11-26-2005, 03:33 AM
Evet arkadaslar hemen el ele verip calisalim.unce sitenin bu kismini ele gecirelim... Zaten bizim mi.olsun yinede ele gecirelim.elinizde ki herturlu dokumani burada paylasalim.Zarali olma guzeligini ayricaligini dosta dusmana gosterelim.ilk hikaye benden
akabinde binlerce resim fikra ilginc olay site adresleri tarih mp3 ...vb
Sizlerle olmak guzel neymis Zarali olunmaz Zarali dogulur ...
Cenaze
Sultan Murad Han o gun bir 'hos'tur. Telaseli gorunur Sanki bir seyler soylemek ister sonra vaz gecer. Neseli deseniz degil, uzuntulu deseniz hic degil. Veziriazam Siyavus Pasa sorar: - Hayrola efendim, caninizi sikan bir sey mi var? - Aksam garip bir ruya gordum. - Hayirdir insallah... - Hayir mi ser mi ogrenecegiz. - Nasil yani? - Hazirlan, disari cikiyoruz. Ve iki molla kiliginda cikarlar yola. Anlasilan o ki, Padisah hu¢lu¢ gordugu ruyanin tesirindedir ve gidecegi yeri iyi bilir. Seri, kararli adimlarla Beyazit'a cikar, doner Vefa'ya, Zeyrek'ten asagilara sallanir. Unkapani civarinda soluklanir. Etrafina daha bir dikkatle bakinir. iste tam o sirada yerde yatan bir ceset gozlerine batar, sorarlar: - Kimdir bu? - Aman hocam hic bulasma, derler. - Ayyasin sarhosun biri iste! - Nerden biliyorsunuz? - Musaade et de bilelim yani. Kirk yillik komsumuz... Bir baskasi tafsilu¢ta girer: - Biliyor musunuz, der. Aslinda iyi sanatku¢rdir. Azaplarcarsisi'nda calisir. Nalinin hasini yapar... Ancak kazandiklarini ickiye, fuhusa harcar. Hem sise sise sarap tasir evine, hem de nerde namli mimli kadin varsa takar pesine.. Hele yaslinin biri cok ofkelidir:
- isterseniz komsulara sorun, der. Sorun bakalim onu bir cemaatte goren olmus mu?.. Hasili, mahalleli doner ardini gider. Bizim tebdili kiyafet mollalar kalirlar mi ortada! Tam Vezir de toparlaniyordur ki, Padisah keser yolunu: - Nereye? - Bilmem, bu adamdan uzak durmayi yeglersiniz sanirim. - Millet bu, ceker gider. Kimseye bir sey diyemem... Ama biz gidemeyiz, soyle veya boyle tebamizdir. Defini tamamlamak gerek. - iyi ya, saraydan bir kac hoca yollar, kurtuluruz vebalden. - Olmaz, ruyadaki hikmeti cozemedik daha. - Peki ne yapmami emir buyurursunuz? - Mollaliga devam... Naasi kaldirmaliyiz en azindan. - Aman efendim, nasil kaldiririz?
- Basbayagi kaldiririz iste. - Yapmayin, etmeyin sultanim, bunun yikanmasi, paklanmasi var. Tekfini, telkini...
- Merak etme ben beceririm. Ama once bir gasilhane bulmaliyiz.
- surada bir mahalle mescidi var ama...
- Olmaz, vefat eden sen olsaydin nereden kalkmak isterdin?
- Ne bileyim, Ayasofya'dan, Suleyman iye-den, en azindan Fatih Camii'nden...
- Ayasofya ile Suleymaniye'de devlet erkani coktur.
Taninmak istemem. Ama Fatih Camii'ni iyi dedin. Hadi yuklenelim... Ve gelirler camiye. Vezir saga sola kosturur, kefen tabut bulur. Padisah bakir kazanlari vurur ocaga... Usulu erku¢ninca bir guzel yikarlar ki, naas; ayan
beyan guzellesir sanki. Bir nurdur, aydinlanir alninda. Yuzu su¢kilere benzemez. Hem manu¢li bir
tebessum okunur dudaklarinda. Padisahin kani isinmistir bu adama, Vezir'in de keza...
Mechul nalinciyi kefenler, tabutlar, musalla tasina yatirirlar.
Ama namaz vaktine bir hayli vardir daha... Bir ara Vezir sikintili sikintili yaklasir.
