12-03-2005, 05:23 PM
Annecigim..,
3 yil kadar onceydi, 16 yasindaydim, hatirliyor musun? Dogus-ta yayinlanan Bir Annenin Feryadi baslikli bir yaziyi kac kere okutturmus ve gozyaslari arasinda o acili anneye dualar etmis, onun icin uzulmus ve kimsenin boyle bir duruma dusmemesi icin dilekler dilemistik...
uzellikle bizim aile ve kendimiz icin dualar etmistik...
Dizinin dibine oturur, basimi gul kokulu gogsune yaslar; bal akitan dilinden nasihatler dinlerdim. Yureginin atisinda ve her anlatisinda bizler vardik. Verdigin o ogutler, yolumu aydinlatir, ufkumu acar, kendime olan guvenimi artirir, hayata bakisimi sekillendirirdi.
Beynim dinc, ruhum diri, yuregim huzura kavusmus olarak ayrilirdim yanindan... Ve biz aile olarak asla parcalanmayacagiz derdim kendi kendime... Arkadas secimine dikkat et; Sibel-le iliskilerini sinirli ve mesafeli tut derdin... Dinlerdim ve tutardim da nasihatlerini...
Ama ne oldu da bu hale geldik, hala anlayabilmis ve sirrini cozebilmis degilim... Gelsem, kapini calsam; hem evinden hem de yureginden iceri alacaksin, biliyorum; ama, yuzum yok.... Utanc yiginiyim anne... Hep 16 yasindaki bebegin olarak kalsaydim da, sana bu aci ve utanci tattirmasaydim...
Iki yil Atheneum-da okudum; benimle gurur duyuyordunuz. Yuzumuzu guldurecek, topluma hizmet eden bir insan olacaksin yavrum diye, benden herkese ovguyle bahsediyordunuz... Ikinci yil sinifta kaldim, uzerinde durup, nedenlerini arastirmadiniz; sorup/sorusturmadiniz...
O yil ben, Sibel-in internet aliskanliginin kurbani oldum. Sanal ortamda yazismalar hosuma gitmisti ve uzun zaman biriyle haberlesmistim. Dersleri askiya almis, gece-gunduz bilgisayarin basinda arkadasimla yazisiyorduk... Benim bu halimden bile ovguyle bahsediyor, Aferin benim yavruma! Gece-gunduz ders calisiyor diyordunuz...
Agabeyimle chat arkadasligim Uzun zaman intenette yazistigimiz, hatta kim oldugunu bilmeden, yuzunu gormeden asik oldugum gencle tanismak uzere randevulastik. Korkuyor, cekiniyordum; ama daha fazla dayanamadim ve randevu sozu verdim...
Okan-la bir kutuphanede bulusacak ve ben elimde, Kerime Nadir-in, Hickirik adli romaninin okuyor olarak onu karsilayacakti... Okan, tarif ettigi giyimiyle sozlestigimiz saatte karsimda duruyordu...
Ama bu olamazdi anne!!! cunku karsimda agabeyim Erhan duruyordu... Aylarca yazistigim, siirler gonderdigim, sevda sarkilari besteledigim ve hatta sevdigimi haykirdigim kisi kardesim Erhan-mis... Goz goze geldik, bakislarimiz mum gibi birbirimizi eritiverdi. Bir utanc yiginiydik.. Kanimin dondugunu, dunyanin durdugunu hissettim bir an... Gozlerinde yanan isigin sondugunu, alev fiskiran bir ocaga dondugunu gordum. Onurluydu, namusluydu ve o bir erkekti... Dovmedi, sovmedi; beni utancimla bas basa birakti ve cekip gitti...
Onunla dovusur, kapisir, kirgin ve kusulu gezerdik ya anne; simdi onu ne cok ozluyorum bir bilsen!.. Gomlek ve pantolonlarini utulemeyi, odasina cay-kahve ***urmeyi, yatagini duzletmeyi bile ozledim anne... O gidince dunyanin yuku omzuma bindi sanki...Agabeyimin evi neden terk ettigini hep merak ederdin ya anne, iste gizlenen bu sir ve utanctandi...
