06-25-2008, 10:22 AM
ÖLMEYİ TERCİH EDERİZ
General Pershing'in Kurmay Başkanı olan General Harbord Sivas'ta Mustafa Kemal'le görüşürken
der ki:
"Türk tarihini okudum. Milletiniz büyük komutanlar yetiştirmiş, büyük ordular hazırlamıştır. Bunları yapan bir millet elbette bir medeniyet sahibi olmalıdır. Takdir ederim. Ama bugünkü duruma bakalım. Başta Almanya müttefikinizle dört yıl harbettiniz, yenildiniz, dördünüz bir arada yapamadığınız şeyi, bu durumda tek başınıza yapmayı nasıl düşünebiliyorsunuz? Fertlerin intihar ettikleri vakit görülür. Bir milletin intihar ettiğini mi göreceğiz?"
Mustafa Kemal General'e "Teşekkür ederim" dedi. "Tarihimizi okumuş, bizi öğrenmişsiniz. Fakat, şunu bilmenizi isterdim ki biz emperyalist pençesine düşen bir kuş gibi yavaş yavaş aşağılık bir ölüme mahkum olmaktansa babalarımızın oğulları olarak vuruşa vuruşa ölmeyi tercih ediyoruz."
General ve arkadaşları sezsizce ayağa kalktılar.
"Biz de olsak böyle yapardık!" dediler.
F.Rıfkı Atay, Çankaya
---------------------------------------------------------
GELENEKSEL DOSTLUK
28 Haziran 1933 tarihinde Ankara Erkek Lisesi'nde imtihana giren çocuklardan biri sorulan bir suale şöyle cevap vermişti:
"Fransa ile olan ananevi dostluğumuz icabı.."
Atatürk, derhal öğrencinin sözünü keserek sormuştu:
"Hangi ananevi dostluk, bu da nereden çıktı, kim söyledi bunu?"
O zaman coğrafya öğretmeni ayağa kalkarak:
"Ben söyledim paşam" diye onun hiddetini azaltmaya çalışmıştı. Bana dönünce ve "sen söyle tarih hocası" deyince, hemen ayağa kalkarak cevap vermiştim:
"Paşam, ortada ananevi bir dostluk yoktur. Yalnız müşterek hareketlere Fransız muharrirleri ananevi dostluk vasfını vermişlerdir. Mesela Kırım Harbi’nde olduğu gibi..
"Aferin bu hakikaten böyledir. Maalesef Türk’ün ananevi dostu yoktur. Menfaatler müşterek olunca Avrupalılar hemen ananevi dostluk ismini vermişlerdir" buyurmuşlardı.
Dr. Samih Nafiz Tansu
---------------------------------------------------------------
ÖLMEYİ GÖZE ALMAK
Birgün Müslüman ülkelerinden birinde bağımsızlık davası için çalışan liderlerden biri, Mustafa Kemal'i görmeye gelmişti. Kendisine:
"Bizim hareketin de başına geçmek istemez misiniz?" diye sordu.
Olabilecek şey değildi ama insan yoklamalarını pek seven Mustafa Kemal:
"Yarım milyonunuz bu uğurda ölür mü?" diye sordu.
Adamcağız yüzüne bakakaldı.
"Fakat Paşa Hazretleri yarım milyonumuzun ölmesine ne lüzum var? Başımızda siz olacaksınız ya.."
"Benimle olmaz beyefendi hazretleri, yalnız benimle olmaz. Ne vakit halkınızın yarım milyonu ölmeye karar verirse, o zaman gelip beni ararsınız."
ALINTI
General Pershing'in Kurmay Başkanı olan General Harbord Sivas'ta Mustafa Kemal'le görüşürken
der ki:
"Türk tarihini okudum. Milletiniz büyük komutanlar yetiştirmiş, büyük ordular hazırlamıştır. Bunları yapan bir millet elbette bir medeniyet sahibi olmalıdır. Takdir ederim. Ama bugünkü duruma bakalım. Başta Almanya müttefikinizle dört yıl harbettiniz, yenildiniz, dördünüz bir arada yapamadığınız şeyi, bu durumda tek başınıza yapmayı nasıl düşünebiliyorsunuz? Fertlerin intihar ettikleri vakit görülür. Bir milletin intihar ettiğini mi göreceğiz?"
Mustafa Kemal General'e "Teşekkür ederim" dedi. "Tarihimizi okumuş, bizi öğrenmişsiniz. Fakat, şunu bilmenizi isterdim ki biz emperyalist pençesine düşen bir kuş gibi yavaş yavaş aşağılık bir ölüme mahkum olmaktansa babalarımızın oğulları olarak vuruşa vuruşa ölmeyi tercih ediyoruz."
General ve arkadaşları sezsizce ayağa kalktılar.
"Biz de olsak böyle yapardık!" dediler.
F.Rıfkı Atay, Çankaya
---------------------------------------------------------
GELENEKSEL DOSTLUK
28 Haziran 1933 tarihinde Ankara Erkek Lisesi'nde imtihana giren çocuklardan biri sorulan bir suale şöyle cevap vermişti:
"Fransa ile olan ananevi dostluğumuz icabı.."
Atatürk, derhal öğrencinin sözünü keserek sormuştu:
"Hangi ananevi dostluk, bu da nereden çıktı, kim söyledi bunu?"
O zaman coğrafya öğretmeni ayağa kalkarak:
"Ben söyledim paşam" diye onun hiddetini azaltmaya çalışmıştı. Bana dönünce ve "sen söyle tarih hocası" deyince, hemen ayağa kalkarak cevap vermiştim:
"Paşam, ortada ananevi bir dostluk yoktur. Yalnız müşterek hareketlere Fransız muharrirleri ananevi dostluk vasfını vermişlerdir. Mesela Kırım Harbi’nde olduğu gibi..
"Aferin bu hakikaten böyledir. Maalesef Türk’ün ananevi dostu yoktur. Menfaatler müşterek olunca Avrupalılar hemen ananevi dostluk ismini vermişlerdir" buyurmuşlardı.
Dr. Samih Nafiz Tansu
---------------------------------------------------------------
ÖLMEYİ GÖZE ALMAK
Birgün Müslüman ülkelerinden birinde bağımsızlık davası için çalışan liderlerden biri, Mustafa Kemal'i görmeye gelmişti. Kendisine:
"Bizim hareketin de başına geçmek istemez misiniz?" diye sordu.
Olabilecek şey değildi ama insan yoklamalarını pek seven Mustafa Kemal:
"Yarım milyonunuz bu uğurda ölür mü?" diye sordu.
Adamcağız yüzüne bakakaldı.
"Fakat Paşa Hazretleri yarım milyonumuzun ölmesine ne lüzum var? Başımızda siz olacaksınız ya.."
"Benimle olmaz beyefendi hazretleri, yalnız benimle olmaz. Ne vakit halkınızın yarım milyonu ölmeye karar verirse, o zaman gelip beni ararsınız."
ALINTI
