03-26-2007, 08:05 PM
Gunlerden bir gun, evrenin bir noktasinda, kucuk bir tirtil gozlerini
hayata acmis. Dogal icguduleri ile hemen beslenmeye baslamis.
Ne bulursa yemis. Bir sure sonra, yeterince buyudugunde,
kendine guvenli bir yer bulup, bir koza ormeye baslamis.
Bu kozanin icinde gecirdigi uzunca bir surenin sonunda da,
rengarenk kanatli bir kelebek olup cikmis.
minik kelebek, ucabiliyor olmanin da verdigi mutlulukla ucmaya
baslamis. Daglar tepeler asmis, ormanin her yerini dolasmis.
Derken bir vadiye gelmis. Rengarenk ciceklerin bulundugu bir vadiye.
Etrafina saskin saskin bakarken, vadinin obur ucunda bir papatya
gormus. Bir anda afallamis. Ne dusunecegini, ne yapacagini
bilememis. icinden \"Ne muhtesem bir cicek\" diye gecirmis.
Ve vakit kaybetmeden yuzlerce renkli, hos kokulu cicegin
uzerinden gecip dogruca onun yaninda almis solugu.
\"Merhaba\" demis papatyaya, \"sizi uzaktan gordum ve yaniniza
gelmek istedim.\". Nazli papatya soyle bir bakmis konuguna ve
\"Merhaba\" demis, \"ben de yalnizliktan sikilmistim zaten.\"
Ve konusmaya baslamislar. Kelebek ona hayat hikayesini,
nerede dunyaya geldigini, gectigi ormani, tepeleri anlatmis.
Papatya da ona kendinden bahsetmis. Birbirlerinden gercekten
hoslanmislar. Kelebek butun zamanini papatyayla gecirmis.
Gece olunca beraber yildizlari ve ates boceklerinin danslarini
seyretmisler. Gunduz olunca kelebek, kanatlariyla papatyayi
gunesin yakici isinlarindan korumus. Minik kelebek papatyayi cok
sevmis. O kadar cok sevmis ki, bir turlu onun yanindan ayrilamamis.
Papatyanin da onu sevip sevmedigini merak ediyormus. Ama cesaret
edip de bunu papatyaya soyleyememis bir turlu. Onu kirmaktan,
incitmekten, bu yuzden kaybetmekten korkmus. Papatya da
kelebegi cok sevmis ama o da bir turlu soyleyememis sevgisini.
Duygularinin karsiliginin olmayacagindan, bu yuzden kelebegi
kaybedeceginden korkmus. Boylece iki sevgili yan yana
ama sevgilerini paylasmadan surekli sohbet etmisler.
Boylece saatler saatleri kovalamis. Gunler gecip de, kelebek
artik zamani kalmadigini, gucunun tukendigini anlayinca, papatyaya
donmus ve; \"uzgunum ama senden ayrilmam gerekecek\" demis.
Papatya buna bir anlam verememis. \"Neden\" demis. \"Yoksa
benim yanimda mutsuz musun?\". \"Hayir\" demis kelebek. \"Bilakis,
sen benim hayatima anlam kattin. Fakat biz kelebeklerin omru
sadece uc gundur. Ve ben de omrumu tamamladim. Artik
kelebeklerin hic olmedigi bir yere gitmeliyim.\"
Papatya bu duruma cok uzulmus ama yapacak bir sey yokmus zaten.
Kelebek artik hic gucunun kalmadigini, daha fazla tutunamayacagini
fark ettiginde, son bir gayretle papatyaya \"Sevi seviyorum\"
diyebilmis ancak. Papatya donakalmis. Sadece \"Bende...\"
diyebilmis kelebegin arkasindan. Ardindan da gozyaslarina bogulmus.
icinden \"Keske onun da beni sevdigini bilseydim.
Keske onu sevdigimi soyleyebilseydim.\" diye gecirmis.
Papatya, sevdiginin onu sevdigini bilmeden gecirdigi gunlerin
acisina dayanamamis. Bir sure sonra yapraklari once solmus,
sonra da dokulmeye baslamis.
Her dusen yaprakta papatya, \"seviyormus\" diye gecirmis icinden.
iste o gunden beri, bunu bilen asiklar,
sevgililerine soramadiklarini hep papatyalara sormus:
\"Seviyor mu, sevmiyor mu?\"..
----------------------------------------------------------------------------------
Agirdir sevmelerim her yurek tasiyamaz, buyuktur umutlarim her omuz kaldiramaz, her sey olur da su kalbim, bir tek sensiz olamaz.