Agabeyimi gormedim ondan sonra; ama, onu gorenlerden haberini aldim. iyiymis, saglikli ve calisiyormus. Evlenmis ve bir de kizi olmud... Ismini de bu yasamiyasica- kizinin adini koymus... Elif diyorlarmis yegenime... Agabeyimin beni affettiginin bir isareti mi bu anne?
Onun evden gidisinin ve ailenin buyuk bir aciyla karsilasmasinin musebbibi olarak her seyi askiya almis, okulu boslamis ve sigaraya baslamistim. Ask cocuklariyla Tanisikligim Anne, yine Dogus-ta editor imzali bir yazida, genc kizlar Fuhus Tuzagina dusmemeleri hususunda uyariliyordu hatirliyor musun? Insanoglu ne cok unutkan oluyor...
Okula artik laf olsun diye takiliyor ve yasadigim o olayin etkisinden bir turlu kurtulamiyor, degisik yollar deniyor, bir cikis ariyordum... Okul onunde, sari saclari, yesil gozleri, pahali giysileri ve son model arabasi olan bir genc surekli beni izlemeye basladi. Her turlu konusma ve arkadaslik tekliflerini reddettim; diretti, inat etti ve beni pes ettirdi. Beraberce cikmaya baslamistik. Beni her gun gullerle; bazen de pahali hediyelerle karsiliyordu...
unceleri sadece elimi tutuyor, opmeye bile yanasmiyordu. Her hali, tavri beni kendine baglamis ve sirilsiklam asik olmustum. Onunda beni sevdiginden ve durust oldugundan emindim. Cunku benden istifade etmeye asla yanasmiyordu. Her seyi evlilige saklamaliyiz, seni tertemiz olarak ak duvaginla kabul etmek istiyorum diyordu... Romantizmin dorugunda bir ask yasiyorduk. Ayaklarim yer degmiyordu. Annem, canim annecigim! Senin ogutlerini ve basima nelerin geleceginin hesabini coktan unutmustum.
Bir gun Serhan-in oldum; nasil oldu hala anlamis degilim. Su an muptelasi oldugum uyusturucuyu, ilk o gun icirmis olabilir mi diye zaman zaman dusunuyorum.. Ama ne fayda! Zordayim, dardayim, dipsiz karanlik kuyulardayim anne!... Feryadimi duydugunu ve her gun gozyaslari icerisinde yolumuzu bekledigini biliyorum... Anne! Agabeyimin evi terk edisine alisamamisken, benim de ortalardan kaybolusum sizi fena halde yikti biliyorum. Benimle ilgili gercekleri ogrendiginizde kahrolacaginizi bildigimden gitmek zorundaydim anne... Her seyi aninda sana anlatsam bu hallerin hicbiri basima gelmeyecekti; ama bunun icin artik cok gec...
Serhan, kendisiyle oldugum o utanc anini video olarak goruntulemis. Bu rezil kaseti size gosterme tehdit ve santajiyla beni sizden kopardi. Birbirimizi seviyorsak, ailemi evlilige razi ederim, boyle bir cirkeflige neden gerek duydun diye sordugumda verilen cevap benim bitisimin baslangiciydi....
Ne evliligi be! Bundan boyle benim malimsin ve istedigim sekilde hareket etmek zorundasin! Aksi halde basina gelebilecekleri sen hesapla!.. Fuhus ve uyusturucu batakligindayim Parasiz kaldigini soyleyerek baska erkeklere pazarlandim, uyusturucu bulamama korkusuyla her denilene boyun egdim. Insanligimdan, kadinligimdan zerre kalmadi anne. Icimde yanan koca bir ates her gun beni yakip bitiriyor. Atesten sicak olan o kucagini ozledim, gul kokunu, yureginin atisini, sefkatli bakisini ozledim anne!..
