|
GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ-22
|
|
08-23-2008, 12:50 PM
Mesaj: #1
|
|||
|
|||
|
GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ-22
DOĞU ROMA/BİZANS İMPARATORLUĞU ZAMANINDA (I)
(M. S: 395- 640)GÜRÜN İLÇESİ Doğu Roma İmparatorluğu(Bizanslılar) Zamanında (I) (M. S: 395-640) Armenikion Eyaleti/Sebesteia Theması içinde Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılmasından sonra, Hunlar, bu devleti doğu ve batıdan olmak üzere, iki cepheden baskı altına almaya başlamışlardı. Batıda Hunlar’ın, doğuda Sasaniler’in saldırıları ve içerideki karışıklıklar Bizans İmparatorluğunu oldukça zayıflatmıştır. Bu nedenle M. S: IV. ve V. Yüzyıllar, Bizans İmparatorluğu için çok kötü bir dönem olmuştur. Ülkenin doğu komşusu Sasaniler Devleti (İran), durmadan doğu sınırlarına saldırıyorlardı. Ardı arkası kesilmeyen bu saldırılar sonucunda, ülkeye bağlı bir çok bölge devletin elinden çıkmıştı. Bu bölgeleri tekrar ele geçirmek amacıyla yapılan seferlerden hiç bir olumlu sonuç alınamadığı gibi, Bizans İmparatorluğu Sasaniler’e vergi vermek zorunda kalmıştır. Sasaniler, fırsat buldukça ülkenin doğu sınırını oluşturan bölgelere saldırıyorlardı. Bizans İmparatorluğu, ülke topraklarını ve doğu sınırlarını, ancak Sasaniler’e vergi vererek yapılan bir takım anlaşmalarla korumaya çalışıyordu. Bizans İmparatorluğu bu dönemde, ülke sınırlarını korumak için Araplar’dan ve Müslüman olmayan Türkler’den oluşan paralı askerler yerleştirmiştir. Bizans İmparatorluğu, elden çıkmış olan toprakları geri ele geçirmek için bir çok ulus ile ilişkilere girmiştir. Bu ilişkilerden birisi; bu tarihlerde sınırlarını Hazar Denizi kıyısına kadar genişletmiş olan Göktürkler ile Bizans İmparatorluğu’nun yapmış olduğu antlaşmalardır. Bu antlaşmalarda, ülkenin doğu sınırlarının Göktürkler’e mensup paralı askerlerden oluşan gurupların korumaları da vardır. Bizans İmparatoru İustinous, Sasaniler’e vermek zorunda olduğu vergiyi vermemeye başlaması Bizans, İran ilişkilerinin bozulmasına neden olmuştur. Bizans İmparatoru’nun bu cesareti, bu sıralarda Bizanslılar ile Türkler arasında başlamış olan ilişkilere ve ittifaka dayanmaktaydı. Bizans İmparatoru yapılan anlaşmalarla, özellikle ülkenin doğu sınırlarına, Tohma Havzası bölgesine büyük ölçüde Müslüman olmayan (Hristiyan ve diğer dinlerden) Türklerden paralı asker yerleştirmiştir. Çin ile Bizans arasındaki ipekçilik ve arıcılık ticaret ve kervan yollarından daha rahat ve güvenli geçirilmesi konusunda, Türk Elçilik Heyeti gelmiş ve çeşitli anlaşmalar yapılmıştır. Bizanslılar, İran’a karşı bu tarihlerde Hazar Denizi’ne kadar dayanan Göktürkler’le ittifak yapmışlardı. Bu anlaşmalar esnasında, Bizans İmparatoru’nun Türk Elçilik Heyetine İran’a karşı yardım istediği, bu yardımın da verilmiş olduğu, bu anlaşmanın hemen ardından Bizans İmparatoru’nun İran üzerine sefer düzenlemesiyle doğrulanmaktadır. Bu antlaşmalardan sonra, M. S: 570 yılında, Bulgar Türkler’inden bir kısmı Anadolu’ya geçirilerek Trabzon ve havalisi ile Fırat bölgesi’ne yerleştirilmişlerdir. M. S: 515/516 yıllarında Sabir/Sabar Türkler’inden büyük bir kısmının Bizans-Sasani mücadelesinde, Bizans’a yapılan savaşta yardım etmişler. Bu savaşın sonunda da Kayseri, Niğde, Aksaray, Konya, Ankara vb. gibi bölgelere