|
GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ-28
|
|
08-23-2008, 01:09 PM
Mesaj: #1
|
|||
|
|||
|
GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ-28
İLHANLILAR ZAMANINDA GÜRÜN İLÇESİ (MOĞOLLAR DÖNEMİ)
(M. S: 1318-132 M. S: 1240 yılında Moğollar’ın 1243 yılında Selçuklu hükmüdarı II. Gıyaseddin Keyhüsrev’i Kösedağ Savaşıyla yendikten sonra bu devleti haraca bağlayıp 1250 yılında özerk bir eyalet konumuna düşen bu devleti 1318 tarihinde de Anadolu Umum Valiliği” olarak kendisine bağlayarak Selçuklu Devleti’nin egemenliğine son verince, bu tarihlere kadar Anadolu Selçuklu Devleti’ne bağlı bulunan Darende, Gürün ve havalisi de bağlı bulunduğu bu devlet ile birlikte Moğollar’ın egemenliğine girmiştir. Yukarıda belirtildiği gibi Moğollar, Anadoluyu egemenlikleri altına aldıktan sonra buraya göndemiş oldukları valiler ile yönetmeye başlamışlardı. ılhanlılar’ın ilk valisi de Sali Bey idi. 1318-1322 yılları arasında Anadolu Umum Valiliği yapmış olan Sali Bey’in vefatı üzerine 1322 de Moğol hükümdarı Ebu Said Bahadır Han, Anadolu’ya vali olarak ordu komutanı Emir Çoban’ın oğlu Timurtaş Paşa’yı gönderdi. [254] Anadolu Umum Valiliği’ne atanmış olan Timurtaş Paşa, Anadolu’ya gelir gelmez ilk iş olarak kargaşa ortamını bertaraf ederek düzeni sağlamaya çalıştı. Doğuda Darende üzerinden Dulkadiriye memleketleri olarak bilinen Besni, Malatya ve Maraş gibi şehirleri ele geçirerek burada sükuneti sağladı. Her ne kadar ılhanlılar’a bağlı bulunsa da Anadolu da kendisi tek başına hareket ederek bağımsız bir hükümdar gibi davranıyordu. Anadolu’daki kargaşa ortamını düzelterek hakimiyeti sağlayınca bağımsızlığını ilan etmenin hazırlıkları içindeydi. Ankara taraflarında da fetihlerine devam ederek çevresinde bulunan ve daha önceden kurulmuş olan Türkmen Beylikleriyle mücadele ederek bu beylikleri kendisine bağlamaya çalıştı. Bu arada da ülkesinin (beyliğinin) sınırlarını batıda Bizans doğuda da Timurtaş ülkesinin aleyhine genişletmekte, olan Osmanlı Beylerine de kendi egemenliğine girmesi için için ikaz etmiştir. Hanefi Hoca’nın “Darende tarihi” adlı eserinde belirtildiği gibi, bu tarihlerde, Hicri 730 tarihinde (Miladi: 1326 yılında) Orhan Gazi Bursa’yı fethettiği zamanlarda bu savaşa katılan Darende, Niğde ve Kayseri ahalisinden, Darende ahalisinin bir kısmını Bursa’ya yerleştirmiş olduğu gibi 46 hanelik Türkmen gurubunun da 6 hanesini bugünkü Gürün İlçesi’ne, 40 hanesini de Darende kalesine yerleştirmiş ve 700 haneye ulaşan Darende kalesini de yeniden tamir ettirmişti. [255] Anadolu Umum Valisi Timurtaş Paşa 1327 yılında bağımsızlığını ilan etmiştir. Bu tarihlerde Timurtaş ülkesinin sınırları kuzeyde Ankara’nın daha kuzeyinden Osmanlı Beyliği’ne kadar dayanırken, Germiyanoğulları, Karamanoğulları, isfendiyaroğulları ve Trabzon Rum imparatorluğu ile sınır bulunmaktaydı. Timurtaş Paşa’nın