doganay58
Posting Freak
    
Mesajlar: 4,450
Grup: Kayıtlı
Katılım: Mar 2007
Statü:
Çevrimiçi
Karma Puanı: 36
|
FIRSAT ELDEYKEN GuZEL KULLUK EDELiM! Cuma Sohbeti
17 Eylul 1999 Akra FM Cuma Sohbeti
------------------------------------
Prof. Dr. Mahmud Es'ad Cosan Rh.A
FIRSAT ELDEYKEN GuZEL KULLUK EDELiM!
Esselamu aleykum ve rahmetulluhi ve berekatuhu!..
Aziz ve sevgili kardeslerim, mubarek dinleyiciler, muslumanlar! Allah'in selami, rahmeti, bereketi uzerinize olsun... Cumaniz mubarek olsun... Hepinize sevgilerimi, saygilarimi, hayir dualarimi, temennilerimi sunarim; hayirli omurler dilerim.
a. Adaletin Uygulanmamasi
Peygamber SAS Efendimiz'in hadis-i seriflerinden uc tane okumayi dusunuyorum. Birincisi bi'se ile basliyor. Sayfasini soyleyemeyecegim, cunku elimde serh var, metin yok. Yolculuk hali oldugu icin elime gecenle iktifa ediyorum.
RE. 242/10 (Bi'sel-kavmu kavmun la yek-mune lillahi bil-kist, ve bi'sel-kavmu kavmun yu'melu fahim bil-meusa fela yugayyirun.) Deylema Cabir RA'dan rivayet etmis.
Bi'se, edat-i takbih, yani ne kadar fena, ne kadar kotu manasina gelen bir edat Arapcada. Ni'me edati da ne kadar guzel demek, ona da edat-i tahsin derler. Begenme, guzel bulma edati, guzel buldugunu ifade edati demek oluyor. Bi'se, ne kadar fena buldugunu ifade eden bir edat. Konusmacinin bu kelimeyi kullanmasi, bu sozden sonra gelen seyi ne kadar fena buldugunu ifade ediyor.
(Bi'sel-kavmu kavmun) "Ne kadar fena bir kavimdir o kavim ki, (la yek-mune lillahi bil-kist) Allah rizasi icin adaletle hukum surmuyor, adaletle is yapmiyor. Yani Allah rizasi icin, Allah'tan korkarak, Allah'in rizasini kazanmak icin adaletle islemlerini yapmayan bir kavim, ne kadar kotu bir kavimdir."
Tabii kavim, irk manasina degil; bir insan toplulugu demek. Az da olabilir. Mesela, (Kavmun min baadin) "Uzaktan bir kavim geldi." dedigi zaman, "Bir takim insanlar geldi, bir topluluk geldi, bir heyet geldi, birkac kisi geldi..." demek de olabilir Arapcada.
Yani, "Ne kotu bir topluluktur o topluluk ki, iclerinde yaptiklari isleri Allah rizasi icin adaletle yapmiyorlar, adaleti uygulamiyorlar."
Adalet islam'da cok onemlidir. Dost olsun, dusman olsun, habib olsun, sadak olsun, arkadas olsun, kim olursa olsun, isterse babasi olsun, lehinde de olsa, aleyhinde de olsa Allah rizasi icin onu soyleyecek, adaletten ayrilmayacak. Yakinlarinin sevgisi onu adaletten ayirmayacak; dusmanlarinin, hasimlarinin kizginligi onu adaletten ayirmayacak. Dusmanlarinin hakki varsa, hakkini verecek; yakinlarinin haksizligi varsa, onu soyleyecek.
islam'da insanlarin boyle olmasi lazim, tam adil insanlar olmasi lazim! Her isini adaletle yapmasi lazim!
