Cevapla 
 
Derecelendir
  • 0 Oylar - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ-33
08-23-2008, 01:13 PM
Mesaj: #1
GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ-33
DULKADİRLİLER ZAMANINDA GÜRÜN İLÇESİ (V)
(M. S: 1402-1516)
Timur’un 1400 Yılında, Anadolu’yu istila ederek Sivas şehri’ni yakıp yıkmış olduğu tarihlerde, Dulkadirli ülkesi’nde Nasreddin Mehmed hüküm sürmekte, Sevli Beğ’in tam aksine Bayezit’in taraftarı olarak Timur’a düşmanca tavırlar sergiliyorlardı. Timur 1400 yılında Sivas şehrini kuşattığı zaman Dulkadirli Türkmenleri de O’nun Elbistan’ın kuzeyindeki yaylalarda otlayan atlarını çalarak onu yıpratmağa çalışıyorlardı. Türkmenlerin bu hareketlerinden dolayı Dulkadir ülkesi de Timur ordusunun saldırılarına maruz kaldı. Sivas’ı düşüren Timur, Dulkadirliler’i cezalandırmak için kuvvetlerini Elbistan üzerine doğru sevketti. Oğlu Şahruh’un yanında karayülük Osman Bey de olduğu halde, öncü kuvvetleri ile şehre yaklaşınca Türkmenler dağlara çekildiler. Şahruh’un bölgeden çekilmesiyle de Timur kevvetlerine saldırmaya devam ettiler. Timur, Elbistan’dan Malatya’ya kadar olan bölgeleri, Behisni vb. şehirleri ele geçirerek Suriye üzerinden Anadolu’yu terkettikten sonra yine aynı yıl içerisinde yapmış olduğu Suriye seferinde de Dulkadirlilrer üzerine kuvvetler göndererek Tedmür yakınlarında göçebe bir halde yaşayan Türkmenleri dağıtarak mallarına el koydurttu.
1402 yılında, Timur’un Ankara savaşıyla yenerek esir almasından sonra Anadolu’yu terketnmesinin ardından Anadolu’da meydana gelen otorite boşluğundan ve Mısır Memlüklerinin taht mücadelelerinden fayfdalanan Dulkadirliler, Sivas’ın güney bölgelerini Zamantı (Pınarbaşı) dahil olmak üzere Tohma Havzasının bulunduğu bölgeleri Malatya’ya kadar olan tüm sahayı 1402 yılından 1405 yılına kadar ele geçirdiler. Diğer tarihi kaynaklara göre, bu bölgelerde daha önceden hüküm sürmekte olan ve Memlüklüler’e bağlı bulunan beğler Memlüklü Sultanı’nın destek ve teşvikiyle Timur’un Anadolu’dan ayrılmasından sonra bu bölgelere tekrar gönderilerek yerleştirildiler.
Tarihi kaynaklardan anlaşıldığına göre bu Türkmen beğleri de Dulkadirliler’e mensup bulunmaktaydılar. Zaten Dulkadirli Beyi Nasreddin Mehmed’in Darende ve havalisini 1405 yılında kesinlikle ele geçirmiş olduğu belirtilmektedir. Çünkü bu bölgelere daha sonraki yıllarda egemen olacak olan Osmanlılar bu tarihlerde Fetret Dönemini yaşamakta ve sonraki yıllarda da ancak Memlüklüleri’nin nüfuzu altında kalmış olan Dulkadirli Beyliğinin egemen olduğu bölgeler haline gelmiş, bu egemenlik de Yavuz Sultan Selim’in Dulkadirli ülkesine yapmış Mısır Memlüklü Sultanı Melik Eşref’in teşvik ve desteğiyle bu beğler geri yerlerine gönderildiler. Bu tarihten sonra Memlüklüler (Dulkadirliler eliyle) hükmetmeye başladılar. [279]
1402 yılında da Timur Yıldırım’ı Ankara Savaşında yenerek esir almasından sonra Anadolu’yu terketmesinin ardından Anadolu’da meydana gelen otorite boşluğundan ve Mısır Memlüklülerinin tarihlerde Dulkadirliler’in egemenliği altında bulunduğunu göstermektedir. Maraş Tahrir Defteri 477, 511, 538, 543. sayfalarında Gürün’ün Darende’ye bağlı 168 nüfuslu bir köydür. Aynı bilgiler Malatya Tahrir Defterlerinde de mevcuttur.