hayata acmis. Dogal icguduleri ile hemen beslenmeye baslamis.
Ne bulursa yemis. Bir sure sonra, yeterince buyudugunde,
kendine guvenli bir yer bulup, bir koza ormeye baslamis.
Bu kozanin icinde gecirdigi uzunca bir surenin sonunda da,
rengarenk kanatli bir kelebek olup cikmis.
minik kelebek, ucabiliyor olmanin da verdigi mutlulukla ucmaya
baslamis. Daglar tepeler asmis, ormanin her yerini dolasmis.
Derken bir vadiye gelmis. Rengarenk ciceklerin bulundugu bir vadiye.
Etrafina saskin saskin bakarken, vadinin obur ucunda bir papatya
gormus. Bir anda afallamis. Ne dusunecegini, ne yapacagini
bilememis. icinden \"Ne muhtesem bir cicek\" diye gecirmis.
Ve vakit kaybetmeden yuzlerce renkli, hos kokulu cicegin
uzerinden gecip dogruca onun yaninda almis solugu.
\"Merhaba\" demis papatyaya, \"sizi uzaktan gordum ve yaniniza
gelmek istedim.\". Nazli papatya soyle bir bakmis konuguna ve
\"Merhaba\" demis, \"ben de yalnizliktan sikilmistim zaten.\"
Ve konusmaya baslamislar. Kelebek ona hayat hikayesini,
nerede dunyaya geldigini, gectigi ormani, tepeleri anlatmis.
Papatya da ona kendinden bahsetmis. Birbirlerinden gercekten
hoslanmislar. Kelebek butun zamanini papatyayla gecirmis.
Gece olunca beraber yildizlari ve ates boceklerinin danslarini
seyretmisler. Gunduz olunca kelebek, kanatlariyla papatyayi
gunesin yakici isinlarindan korumus. Minik kelebek papatyayi cok
sevmis. O kadar cok sevmis ki, bir turlu onun yanindan ayrilamamis.
Papatyanin da onu sevip sevmedigini merak ediyormus. Ama cesaret
edip de bunu papatyaya soyleyememis bir turlu. Onu kirmaktan,
incitmekten, bu yuzden kaybetmekten korkmus. Papatya da
kelebegi cok sevmis ama o da bir turlu soyleyememis sevgisini.
Duygularinin karsiliginin olmayacagindan, bu yuzden kelebegi
kaybedeceginden korkmus. Boylece iki sevgili yan yana
ama sevgilerini paylasmadan surekli sohbet etmisler.
Boylece saatler saatleri kovalamis. Gunler gecip de, kelebek
artik zamani kalmadigini, gucunun tukendigini anlayinca, papatyaya
donmus ve; \"uzgunum ama senden ayrilmam gerekecek\" demis.
Papatya buna bir anlam verememis. \"Neden\" demis. \"Yoksa
benim yanimda mutsuz musun?\". \"Hayir\" demis kelebek. \"Bilakis,
sen benim hayatima anlam kattin. Fakat biz kelebeklerin omru
sadece uc gundur. Ve ben de omrumu tamamladim. Artik
kelebeklerin hic olmedigi bir yere gitmeliyim.\"
Papatya bu duruma cok uzulmus ama yapacak bir sey yokmus zaten.
Kelebek artik hic gucunun kalmadigini, daha fazla tutunamayacagini
fark ettiginde, son bir gayretle papatyaya \"Sevi seviyorum\"
diyebilmis ancak. Papatya donakalmis. Sadece \"Bende...\"
diyebilmis kelebegin arkasindan. Ardindan da gozyaslarina bogulmus.
icinden \"Keske onun da beni sevdigini bilseydim.
Keske onu sevdigimi soyleyebilseydim.\" diye gecirmis.
Papatya, sevdiginin onu sevdigini bilmeden gecirdigi gunlerin
acisina dayanamamis. Bir sure sonra yapraklari once solmus,
sonra da dokulmeye baslamis.
Her dusen yaprakta papatya, \"seviyormus\" diye gecirmis icinden.
iste o gunden beri, bunu bilen asiklar,
sevgililerine soramadiklarini hep papatyalara sormus:
\"Seviyor mu, sevmiyor mu?\"..
----------------------------------------------------------------------------------
Agirdir sevmelerim her yurek tasiyamaz, buyuktur umutlarim her omuz kaldiramaz, her sey olur da su kalbim, bir tek sensiz olamaz.


