04-19-2007, 06:06 PM
Yasadigimiz caga Bilgi uagi deniliyor. Gercekten de ucsuz bucaksiz bir bilgi okyanusu karsisinda bulunuyoruz. Televizyonlarla, gazetelerle, bilgisayarla, internetle gezinip durdugumuz bir okyanus. Ve elbette pusulasiz, rehbersiz kalindiginda bu okyanusun insani yutan, mechullere ***uren girdaplari var. insana var olus hakikatini unutturan, ebediyyetle irtibatini koparan girdaplar. Dahasi, rehbersiz insanlik icin bilgi, onu canavarlastiran, guzelim dunyayi cehenneme ceviren bir arac. Atomu kesfetmenin insanliga neler getirdigini, bir de uzerine atom bombasi atilan Hirosimaliya sormali degil miyiz?
Evet bilgi bir okyanus. Ya derinliklerinden goz kamastiran inciler devsirecegimiz, ya da girdaplarinda bogulup gidecegimiz bir okyanus. Butun mesele su: Bir rehberimiz var mi ve o rehber kim?
insanin bitmek tukenmek bilmeyen ihtirasi, her seyi hoyratca tuketip dengeleri bozdugu gibi, bilgi ve ihtiyac arasindaki dengeyi de bozmus bulunuyor. Kutuphaneler dolusu bilgi, ama -ne ararsan bulunur; derde devadan gayri- turunden.
insan, saadetine vesile olacak bilgiyi yanlis yerlerde, yanlis usullerle ariyor. Bu saskin ve usulsuz arayis da gunbegun onu huzura ***urecek bilgiden uzaklastirmakta.
O, varliklarin sirlarini kesfetti. Atomu parcaladi. Genlerle ugrasti. Bilim tarihi boyunca olume care olacak bilgileri arayip durdu. Kendisini evrene hakim kilacak ve tanrilastiracak bilginin pesinde kostu.
Evet, cagin bilgisi ustun bir teknoloji dogurdu ve bu teknoloji hayatin bircok alaninda kolaylik sagladi, ama insanlik hala mutsuz degil mi? Laboratuarlardaki bilginin insanliga saadet getirmeye yeterli olmadigini, artik o bilgiyi uretenler de itiraf etmekte. Buna ragmen insanlik, hala bu bilgiye guvenmekte. Hem de oyle guvenmekte ki, oldukten sonra dirilmeyi aklina sigdiramadigi icin ahireti inkar ederken, bir gun bilimin hayati sonsuzlastiracagina inaniyor. Belki de icindeki ebediyyet hasretini boyle avutuyor. Allah icin zor gordugunu, modern bilim icin gayet kolay buluyor. insanligin gercek kurtaricilari olan peygamberlerin teblig ettigi hakikatleri de bilim disi olarak mutalaa ediyor. Boylesine celiskiler girdabinin ortasinda bocalamak, insanlik icin buyuk bir trajedi degil mi?
Modern bilgi toplumu soyleminin arkasindaki biricik maksat dunya... Bu yuzden insanoglu bilgiyi de dunyevalestirdi. Ona gore ahiretten bahseden ve insani Allah-a cagiran peygamberlerin haberlerine dayali ilimler artik gecer akce degil. Dinin teblig ettigi hakikatler ile oteleri unutmus insan aklinin savasinda akil, sahte bir galibiyet yasiyor.
Buyuklere uagdas Masallar
uagdas bilgi, hayati yalnizca dunyada yanip sonen bir kipirdanis olarak algilatma sevdasinda. Bu fanilige ikna olmayanlar icin de recete hazir: uldukten sonra da bir bitkide, bir farede, bir bocekte hayat bulma hurafemiz de mevcut. O da mi olmadi? Ruhlarimiz olgunlasincaya kadar farkli bedenlerde olup olup dirilecekmisiz. Yani ahiret gercegi haric, nabza gore masal! Ahirete zaten inanmayanlar icin belki romantik bir teselli bu, ama ya hakikate susamis kalpler icin?
Bu masallara inanalarda, aslinda Allah-tan, imandan ve ebediyetten kacan insanin trajik saskinligi okunmakta.
Kur-an ve Sunnet-ten habersiz, oteleri inkar ederek uretilen bilgi, insanligin sonsuzluk sevdasini olduruyor. Hayatin aci surprizleriyle karsilasan insana sabri ve sabrin selamet olan sonunu asla gosteremiyor. Sabrin bir ibadet oldugunu hangi psikologun kitabinda bulabilirsiniz? Oysa Kur-an-da sabredenlerin sonsuz ecirlere kavusacagi haberleri vardir. Bu bilgi sayesinde sabrin acisi, inanan insana bal tadinda gelir.
insanin psikolojik ve sosyal hayatina rehberlik eden cagdas kitaplarda, tek bir hikmet kirintisi bulmak imkansizdir. Onlarda Allah-in yarattigi insana, Allah-in ogutlerini zararli goren bir hava teneffus edilir. insanin Allah ile hatta kendi ozu ile baglantisini koparan psikolojik rehberlik kitaplari, insana sadece fani dunya hazlarini sunarak mesut olmanin yollarini bulmayi ogutluyor.