güneydeki sınır ise Karamanoğulları Beyligi, Kilikya Prensliği ve Mısır, Memlüklü Devleti ve bu devlete tabi bulunan Oğuzlar’ın Bozok Kolu’na mensup Türkmenler(Dulkadirliler)bulunmaktaydılar. Timurtaş’ın Anadolu’da bağımsızlığını ilan etmesiyle birlikte Mogollar’ın ordu komutanı olan babasi Emir Çobanı zoru zor durumda bıraktı. Moğol Hükümdarı Ebu Said Bahadır Han’ın emriyle Anadolu’ya oğlu Timurtaş’ın üzerine yürüyen Emir Çoban, araya din adamlarının gimesiyle baba-oğul arasındaki çatışma önlenerek Timurtaş Paşa, babasıyla birlikte giderek Mogol hükümdarından özür dilemeye razı oldu. Ebu Said Bahadır Han’a bağlılığı sürmüş olan Timurtaş Paşa tekrar Anadolu’ya geldi ve ertesi yıl, yani 1328 yılında tekrar bağımsızlığını ilan etti. Bu olay üzerine Moğol Hükümdarı, Timurtaş’ın babası Emir Çobanı öldürttü. Timurtaş’ın üzerine sefer düzenleyerek O’nu ele ve Anadolu’yu ele geçirmesi için Celayirli Şeyh Büyük Hasan’ı gönderdi. Mogol Ordusu’nun üzerine geldiğini ve babasının da öldürülmüş oldugunu duyan Timurtaş Paşa, Anadolu’da kalmasının tehlikeli olacağını düşünerek güneydeki komşusu Memlüklü Devleti’ne, Sultan Berkuk’a sığındı. 1328 yılında Sivas’tan ayrılırken de yerine yönetici olarak kayın biraderi Eratna Bey’i bıraktı. İlhanlılar’ın Anadolu genel valisi Timurtaş Paşa, Memlükler’e sığındığı ve Moğol hükümdarı tarafından yerine Celayirli Şeyh Büyük Hasan gönderildiği tarihlerde Kayseri, Malatya ve Maraş bölgeleri ile bu şehirlere ait olan topraklar bugünkü Darende, Gürün, Pınarbaşı, Afşin, Elbistan, Göksun gibi birçok beldeler ile Tohma Vadisinin dahil olduğu tüm bölgeler bu devletin elinde ve hakimiyeti altında bulunuyordu. Timurtaş’ın yerine bırakmış olduğu kayın biraderi Eratna Bey, Şeyh Büyük Hasan ile iyi ilişkilerde bulunarak mevkiini korumaya çalıştı. Şeyh Büyük Hasan’dan gelebilecek tehlikelere karşı, Mısır Memlüklü Devleti’nin himayesine girmeyi ihmal etmedi. Bu devlete bağlı olduğunu taahhüt ederek Memlüklü Sultanı adına hutbe okutup sikkeler kestirerek, bu devletin yörüngesinde hareket etti. Bu tarihlerde ise Memlüklü Devleti’nin başında Melik Nasır bulunuyordu. Emir Eratna Bey, Melik Nasır ölünceye kadar O’nunla iyi ilişkiler içinde bulundu. [256] Böylece 1328 yılında ele geçirmiş olduğu Anadolu’nun büyük bir kısmını, Ilhanlılar’ın işgalindeki toprakları bir yönde tek başına olarak yönetti. İbn-i Batuta’ya göre; Eratna Beğ, Moğol hükümdarı Ebu Said Bahadır Han’ın yanına giderek O’na bağlı oldugunu dile getirdi. [257] Böylece bir anlamda Anadolu’yu tek başına yönetti. 1335 yılında Ebu Said Bahadır Han’ın arkasından varis bırakmadan ölümü üzerine, ilhanlılar arasında çıkan taht mücadelesinden de faydalanarak Şeyh Hasan’ı saf dışı bırakarak yönetimi tamamıyla ele geçirdi. 