Bir gun bu hayata elveda diyecegim, belki de senden once gocecegim.. Saclarim ve gozlerim artik gece siyahi degil!.. Sari ve yesil oldular anne.. Burnum duzeltildi... uldugumde teshis icin seni cagirirlarsa tanimakta zorlanir ve belki de, bu benim nazli kizim Elif-im degil der ceker gidersin.. Beni yadellere birakma anne, beni de al yanina; beni de ***ur gidecegin yere....
Beni, sol gogsumun, tam yuregimin ustune yaptirdiyim ve ANNEM yazdirdigim dovmeden tani anne!.. Pez.........., bu dovmeyi, fuhus pazarinda kimse kimsenin de malini kullanmasin diye kazdirirlarmis, ama ben sana olan sevgimin bir nisanesi olarak kazdirdim ve beni olunce rahat taniyasin diye yazdirdim anne!...
Serhan-i polise sikayet ettim, uc gun sonra cikip geldi ve daha da azitti, korkuyorum anne!.. Bu sebekeyi durduracak tek guc; aileler ve ozguvenle donatilmis genclerdir anne...
Anne, bu mektubu sana mi yazdim, yoksa benden sonra bu tuzaga dusmesini istemedigim genc kizlara mi bilemiyorum...
Ben soylenen sozlerden, edilen nasihatlerden ders alsaydim bu hale gelmezdim elbette, benim yazdiklarimdan da genclik ibret almayacak ve bu fuhus sebekesi, bu uyusturucu ve organ mafyasi kirli carklarini isletip duracaklardir.
Nice masum gencin cani yanacak, onuru, namusu incinecektir. Ama ben son bir kez bana dusen insanlik gorevimi yapayim ve sana sesimi ulastirayim istedim... Sen beni mutlaka duyacak ve affedeceksin biliyorum ama, Musluman-Turk kizlari bu cigligima kulak verecek mi bilmiyorum...
Seni seven kizin Elif...
Bir kizin annesine yazdigi bir mektub ...
Ya boyle bir lekeyle nasil yasanir ?
Ilk okudugumda yarisina kadar okudum sonra tikandim cok aci bir sey...
Rabbim kimseyi boyle bir sinavdan gecirmesin (AMIN)...
3 yil kadar onceydi, 16 yasindaydim, hatirliyor musun? Dogus-ta yayinlanan Bir Annenin Feryadi baslikli bir yaziyi kac kere okutturmus ve gozyaslari arasinda o acili anneye dualar etmis, onun icin uzulmus ve kimsenin boyle bir duruma dusmemesi icin dilekler dilemistik...
uzellikle bizim aile ve kendimiz icin dualar etmistik...
Dizinin dibine oturur, basimi gul kokulu gogsune yaslar; bal akitan dilinden nasihatler dinlerdim. Yureginin atisinda ve her anlatisinda bizler vardik. Verdigin o ogutler, yolumu aydinlatir, ufkumu acar, kendime olan guvenimi artirir, hayata bakisimi sekillendirirdi.
Beynim dinc, ruhum diri, yuregim huzura kavusmus olarak ayrilirdim yanindan... Ve biz aile olarak asla parcalanmayacagiz derdim kendi kendime... Arkadas secimine dikkat et; Sibel-le iliskilerini sinirli ve mesafeli tut derdin... Dinlerdim ve tutardim da nasihatlerini...
Ama ne oldu da bu hale geldik, hala anlayabilmis ve sirrini cozebilmis degilim... Gelsem, kapini calsam; hem evinden hem de yureginden iceri alacaksin, biliyorum; ama, yuzum yok.... Utanc yiginiyim anne... Hep 16 yasindaki bebegin olarak kalsaydim da, sana bu aci ve utanci tattirmasaydim...
Iki yil Atheneum-da okudum; benimle gurur duyuyordunuz. Yuzumuzu guldurecek, topluma hizmet eden bir insan olacaksin yavrum diye, benden herkese ovguyle bahsediyordunuz... Ikinci yil sinifta kaldim, uzerinde durup, nedenlerini arastirmadiniz; sorup/sorusturmadiniz...