Cemil Mollahanoglu
Evet bilgi bir okyanus. Ya derinliklerinden goz kamastiran inciler devsirecegimiz, ya da girdaplarinda bogulup gidecegimiz bir okyanus. Butun mesele su: Bir rehberimiz var mi ve o rehber kim?
insanin bitmek tukenmek bilmeyen ihtirasi, her seyi hoyratca tuketip dengeleri bozdugu gibi, bilgi ve ihtiyac arasindaki dengeyi de bozmus bulunuyor. Kutuphaneler dolusu bilgi, ama -ne ararsan bulunur; derde devadan gayri- turunden.
insan, saadetine vesile olacak bilgiyi yanlis yerlerde, yanlis usullerle ariyor. Bu saskin ve usulsuz arayis da gunbegun onu huzura ***urecek bilgiden uzaklastirmakta.
O, varliklarin sirlarini kesfetti. Atomu parcaladi. Genlerle ugrasti. Bilim tarihi boyunca olume care olacak bilgileri arayip durdu. Kendisini evrene hakim kilacak ve tanrilastiracak bilginin pesinde kostu.
Evet, cagin bilgisi ustun bir teknoloji dogurdu ve bu teknoloji hayatin bircok alaninda kolaylik sagladi, ama insanlik hala mutsuz degil mi? Laboratuarlardaki bilginin insanliga saadet getirmeye yeterli olmadigini, artik o bilgiyi uretenler de itiraf etmekte. Buna ragmen insanlik, hala bu bilgiye guvenmekte. Hem de oyle guvenmekte ki, oldukten sonra dirilmeyi aklina sigdiramadigi icin ahireti inkar ederken, bir gun bilimin hayati sonsuzlastiracagina inaniyor. Belki de icindeki ebediyyet hasretini boyle avutuyor. Allah icin zor gordugunu, modern bilim icin gayet kolay buluyor. insanligin gercek kurtaricilari olan peygamberlerin teblig ettigi hakikatleri de bilim disi olarak mutalaa ediyor. Boylesine celiskiler girdabinin ortasinda bocalamak, insanlik icin buyuk bir trajedi degil mi?
Modern bilgi toplumu soyleminin arkasindaki biricik maksat dunya... Bu yuzden insanoglu bilgiyi de dunyevalestirdi. Ona gore ahiretten bahseden ve insani Allah-a cagiran peygamberlerin haberlerine dayali ilimler artik gecer akce degil. Dinin teblig ettigi hakikatler ile oteleri unutmus insan aklinin savasinda akil, sahte bir galibiyet yasiyor.
Buyuklere uagdas Masallar
uagdas bilgi, hayati yalnizca dunyada yanip sonen bir kipirdanis olarak algilatma sevdasinda. Bu fanilige ikna olmayanlar icin de recete hazir: uldukten sonra da bir bitkide, bir farede, bir bocekte hayat bulma hurafemiz de mevcut. O da mi olmadi? Ruhlarimiz olgunlasincaya kadar farkli bedenlerde olup olup dirilecekmisiz. Yani ahiret gercegi haric, nabza gore masal! Ahirete zaten inanmayanlar icin belki romantik bir teselli bu, ama ya hakikate susamis kalpler icin?
Bu masallara inanalarda, aslinda Allah-tan, imandan ve ebediyetten kacan insanin trajik saskinligi okunmakta.
Kur-an ve Sunnet-ten habersiz, oteleri inkar ederek uretilen bilgi, insanligin sonsuzluk sevdasini olduruyor. Hayatin aci surprizleriyle karsilasan insana sabri ve sabrin selamet olan sonunu asla gosteremiyor. Sabrin bir ibadet oldugunu hangi psikologun kitabinda bulabilirsiniz? Oysa Kur-an-da sabredenlerin sonsuz ecirlere kavusacagi haberleri vardir. Bu bilgi sayesinde sabrin acisi, inanan insana bal tadinda gelir.
insanin psikolojik ve sosyal hayatina rehberlik eden cagdas kitaplarda, tek bir hikmet kirintisi bulmak imkansizdir. Onlarda Allah-in yarattigi insana, Allah-in ogutlerini zararli goren bir hava teneffus edilir. insanin Allah ile hatta kendi ozu ile baglantisini koparan psikolojik rehberlik kitaplari, insana sadece fani dunya hazlarini sunarak mesut olmanin yollarini bulmayi ogutluyor.
Cemil Mollahanoglu