1340 yılında da bağımsızlığını ilan etti. Böylece Darende, Gürün ve havalisi de 1328 yılından itibaren Emir Eratna Bey’in kurmuş olduğu bu devletin hakimiyeti altına girmiş oldu. [258] ERATNA DEVLETİ ZAMANINDA GÜRÜN İLÇESİ (I) (1328-1336) İlhanlılar’ın Anadolu Genel Valisi bulunan Timurtaş Paşa’nın 1328 yılında, Moğol baskısı yüzünden yerine kayın biraderi Emir Eratna’yı bırakarak Memlükler’e sığınmasıyla birlikte Emir Eratna Bey, üstün zekası ve gütmüş olduğu siyasetiyle yönetime gelmiş olduğu 1328 yılından itibaren ele geçirmiş olduğu topraklarda otoriteyi kısa zamanda sağladı. Anadolu Selçuklu Devleti’nin hüküm sürmüş olduğu topraklarda 1380 yılına kadar sürecek kuvvetli bir devlet Eratna Devletini (1335-1390) kurmuştur. İbn-i Batuta’ya göre Eratna Devleti’nin sınırları, Sivas, Kayseri, Amasya, Tokat, Çorum, Develi, Karahisar, Ürgüp, Niğde, Aksaray, Zamanti (bugünkü Pınarbaşı ilçesi) Gürün ve Darende, Divrigi gibi bölgeleri kapsamaktaydı. İbn-i Haldun’a göre; bütün bu bölgelerin yanı sıra Ermeni vilayetleri olarak bilinen bölgeler de Eratna Devleti topraklarına katılmıştır. Bütün bu şehirlerin yanında Gümüşhane, Samsun, Niksar, Sinop, Erzurum, Konya, Nevşehir, Yozgat, Tunceli, Malatya ve Giresun illeri de Eratna Devleti’nin sınırları içinde bulunmaktaydı. Eratna Devleti’nin topraklarının yüzölçümü 214.000 km. kareydi. [259] Emir Eratna’nın İlhanlılar’ın egemenliği altındaki toprakları ele geçirmiş olduğu tarihlerde (132 DULKADİRLİ BEYLİĞİ XII. Yüzyılın sonlarında Halep ile Antep arasındaki bölgelerde yerleşmiş olan Bozok Türkmenleri Moğollar’ın Anadolu’daki baskılarının azalmasıyla birlikte kontrolsüz kalmış tam bir kargaşa yaşayan Anadolu’nun içlerine doğru göç ederek yerleşmeye çalışmışlar, kendi aralarında birleşerek bir beylik oluşturmaya başlamışlardır. XIII. Yüzyılın başlarında Anadolu’da daha önceden kurulmuş Türkmen Beylikleri arasında birtakım mücadelelerin başladığı gibi aynı zamanda da yeni birtakım beyliklerin kurulmaya çalışıldığı dönem olmuştur. Bu kargaşa ortamından faydalanmak isteyen Oğuzlar’ın Bozok koluna mensup Türkmenler yerleşmiş oldukları Halep-Antep arasindaki bölgelerden harekete geçerek ve Memlüklü Sultani Melik Nasir’in da teşvik ve yardımıyla Malatya ve Maraş bölgelerine kadar ilerleyerek kendi beyliklerini kurma faaliyetine girişmişlerdir. Yani bu Türkmen gurupları aynı Osmanlı Devletini kuran Oğuzlar’ın Kayı Boyunun Karacadağ bölgesine Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat’ın yerleştirmiş oldugu gibi. Bozok Türkmenleri de aynı şekilde Memlüklü Sultanının teşvik ve yardımıyla Moğollar’ın hakimiyeti altında bulunmakta olan Anadolu’nun içlerine ve hudut bölgelerine(kendi sınırlarına)bir uç beyi(beyliği)olarak yerleştirilmek istenmiştir. Oğuzlar’ın Bozok koluna mensup olan bu Türkmen guruplari çogu kez de Memlüklü kuvvetlerinin kuzeye dogru başlattikları akınlarda bazen Memlüklü kumandanların emrinde bazen de kendi istekleri ile Çukurova’daki