yerleştirildikleri gibi, yine müslüman olamayan Türkler’den Avar, Bulgar, peçenek, Uz, Kıpçak Türkler’inden büyük bir kısmını M. S: 572-579 yılları arasında yapılan Bizans-sasani savaşında Bizans’a yardım ederek önemli görevlerde bulunmuşlardır. Sasaniler’ce daha önceden ele geçirilmiş bulunan Bizans İmparatorluğu’nun doğu(Fırat’ın doğu kesimlerini)Bizans ordusuna yardım ederek tekrar bu ülkenin ele geçirmesini sağlamışlardır. Bu savaşların sonunda Bizans İmparatoru tarafından çeşitli savaşlar ve sosyal sarsıntılar nedeniyle ıssızlaşan Anadolu’ya özellikle Doğu Anadolu bölgesine yerleştirilmişlerdir. Bizanslılar’ca ülkenin çeşitli yerlerine getirilerek yerleştirilen Türkler, savaşlar nedeniyle ıssızlaşan Anadolu’yu Türkleştirirken, aynı zamanda bu bölgelere saldıran İran, Ermeni ve Arap ordularına karşı Bizans’ın bu bölgelerini korumuşlardır. Bizanslılar tarafından Türkler’in Anadolu’ya yerleştirilmeleri, V. yüzyılda olduğu gibi, VI. ve VII. yüzyıllarda da devam etmiş. Paralı asker olarak Tohma Vadileri ile Ceyhan Irmağı’nın kaynaklarının bulunduğu bölgelere(Darende ve Gürün Bölgeleri’nin dahil olduğu sahalara), bu bölgelerdeki kalelere, Bulgar, Peçenek, Kuman, Kıpçak, Oğuz, Türkleri’nden büyük bir kısmı yerleştirilmişlerdir. M.S: 608 yılına gelindiğinde, Bizans İmparatorluğu içindeki siyasi karışıklıklar devam ediyordu. Sasani hükümdarı II. Hüsrev, Bizans İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’a kadar olan yerleri yağmalayarak geri dönmüştü. Bu kötü durum İmparator Herakleius zamanına kadar devam etti. İmparator Herakleius’un tahta çıktığı yıllarda, Devletin zayıf olması nedeniyle, imparatorluk gerektiği kadar savaş yapamıyor, özellikle de devamlı toprak kaybederek doğu hudutlarını koruyamıyordu. Bu nedenle İmparator Herakleius zamanında imparatorluk topraklarında yeni bir düzenleme yapılmış, Anadolu dört Thema’ya ayrılmıştı. Bu Themalar ise Obsikion, Kibyretion, Armenikion ve Sebesteia (Sivas) themalarıdır. Herakleius zamanında yapılan toprak düzenlemesi esnasında ilk toprak düzenlemesi Sivas bölgesinde meydana gelmiştir. Bu dönemdeki Armenikion Theması, Sivas topraklarının tümünü kaplıyordu. Gürün İlçesi Bu tarihlerde, Armenikion Eyaleti’ne bağlı Sebesteia Theması içinde yer alıyordu. Darende İlçesi de Melitene themasının sınırları içinde bulunuyordu. M.S: 610 yılında Herakleius, tahta çıkar çıkmaz, ülkenin doğu sınırlarına saldırmakta olan Sasaniler’i durdurmak üzere bir sefer düzenleyip, Kuzey Suriye’ye kadar ilerleyerek, M. S: 611 de Antakya’yı, 613 de Şam’ı 614 de Kudüs’ü alarak ele geçirdi. Bizans imparatoru Herakleius, M.S. 627 yılında yine bu bölgelere bir sefer düzenleyerek ülke hudutlarına saldırılaran İran ordusunu Musul ve Dicle kenarında yenerek, savaşın sonunda bir barış imzaladı. Bu seferiyle Bizans İmparatoru, daha önceden ülkenin elinden çıkmış olan Suriye, Filistin, Mısır gibi bölgeleri tekrar eline geçirmiştir. Kur’an-ı Kerim Rum Suresi’nin I. II. Ayetlerinde haber vermektedir. İran Devleti’nin, Bizans’tan almış olduğu bütün topraklar, bu savaşta geri alınarak, savaş sonunda barış yapılmıştır. M. S: 628 yılında, İran ile tekrar bir anlaşma imzalandı. Yapılan bu anlaşma gereğince; İranlılar’ın eline geçmiş olan Suriye, Filistin, Mısır ve Kudus’ü geri verilmiştir. Bizans imparatoru