaya devam edeceğimizi gösterebildiğimiz gün Türkçüler Bayramıdır.
Bayram yapmak için Bayramları hak etmiş olmamız gerekir!
MEHMET EMIN BATUR
**Bir dönem Türk milliyetçilerinin yaşadığı sıkıntı, elem, keder ve onlara reva görülen eza ve cefaların sadece hukuk platformunda sona ermesinden dolayı 3 Mayıs 1944 tarihi Türkçüler Bayramı olarak ilan edilmiştir. O tarihlerden bu güne kadar ise dünyadaki Türk düşmanları Türk milletinin tam manasıyla bayram yapmasını hep gölgelemeye çalışmışlardır. Emperyalist güçler, dünya coğrafyasının yaklaşık 6 milyon kilometre karelik alanında var olan 250 milyon nüfusa sahip Türk milletinin İsmail Gaspıralının dediği gibi dilde, fikirde ve işte birlikte hareket etmesinin önünü hep kesmişlerdir.
1940lı yıllarda her türlü sıkıntı ve işkencelere maruz kalmak pahasına ortaya çıkan feraset sahibi Türkçüler tarafından ortaya konulan ve Türkün milli değerlerine sahip çıkılması gerektiği düşüncesinin önemi günümüzde daha açık bir biçimde kendisini göstermektedir. Sadece 3 Mayıs günleri değil, Türk milletinin Türk kimliğine sahip çıktığını gösterdiği her an, her gün Türkçüler Bayramıdır.
Büyük Türkistanın batısında kalan Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Türkmenistan ve diğerleri eski Sovyetler Birliği tarafından işgal edilmişti. Büyük Türkistanın doğusunda kalan Doğu Türkistanı da Çin iç savaşından galip olarak çıkan Mao Ze Dungun açlık ve sefaletten kırılmakta olan kızıl ordusu işgal etti.
Yıllar boyunca eski Sovyetler birliği tarafından batı Türkistan Türkleri tarihi, kültürel ve dini açılardan baskı altında tutuldu. Zenginlik kaynakları sömürüldü, her türlü özgürlükleri gasp edildi ve millet olma şuurundan uzak tutuldular. Rusların en önem verdikleri konu batı Türkistan Türkleri arasındaki ortak değerleri unutturmaya çalışmak, buradaki Türk boyları arasında nifak tohumları ekerek düşmanlık pompalamak ve en önemlisi de, bu Türk boylarına Türk oldukları gerçeğini unutturmaya çalışmak oldu.
Bunda da kısmen başarılı oldular. Sen Kazaksın,Sen Özbeksin, Sen Kırgızsın diyerek Türk boylarından milletler türetmeye çalıştılar
Rusların yerleştirdikleri bu durum, 1990 yılının başlarında dağılan eski Sovyetler Birliği sonrasında bağımsızlıklarına kavuşan Türk Cumhuriyetlerinde bir süre daha devam etti, ediyor İşte özellikle bu noktada Türk Cumhuriyetinde yaşayan kan, can ve din kardeşlerimize Türk milletine mensup olduklarını ve Türklüklerini hatırlatmak Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yetkililerine düşüyor. Bu sadece oraları bakir iş ve istihdam alanları olarak görmek ya da başka türlü amaçlar güderek gitmekle değil, gerçekten kardeşçe duygularla ve tarihin uzun bir safhasında ayrı kalmışlığın gerçek özlemini hissettirerek ve samimi duygular besleyerek onlarla kenetlenmekle sağlanır. Bunu yapmak Türkiyenin asla savsaklayamayacağı tarihi, milli ve insani görevidir. Bunun sağlandığı gün gerçek Türkçüler bayramıdır.
Türkiye ve Batı Türkistan Türklerinin Çin işgali altındaki Doğu Türkistana samimi ve gerçekten kardeşçe duygularla siyasi destek verdikleri ve Doğu Türkistan davasını milletler arası platformlara taşımak için canla başla çalışmaya başladıkları gün gerçek Türkçüler bayramıdır.
Halen Rusya federasyonu içerisinde kalan Türk topluluklarının bağımsızlık davasını, Kırım, Kıbrıs ve Kuzey Irak Türklerinin milli davalarını gündemden düşürmemeye ve onların içinde bulundukları vahim duruma çözüm bulmak adına dünya kamuoyuna siyasi baskı uygulayabildiğimizi ispat ettiğimiz gün Türkçüler Bayramıdır
Bu ifadeler karşısında Türk milliyetçileri iktidarda değil ki dediğinizi duyar gibiyim. Türk milletini gerçek anlamda temsil edecek siyasi iradenin hükümet olması elbette arzulanandır. Fakat kendisini Türk hisseden, Ne mutlu Türküm diyene ve Türk Öğün Çalış Güven diyebilen her Türk ferdi, Türke yaraşır ve çelik gibi bir irade ile Milli duruş sergilemek suretiyle zaten milli ve tarihi görevinin bir kısmını ifa ediyor demektir.
Türklüğün sözde Türkler eli ile örselenmeye çalışıldığı ve Türk milletine her yönlü saldırıların artış gösterdiği şu günlerde Türk milletinin milli ve manevi değerlerine sahip çıkmakta olduğumuzu ve ebediyete kadar sahip çıkmaya devam edeceğimizi gösterebildiğimiz gün Türkçüler Bayramıdır.
Bayram yapmak için Bayramları hak etmiş olmamız gerekir!
MEHMET EMIN BATUR