Ermeniler’in yaşamış olduklari bölgelere ve Anadolu’nun içlerine dogru akınlar yapıyorlardı. Bu Türkmenlerin çoğu Antakya’dan başlayıp kuzeydoğu yönünden Maraş’a kadar uzanan Amanoslar’ın doğu vadisinde kışlıyor yazları ise kuzeyinde Binboğalar Berit Nurhak-Akçadag ve Tohma Havzaları ile çevrili yaylalara çıkıyorlardı. [261] İşte bu tarihlerde yani Timurtaş’ın Moğol hükümdarı Ebu Said Bahadır’ın korkusuyla Memlüklüler’e sığınmış olduğu 1328 yılı ile 1340 yılları arasında Eratna Bey’in kurmuş olduğu daha doğrusu bağımsızlığını ilan etmiş olduğu devletin güneyinde, Memlüklü Devleti ile Eratna Devletnin sınırında bir takım olaylar meydana gelmiş ve Eratna Devletininin güney sınırları ve buraya yakın bölgelerde, İlhanlılar arasında çıkan karışıklıklardan da faydalanarak Mısır Memlüklü Sultanı Berkük’ün yardım ve teşvikiyle Halep’ten başlayarak Amanoslar’ın doğusundan Elbistan’a kadar uzanan bölgeye, Malatya, Maraş gibi yerlere gelerek yerleşmişlerdi. Hatta Tohma Havzasının kapladığı sahanın tümünü de bilhassa yaz aylarında tamamen yayla olarak kullanmaya daha sonraki yıllarda da bölgeye tamamen yerleşmeye başlamışlar. Çoğu kez bu bölgedeki devletlerin sınırlarına da çeşitli saldırılar düzenlemeye, yer yer bu bölgelerdeki yerleşim birimlerini yağmalamaya başlamışlardı. 1328 yılından 1340 yılına kadar bu bölgelere akınlar düzenlemekte olan Oğuzlar’ın Bozok koluna mensup olan bu Türkmen gurupları ilerde Dulkadiroğulları Beyliğini kuracaklardır. Bu Türkmen guruplarının çoğu Bayat, Avşar Beğdili gibi diğer Türkmen guruplarından da oluşmaktaydılar. Nihayet 1334 yılında, Sultan Melik Salih Karaca’yı Elbistan hakimi olarak tanımıştır. Karaca Bey’e Memluk Sultanı emirlik vererek meşru hale getirmiştir. Eratna’ya karşı Dulkadirli Karaca Bey’in çobanı Şeyh Hasanla ittifak yapması Eratnayı telaşlandırmış olmalıki, Eratna bey zaman kaybetmeden Memluk Sultanı Nasır’a itaatını arzederek kendisini Anadolunun hakimi olarak tanımasını sağlamıştır. [262] Bu Türkmen gurupları, Bozok Türkmenlerinin reisi Taraklı Halil veya diğer adıyla Halil Et-Tarafi adındaki Türkmen beyinin etrafında toplanmışlardı. Halil Et-Tarafi emrindeki Türkmenlerle birlikte Moğol hükümdarı Ebu Said Bahadır Han’ın ölümü üzerine ılhanlılar’dan ortaya çıkan karışıklıklardan faydalanarak Celayirli Şeyh Hasan’ın Anadolu’da vekil bırakmış olduğu Emir Eratna’nın elinde bulunan Elbistan bölgesini 1337 yılında ele geçirdi. Başka bir Bozok Türkmen beyi olan Halil Karaca Bey de 1335 yılından itibaren Kilikya bölgesine girerek bu bölgelerde yurt tutmaya başlamıştır. 