- Sultanim, der. Yanlis yapiyoruz galiba... - Nasil yani? - Heyecana kapildik, sorup sorusturmadan buraya getirdik cenazeyi. Kim bilir belki hanimi vardir, belki yetimleri?
- Dogru, oyle ya, neyse... Sen basini bekle, ben mahalleyi dolanip geleyim. Vezir, cuzune, tesbihine doner. Padisah garip maceranin basladigi noktaya kosar. Nitekim sorar sorusturur. Nalincinin evini bulur. Kapiyi yasli bir kadin acar. Hadiseyi metanetle dinler. Sanki bu vefati bekler gibidir. - Hakkini helal et evladim, der. Belli ki cok yorulmussun. Kadin esige coker, ellerini yumruk yapar, sakaklarina dayar... Aglar mi? Hayir. Ama gozleri kisilir, hatiralara dalar belki. Neden sonra silkinip cikar hayal dunyasindan...
- Biliyor musun oglum? Diye dertli dertli soylenir... Bizim efendi bir u¢lemdi, vesselu¢m. Aksamlara kadar
nalin yapar... Ama birinin elinde sarap sisesi gormesin; elindekini avucundakini verir satin alirdi.
Sonra getirip dokerdi helu¢ya! - Niye? - Gencler icmesin diye... - Hayret...
- Sonra, malum kadinlarin ucretlerini oder eve getirirdi. Ben sizin zamaninizi satin aldim mi? Aldim, derdi. uyleyse simdi dinlemeniz gerek... O ceker
gider, ben menkibeler anlatirdim onlara... - Bak sen! Millet ne saniyor halbuki...
- Milletin ne sandigi umurunda degildi. Hos, o hep uzak mescitlere giderdi. uyle bir imamin arkasinda
durmali ki, derdi. Tekbir alirken Kabe'yi gormeli... - uyle imam kac tane kaldi simdi?
- iste bu yuzden Nisanci'ya, Sofular'a uzanirdi ya... Hatta bir gun; "Bakasin efendi, dedim. Sen boyle boyle yapiyorsun ama komsular kotu belleyecek. inan cenazen kalacak ortada..." - Dogru, oyle ya? - Kimseye zahmetim olmasin deyip, mezarini kendi kazdi bahceye. Ama ben usteledim. is mezarla bitiyor mu, dedim. Seni kim yikasin, kim kaldirsin?
- Peki o ne dedi? - unce uzun uzun guldu, sonra; "Allah buyuktur hatun,dedi. Hem Padisah'in isi ne?
akabinde binlerce resim fikra ilginc olay site adresleri tarih mp3 ...vbSizlerle olmak guzel neymis Zarali olunmaz Zarali dogulur ...
Cenaze
Sultan Murad Han o gun bir 'hos'tur. Telaseli gorunur Sanki bir seyler soylemek ister sonra vaz gecer. Neseli deseniz degil, uzuntulu deseniz hic degil. Veziriazam Siyavus Pasa sorar: - Hayrola efendim, caninizi sikan bir sey mi var? - Aksam garip bir ruya gordum. - Hayirdir insallah... - Hayir mi ser mi ogrenecegiz. - Nasil yani? - Hazirlan, disari cikiyoruz. Ve iki molla kiliginda cikarlar yola. Anlasilan o ki, Padisah hu¢lu¢ gordugu ruyanin tesirindedir ve gidecegi yeri iyi bilir. Seri, kararli adimlarla Beyazit'a cikar, doner Vefa'ya, Zeyrek'ten asagilara sallanir. Unkapani civarinda soluklanir. Etrafina daha bir dikkatle bakinir. iste tam o sirada yerde yatan bir ceset gozlerine batar, sorarlar: - Kimdir bu? - Aman hocam hic bulasma, derler. - Ayyasin sarhosun biri iste! - Nerden biliyorsunuz? - Musaade et de bilelim yani. Kirk yillik komsumuz... Bir baskasi tafsilu¢ta girer: - Biliyor musunuz, der. Aslinda iyi sanatku¢rdir. Azaplarcarsisi'nda calisir. Nalinin hasini yapar... Ancak kazandiklarini ickiye, fuhusa harcar. Hem sise sise sarap tasir evine, hem de nerde namli mimli kadin varsa takar pesine.. Hele yaslinin biri cok ofkelidir:
- isterseniz komsulara sorun, der. Sorun bakalim onu bir cemaatte goren olmus mu?.. Hasili, mahalleli doner ardini gider. Bizim tebdili kiyafet mollalar kalirlar mi ortada! Tam Vezir de toparlaniyordur ki, Padisah keser yolunu: - Nereye? - Bilmem, bu adamdan uzak durmayi yeglersiniz sanirim. - Millet bu, ceker gider. Kimseye bir sey diyemem... Ama biz gidemeyiz, soyle veya boyle tebamizdir. Defini tamamlamak gerek. - iyi ya, saraydan bir kac hoca yollar, kurtuluruz vebalden. - Olmaz, ruyadaki hikmeti cozemedik daha. - Peki ne yapmami emir buyurursunuz? - Mollaliga devam... Naasi kaldirmaliyiz en azindan. - Aman efendim, nasil kaldiririz?