Herakleius, bu savaşın muzaffer hükümdarı olarak büyük bir gösterişle başkent kostantinopolis(İstanbul)’a geldi. Bizans İmparatoru Herakleius, her şeyi tamamladığını ve ülkesini bütün tehlikelerden koruyabileceğini, hiçbir kuvvetin Bizans İmparotorluğunu yenemeyeceğini düşünürken, bu defa doğuda Bizans imparatorluğu için yeni bir tehlike bekliyordu. Bu tehlike ise doğuda günden güne ilerleyerek güçlenmekte olan Müslümanlardı. Bizans İmparatorluğu’nun aksine doğuda gittikiçe kuvvetlenen Müslüman Araplar, büyük bir hızla bu tarihlerde Bizans’ın aleyhine olarak genişlemeye ve ülkenin doğu bölgelerini büyük bir istila hareketleriyle yağmalamaya başlamışlardı. Çünkü Hz. Ömer zamanındaki fetihlerde, M. S: 636 yılında Humus(Hemesa) düşürülmüş, daha sonra Şam ve ürdün ele geçirilmiş. 637 yılında Kudüs, bizzat halife Ömer tarafından fethedilmiş. M. S: 639 yılında Suriye ve Filistin Müslümanların eline geçmiştir. Bizans İmparatoru Herakleius’un son zamanlarında, Tarih M. S: 640 yılını gösterirken, Bizans İmparatoru Herakleius zamanında, Bizans bir yandan İran diğer yandan Müslüman(Arap)larca sıkıştırılarak, ülkenin doğu sınırlarını oluşturan ve Müslümanlarca Avasım ve Sügür adı verilen tüm bölgeler ele geçirilmiştir. [218] Bizans İmparatoru Herakleius’un M. S: 641 yılında ölümüyle birlikte, Bizans’ta sık sık taht kavgaları başlamıştır. Gittikçe zayıflayan ve özellikle doğu sınırlarını bile koruyamayan Bizans İmparatorluğu’nun doğu sınırları, Toros Dağları’ndan Erzurum’a kadar tüm sahalar, Avasım ve Sügür adı verilen bu bölgeler, Fırat Irmağı’nın batı kaynağını oluşturan bölgeler (Tohma Havzası) Malatya ve Maraş hattına kadar olan saha (Malatya, Maraş, Göksun, Afşin Elbistan, Gürün (Arabisisos), Tıryandafil (Darende)gibi şehirlerin tümü Müslümanlar’ın eline geçmiştir. [219] MEHMET ALİ ÖZ |
|||
|
09-16-2008, 07:21 AM
Mesaj: #2
|
|||
|
|||
|
Cvp: GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ-22
emeğine sağlık
|
|||
|
|
| Benzeyen Konular | |||||
| Konu: | Yazar | Cevaplar: | Görüntüleyenler: | Son Mesaj | |
| Minik Gürünlülerden Gürün Yanlama halayı | kangallı58 | 2 | 84 |
10-02-2008 04:10 PM Son Mesaj: retina |
|
| İŞTE GÜRÜN BEYPINAR KÖYÜNÜN GURURU | vuslataozlem | 1 | 167 |
09-18-2008 12:54 PM Son Mesaj: 34mekan58vatan |
|
| CUMHURBAŞKANI ABDULLAH GÜL, GÜRÜN STANDINDA... | kangallı58 | 3 | 91 |
09-17-2008 10:34 AM Son Mesaj: kadirhan58 |
|
| Gürün Gökpınar Gölünün yenı Hali | kangallı58 | 4 | 174 |
09-16-2008 12:52 PM Son Mesaj: kangallı58 |
|
| GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ-38 | vuslataozlem | 7 | 167 |
09-16-2008 07:30 AM Son Mesaj: Emrullah |
|
| GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ-1 | vuslataozlem | 1 | 59 |
09-16-2008 07:28 AM Son Mesaj: Emrullah |
|
| GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ -2 | vuslataozlem | 1 | 38 |
09-16-2008 07:27 AM Son Mesaj: Emrullah |
|
| GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ-3 | vuslataozlem | 1 | 43 |
09-16-2008 07:27 AM Son Mesaj: Emrullah |
|
| GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ-4 | vuslataozlem | 1 | 45 |
09-16-2008 07:27 AM Son Mesaj: Emrullah |
|
| GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ-5 | vuslataozlem | 1 | 44 |
09-16-2008 07:26 AM Son Mesaj: Emrullah |
|