1337 yılında Eratna Devletinin güney sınır bölgelerini(Elbistan ve havalisi ile Gürün ilçesinin büyük bir bölümünü)ele geçirerek bu bölgeleri yurt tutmuş olan Taraklı Halil Bey, siyasi yönden bağlı bulunduğu Memlüklü sultanı Melikün-Nasır’a 100 at hediye göndererek onun vasıtasıyla bu bölgenin beylik mensurunu “beratını” aldı. Bu bölgedeki tüm Türkmen Gruplarını kendi hakimiyeti altında toplayarak büyük bir beylik kurmak isteyen diğer bir Bozok Türkmen Beyi olan Zeyneddin Karaca Beğ, Taraklı Halil’in bu başarısından endişelenerek oğlu Halil’i Elbistan üzerine yani Taraklı Halil’in üzerine büyük bir kuvvet ile gönderdi. Kanlı bir savaştan sonra Karaca Bey’in oğlu Halil, Taraklı Halil’i yenerek 738/1337 yılında Elbistan’ı ele geçirdi. Böylece bu başarıdan sonra Dulkadirli Beyliğinin kurulması yönünden ileri bir adım daha atılmış oluyordu. Görüldüğü üzere Karaca Bey, Elbistan ve havalisini Emir Eratna’dan değil Taraklı Halil’in elinden almıştır. Bu mücadelede Memlüklüler’in Halep Valisi Altunboğa Halil Et Tarafi’yi desteklerken diğer bir Memlüklü Valisi olan Şam Valisi Tengiz/Deniz de Karaca Bey’i desteklemiştir. Karaca Bey bu başarısının hemen ardından Kahire’ye giderek Memlüklü Sultanı Melik Nasır Mehmet’e bağlılığını sunarak kendisi berat alarak Elbistan ve havalisinin beyi olarak geri döndü. Böylece Dulkadirli Beyliği kurulmuş oldu. 1337 yılında. Kurmuş oldukları bu beyliğin sınırlarını genişletmek maksadıyla da Emir Eratna’nın hüküm sürdüğü devletin güney bölgelerine Gürün, Darende, Pınarbaşı, Zamantı bölgelerine çeşitli saldırılar düzenlemekteydiler. Yeni kurulmuş olan bu Türkmen Beyliği dönemin en güçlü devletlerinden birisi olan Mısır Memlüklü Devleti’ne bağlı bulunmaktaydılar. Çünkü bu Türkmenler, bu devletin destek ve teşvikiyle bu bölgelere gelerek yurt tutmaya başlamışlardı. Aynı zamanda kuzeyde hüküm sürmekte olan Emir Eratna Bey de bu devlete bağlı bir konumda bulunmaktaydı. Bu nedenle, Emir Eratna ülkesinin güney sınırları bu devletin siyasi nüfusunun altında bulunuyordu. Sivas, Kayseri, Malatya gibi bölgeleri de elinde tutmakta olan Emir Eratna Devleti de Dulkadirli Beyliği gibi Mısır Memlüklü Devleti’ne vergi vermekteydi. Mısır Memlüklü Devleti zaman zaman her birini bir diğerinin aleyhine kışkırtıyor, bilhassa da Dulkadirliler’i, Emir Eratna Bey’in aleyhine kullanıyor, Eratna ülkesinin güney bölgelerini (Pınarbaşı, Gürün, ve Darende bölgelerini ele geçirmeleri yönünden teşvik ediyordu. Bu nedenle Dulkadirli Beyi Karaca’nın, beyliğini kurar kurmaz Eratna Beyliği topraklarına saldırmasının nedeni budur. Böylece 1337 yılında Dulkadirli Beyliği kurulmuş oldu. 1337 yılında kurulan ve 1522 yılında iki asıra yakın hüküm süren ve Osmanlı Devleti tarafından ortadan kaldırılan Anadolu Beyliklerinin en sonuncusu olan Dulkadirlioğulları Beyliği önce Osmanlı-Akkoyunlu ve daha sonra da Safevi Devletleri arasındaki rekabeti dengeleyerek XVI. Yüzyılın başlarına gelindiğinde bu beyliğin sınırları doğuda Adıyaman, Kahta, Besni, Malatya, Akçadağ ve Harput (Elazığ)a kadar uzanırken, Erzincan’dan Bozok yaylasına (Yozgat) Sivas’ın Gemerek ilçesi ve güneydeki