Bu konuda, daha detaylı bilgileri Başbakanlık Osmanlı Arşivleri Tapu Tahrir Defterleri ile Evkaf Defterleri kayıtlarında bulmak mümkündür. Bu konuda başvurulabilecek kayıtlar şunlardır: Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Tapu Tahrir Defterleri sıra/sayfa no: 124, Hicri 931/Miladi:1515 yılına ait Zülkadriye Vilayetine tabi Elbistan, Zamantı, Maraş deli tımarları mübeyyin. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Tapu Tahrir Defterleri sıra/sayfa no: 124, Hicri 934/Miladi:1518 yılına ait Maraş Livalarının tımar İcmal defterleri. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Tapu Tahrir Defterleri sıra/sayfa no: 219, Hicri 949/Miladi:1533 yılına ait Maraş’a ait nahiyelerin havi tımarları mübeyyin. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Tapu Tahrir Defterleri sıra/sayfa no: 313, Hicri 966/Miladi:1550 yılına ait Vilayet-i Rum (Sivas), Erzurum, Şam, halep, Diyar-ı Bekir, Van, Zülkadriye, Maraş Vilayetlerine tabi tımarları havi tımar ruznamçe defterleri. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Tapu Tahrir Defterleri sıra/sayfa no: 216, Hicri 949/Miladi:1535 yılına ait Elbistan Livası köylerinin isimleriyle hasılatını ve tımarlarını havi defter. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Tapu Tahrir Defterleri sıra/sayfa no: 402, Kanuni devrine ait Vilayet-i Zülkadriye mahsus Alaüddevle Bey Kanunnameleri ve Zülkadriye Türkman Cemaatlerinin isimleriyle nüfusları ve yaylak ve kışlaklarını; Zeytun, Göksun ve Elbistan ircazatına ait mufassal tahrir defter kayıtları. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Tapu Tahrir Defterleri sıra/sayfa no: 419, Hicri 947/Miladi:1531 yıllarına(Kanuni Devri)ait Maraş Livasıkurasıyla taife-i Ekrad ve Yörükan Etrakın nüfus ve hasılatını ve tımar ve evkafını mübeyyin mufassal defter müsveddelerindeki kayıtlar. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Tapu Tahrir Defterleri sıra/sayfa no: 758, Hicri 1042/Miladi:1626/1627 yıllarına ait Maraş Eyaletindeki Maraş, Elbistan, Kars-ı Zülkadriye, Malatya Livalarının tımar yoklamasını havi defter kayıtları. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Tapu Tahrir Defterleri sıra/sayfa no: 949, Hicri 1221/Miladi: 1805 yıllarına ait Kars-ı Maraş Livalarında bulunan zeamet ve tımarların yoklamasını havi defter ve 998 sıra no ve hicri 923 tarihli defter kayıtları. [280]
Dolayasıyla ilçemiz Gürün, 1402 yılından 1516 yılına kadar Dulkadirliler’in egemenliğinde kalmıştır. (Bakanız harita: 33. )Bu bölgeler 1402 yılından Dulkadirliler’in egemenliği altına girmesinden sonra devamlı olarak Dulkadirliler ile (harita 33’e bak) bu beyliğin bağlı bulunduğu Memlüklü Devleti’nin mücadele sahası olmuş ve bir çok kez de Dulkadirliler ile Memlüklüler’in mücadele sahası olmuştur. Bu nedenle de her iki devlet arasında da sık sık el değiştirmiştir.
