Sivas - Sivasliyiz.Com

Tam Görünüm: tevazu..
Şu Anda Hafifleştirilmiş Görüntüleme Modundasınız. Tam Görünüm Modu için, Buraya Tıklayın
Tevâzu, alçakgönüllülük; mütevazı, alçakgönüllü demektir.
Tevâzuun zıddı, kibir ve gururdur.

Mütevazı insan, kendisini başkaları ile eşit veya onları
kendinden üstün görür ve haddini bilir.

Kibirli/mütekebbir ve gururlu/mağrur kişi ise kendisini
başkalarından daha büyük ve daha üstün görür.

Tevâzu, bir insanın kendisini başkalarından daha büyük,
daha üstün, daha önemli ve daha değerli olarak görmemesi halidir.

Soyu sopu, malı mülkü, makamı mevkii, gücü kuvveti, şanı
şöhreti, eşi dostu, boyu posu, ilmi irfanı, zühdü takvası ne kadar
çok ve iyi durumda bulunursa bulunsun, bütün bunları yok
sayıp kendini başkalarından üstün ve önemli görmemek
tevâzuun temelidir.

Diğer ahlakî değerlerde olduğu gibi tevâzu konusunda da ifrât,
tefrit ve itidâl kavramları önem taşır.

Bir insanın kendisini başkalarından üstün görmesi,
kibir ve gururdur. Bu bir ifrât halidir.

Başkalarını üstün görürken kendini hor ve hakir görmesi,
zillet ve meskenet halidir. Bu da tefrittir.

Başkalarıyla eşit olarak görmesi ise itidal halidir.
Tevâzu da da budur.

Her şeyin hayırlısı orta çizgidir, itidâldir.
Fazilet ifrat ile tefrit arasındaki itidâl yolunu bulmak ve
bu yolda yürümektir. Sırat-ı Müstakim/doğru yol budur.

İnsanın bu yolda yürümesi için haddini bilmesi, kendisini,
ne olduğundan büyük ne de küçük görmemesi gerekir.
Bunu bilmek ise kolay değildir. Zira nefs ve şeytan kişiye,
başkalarından daha önemli ve üstün olduğunu hiç durmadan
telkin eder. İnsan tabiatı gereği bu telkini kabule son derece
mütemâyil ve müsaittir. Onun için bu noktada marifet-i nefs
dediğimiz, insanın, kendini ve haddini bilmesi ve bu çizgiyi
aşmaması önem taşır. Bazı kibirli kişilerin kendilerini
alçakgönüllü sanmaları bundan kaynaklanmaktadır.

İnsanın, emsâli ve akrânı yanında iken onları kendisinden
bir parça üstün ve önemli görmesi olayına tevâzu denir.

Aynı yaşta, rütbede, mevkide ve konumda bulunanlar
arasında tevâzu bahis konusu olur.

Bu yönden farklı durumda bulunanlar arasında tevâzu
söz konusu olmaz. Babanın evladına, âlimin câhile,
hocanın talebesine, ustanın çırağına, âmirin memura karşı
alçakgönüllü davranması tevâzu değildir ...


ilâhî nedir bu aşk, yaktı cismü cânımı?
Bundaki zevk başkadır, duyulur izhâr olmaz.
Ne tarafa giderim, bırakıp sultânımı,
Seni sevdi bu gönül, ölse ele yâr olmaz!
Her şeyin hayırlısı orta çizgidir, itidâldir.
Fazilet ifrat ile tefrit arasındaki itidâl yolunu bulmak ve
bu yolda yürümektir. Sırat-ı Müstakim/doğru yol budur
bugün dah agüzel konular acmışsın sağol
sen de sağol candy..Smile
emeğine sağlık
yüreğine emeğine sağlık
EMEKLERİNE SAĞLIK ABİM
Referans Adresler