ilçesi olan Gürün’den Darende, Antakya’dan Hassa’ya kadar uzanan bu bölgeleri de uzun bir süre elinde tutmuştur. Ayrıca Maraş başta olmak üzere Elbistan, Göksun, Kayseri, Kırşehir, Kadirli bölgeleri hakimiyeti altında kalmıştır. Özellikle de Kayseri-Malatya-Maraş üçgeni arasındaki bölgeler hep bu beyliğin kesin olarak egemenliği altında kalmıştır. ki asıra yakın bir süre bu bölgelerde hüküm sürmüş olan Dulkadirli Beyliği, Kayseri’nin idaresi yüzünden Karamanoğulları ile uzun çekişmelere girmiş olduğu gibi Darende ve Gürün bölgelerinin kendi hamiyetleri altında kalması için de Sivas’ta hüküm sürmekte olan Eratna ve Kadı Burhaneddin Devleti ile Elbistan, Maraş, Antakya vb. gibi bölgelerin de ellerinde kalmaları içinde yer yer Memlüklü Devleti ile savaşmışlardır. [263] Bu nedenle, bilhassa Tohma Vadisi boyunca yer alan Darende ve Gürün İlçeleri’nin de bulunduğu Malatya’ya kadar uzanan bu bölgeler, yaklaşık iki asır Dulkadirliler’in eğemenliği altında kalmıştır. Dulkadirli Beyliğ kurulduğu tarihten itibaren de dönemin en güçlü devletleri olan Mısır Memlüklü Devleti ile Osmanlı Devleti arasında tampon bir devlet statüsünde olma konumunu sürdürmüştür. Darende ve havalisi uzun bir müddet Dulkadirlioğulları Beyliğinin egemenliği altında kalmış olduğu gibi yine bu devletlerin teşvikleri zaman zaman da birbirleri aleyhine kışkırtılmaları sebebiyledir ki Eratna Devleti ile Dulkadirli Beyliği ve daha sonra da Kadı Burhaneddin Devleti ile Dulkadirli Beyliği arasındaki çeşitli çatışmaların ve mücadelelerin meydana geldiği bölge olmuştur. Birçok zamanda bu bölge Memlüklü Devletinin hakimiyeti altına girmiştir. Zaten Mısır Memlüklü Devletinin siyasi nüfusu ve baskısı altında bulunan bölgedeki bu devletler (Eratna Devleti, Kadı Burhaneddin Devleti ve Dulkadirliler yine bağlı bulundukları bu devletin etkisiyle birbirleriyle mücadele etmek zorunda kalmışlardır.Bu nedle de bu böleler yani Tohma Havzası bu devletler arasında sık sık el değiştirmiştir. 1328 Yılında kurulan Eratna devleti ile Mısır Memlükler’in, 1336/1337 yılında bu bölgelerde kurulan Dulkadirli Beyliği ile Memlüklü Devleti (Eratna ve Kadı Burhaneddin Devleti) Memlükler’e bağlı bulunan Türkmenler(Dulkadiroğulları)bu devletlerin topraklarına(Güney sınırlarına)Darende, Gürün, Pınarbaşı gibi bölgelere saldırmalarıdır. Bu saldırılar da, Memlüklü Sultanların kendilerine bağlı bulunan bölgesel devletleri(beylikleri) kendi çıkarları doğrultusu birbirine kışkırtmakta, emri altındaki Dulkadirli Beyliği’ni kullanmak istemesinden kaynaklanmıştır. Özellikle Memlüklü Devleti, Dulkadirliler’i Emir Eratna’nın ve Kadı Burhaneddin devleti’nin kontrolü altındaki Pınarbaşı, Gürün ve Darende bölgelerini yağmalamaya teşvik etmiştir. İşte bu teşvikler nedeniyle ki, bu beylikler arasında bir çok savaşlar meydana gelmiştir. Bu savaşlar nedeniyle de bu bölgeler