Tarihi kaynaklardan anlaşildığına göre, bu Türkmen beğleri de Dulkadirliler’e mensup bulunmaktaydılar. Zaten Dulkadirli Beyi Nasreddin Mehmed’in Darende ve havalisini 1405 yılında kesinlikle ele geçirmiş olduğu belirtilmektedir. Çünkü bu bölgelere daha sonraki yıllarda egemen olacak olan Osmanlılar, bu tarihlerde fetret dönemini yaşamakta ve sonraki yıllarda ancak Memlükler’in nüfuzu altında kalmış olan Dulkadirli Beyliğinin egemen oldugu bölgeler haline gelmiştir. Zengibar Kalesi’nde bulunan 909/1405 tarihli bir kitabeden anlaşıldığına göre, Kansu Gavri zamanında Mısır, Memlükler’in elinde bulunuyordu. Timur kuvvetlerinin Anadolu’dan çekilmesinden sonra, Nasreddin Mehmed Bey, (1398-1443) Darende’yi 1405 yılında Dulkadirli topraklarına kattı. Daha sonraki yıllarda başta Darende olmak üzere Tohma Havzası bir çok kere Dulkadirliler ile Memlükler arasında el değiştirmiştir. Bütün bu bölgeler, Dulkadirliler ile Memlükler arasında el değiştirmiştir. Fakat yine de Dulkadirli Beyliği’nin egemenliği bu bölgelerde uzun sürece devam etmiştir. Her ne kadar Osmanlı Devleti bu bölgeleri ele geçirmek için birkaç kez teşebbüss etmişse de bunu gerçekleştirememişler. Her ne kadar Dulkadirliler bağımsız hareket etmek istemişse de buna çoğu zaman bağlı oldukları Mısır Memlükler Devleti buna izin vermemiş devamlı olarak kontrol altında tutmuştur. Fakat buna rağmen Dulkadirliler Darende ve havalisini, Osmanlılar’ın egemenliğine geçinceye kadar ellerinde tutmayı başarmışlardır.
Mısır’da El Muayyed Şeyh (1412-1421) Sultan olduktan sonra, Nasreddin Mehmed Bey’i Osmanlılar’a karşı kendi tarafına çekebilmek için, daha önce Dulkadirli Nasrettin Mehmet Bey Memluklular’dan intikam almak için fırsat kolladı ise de oğlu tutsak edilerek Kahireye gönderildi. Nasrettin’ in eşi Hatice Hatun, oğlunun kurtarılması için Kahireye gitti. Sultana sadık kalacağına söz vermesi karışılığında oğlunu serbest bıraktırdı. Ocak 1417 yılında oğlu ve hatunu döner dönmez Nasreddin bey Memluklulara karşı husumetini sürdürdü. Köpekoğlu Hüseyin Malatyayı, Karamanoğlu Mehmet Bey de Memlükler’in vasalı Ramazan oğlullarından Tarsus’u Dulkadirli Nasreddin Mehmet Bey de Darende’yi geri aldığı gibi Besni’yi de ülkesine katmıştır. [281]
Aynı yıl içinde Memluk kuvvetleri Tarsus, Malatya yönünde ilerlerken Memluk sultanı Şeyhin oğlu İbrahim, Elbistan üzerine yürüdü. Dulkadirli Nasreddin Mehmet, düşmanın çokluğu karşısında geri çekildi. İbrahim Elbistan’ı işgal etti ve Kayseri yönünde kaçan Nasreddin Mehmet’i takibe başladı. Sultan Hanı ve Sarızda’ki yenilgiye rağmen canını kurtardı. Fakat ordusu dağıldı. İbrahim Bey aldığı ganimetlerle Elbistan’da bulunan babasının yanına dönmüştür. Nasredddin Mehmet, Sultana itaattan başka çare olmadığını anlayınca oğullarından birini sultanın yanına rehin bırakma ve Darende’yi de tahliye etmeye razı oldu. Ancak Nasreddin Mehmet’in amcası İbrahim Beyin Oğlu Davud Darende’yi boşaltmaya yanaşmamıştır. Fakat Sultan Şeyhin idaresindeki güçlü Memluk ordusu karşısında daha fazla direnmenin anlamsız olduğunu anlayınca Darende’yi sultana teslim ettiği gibi itaatını da bildirmesi karşılığında kendisine bir hi’lat verildi. Sultan Şeyh Darende’ye bir memluk valisi tayin etmiş Besni üzerine yürüyerek şehri teslim almıştır. 1419 yılında Memluk Sultanı Şeyh’in ölümünden sonra iktidarı ele geçiren Tatar’a karşı Suriye’de Altınboğa Karmış isyan edince fırsattan istifade eden Dulkadirli İbrahim Bey’in torunu Tuğrak Malatya’yı ele geçirdi. Tatar isyanı bastırmak için Suriye’ye girdiği sırada Dulkadirli beylerinden Alaaddin Ali bağlılığını bildirdi.Tatar bundan memnun oldu ve idaresinde bulunan Maraş’a ilavetten Antep ve Darende’nin idaresini de 1421 yılı Ağustos Ayında ona bıraktı. [282]
Memluk tahtında meydana gelen değişmeler, olayların gelişmesine bakılırsa onlara tabi olan topraklarda da hissediliyordu. Nitekim, Tatar’dan sonra tahta geçen Barsbay Antep ve Darende halkına Alaaddin Ali Bey’in haksız yere baskı yaptığını ileri sürerek bu iki şehrin idaresini ondan alarak yine bir Dulkadirli Bey’i olan nasreddin Mehmed’e vermiştir. Kaynaklarda kaydedilmesine rağmen Sultan Baybars’ın Antep ve Darende’yi Nasreddin Mehmed Bey’e verdiği anlaşılıyor. [283]
1436 yılında Sultan Barsbay’ın Dulkadirli seferine çıktığını görüyoruz. Antep üzerinden Pazarcık’a oradan da Besni yoluyla Elbistan’a ulaştı. Dulkadir beyi Nasreddini kaçmış olduğunu öğrenince Memlüklü askerlerinin kumandanı tanribilmiş, şehri tahrip ve yağma edip halkını da Darende’ye sürmüştür. Nasreddin Mehmed Beğ, 44 seneden fazla Dulkadirliler’in başında bulunmuş ve 1443 yılında 80 yaşındayken ölmüştür.
1453 yılında Osmanlı tahtında Fatih Sultan Mehmed bulunurken, Süleyman Bey 1454 yılında vefat etmiş ve yerine oğlu Melik Arslan, Dulkadirli Beyi olmuştur. Daha sonra ise bu beyliğin başına, Şahbudak ve Şahsuvar Beyler geçtiler. 1467 yılında da Dulkadirliler’den şahsuvar Bey tarafından ele geçirilen şehir, 1500 yılına kadar Dulkadirliler’in elinde kalmıştır. Bu tarihten Darende Şehri, tekrar Memlükler’in eline geçmiştir. [284]
Osmanlılar’ın koruyup yardım ettiği Şahsuvar Bey, 1467 yılında Memlüklü Sultanı Hoşkadem’in, Berdi Bey, komutasında gönderdiği orduyu bozguna uğrattığı gibi, mayıs 1468 de Kayıtbay’ın Emir kulaksız komutasındaki büyük ordularını yenerek Memlüklü ordusunu perişan etmiş ve Darende’yi Memlükler’in elinden almıştır. Mısırlılar’n elinde bulunan Darende’yi ve Ramazanoğullarının elinde bulunan Payas ve Sis’i (Kozan) ele geçirmiştir.
Bunun üzerine harekete geçen Memlük ordusu, Ceyhan nehri kıyısındaki savaşta, Şehsuvar Bey’i bozguna uğratarak yakalatmış ve O’nu da Halil Bey, gibi Kahire’de “Bab el-zubeylde” idam ettirmiştir. Dulkadirli Beylerinden Şahsuvar Bey, Memlüklü dostu Ramazanogullari lie bozuştu. Bu sırada Osmanlı ordusunun Karamanlı topraklarında ilerlemesinde cesaret alan Şahsuvar Bey Göksu nehri üzerindeki Feke’yi alarak Kozan’ı kuşattı. Darende’ye yönelik Dulkadirli Saldırıları ise, aralıksız devam ediyordu. Bu sırada Anadolu, Osmanlı Akkoyunlu ve Memluklu devletlerinin menfaatlerinin çatıştığı bir ülke konumunda idi. Anadolu’daki Türkmen Beylikleri ise, kaybettikleri toprak ve itibarlarını yeniden kazanmak için sürekli saf değiştiriyorlar ve adeta bir yeni Timur bekliyorlardı. Türkmen beylerinden Şahsuvar Bey, Osmanlı dostluğundan aldığı cesaretle Halep üzerine akınlar yapıyor, diğer yandanda uzun süre geçirmeye çalışıyordu.
Memluk Sultanı Kayıtbay’ın Anadolu seferini geçiktirmesindende istifade eden Şahsuvar Bey, uzun bir kuşatmadan Sonra Memluk valisi Balabanoğlu’nun Darende’den çıkartarak şehri ele geçirdi. Daha sonra 1468 tarihinde Memluklular arasında barış yapmak istedi. Memluk Sultanı Kayıtbay Anadolu seferi için Özbey idaresindeki ordu Kahire’den çıktığı sırada Dulkadirli elçiside sabul etmemiştir. Halep’te toplanan Memluk kuvvetleri Özbey’in idaresinde 1469 yılı Nisan Ayında Maraş’ın Güney-batısında Ceyhan Nehrinin sol tarafında Şahsuvar Beyin kardeşi Moğolbay, idaresindeki Dulkadirli ordusuyla karşılaştı. Dulkadirli Beyliği mağlup oldu ve dağıldı. Şahsuvar yöreyi iyi bildiği için gerilla usülü savaşmayı tercih etti ve Kadirli ‘ye çekildi. Türkmenlerin ani baskın ve saldırıları sonucu Özbey ve kuvvetleri bozgun halinde Halep’e döndü. Şahsuvar Bey, memluklu yönetiminden kurtulmak için her çareye baş vurmuş, zaman zaman da başarılı olmuştur. Nitekim bu başarılarından dolayı doğrudan Memlük valilerince iade edilen Darende, Antep, Kadirli, Kozan ve Ramazanoğullarına ait Adana’yı idaresi altına almıştır. Ancak Sultan Kayıtbay’ın çok yönlü baskıları sonunda, Antep’te bulunan Memluk kumandanına kıymetli hediyelerle bir temsilci göndererek Sultan Kayıtbay’a itaatini arzedip Barış teklifinde bulundu. (9 Agostos 1471) teklifini kabul eden Yaş-Bek barış şartlarını görüşmek üzere Kazasker Şemseddin b. Aca’yı Dulkadirli Bey’inin yanına gönderdi. Memlüklü temsilcisinin Dulkadirlilerin Kozan ve Darende şehirlerin terketmeleri hususunda yaptığı talep Şahsuvar Bey tarafindan reddedildi. Şahsuvar Bey Yaş-Bek’le barış yapılamadığı için Türkmenleri toplamak maksadıyla Amik ovasına yönelmiş ise Memlüklü takibi üzerine Maraş’a dönmek zorunda kalmıştır. Bu sırada Kayıtbay Osmanlılar ile Diplomatik yoldan yakınlık kurmuş, bir yandan Yaş-Bek idaresindeki kuvvetleri Kadirli’de Şahsuvar Bey’i kuşatmış ve şehri almıştır. Bunu Kozan’ın alınması takip etmiştir. Durumunun kötüye gittiğini gören Şahsuvar Bey, Tataroglu Alaaddin-i Yaş-bek’e göndererek barış istedi. Nisan 1472 tarihinde Amik Ovası’nda Yaş-Bek’e ulaştı. Şahsuvar Bey’in Darende’yi Memlüklar’e terkedeceğini bildirdi. Fakat kahire’ye ulaştırılan teklifi sultan Kayıtbay kabul etmedi. Yaş-Bek, yürüyüşüne devam ederek Dulkadirli topraklarına girdi. Türkmen beylerinin kendisini terketmesinden sonra güç kaybına uğrayan Şahsuvar Bey, düşmanın karşısınada çıkamadı. Zamantı Kalesine çekildi. Sonunda yakalanarak bir kısım kumandaları ile birlikte Kahire’de idam edilmiştir.
Dulkadirli Beyliği’nin eğemenliği bu bölgelerde uzun sürece devam etmiştir. Her ne kadar Osmanlı Devleti bu bölgeleri ele geçirmek için birkaç kez teşebbüss etmişse de bunu gerçekleştirememişler. 1484 yılındaki teşebbüsleri de başarısızlıkla sonuçlanmış, yapılan Osmanlı-Dulkadirli Savaşını Dulkadirli Beyi Alaüddevle kazanmıştır. Dulkadirli Beyi Alaüddevle, annesi anısına Elbistan’ın Kızılcabaş mahallesinde adına Hatuniye veya Sa’diye (Cenderiyye Medresesi olarak da bilinir) medresesi denilen bir medrese ve yanında da bir cami yaptırmıştır.
1483 yılında yaptırılan bu caminin vakıfları arasında İlçemiz Gürün de bulunmaktadır. Bu tarihi kayıtta şöyle açıklanmaktadır:” Oba mahallesi’nde Derb Köprüsünde bir değirmen, Pınarbaşında yenice mezrası köyünde Şeyhcuğaz mezrasının yarısı, Ağca alan yanında Zillihan mezrası Ozan köyü hububatının yarısı, Sarsab köyünden iki değirmen ve Gürün Köyü malikanesi’nin yarısı Hatuniye Camii ve Medresesi’nin vakıflarıdır.” Denilmektedir. Bu dönemde Gürün ilçesi’nin bir kısmı(güney ve batı kesimimleri) Elbistan’a bağlıdır. Bir kısmı da (doğu kesimleri) Darende İlçesi’ne bağlı bulunmaktadır. Ve bu araziler’in büyük bir kısmı Darende’deki “Somuncu Baba” Vakfının arazileri olarak sayılmaktadır. [285]

MEHMET ALİ ÖZ

vuslataozlem diyor ki:

"Biedeb mahrum başed ez lutf_i Rab."
" Dara düştüm yarab bana bir inşirah"
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
09-16-2008, 07:17 AM
Mesaj: #2
Cvp: GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ-33
emeğine sağlık
Emrullah diyor ki:
Cesaret Akıldan Geliyorsa Cesarettir
Ağızdan Geliyorsa Cehallettir...
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Görüntüleyenler: Son Mesaj
  Minik Gürünlülerden Gürün Yanlama halayı kangallı58 2 84 10-02-2008 04:10 PM
Son Mesaj: retina
  İŞTE GÜRÜN BEYPINAR KÖYÜNÜN GURURU vuslataozlem 1 167 09-18-2008 12:54 PM
Son Mesaj: 34mekan58vatan
  CUMHURBAŞKANI ABDULLAH GÜL, GÜRÜN STANDINDA... kangallı58 3 91 09-17-2008 10:34 AM
Son Mesaj: kadirhan58
  Gürün Gökpınar Gölünün yenı Hali kangallı58 4 174 09-16-2008 12:52 PM
Son Mesaj: kangallı58
  GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ-38 vuslataozlem 7 167 09-16-2008 07:30 AM
Son Mesaj: Emrullah
  GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ-1 vuslataozlem 1 59 09-16-2008 07:28 AM
Son Mesaj: Emrullah
  GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ -2 vuslataozlem 1 38 09-16-2008 07:27 AM
Son Mesaj: Emrullah
  GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ-3 vuslataozlem 1 44 09-16-2008 07:27 AM
Son Mesaj: Emrullah
  GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ-4 vuslataozlem 1 45 09-16-2008 07:27 AM
Son Mesaj: Emrullah
  GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ-5 vuslataozlem 1 44 09-16-2008 07:26 AM
Son Mesaj: Emrullah

Forum Atla:

İletişimSivas | Sivasliyiz.ComYukarıya dönİçeriğe DönHafifleştirilmiş SürümRSS Beslemesi






Seni Seviyorum Msn Nickleri Msn Adresleri Kevenli Check up