O yil ben, Sibel-in internet aliskanliginin kurbani oldum. Sanal ortamda yazismalar hosuma gitmisti ve uzun zaman biriyle haberlesmistim. Dersleri askiya almis, gece-gunduz bilgisayarin basinda arkadasimla yazisiyorduk... Benim bu halimden bile ovguyle bahsediyor, Aferin benim yavruma! Gece-gunduz ders calisiyor diyordunuz...
Agabeyimle chat arkadasligim Uzun zaman intenette yazistigimiz, hatta kim oldugunu bilmeden, yuzunu gormeden asik oldugum gencle tanismak uzere randevulastik. Korkuyor, cekiniyordum; ama daha fazla dayanamadim ve randevu sozu verdim...
Okan-la bir kutuphanede bulusacak ve ben elimde, Kerime Nadir-in, Hickirik adli romaninin okuyor olarak onu karsilayacakti... Okan, tarif ettigi giyimiyle sozlestigimiz saatte karsimda duruyordu...
Ama bu olamazdi anne!!! cunku karsimda agabeyim Erhan duruyordu... Aylarca yazistigim, siirler gonderdigim, sevda sarkilari besteledigim ve hatta sevdigimi haykirdigim kisi kardesim Erhan-mis... Goz goze geldik, bakislarimiz mum gibi birbirimizi eritiverdi. Bir utanc yiginiydik.. Kanimin dondugunu, dunyanin durdugunu hissettim bir an... Gozlerinde yanan isigin sondugunu, alev fiskiran bir ocaga dondugunu gordum. Onurluydu, namusluydu ve o bir erkekti... Dovmedi, sovmedi; beni utancimla bas basa birakti ve cekip gitti...
Onunla dovusur, kapisir, kirgin ve kusulu gezerdik ya anne; simdi onu ne cok ozluyorum bir bilsen!.. Gomlek ve pantolonlarini utulemeyi, odasina cay-kahve ***urmeyi, yatagini duzletmeyi bile ozledim anne... O gidince dunyanin yuku omzuma bindi sanki...Agabeyimin evi neden terk ettigini hep merak ederdin ya anne, iste gizlenen bu sir ve utanctandi...
Agabeyimi gormedim ondan sonra; ama, onu gorenlerden haberini aldim. iyiymis, saglikli ve calisiyormus. Evlenmis ve bir de kizi olmud... Ismini de bu yasamiyasica- kizinin adini koymus... Elif diyorlarmis yegenime... Agabeyimin beni affettiginin bir isareti mi bu anne?
Onun evden gidisinin ve ailenin buyuk bir aciyla karsilasmasinin musebbibi olarak her seyi askiya almis, okulu boslamis ve sigaraya baslamistim. Ask cocuklariyla Tanisikligim Anne, yine Dogus-ta editor imzali bir yazida, genc kizlar Fuhus Tuzagina dusmemeleri hususunda uyariliyordu hatirliyor musun? Insanoglu ne cok unutkan oluyor...
Okula artik laf olsun diye takiliyor ve yasadigim o olayin etkisinden bir turlu kurtulamiyor, degisik yollar deniyor, bir cikis ariyordum... Okul onunde, sari saclari, yesil gozleri, pahali giysileri ve son model arabasi olan bir genc surekli beni izlemeye basladi. Her turlu konusma ve arkadaslik tekliflerini reddettim; diretti, inat etti ve beni pes ettirdi. Beraberce cikmaya baslamistik. Beni her gun gullerle; bazen de pahali hediyelerle karsiliyordu...
unceleri sadece elimi tutuyor, opmeye bile yanasmiyordu. Her hali, tavri beni kendine baglamis ve sirilsiklam asik olmustum. Onunda beni sevdiginden ve durust oldugundan emindim. Cunku benden istifade etmeye asla yanasmiyordu. Her seyi evlilige saklamaliyiz, seni tertemiz olarak ak duvaginla kabul etmek istiyorum diyordu... Romantizmin dorugunda bir ask yasiyorduk. Ayaklarim yer degmiyordu. Annem, canim annecigim! Senin ogutlerini ve basima nelerin geleceginin hesabini coktan unutmustum.