- Basbayagi kaldiririz iste. - Yapmayin, etmeyin sultanim, bunun yikanmasi, paklanmasi var. Tekfini, telkini...
- Merak etme ben beceririm. Ama once bir gasilhane bulmaliyiz.
- surada bir mahalle mescidi var ama...
- Olmaz, vefat eden sen olsaydin nereden kalkmak isterdin?
- Ne bileyim, Ayasofya'dan, Suleyman iye-den, en azindan Fatih Camii'nden...
- Ayasofya ile Suleymaniye'de devlet erkani coktur.
Taninmak istemem. Ama Fatih Camii'ni iyi dedin. Hadi yuklenelim... Ve gelirler camiye. Vezir saga sola kosturur, kefen tabut bulur. Padisah bakir kazanlari vurur ocaga... Usulu erku¢ninca bir guzel yikarlar ki, naas; ayan
beyan guzellesir sanki. Bir nurdur, aydinlanir alninda. Yuzu su¢kilere benzemez. Hem manu¢li bir
tebessum okunur dudaklarinda. Padisahin kani isinmistir bu adama, Vezir'in de keza...
Mechul nalinciyi kefenler, tabutlar, musalla tasina yatirirlar.
Ama namaz vaktine bir hayli vardir daha... Bir ara Vezir sikintili sikintili yaklasir.
- Sultanim, der. Yanlis yapiyoruz galiba... - Nasil yani? - Heyecana kapildik, sorup sorusturmadan buraya getirdik cenazeyi. Kim bilir belki hanimi vardir, belki yetimleri?
- Dogru, oyle ya, neyse... Sen basini bekle, ben mahalleyi dolanip geleyim. Vezir, cuzune, tesbihine doner. Padisah garip maceranin basladigi noktaya kosar. Nitekim sorar sorusturur. Nalincinin evini bulur. Kapiyi yasli bir kadin acar. Hadiseyi metanetle dinler. Sanki bu vefati bekler gibidir. - Hakkini helal et evladim, der. Belli ki cok yorulmussun. Kadin esige coker, ellerini yumruk yapar, sakaklarina dayar... Aglar mi? Hayir. Ama gozleri kisilir, hatiralara dalar belki. Neden sonra silkinip cikar hayal dunyasindan...
- Biliyor musun oglum? Diye dertli dertli soylenir... Bizim efendi bir u¢lemdi, vesselu¢m. Aksamlara kadar
nalin yapar... Ama birinin elinde sarap sisesi gormesin; elindekini avucundakini verir satin alirdi.
Sonra getirip dokerdi helu¢ya! - Niye? - Gencler icmesin diye... - Hayret...
- Sonra, malum kadinlarin ucretlerini oder eve getirirdi. Ben sizin zamaninizi satin aldim mi? Aldim, derdi. uyleyse simdi dinlemeniz gerek... O ceker
gider, ben menkibeler anlatirdim onlara... - Bak sen! Millet ne saniyor halbuki...
- Milletin ne sandigi umurunda degildi. Hos, o hep uzak mescitlere giderdi. uyle bir imamin arkasinda
durmali ki, derdi. Tekbir alirken Kabe'yi gormeli... - uyle imam kac tane kaldi simdi?
- iste bu yuzden Nisanci'ya, Sofular'a uzanirdi ya... Hatta bir gun; "Bakasin efendi, dedim. Sen boyle boyle yapiyorsun ama komsular kotu belleyecek. inan cenazen kalacak ortada..." - Dogru, oyle ya? - Kimseye zahmetim olmasin deyip, mezarini kendi kazdi bahceye. Ama ben usteledim. is mezarla bitiyor mu, dedim. Seni kim yikasin, kim kaldirsin?
- Peki o ne dedi? - unce uzun uzun guldu, sonra; "Allah buyuktur hatun,dedi. Hem Padisah'in isi ne?