Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 


Sayfa (2): « İlk [1] 2 Sonraki > En Son »
Baharat Dünyası...
Yazar Mesaj
Güneş
Süper Moderatör
******


Mesajlar: 23,417
Grup: Administrator
Katılım: Feb 2007
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 36
Mesaj: #1
Baharat Dünyası...

BaharatLarın Öyküsü

Baharatlar, çiçek, yaprak veya kabukları kurutularak, dört mevsim lezzet ve şifa dağıtıyor. Bazen bir çiçeğin, bazen dev bir ağaç kabuğunun, bazen de bir orkide soğanının adı olan baharatlar, insanoğlunun çok eskilerden beri değişik amaçlarla kullandığı bitkilerdir.
Baharatın ilk kullanıldığı yer olarak, Uzak Doğu kabul edilir. Avrupa'da ilk tanınan baharatlar ise, Hint Karabiberidir. O yıllarda, birşeyin pahalı olduğunu ifade etmek için, "Karabiber gibi pahalı" denildiği de kayıtlarda yer almaktadır. Avrupalı'larca yağ ve merhem yapımında kullanılan tarçın, Hindistan ve Seylan gibi ülkelerden, kervanlarla İskenderiye'ye kadar getiriliyordu. Öyle ki, bir zamanlar tarçının, Arabistan'da yetiştirildiği zannediliyordu. İlk çağdan beri Çin ve Hindistan'da kullanılan zencefilin, Hindistan'dan geldiğini bilmeyen Dioskorides ve Plinius'a göre, bu baharat Yunanlılar'a Persliler tarafından tanıtıldı. Zencefil, Romalı'ların besin maddelerinde büyük rol oynamıştı.
Zencefilin Ortaçağ Avrupası'nda kullanımı, karabiber kadar yaygındı ve onun gibi pahalıydı. İlaç ve boya olarak kullanılan, Keşmir, İran ve Frigya'dan gelen safran, Romalılar tarafından biliniyor ve kullanılıyordu.
Baharatın Bizans İmparatorluğu yoluyla Avrupa'ya geçmesi, 9. yüzyıldan itibaren engellendi. Ama çok miktarda tüketilen etin muhafazası için, baharata duyulan ihtiyaç ve onun güzel tadı, zengin sınıflarına baharatı unutturamadı.
Baharatın yıldızı Avrupa'da yeniden parladı ve safran, Fransa ile İtalya'da ekilmeye başladı. Doğu Akdeniz limanları (İskenderiye) Avrupalı tüccarlara yeniden açılınca, Venedikli'ler Avrupa piyasasında hemen hemen bir tekel kurdular.
Orta çağın sonunda, Avrupa'da baharat tutkusu, aşırı derecede çoğalmıştı. Şatafatlı ziyafetlerde baharatlı yemekler yapmak modaydı. Alabildiğine zenginleşmiş olan baharat tüccarları, Floransa'da bu işi sanat haline getirdiler ve 19. yüzyılın başında 288 çeşit baharat sattılar. Venedik'in tekelinden kurtulmak için baharat sağlamaya çalışmak, büyük coğrafi keşiflerin önemli sebeplerinden biri oldu. 16. ve 17. yüzyıllarda, Portekiz, İspanya, İngiltere, Fransa ve Hollanda gibi sömürgeci ülkeler, baharat ticaretinde sıkı bir yarışa girdiler.
İbni Sina'nın bahsettiği, Hindistanceveze ve Meksike vanilyası, 16. yüzyılın başında Avrupa'ya geldi. Atlantik limanlarına büyük miktarda gelen baharatlara, sayısız iyileştirici nitelikler atfediliyordu. 1560 yılına kadar, baharatın fiyatı Lizbon'da sürekli bir artış gösterdi. Bundan sonraki iki yüzyıl boyunca da, baharat sürekli değeri artan bir ürün oldu. Baharat yetiştiren yerlerin artması ve de yemek zevkinin değişmesi, 19. yüzyılın başlarında baharatın ticari önemini biraz olsun azalttı.
Baharat Anadolu'ya Afrika ülkelerinden yine kervanlarla getiriliyordu. Develerle güney illerimize gelen baharatlar, daha sonra oradan diğer illere ve İstanbul'a gönderiliyordu. Baharat çeşitlerinin Uzakdoğu'da da yetiştirilmeye başlamasıyla, buradan denizyoluyla İskenderun'a getirildi.
Hem getirilmesinin zor olması, hem de ekonomik olmaması sebebiyle, zamanla birçok baharat da yurdumuz topraklarında yetiştirilmeye başladı. Fakat, Karabiber, Hindistancevizi gibi, iklim şartlarının müsait olmaması sebebiyle yetiştirilemeyen 5-6 çeşit halihazırda ülkemize başka yerlerden getiriliyor.
Baharatı günümüzde en çok Hintli'ler kullanıyor. Bunun yanısıra, Avrupa ve Amerika'da da baharat kullanımı çok yaygın. Bilhassa italyan ve Fransız mutfaklarında baharatın büyük bir önemi var. Türkiye de, en çok baharat kullanan ülkeler arasında yer alıyor. Özellikle Güneydoğu illerimizde, acı biber tüketimi bir hayli fazla.



