08-01-2008, 06:23 PM
Bir güldü öneren seni bana yeni gelmişti bahçeden çok da geveze birşeydi sürekli bir takım hikayeler anlatıyordu özellikle kardelen'in hikayesi beni etkilemişti hani "her bahar buluşmak için zor sabreden ama bahar gelince bir çok çiçek arasında birbirine yeterince kavuşamayan iki gül. Ve anlaşırlar bir bahar bir sonraki baharda açmayacak ve kışı bekleyecekler diye bahar gelir güllerden biri sevdiğini çok özler ve baharla beraber açar sevdiğni araken bir el onu topraktan alır ve götürür başka yerlere diğeri ise hala beklemektedir kışı aşkına kavuşacasağı zamanı ve gelmiştir artık beklediği gün her yer kar kaplıdır ve o karların arasından çıkar seslenir sevgilisine ama ses yoktur bütün kışı kar arasında bekleyerek geçirmiştir ama umudunu hiç yitirmez kardelen her kış karların arasından çıkar ve seslenir arar sevgilisini kardelen "budur kardelen çiçeğinin gerçek hazin öyküsü dedi bana o geveze gül
Bense yarı umarsız bir şekilde bir onu dinliyor bir bilgisayarımla uğraşıyordum sessizce. Ve birden "işte o!" dedi şaşkın bir vaziyette sordum ben de "ne o?" seni gostererek bana "işte ona bak bir selam gonder bir merhaba de" ama nasıl yani bir çiçeğin aklına uyarak birine merhaba diyecektim "hatta o kadarla da kalma birşeyler anlat kim olduğunu bildir bir resmini gönder" diyordu o da.
saçma gibi gelmişti ama aklımı çelmişti bir gül nedenini bilmeden güvendim belki de haklı idi sendin rastlayabileceğim kişi hani insan aradığı şeyin farkına onu bulunca varır ya bu da onun gibi zannediyorum ve o güle ve sana hala güvenerekten sana bu mailleri yolluyorum o gülün uzun zaman önce soldu çok kere seni ona anlatıyordum ve o da solunca kimseye anlatamaz oldum kendimce soyleniyor boş odada kendime anlatıyordum seni. Ta ki dün geceye dek. Bu sefer yanıma rüyalarıma gelene dek. Ve seni yine eskisi gibi anlattım seni ona kaldığım yerden bana dedi ki dün gece bir sonraki bahar tekrar açacağını ama bu sefer topraktan çıkıp sana geleceğini ve sana beni anlatacağını bekle o gülü bir gül kendini senin elllerine bırakacak sen farketmeden ve başlayacak bir yığın hikayeler anlatmaya geçmiş yaşantılarına dair ve birden dönüp beni sana soracak hatırla o zaman belki konuşacak çok şeyler bulursunuz çünkü onun anlatacak çok şeyi var enazından bana öyle söyledi
Cevdet MERİÇ
Bense yarı umarsız bir şekilde bir onu dinliyor bir bilgisayarımla uğraşıyordum sessizce. Ve birden "işte o!" dedi şaşkın bir vaziyette sordum ben de "ne o?" seni gostererek bana "işte ona bak bir selam gonder bir merhaba de" ama nasıl yani bir çiçeğin aklına uyarak birine merhaba diyecektim "hatta o kadarla da kalma birşeyler anlat kim olduğunu bildir bir resmini gönder" diyordu o da.
saçma gibi gelmişti ama aklımı çelmişti bir gül nedenini bilmeden güvendim belki de haklı idi sendin rastlayabileceğim kişi hani insan aradığı şeyin farkına onu bulunca varır ya bu da onun gibi zannediyorum ve o güle ve sana hala güvenerekten sana bu mailleri yolluyorum o gülün uzun zaman önce soldu çok kere seni ona anlatıyordum ve o da solunca kimseye anlatamaz oldum kendimce soyleniyor boş odada kendime anlatıyordum seni. Ta ki dün geceye dek. Bu sefer yanıma rüyalarıma gelene dek. Ve seni yine eskisi gibi anlattım seni ona kaldığım yerden bana dedi ki dün gece bir sonraki bahar tekrar açacağını ama bu sefer topraktan çıkıp sana geleceğini ve sana beni anlatacağını bekle o gülü bir gül kendini senin elllerine bırakacak sen farketmeden ve başlayacak bir yığın hikayeler anlatmaya geçmiş yaşantılarına dair ve birden dönüp beni sana soracak hatırla o zaman belki konuşacak çok şeyler bulursunuz çünkü onun anlatacak çok şeyi var enazından bana öyle söyledi
Cevdet MERİÇ