Sivas - Sivasliyiz.Com

Tam Versiyon: MÜSLÜMANLAR VE YILBAŞI GECESİ
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyona bakınız.
MÜSLÜMANLAR VE YILBAŞI GECESİ

İslam dinini, sadece ahirette cennet kazandıran bir inanç sistemi olarak görenler kesinlikle yanılırlar. Çünkü İslam, mensuplarına nasıl ebedi alemde cenneti kazandırıyor, Cemali İlahiye kavuşturuyorsa, dünyada da cennet misali mazbut ve mesud hayat düzeni ile huzur ve saadet içerisinde yaşamayı telkin ve talim ediyor. Bunun örnekleri sayılamayacak kadar çok, münakaşa edilemeyecek kadar da nettir.

Dinine bağlı insanlar, kötü alışkanlıklara daha az kapılmakta, dinin haram ve günah ikazlarına kulak verişleri sebebiyle kendilerini kötü alışkanlıklardan, bağımlılıklardan daha kolay muhafaza edebilmektedirler. Ama haramıgünahı bilmeyen, bilse de itaat etmeyenler ise, nefislerine mağlup düşüp şeytana uymakta, çeşitli kötü alışkanlıklara maruz kalabilmekte, sonra da kurtuluş için çırpınıp durmaktadırlar.

Bu sebeple diyoruz ki; İslam dini aslında, mensuplarını her iki cihanda koruyan bir zırh, kollayan bir muhafızdır. O zırha bürünen bir insan, zamanın bütün kötülüklerinden kendini koruyabilmektedir. Yılbaşı geceleri bunun en canlı ve münakaşasız örneğini teşkil etmektedir. Dinine bağlı Müslümanlar yılbaşı gecelerini nasıl karşılıyor, nasıl bir değerlendirme içinde bulunuyorlar!.. Bakıldığı bir zaman görülecektir ki; şuurlu bir mümin, ömründen bir senenin bitip yeni bir seneyi harcamaya başlayacağı gecede, nefs muhakemesi yapar ve kendi kendine der ki:

Yılbaşı gecesinin manası, sayılı ömür senelerinden birinin daha bitmesi, gençlik günlerinin tükenip, ihtiyarlık demlerinin gelmesi demektir. Nitekim her yılbaşında siyah saçlara biraz daha aklar düşüyor, akların sayısı her sene biraz dana çoğalıyor...

Öyle ise, böyle gecelerde daha çok sefalete, daha çok sefahete düşmek yerine; daha çok ahirete, daha fazla ebedi hayata meyilli olmak lazımdır. Zira bu hızlı gidişin istikameti kabire, öteki aleme doğrudur. İşte dinimiz böyle düşündürüp, böyle tedbirli hareket ettirdiği içindir ki, Müslümanların geçen senelerden pişmanlığı azdır. Dinine bağlılığı, onu, pişmanlık duyacağı günahlardan, kötü hayattan korumuştur. Ama kendisi dini ölçülerle kayıtlı görmeyen başıboş insanlarda ise, hiçbir yılbaşında böyle bir düşünce ve muhakemeden bir eser yoktur. Tam bir şuur ve idrak mahrumiyeti içindedirler. Ölüme bir sene daha yaklaşmanın delilini teşkil eden gecede; hem ahlakından, hem sıhhatinden, hem de parasından zarar görmekte, fireler vermekte, pişman olacağı fiileri işlemektedir. Bir kaç saatlik bu eğlence ve sefahetin arkasından ömür boyu üzüntü ve pişmanlıklar gelmekte...

Mahşere kadar da kendisini takip etmektedir.
Müslümanı böyle ömür pişmanlıklara teşvik sevkeden şey, İslamın icabını yaşayamayışında, yani İslamın ahlak anlayışını hayatına düstur etmeyişindedir. Kısacası, sözde Müslüman, nüfus kağıdında İslam oluşundadır. Şayet mensubu bulunduğu İslam dininin emirlerine sadık kalacak bir iman kuvveti kazanabilse, her yılbaşı, bunları düşünmesine, kendine çeki düzen verip imanamel ve ahlak bakımından yükselmesine, manen mesafe almasına sebep olacak, pişmanlık duyacağı bir sefahet ve sefalete düşmeyecek...

Demek ki yılbaşı gecelerinde kimilerini o hale düşürüp, kimilerini de bu duruma çıkaran şey, kişinin dinine bağlı olup olmamasından başka bir şey değildir. Dinde laubalilik, insanı muhakemesizleştirip safalete itmektedir... Bu bir vakadır.

Hulasa, bu alem bir imtihan yeridir. Dileyen hidayeti, doğruyu, hakkı, güzeli; dileyen de dalaleti, eğriyi, batılı ve çirkini tercih eder. Her iki hedefe de yol açık. İsteyen istediği yere yönelir...

Kimi, yılbaşında şuur ve idrakini iptal, kimi de ihya eder.

Biz, Cenabı Hakkın ihsan buyurduğu, şükründen aciz olduğumuz bütün nimetlerine, İslam nimetine ve Ümmeti Muhammedden olmak nimetine başta Zatı ilahisinin, sıfatı ilahisinin, esmai ilahisinin ve efali İlahisinin hudutsuzluğuna şükrederiz. Ve Ümmeti Muhammedin tamamına rahmetiyle muamele edip hidayeti kamile nasip eylemesini Rabbimizden niyaz ederiz.
amin zaten dinimizde yılbaşı diye bişey yok bunlar çok önemli ve hasssas konular.yılbaşında insanlar o kadar sapıtıyoki kendilerini kaybediyolar yazık
TŞKLER çok güzel ve çok manalı emeğine sağlık
Çağdaş cahiliyenin toplumumuza eğlence -kutlama adı altında,teşvik ve telkin ettiği bu olayın arkasındaki gerçek yüzlerin çirkinliğini ve çirkefliğini artık görmek gerek.

Neyin kutlaması?.............Neyin eğlencesi?.......

Dünya müslümanlarına bunca zulüm,sömürü,katliam ve kan sunan zalimlerin şerefine mi kutlanacak yılbaşı...

Filistinde ,ırak da namusu kirletilen bacılarımızın hatırası için mi kutlanacak yılbaşı?....

Çeçenistan da ALLAH u ekber nidalarıyla,özgür olmanın bedelini canlarıyla ödeyen.evleri kendilerine mezar edilen bu ümmetin mazlumlarına bir armağan olarak mı kutlanacak yılbaşı?....

ve gözlerimizin önünde kudus mescidi Aksa ağlarken biz gülecekmiyiz?....

İnancımıza ve onurumuza yönelik bunca saldırı ve aşağılamalardan sonra böylesi bir cürme iştirak etmek,mazlumların akan kanına ihanet değil de nedir?

Gün,Hristiyan dünyasının yılbaşısını kutlama günü değil,cahiliyeden ve zalimlerden beri olma günüdür.

Gün,yasallaşan ve yasal güvence altına alınan harama iştirak etme günü değil,tevbe ve tevhid ile ALLAH a yönelme günüdür.

Ne mutlu,din gününün sahibi ALLAH a verdikleri ahde sadakat gösterip,cahiliyeden yüz çevirenlere....
Referans URL