devamlı olarak bu devletler arasındaki geçen savaşların bölgesi olmuştur. Bu mücadeleler sırasında da bu bölgeler sık olarak bu devletler arasında el değiştiren ve bırakılan bölgeler olmuştur. Karaca Bey, beyliğini kurar kurmaz kuzey komşusu olan emir Eratna’nın ülkesi topraklarına(güney sınırlarına Gürün ve havalisine)saldırarak birçok akınlar düzenlemeye başladı. Fakat Emir Eratna’nın başvurusuyla Memlüklü Sultanının ihtarı üzerine bu akınlarına bir süre ara vermek zorunda kaldı. 1335/1336 yılında meydana gelen saldırırlar karşısında Emir Eratna Bey, bağlı bulunduğu Memlüklü Sultanı Melikün-Nasır’a Dulkadirbeyi Karaca’yı şikayet etti. Memlüklü Sultanının ikazı üzerine Karaca Bey, Emir Eratna topraklarına saldırmaktan bir süre vazgeçmiş oldu. Bu siyasi gelişmelerden sonra Karaca bey ve ona bağlı Türkmenlerin Eratna ülkesine yönelik akınları bir süre durmuştur. Emir Eratna Bey, ülkesinin güney sınırlarına saldırılarda bulunan Dulkadirli Türkmenlerinin bu saldırılarını bağlı bulundukları Memlükler’e şikayet ederek yardım talebinde bulunmuş ve böylece ülkesinin güneyini korumuştur. 1336 yılında bunu başarmış olan Eratna Bey’in ilişkileri diğer Türkmen Beyliklerinden Karamanlılar, Osmanlılar, Taceddinoğulları, Amasya Beyleri, Dulkadirli Beyliği ve Memlüklü Devleti ile bazen dostça ve bazen de düşmanca hareketlerle devam ettirilmiştir. [264] MEHMET ALİ ÖZ |
|||
|
09-16-2008, 07:19 AM
Mesaj: #2
|
|||
|
|||
|
Cvp: GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ-28
emeğine sağlık
|
|||
|
|
| Benzeyen Konular | |||||
| Konu: | Yazar | Cevaplar: | Görüntüleyenler: | Son Mesaj | |
| Minik Gürünlülerden Gürün Yanlama halayı | kangallı58 | 2 | 84 |
10-02-2008 04:10 PM Son Mesaj: retina |
|
| İŞTE GÜRÜN BEYPINAR KÖYÜNÜN GURURU | vuslataozlem | 1 | 167 |
09-18-2008 12:54 PM Son Mesaj: 34mekan58vatan |
|
| CUMHURBAŞKANI ABDULLAH GÜL, GÜRÜN STANDINDA... | kangallı58 | 3 | 91 |
09-17-2008 10:34 AM Son Mesaj: kadirhan58 |
|
| Gürün Gökpınar Gölünün yenı Hali | kangallı58 | 4 | 174 |
09-16-2008 12:52 PM Son Mesaj: kangallı58 |
|
| GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ-38 | vuslataozlem | 7 | 167 |
09-16-2008 07:30 AM Son Mesaj: Emrullah |
|
| GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ-1 | vuslataozlem | 1 | 59 |
09-16-2008 07:28 AM Son Mesaj: Emrullah |
|
| GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ -2 | vuslataozlem | 1 | 38 |
09-16-2008 07:27 AM Son Mesaj: Emrullah |
|
| GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ-3 | vuslataozlem | 1 | 44 |
09-16-2008 07:27 AM Son Mesaj: Emrullah |
|
| GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ-4 | vuslataozlem | 1 | 45 |
09-16-2008 07:27 AM Son Mesaj: Emrullah |
|
| GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ-5 | vuslataozlem | 1 | 44 |
09-16-2008 07:26 AM Son Mesaj: Emrullah |
|




