Sivas - Sivasliyiz.Com

Tam Görünüm: dost
Şu Anda Hafifleştirilmiş Görüntüleme Modundasınız. Tam Görünüm Modu için, Buraya Tıklayın
[color=#008000]Torentius, ?onunla herşeyi paylaşmak zevkinden mahrum kalınca, hiçbir zevki tatmamaya karar verdim!?demiş, yitirdiği bir dostunun ardından. Nasıl bir insandan bahseder Torentius?

Karşısında zavallı gibi görünmekten korkmadığımız, bizi değiştirmeye değil, zenginleştirmeye çalışan, yargılayan değil, kendimizi sorgulamamıza yardımcı olan biri midir yitirilen?

Sabahın 3?ünde çaldığımız kapısını açtığında, tek kelime etmeden kollarına atılıp ağlayabileceğimiz bir insan mıdır Torentius?un acısını bu şekilde dillendiren? Nedenlerini merak etse de, göz yaşlarımızın dinmesini bekleyecek kadar anlayışlı, titrek sesimiz vetelaşlı cümlelerimizi sükunetle dinleyecek kadar sabırlı, acımızın bir kısmını kendine yük edinecek kadar cömert ve yürekli insanlar mıdır dost diye seçtiklerimiz?

Sadece sohbeti değil, sessizliği de sıkıcı olmayan, yalnızlığımızı unutmak için varlığı, eksikliğini hissetmemiz için yokluğu kafi gelen insanlara mı dostum deriz?

Başımıza gelen güzel bir şeyin coşkusu yüreğimize sığmadığında, saate aldırmayıp telefona sarıldığımız ve karşımızdaki uykulu sese ? Kulaklarına inanamayacaksın!? diye bağırdığımızda ?Sabahı bekleyemez miydin?? demeyen biri midir gerçek bir dost?

Güzel bir film izlediğimizde, keşke o da olsaydı dediğimiz, okuduğumuz bir kitaptan bahsedebildiğimiz ve en mahrem sırlarımızı anlattıktan sonra rahatça uykuya dalabildiğimiz bir sırdaş mıdır yoksa?

Konuşurken gözlerimizi kaçırmadığımız, kendimizi saklamadığımız ve yüzümüze en acı gerçekleri haykırırken bile darılmadığımız yalnızlığımız mıdır dost dediğimiz insanlar?

Ne bileyim, aynı fikirde olmasak da uzlaşabildiğimiz, köprüleri atmadan da tartışabildiğimiz, her savaştan birlikte ve biraz daha güçlenmiş bağlarla çıktığımız insanlar mıdır dost payesi verdiklerimiz?

Tanıdığımızı sanırken, daha keşfedilmeyi bekleyen nice el değmemiş duygular ve düşünceler taşıdığını gördüğümüz; sürekli bizi şaşırtan kendimiz midir onlarda sevdiğimiz? Aristo haklı mıdır? ?Dostluk bir ruhun iki ayrı bedende yaşamasıdır.? derken. Ve Torentius, başka bir bedende toprağa verdiği ruhunun yasını mı tutmaktadır.Paylaştığı her şeye ölüm de mi dahildir? Acaba neyi kaybedeceğini, dostu ölmeden önce farketmiş midir? Ya biz; her şeyi paylaşmanın, iddialı ve gerçek dışı geldiği günümüzde, sahip miyiz gerçek bir dosta? Yada adımızın önüne dost sıfatı koyan insanlar var mıdır hayatımızda?

Yoksa kendimizi sevmeyi başaramadığımızdan,şaşırıyor muyuz bizi sevdiğini söyleyen birini varlığına, inanamıyor muyuz yanımızda kalmasına ve uzaklaştırıyor muyuz içten içe bizi sevmesini istediğimiz insanı kendimizden?

Ve bir gün,bir el kayıp gittiğinde avuçlarımızdan, kendi mezarımızın başında ağlayacağımızı biliyor muyuz? İş işten geçme den önce teşekkür edebiliyor muyuz sevdiğimize, hiç değilse bizi sevdiği için.


Hayatınızda böyle biri var mı?
[/color]


alıntı
emegine sağlık
emeğine sağlık
SmileLaughing
Referans Adresler