Yapmiyorlar, insanlar soz dinlemiyor. Allah emrediyor, Allah'a asa oluyorlar. Kanunlar yasakliyor, yasaklari cigniyorlar. Ne olacak bu durum?.. Tabii bunlari yapanlarin Cenab-i Hak dunyada, ahirette belasini, cezasini verir, te'dip eder, cezalandirir. Ama bizler ne yapmaliyiz?.. Bizler adaleti yerlestirmek icin var gucumuzle calismaliyiz Adalet terbiyesi, adalet ahlaki, hakki sevmek, hakki soylemek suuru terbiye oylarak verilmeli! uocuklarimiza kucukten adaleti ogretmeliyiz, hakkuniyeti ogretmeliyiz. Dogru sozlulugu, dogru ozlulugu ogretmeliyiz.
(Men lem ya'rifis-serra yeka' fahi) "serri bilmeyen, bilmeden onu icine duser." serri de bilecek. Biz evlatlarimizi melek gibi yetistirirken etraftaki seytanlar onlari kandirmasin diye, serri de bilecek cocuklar. "Bak bu kotudur, bunun zarari sudur, boyle insanlar da vardir. Onlari onlemek icin soyle yapmali, boyle yapmali!" diye serri de ogretecegiz, saf yetistirmeyecegiz. Gufil, cahil, aptal, aldatilabilen sekilde yetistirmeyecegiz ama, adaletli yetistirecegiz. Adalete bagli yetistirecegiz. Haksizliklari gordugumuz zaman, yaptirtmayacagiz, engelleyecegiz. Haksizligin karsisinda susmayacagiz.
"Haksizligin karsisinda, hakki soyleyecek yerde susan, soylemeyen kimse, seytan-i ahrastir, dilsiz seytandir." diyor Peygamber SAS Efendimiz.
simdi kendi ulkemize gelecek olursak, dunyadaki umuma durumu dusunecek olursak, maalesef rusvet, hirsizlik, adam kayirma, haksizlik, adaletsizlik cok yayginlasmistir. bunun sebebi nedir?.. Yani toplum cokuntu halinde, en yetkili insanlar soyluyor, yoneticiler soyluyor; adalet teskilatinin basindaki insanlar soyluyor. Bir cokuntu var, ahlak cokuntusu var. isyana, itiraza, artik dayanilmaz oldugu feryad ederek, bagirarak soylemeye insanlari mecbur eden bir bozulma var toplumda...
Neden oluyor bu?.. simdi bunu kimse dusunmuyor. Bilmem duzen degismeli, anayasa degismeli, kanun degismeli ama, bu bozulma niye oldu?..
Kanunlar ahlaki saglayamiyor. sunu soyle yap, bunu boyle yap demek yetmiyor. insanlari guzel yetistiren egitimdir. Egitimin temelinde, ahlakin temelinde de nefis terbiyesi vardir, iman vardir. Nefsini terbiye etmezse insanlar, baskalarinin aleyhine haksizlik yapar. Rabbena hep bana der. Adaletli olmak icin nefsini terbiye etmesi lazim! Ondan sonra mu'min olmasi lazim, "Ben haksizligi yaparsam, Allah ceza verir." diyebilmesi lazim, Allah'tan korkmasi lazim!
simdi dini geriye atinca, imani ogretmeyince, cocuklarimiza Allah korkusunu ogretmeyince ne oluyor?.. Herkes firsati buldu mu, gozle kas arasinda haydutlugu, hirsizligi, dalavereciligi yapiyor. uunku kisi curuk... Biz kisileri saglamlastirmaga calismiyoruz, kanun koyarak curuklerle saglam bir toplum kurmaga ugrasiyoruz.
Kanunu istedigin kadar koy, kotu demirden iyi kilic yapilmaz. Briketten yuz katli apartman yapilmaz, celikten yapilir. uelik potrellerin saglam eklenmesiyle yapilir.
Onun icin su gercegi gormeliyiz ki, toplum cokuyor. Bunda herkes ittifak ediyor. ilerici gazeteler, gerici gazeteler, devrimciler, gericiler... Neyse yani, herkesin Turkiye'de ittifak ettigi bir sey, toplum bozulmus, iyi calismiyor. Butun duzende her yerde bir lackalasma var.
Tamam. Bunun caresi nedir?.. Bunun caresi kisilerin durust hareket etmesi. Kisinin durust hareket etmesini saglamak kanun koymakla olmaz. Kisinin kafasina, gonlune o aski, o sevki, o arzuyu, o terbiyeyi vermekle olur.
Olmuyor. Bu egitimle bu olmadi. Devirdik, devrimleri yaptik; orfleri, adetleri sildik, batililastik, batililar gibi olduk, kiyafetleri degistirdik, ama bir seyleri bozduk, toplumu bozduk, insani bozduk. Turkun ahlakini, seciyesini dogulu batili, dost dusman herkes medhederken...
Ben simdi mesela iftiharla duydum Avustralya'da, orda Gelibolu savasinin yildonumu munasebetiyle bir askeri konusturmuslar. Demis:
"--Dunyanin en asil askeriyle carpistik, en durust insanlarla carpistik. Haksizdik, yanlis is yaptik." demis.
Osmanli askerini ve Gelibolu'da karsilastigi askerleri medhetmis, hayran oldugunu belirtmis. "uok guzel ahlakli, cok temiz insanlardi." diye soylemis. Bozuldu simdi...
Bizim bir tanidigimiz babasindan anlatiyor: Eskiden birisi gelirdi dukkana, butun dukkani alsa goturse, senet sepet olmadan mali verirdik. Adam da borcunu bilirdi, zamani gelince gelir oderdi. simdi senet yapiyorsun, ona ragmen adam mali aliyor, kacip gidiyor, parasini odemiyor. Yani ahlak bozuk olunca, tedbir tutmuyor. uareler, kanunlar, kurallar, cezalar insani iyi insan yapmiyor. Din egitimi cok onemli...
Bu Avrupa'da, Amerika'da, Avustralya'da ben kilisenin egitime cok buyuk ve kuvvetli bir sekilde hakim oldugunu gordum. Her yerde onlarin mektepleri var, inanmis insanlar egitim yapiyor. Yani rahibeler, papazlar egitim yapiyor ve cocuklari kendi degerlerine gore yetistiriyorlar. Bizim de kabul edecegimiz degerler olmayabilir ama, kendi degerlerini cocuklarina kazandiriyorlar. iste is ahlaki diyorlar, soz diyorlar, gecim diyorlar, sunu diyorlar, bunu diyorlar; gene de tam tutturamiyorlar ama, bizden iyiler.
Mesela Avustralya'da bakiyorum ben, cok cok daha rahat, cok cok daha duzenli bir toplum teskil etmisler.
Tabii bizim dedigimizi yapsalar, yani islam'in ahlakini getirseler, oteki ahlaksizliklar da olmasa, daha da iyi olacak. Ama hic olmazsa eski bir dinin mensubu olduklari icin, ehl-i kitap olduklari icin yaptiklari seyler, yine o ahlakli insanlarin, fedakar insanlarin, idealist insanlarin, ulkucu insanlarin guzel calismalariyla oldugu icin, az cok bir guzellik goruluyor.
Ama bizde her sey bilmeyenler, cahiller her seyi yiktigi icin, topluma en faydali, en onemli, toplumu besleyen, ruhunu terbiye eden temel muesseseleri yiktiklari icin toplum bozuldu. Kendileri bozuldular, kendilerinin bozulduklarinin farkinda degiller. iyi bir sey yapiyoruz derken, halka, topluma, devlete faydali seyler yapiyoruz derken, en kotu seyleri yapiyorlar.
Bu ulku icin oluruz, kaliriz, asariz, keseriz derken, cok yanlis bir seye bas koymus oluyorlar, gonul vermis oluyorlar. uok ters bir istikamete gidiyorlar.
Tabii, Allah islah etsin... islah olmazsa ne olacak?.. iyilerin harekete gecmesi lazim! iyilerin agirliklarini koymasi lazim! iyilerin soylemesi lazim! iyilerin yonetimde kendilerini hissettirmesi lazim, dayatmasi lazim! "Bu haksizlik olmaz, bu adaletsizlik olmaz, bu ahlaksizlik olmaz!" diye elbirligi ile calismasi lazim!
iyilerin birlik ve beraberligi, iyilerin gayreti ile kotuluk azalabilir, toplum duzelebilir. Allah iyilere gayret kuvvet versin... Kotulukleri temizlemeyi nasib etsin...
b. Haramin Helal Sayilmasi
ikinci hadis-i serif de yine bi'se ile basliyor, yine bu konunun etrafinda donuyor sozler. Peygamber Efendimiz buyurmus ki:
RE. 242/11 (Bi'sel-kavmu kavmun yestahillunel-muharramat, ve bi'sel-kavmu kavmun la ye'murune bil-ma'ruf, ve la yenhevne anil-munker.) "Ne kotu kavimdir, ne kotu insan toplulugudur, ne kotu topluluktur o topluluk ki, Allah'in haram kildigi seyleri helal sayip, aldirmayip isliyorlar. Ne kotu topluluktur o... Ve ne kotu topluluktur o topluluk ki, emr-i ma'ruf yapmiyorlar, nehy-i munker yapmiyorlar."
Yani su iyi seyleri yapin, yapin demiyorlar; gordukleri kotu seyleri de yapmayin, yapmayin diye engellemeye girmiyorlar. uyle uyusuk, gevsek duruyorlar. Bir de Allah haram kilmis, onlar harama aldirmiyorlar, harami helal sayiyorlar, helalmis gibi harami icra ediyorlar, harama daliyorlar. (Yestahillunel-muharramat) Haram kilinmis seylere aldirmadan daliyorlar, yapiyorlar, yiyorlar, iciyorlar...
Demek ki Peygamber Efendimiz'in ne kotu kavimdir demesi, bize Peygamber Efendimiz'in oyle insanlari sevmedigini, Allah'in oyle insanlari sevmedigini gosteriyor. Tabii Allah'in sevmedigi insanlar da belaya, cezaya ugrarlar.
Onun icin biz ne yapacagiz?.. Allah'in haram kildiklarini bilecegiz, onlari listeleyecegiz, odamizin duvarinda duracak, coluk cocugumuza ezberletecegiz; haramlari yapmayacagiz. Yalan soylemek haram... Arkadasin arkadasa uc gunden fazla dargin durmasi haram mi; haram... Bunlari da yazacagiz. Sadece oyle icki haram, faiz haram, kumar haram dersen, onlari klasik buluyorlar artik, onlari soyledigin zaman aldirmiyor.
"Bak, dargin durmak da haram, sen kac yildir dargin geziyorsun!.. Bak, giybet etmek de haram! Sen olu eti yer gibi arkadasini boyna giybet edip duruyorsun, yalan yanlis konusuyorsun! iftira haram..." vs. Bunlari da soylemek gerekiyor.
Emr-i ma'ruf ve nehy-i munker cok onemli bir faaliyet... Yani iyi olan seyi emretmek, kotu seyi yaptirtmamak; fi'len yaptirtmamak, sozle yaptirtmamak... Bunlar cok onemli.
Bu canli toplum alameti. Yani bir toplum canliysa, hayat doluysa, ask, sevk doluysa, onun icindeki insanlar emr-i ma'ruf nehy-i munker yapar. uunku, her yerde kotuluk gelisebilir. Bugday tarlasinin icinde dikenler bitebilir, onlari ayiklamak lazim! insan vucudunun icine mikrop girebilir, onlari oldurmek lazim! Yani kotuluklerin ayiklanmasi, nehy-i munker cok onemli...
Emr-i ma'ruf, iyiliklerin de yapilmasi kar icin, kazanc icin cok gerekli... uunku oyle oyle toplumlar gelisir, yukselir, zenginlesir, ilerler. Tabii sonunda o insanlar Allah'in sevgili kullari olurlar.
Bunun misali tarihte cok gorulmustur. Ahlakli toplumlar, guzel ahlaka sarilmis toplumlar yukseliyor; ahlaki cokmus, tefessuh etmis, dejenere olmus, bozulmus toplumlar da cokuyor. Neden?.. Asker savasmiyor, dusmanin karsisinda yeniliyor. idareci iyi idare etmiyor, idare bozuluyor. Halk kotu davraniyor. Mutluluk yok, duzen yok, calisma yok, gayret yok; toplum cokuyor. Baskalari geliyor, istila ediyor, oralara hakim oluyor. Allah saklasin...
Demek ki emr-i ma'ruf yapacagiz, nehy-i munker yapacagiz. Canli, faal, aktif musluman olacagiz. Allah'in haram kildigi seyleri ogrenecegiz, muharramattan sakinacagiz, aziz ve sevgili izleyiciler ve dinleyiciler!..
c. Guzel Amellere Kosturun!
ucuncu hadis-i serif ile sohbetimi bitirecegim. Ama bunlari guzelce aklinizda tutun, kaydiniza alin, coluk cocugunuza ogretin!
Efendimiz SAS buyuruyor ki:
RE. 243/1 (Badiru bil-a'mali seb'an ma tentazirune illa fakran munsiyyen, ev ginen mutgiyen, ev maradan mufsiden, ev heremen mufniden, ev mevten muchizen, evid-deccal, feinnehu serru muntazarin, evis-saatu ves-saatu edha ve emerr.)
Ebu Hureyre RA'dan rivayet edilmis Alimlerin sahih oldugunu bildirdigi bir hadis-i serif. uok sevgili buyugumuz Abdullah ibn-i Mubarek ve Tirmiza kaydetmis.
(Badiru bil-a'mal) diye basliyor. "Musabaka edercesine kosusunuz! Guzel isleri yapmaga, salih amelleri islemege, hayirli isleri yapmaga, hayrat u hasenata kosunuz! Guzel ameller islemeye, a'mal-i saliha islemeye kosturunuz!" Yani guzel seyleri yapmaga tesvik var, acele acele yapin diye tahrik var. (Seb'an) "su sayilacak yedi tane sey gelmeden evvel. Onlar geldi mi yapamazsiniz veya is isten gecmis olur. iste bu yedi seyi iyi hatirinizda tutun:"
1. (Ma tentazirune illa fakran munsiyyen) "Siz unutulan bir fakirlikten baska bir seyin mi gelmesini bekliyorsunuz? O gelmez mi, gelivermez mi?.." manasina.
Mensiyyen; insan unutur, aldirmaz, tahmin etmez, zenginken kendisine gelecegini dusunmez. Ama bakarsin birden fakirlik geliverir. Allah saklasin... Zenginken, cesitli dukkanlari, daireleri varken, arabalari varken, toplumdaki bir sarsinti, veyahut kisisel bir sey, yangin, kaza vs. derken, bir de bakarsiniz ki fakirlik geliverir.
Mensiyen; yani unutulmus, hatira gelmeyen, umulmayan bir fakirlik... Veyahut ism-i fail sagasiyla, munsiyen de olabilir. Raviler bunu da rivayet etmisler. Yani fakirlik bir geldi mi, insana ne yapacagini unutturur, sasirttitirir. Fakirlik geldi mi hayirlari unutturur, vazifelerini unutturur, cok kotu durumlara duser. Hatta fakirligi dolayisiyla ahlaktan sapar, hirsizlik yapar vs.
Onun icin, o fakirlik gelmeden evvel hayirli amellere calismak lazim! Sonra basini kasiyacak zamani olmaz da, hayirli amelleri, ibadeti, taati yapamaz.
2. (Ev ginen mutgiyen) "Yahut azdirici bir zenginlik gelmeden evvel." Bu da bir tehlike, umulmadik bir fakirlik de tehlike... Azdirici bir zenginlik geliverir, artik hayir hasenat yapamaz insan. O zenginligin gururuyla, simarikligiyla haramlara, gunahlara sapar, mahvolur. O gelmeden evvel guzel amelleri islemek lazim! O da bir tehlike diyor Peygamber Efendimiz.
3. (Ev maradan mufsiden) "Yahut insanin gucunu, kuvvetini tuketen, insani ifsad eden, karmakaris eden, vucudunun imkanlarini tuketen hastalik gelmeden evvel."
Evet, sihhatliyken insan guzel ibadet ediyor ama, hastalik geliverirse yataga esir oluyor. Herkes onun hizmetine kosuyor, herkese yuk oluyor. Baskasina hizmet eden faydali bir insanken, yapamaz duruma geliyor.
Onun icin hastalik gelmeden evvel hayirli isleri yapmali!..
4. (Ev heremen mufniden) "Yahut da ihtiyarlik, bunaklik geliverir." Adam iyiydi, hostu, tatli bir kimseydi, gayretliydi ama ihtiyarlayiverdi, bunayiverdi. Tamam, artik bitti. Hayir yapamaz, aksine abuk sabuk isler yapar, abuk sabuk sozler soyler. iste ondan once omrunun kiymetini bilip, gencliginin kiymetini bilip, ihtiyarliktan once hayirlari isleri yapmasi lazimdi. O da bir tehlike...
5. (Ev mevten muchizen) "Veyahut da seri olarak, birden gelen, fuc'eten gelen olum. Muchiz, fuc'eten manasina diye serhte yaziyor. Birden bire geliverir olum, hic tahmin etmezsin.
Nasil olur?.. Burda kaydetmis, mesela (kekatil) demis, yani birisi ceker tabancayi, oldurur. Hadi, gitti iste adam. (Ev hedmin) Veya duvar yikilir, zelzele olur vs.
Yani yasli degildi, sihhatliydi, neseliydi ama, etrafindaki cevresinden de olum geliyor insana... Her zaman hastaliktan dolayi olmuyor ki... Tam sihhatli iken, caki gibiyken, selvi boyluyken birden bir zelzele oluyor, olup gidiyor Allah saklasin... Gelebilir, kader, mukadderat. Mu'min olarak olurse, sehid olur. O gelmeden evvel salih amellere devam etmeli!..
6. (Evid-deccal) "Deccal cikmadan evvel salih amellere girismeli!.." Deccal cikti mi, o zaman is zorlasiyor.
Deccal ne demek?.. Aldatici demek, insanlari cok aldatici demek. Hakki batil gibi gosterecek, batili hak gibi gosterecek, serri hayir gibi gosterecek, kotuyu iyi gibi gosterecek, harami gunahi tatli gosterecek... Butun deger hukumlerini degistirecek. Allah'i inkar ettirecek, kendisine taptiracak, insanlari kendisine baglayacak. Korkunc bir afet...
O geldigi zaman insanlarin cogu sasiracak. Mu'min-i kamiller onun Deccal oldugunu anlayacak, alninda kafirdir yazildigini gorecek, kurtulacak, Deccal'in fitnesine tutulmayacak ama, kimisi de tutulabilir. O da bir tehlike... O gelmeden insanin sahil ameller islemesi lazim!..
Bazilari diyorlar ki, Deccal bir insan degil bir olay, toplumdaki bir kotu gelismedir. iman gidiyor, yerine kufur makbul oluyor. Ahlak gidiyor, yerine rezalet, kepazelik makbul oluyor, icra olunuyor. Deger hukumleri degisiyor; durust insanlar aptal sayiliyor, hirsizlik yapanlar acikgoz sayiliyor. iman yok, edep yok, ahlak yok... Deccal bu durumdur diyorlar. Bazilari da baska yorumlarla anlatiyor.
Deccalin fitnesi en buyuk fitnedir. Ona karsi muslumanlarin uyanik olmasi lazim! (Feinnehu serru muntazarin) "uunku Deccal beklenilenlerin en serlisidir. ilerde olup da gelecegi beklenilen seylerin en kotusudur." diyor Peygamber Efendimiz.
Tabii ilerde su gelecek, bu gelecek filan diye haberler olur, umitler olur, kayitlar olur, ihbar olur, bilgi olur; insan onu bekler. Ama beklenenlerin en serlisi, en kotusu Deccal'dir.
Deccal'i de bildirmis. "Ahir zamanda Deccal cikacak, toplum soyle olacak, boyle olacak..." diye Deccal'in cikisini bekliyor muslumanlar. Bazilari da cikti diyor. "iste o beklenilenlerin en kotusudur." diye Deccal'in arkasindan bu izahati vermis Efendimiz. Bizim de onun en kotu oldugunu bilip, ona karsi uyanik olmamiz lazim! Deccal'i tanitmamiz lazim, Deccal'e karsi muteyakkiz olmamiz lazim! Deccal'in aldatmalarina karsi dinimize simsiki sarilmamiz lazim!..