Bir gun Serhan-in oldum; nasil oldu hala anlamis degilim. Su an muptelasi oldugum uyusturucuyu, ilk o gun icirmis olabilir mi diye zaman zaman dusunuyorum.. Ama ne fayda! Zordayim, dardayim, dipsiz karanlik kuyulardayim anne!... Feryadimi duydugunu ve her gun gozyaslari icerisinde yolumuzu bekledigini biliyorum... Anne! Agabeyimin evi terk edisine alisamamisken, benim de ortalardan kaybolusum sizi fena halde yikti biliyorum. Benimle ilgili gercekleri ogrendiginizde kahrolacaginizi bildigimden gitmek zorundaydim anne... Her seyi aninda sana anlatsam bu hallerin hicbiri basima gelmeyecekti; ama bunun icin artik cok gec...
Serhan, kendisiyle oldugum o utanc anini video olarak goruntulemis. Bu rezil kaseti size gosterme tehdit ve santajiyla beni sizden kopardi. Birbirimizi seviyorsak, ailemi evlilige razi ederim, boyle bir cirkeflige neden gerek duydun diye sordugumda verilen cevap benim bitisimin baslangiciydi....
Ne evliligi be! Bundan boyle benim malimsin ve istedigim sekilde hareket etmek zorundasin! Aksi halde basina gelebilecekleri sen hesapla!.. Fuhus ve uyusturucu batakligindayim Parasiz kaldigini soyleyerek baska erkeklere pazarlandim, uyusturucu bulamama korkusuyla her denilene boyun egdim. Insanligimdan, kadinligimdan zerre kalmadi anne. Icimde yanan koca bir ates her gun beni yakip bitiriyor. Atesten sicak olan o kucagini ozledim, gul kokunu, yureginin atisini, sefkatli bakisini ozledim anne!..
Bir gun bu hayata elveda diyecegim, belki de senden once gocecegim.. Saclarim ve gozlerim artik gece siyahi degil!.. Sari ve yesil oldular anne.. Burnum duzeltildi... uldugumde teshis icin seni cagirirlarsa tanimakta zorlanir ve belki de, bu benim nazli kizim Elif-im degil der ceker gidersin.. Beni yadellere birakma anne, beni de al yanina; beni de ***ur gidecegin yere....
Beni, sol gogsumun, tam yuregimin ustune yaptirdiyim ve ANNEM yazdirdigim dovmeden tani anne!.. Pez.........., bu dovmeyi, fuhus pazarinda kimse kimsenin de malini kullanmasin diye kazdirirlarmis, ama ben sana olan sevgimin bir nisanesi olarak kazdirdim ve beni olunce rahat taniyasin diye yazdirdim anne!...
Serhan-i polise sikayet ettim, uc gun sonra cikip geldi ve daha da azitti, korkuyorum anne!.. Bu sebekeyi durduracak tek guc; aileler ve ozguvenle donatilmis genclerdir anne...
Anne, bu mektubu sana mi yazdim, yoksa benden sonra bu tuzaga dusmesini istemedigim genc kizlara mi bilemiyorum...
Ben soylenen sozlerden, edilen nasihatlerden ders alsaydim bu hale gelmezdim elbette, benim yazdiklarimdan da genclik ibret almayacak ve bu fuhus sebekesi, bu uyusturucu ve organ mafyasi kirli carklarini isletip duracaklardir.
Nice masum gencin cani yanacak, onuru, namusu incinecektir. Ama ben son bir kez bana dusen insanlik gorevimi yapayim ve sana sesimi ulastirayim istedim... Sen beni mutlaka duyacak ve affedeceksin biliyorum ama, Musluman-Turk kizlari bu cigligima kulak verecek mi bilmiyorum...
Seni seven kizin Elif...
Bir kizin annesine yazdigi bir mektub ...
Ya boyle bir lekeyle nasil yasanir ?
Ilk okudugumda yarisina kadar okudum sonra tikandim cok aci bir sey...
Rabbim kimseyi boyle bir sinavdan gecirmesin (AMIN)...