Devecayiri Koyu

Devecayiri Koyu, ilcenin kuzeybatisinda, 63 kilometre uzaklikta bulunmaktadir. Devecayiri Koyu-nun guneyindeki Arapcali mevkiinde bol miktarda deve dikeni bulunmaktadir. Buranin kervanyolu uzerinde olmasi, deve dikeninin bol bulunmasi, kervancilarin develerini eskiden burada otlatmalarindan dolayi bu ismi almistir.
Devecayiri koyunun komsusu olan Tekerahma koyu ile hududu; seytanpinarinin sirt, magara basi, kirinti sekisinin gedigi ve agil yerinden gecen hat. Camiliyurt Koyu ile hududu; cetin dere. Akdere koyu ile siniri; kirinti sekisinin basi. Akpinar koyu ile siniri; devecayiri koyune giden ve degirmene giden yol.
Devecayiri Koyu, eskiden Yolgecen Koyu-nun mezrasiydi. 1940 yilinda muhtarlik olmustur. XIX. Yuzyilda, uukurova bolgesinde yaylaya gelenlerin otlak yeri olan Devecayir Koyu halki, Sinemili Asiretinin Kalender Oymagina mensupturlar. Soyadi Kanunundan sonra; Bozdag, Kala, Gurgur, Kavak, Tas, Gulec, Sula, Bozkurt gibi soyadlari almistir. Devecayiri Koyu halkinin bir kismi, Elbistan ilcesi-nin Gucuk bolgesinden once Karapinar koyune, daha sonra Devecayiri Koyune gelmislerdir. Devecayiri Koyunde, Mehmet Gurgur, Bektas Gurgur, Gulali Kala, ismail Kala, ibrahim Bozdag isimli sahislar muhtarlik yapmislardir. Koy halkinin gecim kaynagi tarim ve hayvanciliktir. Eski yillarda kilim ve halicilikk, tarim ve hayvanciliktan ileri durumdaydi. Fakat son yillarda bu sanatin olmesiyle birlikte, tarim ve hayvancilik tek gecim kaynagi haline gelmistir.
Devecayir Koyunde maden yoktur. Suyu cok azdir. icme suyu sorunu vardir. Koy halkinin ihtiyacina cevap verememektedir. Koyun icinde YSE tarafindan 1975 yilinda yaptirilmis olan iki adet cesme bulunmaktadir. Kapali su sebekesinin yapilmasi zorunludur. Koyde cami, saglik evi, kooperatif gibi kurumlar yoktur. ilkokul 1952 yilinda acilmistir. Koye elektrik 1985-de, telefon 1986 yilinda getirilmistir. Devecayir Koyu Gurun ilce merkezine 63 km . uzakliktadir. Bu yolun 15 km .-lik bolumu stabilizedir ve kume koy yolu olmasi nedeniyle kis aylarinda cok yogun ulasim sorunu yasanmaktir. Bu yolun yakin zamanda asfaltlanmasi gereklidir. Koydeki goc olayinin onlenmesi icin tarim ve hayvanciligin artirilmasi ve gelistirilmesi icin yeterli calismalarin yapilmasi, eski el sanatlarinin tekrar canlandirilmasi aricilik vb. gibi faaliyetlerin baslatilmasi ve peynir yogurt mandiralarinin kurulmasi zorunludur.
1960 yilinda 100 hane iken 1997 yili itibariyle ancak 13 hane kalmistir. Bu koyden goc edenler basta istanbul, izmir, Ankara gibi buyuk sehirlere goc ederek yerlesmislerdir.