7. (Evis-saah) "Yedinci tehlike de kiyametin kopmasidir. (Ves-saatu edha ve emerr.) Bu kiyamet cok muthistir ve cok acidir. uok aci bir olaydir, dayanilmaz bir olaydir."
O da cok korkunc bir hadise... Topluca alemin mahvolmasidir. O zaman bu isler olmadan once Cenab-i Hakka guzel kulluk etmege yonelelim!
Bunlarin kimisi olmustur, kimisi olacaktir. Bu sayilanlarin bir kismi kisisel olarak bazilarinin basina gelmistir. Fakirlik gelmistir, veya azdirici zenginlik gelmistir, veyahut hastalik gelmistir. ihtiyarlik gelmistir, olum gelmistir. Bize de gelebilir. Gelmeden once gozumuzu acmaliyiz. Su sihhatli, afiyetli, aklimiz basimizda oldugu zamanda, hadis-i serifi dinledigimiz su andaki imkanlarimizla, gunumuzu Allah'in rizasina uygun gecirmege calismaliyiz. Sevapli hareket etmege gayret etmeliyiz. Muteyakkiz olmaliyiz, dikkatli olmaliyiz.
Dunya hayati imtihandir. Bu imtihan bitiverir, zil caliverir, kaleminizi kaldirin denilir. Sorular cevaplandirilmadan oyle bos gecirilmisse zaman, sonuc fena olur.
Allah-u Teula Hazretleri cumlemize hakki hak olarak gorup ona uymayi nasib etsin... Batili batil olarak gorup ondan korunmayi nasib etsin... iyi musluman olmayi, iyi toplum olmayi bize nasib etsin...
Peygamber Efendimiz'in bi'sel-kavmu diye soyledigi o tenbel, kotulukleri, gunahlari engellemeyen ve adaletle hukmetmeyen; emr-i ma'ruf nehy-i munker yapmayan, haramlara, Allah'in yasak kildigi seylere aldirmadan onlari icra eden kotu toplumlardan eylemesin... O huylarin toplumumuzda belirmesine, gelismesine firsat vermeyelim, toplumumuzu islah edelim!
Allah-u Teula Hazretleri toplumumuzu dunyanin en temiz, en ahlakli, ahlaka bakimdan onlara onderlik eden, her yonden onlari hayra sevkeden hayirli bir toplum eylesin... Ki, muslumanlar oyledir aslinda.
Allah-u Teula Hazretleri bizi insanliga ve ummet-i Muhammede en guzel tarzda hizmetler edenlerden eylesin, o serefi bahseylesin... umrumuzu rizasina uygun gecirip huzuruna sevdigi razi oldugu kullar olarak varalim. Rabbimiz bizi cennetiyle cemaliyle muserref eylesin...
Tum ummet-i Muhammedin de saadetini, selametini dunyada gostersin... Onun olusmasinda bize de nasibler, hizmetler ihsan eylesin...
Aziz ve sevgili izleyiciler ve dinleyiciler, esselamu aleykum ve rahmetulluhi ve berekatuhu!..
17. 09. 1999 - ALMANYA
Allah sizi, hiçbir şey bilmezken annelerinizin karnından çıkarmıştır. Şükredesiniz diye size işitme duyusu, gözler ve gönüller vermiştir.
Nahl, 78
Bu din kolaylıktır. Kimse aşırı gayretle dini geçmeye çalışmasın, başa çıkamaz, yine de yapamadığı eksiklikleri kalır ve gâlibiyet dinde kalır.
Buhari, 29
Lâ ilâhe illallah sözünün bir özelliği de insanı korumasıdır. Hem dünyevî hem uhrevî, hem maddî hem mânevî tehlikelerden gerçekten korumasıdır.
Prof. Dr. M. Es'ad COŞAN Rh.A
|
|