Baharatlar 7 ana grupta incelenir:

1. Köklerinden faydalanılanlar : Kara turp, kırmızı turp gibi.
2. Gövdelerinden faydalanılanlar : Zencefil, tarçın gibi.
3. Yapraklarından faydalanılanlar : Nane, kekik, merzengüş, maydanoz, defne gibi.
4. Soğan yapısında olanlar : Mutfak soğanı, sarmısak gibi.
5. Çiçeklerinden faydalanılanlar : Karanfil gibi.
6. Meyvelerinden faydalanılanlar : Kimyon, anason, karabiber, kırmızı biber, vanilya gibi.
7. Tohumlarından faydalanılanlar : Hardal, küçük Hindistan cevizi gibi


alıntı.......


SuskunLuGum AsaL£timĐendir,Her Lafa Verecek Cevabım Var. Ama ßir Lafa ßakarım Lafmı Điye, ßird£ SöyLeyene ßakaRım AĐam Mı Điye!...

Tutamayacağım sözler VERMEM
Basit kişilerle polimiğe GİRMEM
Bazı şeyleri asla AFFEDEMEM
Yaşanmışlıkları kolay SİLEMEM
Acıyı tanıdığım için kimseye ÇEKTİRMEM
Cesaretsizliği gururla ÖRTEMEM
Yalan ve taktiklerle uğraşmayın YEMEM
Dostlarıma laf ETTİRMEM
Tutkularım var VAZGEÇEMEM
Gidiyorsan eğer özlesem bile DÖN DEMEM
Ağır geliyorsa bunlar firar serbest....


Seven sever sevmeyen YOL ALIR GİDER!!!!!

06-08-2008 10:57 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
KAFKASKAR
Moderatör
*****


Mesajlar: 13,466
Grup: Moderatörler
Katılım: Nov 2007
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 29
Mesaj: #2
RE: Baharat Dünyası...

emeğine sağlık yararlı paylaşımlar


______________


Yalnız kurt’ların tunçtan göğüsleri nurlu iman dolu,
Yolları Sancaktar Kafkas Kartalı Şeyh Şamil’in yolu.
Kafkas halklarının haklı özgürlük davası adına,
Yok mu duası kabul olunacak bir Allahın kulu.

http://www.metinemlak.net

06-08-2008 11:52 AM
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Güneş
Süper Moderatör
******


Mesajlar: 23,417
Grup: Administrator
Katılım: Feb 2007
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 36
Mesaj: #3
RE: Baharat Dünyası...

teşekkürler metin abi...


SuskunLuGum AsaL£timĐendir,Her Lafa Verecek Cevabım Var. Ama ßir Lafa ßakarım Lafmı Điye, ßird£ SöyLeyene ßakaRım AĐam Mı Điye!...

Tutamayacağım sözler VERMEM
Basit kişilerle polimiğe GİRMEM
Bazı şeyleri asla AFFEDEMEM
Yaşanmışlıkları kolay SİLEMEM
Acıyı tanıdığım için kimseye ÇEKTİRMEM
Cesaretsizliği gururla ÖRTEMEM
Yalan ve taktiklerle uğraşmayın YEMEM
Dostlarıma laf ETTİRMEM
Tutkularım var VAZGEÇEMEM
Gidiyorsan eğer özlesem bile DÖN DEMEM
Ağır geliyorsa bunlar firar serbest....


Seven sever sevmeyen YOL ALIR GİDER!!!!!

06-08-2008 11:54 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
candy
Posting Freak
*****


Mesajlar: 26,838
Grup: Kayıtlı
Katılım: Mar 2007
Statü: Çevrimiçi
Karma Puanı: 41
Mesaj: #4
RE: Baharat Dünyası...

ben bunların çogonu bilmiyodum sağol abla


korkmayacaksın..


hiç bir aşk 'şu gün bitecek' diye başlamaz..
aşk sözleşmelere bağlanamaz.

'ÖNCE SEN AŞIK OL,SONRA BEN OLURUM' diyemezsin..karşılık olmasa da aşk vardır..yüreğine ardına kadar açacaksın..yaralanma olasılığın vardır..ama unutma ki;o yürek aşksız atmaz..aşksız atan o yüreğe yürek denmez..
terkederse aldatırsa diye düşünüp kendine zehir etmeyeceksin hayatı..şüphe hem aşkın hem insanın düşmanıdır..yaşayabileceğin kadar yaşayacaksın..sonu acı bitmiş olsa da şükredeceksin o güzel günleri yaşadığın için..


ŞİMDİ OKUDUN MU AŞKI..
ANLADIN MI
YETMEZ Bİ DAHA OKU..
ezberLe..
Sonra GeL Yine..




06-08-2008 06:38 PM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
BALACAN
Posting Freak
*****


Mesajlar: 4,013
Grup: Kayıtlı
Katılım: Feb 2008
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 17
Mesaj: #5
RE: Baharat Dünyası...

emeğine sağlık
baharat konusu çok güzel herkesin araştırıp öğrenmek lazım


HER KÖTÜ GÜNÜN SONU
İYİ GÜNÜN BAŞLANGICIDIR,
HAYATTA ÖYLE BİR YAŞAMALISIN Kİ
MEZAR KAZICI BİLE YASINI TUTMALI
06-08-2008 07:01 PM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
metex
Posting Freak
*****


Mesajlar: 1,388
Grup: Kayıtlı
Katılım: Feb 2008
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 26
Mesaj: #6
RE: Baharat Dünyası...

eline saglık


TEK TÜRKİYE
06-08-2008 08:19 PM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Sayfa (2): « İlk [1] 2 Sonraki > En Son »
Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 

Yazdırılabilir Bir Versiyona Bak
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Abone Ol | Konuyu Favorilerine Ekle

Foruma Git: