Cevapla 
 
Derecelendir
  • 0 Oylar - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ-4
08-23-2008, 12:31 PM
Mesaj: #1
GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ-4
GEÇ HİTİTLER/ESKİ HATTİLER (Nesililer)ZAMANINDA
ORTA VE SON TUNÇ DEVRİ: M. Ö: 2000- 1900/1180)
GÜRÜN İLÇESİ
Hatti İmparatorluğu Döneminde(eski Hattiler/Nesili’ler/Orta ve Son Tunç Devri) Kizwatna Krallığı’na bağlı bulunan Tabal Krallığı sınırları içinde
(M. Ö: 2000-1600) Kummuh Krallığı içinde

A-Nesi Devleti’ne bağlı Tabal Krallığı sınırları içinde
I. Hattuşuli zamanında (M. Ö: 1900-1836 )-
B-Hatti İmparatorluğu’na bağlı Kizwatna Krallığı sınırları içinde
I. Murşili zamanında(M. Ö: 1836-1806 )
C-Hatti İmparatorluğu’na bağlı Kizwatna Krallığı sınırları içinde
Telepinu - Ammuna - Tudhalia II. zamanında(M. Ö: 1806-1600)
Anadolu’da Milattan önceki devirlerde yaklaşık her bin yılda bir başka göç meydana gelmiştir. M.Ö. 3000’li yılların sonu ile M.Ö. 2000’li yılların başında Ön Asya’dan gelerek Anadolu’ya yerleşmiş olan toplumlarla ayn soydan oldukları tarihi kaynaklarca belirtilen insan gurupları Anadolu’ya gelmeden önce İran’ın kuzeyinde (Zagros Dağları) ile Mezapotamya’nın batı bölgelerinde bir süre kalarak buradaki uluslardan büyük bir olasılıkla çivi yazısını da öğrendikten sonra bu birikimleriyle birlikte, M. Ö: 2000’li yılların başında Anadolu’ya Proto Hititler’in yaşamış oldukları Kapadokya’nın Nesi bölgesine yerleşen bu gruplar Proto Hititler ile karışıp kaynaşarak birbirlerine ve Proto Hititler’e rakip bir takım prenslikler kurmuşlar. Sonra da tüm Anadolu’yu içine alacak şekilde büyük bir imparatorluk kurmuşlardır. M. Ö: 2000’li yılların başında kurulan bu imparatorluğa Geç Hitit Devleti adını vermişlerdir.
M. Ö : 3000’li yılların sonu ile M. Ö: 2000’li yılların başında, tarihi kaynaklarca İran’ın Zağros dağları eteklerinde ve Mezapotamya’da yaşayan ProtoHititler ile aynı soydan oldukları belirtilen insan grupları, ProtoHititler’in yaşadıkları bölgelere, özellikle de Kızılırmağın büyük kavisi içinde yer alan bölgeye kafileler halinde gelip yerleşerek Anadolu’nun bu kadim halkıyla karışıp kaynaşarak birbirlerine ve ProtoHititler’e rakip bir takım bölgesel krallıklar kurmuşlardır. Anadolu’ya sonradan gelerek Nesi bölgesinde yerleşen Geç Hititler, Anadolu’ya tamamen egemenlikleri altına almadan önce bir takım bölgesi krallıklar kurmuşlardı.
M.Ö: 2000’li yılların başında, Kapadokya’nın “Nesi Bölgesi”ne gelerek yerleşen, önce küçük beylikler, daha sonra da büyük bir imparatorluk olarak tarih sahnesine çıkan Geç Hititler’e tarihte “Nesililer” adı verilmektedir. Külttepe’de bulunan tabletlere göre Geç Hititler ise; komşu devletleri içinde söz sahibi olmaları sonra da bunları teker teker egemenlikleri altına almaya başlamaları, Kral Pitnana zamanında meydana gelmiştir. Geç Hititler ve Proto Hititler’in birbirleriyle karışıp kaynaşmaları ve büyük bir imparatorluk olarak tarih sahnesine çıkmaları, Kral I. Hattuşuli zamanında meydana gelmiştir. Anadolu’da ilk siyasi birliği sağlayan Kral Anittaş ile birinci Hattuşuli arasında, tam 12 tane Hitit kralı gelmiştir. Kral Anittaş ile I. Hattuşuli aynı hanedana mensuptur. [120]
Tarihi belgelere göre; Nesililer’in kurmuş oldukları ilk şehir devleti Kuşşar’dır. Takriben M. Ö: 2000-1950 yılları arasında bu şehir devletinin başında, Pithanaş adında bir kral bulunuyordu. Nesi bölgesine yerleşen Hititler’in kurmuş oldukları şehir devletlerinden bazıları şunlardır:
A) NESİ DEVLETİ: M. Ö: 2000’li yılların başında Kapodokya’ya sonradan gelerek yerleşmiş olan Hititler’ce kurulmuştur. Bu krallığın başında ise Pithanaş adında bir Kral vardır.
B) Anittaş Krallığı: Nesi Devleti’ni kurmuş olan Pithanaş’ın oğlu Anittaş tarafından kurulmuştur. Kral Anittaş, çevresinde bulunan krallıkları bir araya getirmeye çalışarak Anadolu’da ilk Hitit birliğini sağlayan kral olarak bilinmektedir.
C) Zalpa Krallığı: Zalpa şehri’nin yeri henüz tam olarak tesbit edilememiştir. Kral Anittaş’a ait tablletlerde, bu şehrin kralı Huzziwa’yı yendikten sonra topraklarını kendi ülkesine kattığı belirtilmektedir. Bu belgeye göre Zalpa Krallığı’nın başkenti, Zalpa şehridir.
D) Arinna Krallığı: Kültepe’de bulunan tabletlerde, Geç Hititler’in komşu şehir devletlerine egemen olması, Kral Pithana zamanında olmuştur. Bu kraldan sonra yerine oğlu, “Rabi Similtim(Merdiven Büyügü)ünvanına sahip Kral Anittaş geçmiştir.
Kral Anittaş, babasının ölümüyle birlikte isyan eden başta Zalpa Krallıgı olmak üzere bir çok ülke üzerine sefer düzenleyerek bu ülkeleri ele geçirmiş. Kral Huzziva’nın daha önce başkent Nesaş’tan götürmüş olduğu tanrı yortusunu ele geçirerek ülkesine getirmiştir. Tarihi tabletlerde bu seferler “hangi ülke ayaklandıysa, tanrı Şiu’nun yardımıyla yendim” diye belirtilmektedir. Kral Anittaş zamanında kurulan sınırları, Karadeniz’den Ak Deniz’e kadar uzanan bu devlet tarihe Geç Hitit Devleti olarak geçmiştir. [121]
Geç Hitit Devleti’nin esas kurucusu sayılan I. Hattuşuli, (M. Ö : 1900-1836 Hitit Devleti’nin tahtına çıkar çıkmaz, ülkesinin sınırlarını geliştirmek amacıyla, seferlerini ilk olarak Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye’nin batı kesimlerine düzenlemiştir. Hitit Kralı’nın yapmış olduğu bu seferler, Hitit belgelerinde şu şekilde anlatılmaktadır:
“Fırat Irmağını benden önce hiç kimse geçmemişti. Ben büyük kral onu yaya olarak ilk ben geçtim. Ardımdan da ordularım yaya olarak geçtiler. Akad’lı Sargon da onu geçip Hahhu(m)ordusunu yenmişti. Hahhu(m)’ya o kötülük yapmamıştı. Ama ben Hahhu(m) Kralını ve Şahhu(m) Krallarını yendim. Kentlerini ateşe verdim. Hahhu(m)Kralı’nı Yök Arabasına koştum.” demektedir.
Bu metinde açıkça görüldüğü gibi, Hitit genişleme siyaseti, öncelikle Hitit Devleti’nin güney ve güneydoğu bölgesine, Tohma Vadilerinin tamamından, Fırat’a kadar uzanan saha ve Suriye’nin kuzey kesimleridir. Tarihi kaynaklara göre; Hahhu(m), Şahhu(m), Hurama, Şamuha, Tegarama ve Timelkia gibi şehirlerin Kızılırmak ile Fırat Nehri arasında aranması gerektiğini belirtmektedirler. Şarişşa kenti(Altınyayla ilçesi içinde ve Ulaş ilçesine 25 km. uzaklıktaki yeni keşfedilen ve halen kazı yapılan Hitit şehridir). Altınyayla ilçesinde bir mezarlıkta bulunan yaklaşık iki metre yükseklikteki stelin sol üst kısmında stilize dağ silsilelerinin üzerinde tüm güzelliğiyle bir geyik resmi yer almaktadır. Geyiğin sırtında da ayakta duran bir Hitit tanrısı görülmektedir. Tanrı’nın adı “Kurunta” olarak okunmuştur. Boğazköy-hattuşa Hitit çivi yazılı belgelere göre; Kurunta, doğanın ve yabani hayvanların koruyucu tanrısı olarak biliniyor. Tanrıya içki sunan kralın betimlendiği kabartma Büyük Hitit Krallığı devrine M. Ö: 14-13 yüzyıla tarihlendirilmektedir. Yaklaşık 3500 yıllık bir geçmişi bulunan bu stel, Altınyayla ilçesi, Sarişşa (Kuşaklı) tarihi kent kalıntılarına yakın bir yerde bulunduğu tahmin edilmektedir. Bu stel, Sivas müzesine taşınmıştır.
Tegarama, bugünkü Gürün İlçesi’dir. Timelkia şehri ise, bugünkü Darende İlçesi’dir. [122]
O halde Hitit Devleti’nin Kralı I. Hattuşuli, ordusuyla önce bu bölgeleri ülkesine katmıştır. Zaten hemen hemen her konuda Hitit Devleti’nin(Proto Hititler’in)nüfuzu altında bulunan bu bölgeler, I. Hattuşuli zamanında tamamen Geç Hitit Devleti’nin egemenliği altına girmiştir.
Bu metinde açıkça belirtildiği gibi, Hitit Kralı I. Hattuşuli’nin, ülke sınırlarını genişletme siyaseti, öncelikle Hitit Devleti’nin güneyinde bulunan ülkelerin topraklarına, Anadolu ile Mezapotamya’yı birbirine bağlayan Seyhan ve Ceyhan Irmakları’nın kaynakları ile Tohma Vadileri’nin bulunduğu bölgelerden (Gürün ve Darende İlçeleri’nin bulunduğu) Fırat’a kadar uzanan saha ve Suriye’nin kuzey kesimleridir. [123]
Tarihi kaynaklara göre; Hahhu(m), bazı Hitit metinlerinde Hurama olarak zikredilen şehrin adıdır. Şahhu(m) ise, yine Hitit metinlerinde Şamuha olarak zikredilen şehirdir. Bazı tarihi kaynaklar, Hahhum (Hurama), Şahhum (Şamuha) gibi şehirlerin Sivas’ın güneyinde veya Divriği’ye yakın oldukları belirtilirken, bazı Tarihi kaynaklar da, Hahhum, Şahhum(veya Hurama, Şamuha), Tegarama, ve Timelkia gibi şehirlerin Kızılırmak ile Fırat Nehirleri arasında aranması gerektiğini belirtmektedirler. Ki, bu görüşü Şarişşa (Altınyayla ilçesi içinde ve Ulaş ilçesine 25 km. uzaklıktaki yeni keşfedilen ve halen kazı yapılan Hitit şehri)kentinin bulunmuş olması doğrulamaktadır. Tegarama bugünkü Gürün İlçesi, Timelkia şehri ise, bugünkü Darende İlçesi’dir. O halde, Hitit Kralı I. Hattuşuli, ordusuyla ilk olarak bu bölgeleri ülkesine katmıştır.
Hattuşuli’(Tabarna)nin zamanına ait bir tablette, “....kalemiz olursa o zaman bütün ülkeler Hattuşaş’a boyun eğer, kralın sarayı bir kayanın üzerinde kurulur. Düşmanınki ise, kum üzerine inşa edilmiştir.” Şeklinde bir ifade bulunmaktadır. Bu ibareyle(sanki)o dönemdeki ismi Timelkia olan, bugünkü Darende İlçesi tarif ve tasvir edilmektedir. Bilindigi gibi Darende’nin eski isimlerinden birisi “Sengbar”dır. Sengbar, “taş kale” demektir. Tohma Vadileri boyunca bu tarife en güzel ve en çok uyan kale, Sengbar kalesi’dir.
Hititler’e ait bir başka metinde ise, Fırtına tanrısı ile İlluyanka’nın Kişkiluşşa Kenti’nde birbirleriyle savaştıklarında, İlliyunka’nın Fırtına tanrısını yenmişti. Fırtına tanrısı, bütün tanrılara yalvardı. Bunun üzerine tanrıça İnara bir ziyafet düzenledi. Her şeyi bolca hazırlamıştı. Hupaşiya ile bir tuzak kurup, İlliyunka’yı “ziyafet veriyorum”diyerek O’nu ziyafete çağırdı. İlliyunka çocuklarıyla yukarı geldiler, yediler, içtiler. Bütün testileri bitirdiler. Öyle sarhoş oldular ki, kendi mağaralarına inemediler. Hupaşi’ye gelerek İlliyunka’yı bağladı. Sonra fırtına tanrısı geldi ve İlliyunka’yı öldürdü; diğer tanrılar da onun yanında idiler. İnara, Tarukka Ülkesi’nde, kayaların üstüne bir ev yaptırdı.....” Denilmektedir. Bu metinde sözü edilen mağaralar ve kayalar üzerinde inşa edilen yerin bugünkü Zengibar kalesi’nin, Tarukka Şehri’nin de bugünkü Darende İlçesi’nin olması kuvvetle muhtemeldir.
Hattuşuli’nin zamaninda Geç Hitit Devleti’nin sınırlarını; Batıda Tuz Gölü’nden Ak deniz’e kadar olan saha bu devletin batı sınırlarını, Kuzeyde yine tuz gölünden Malatya’ya, buradan da, Kargamış’a kadar olan bölge oluşturuyordu. Bu dönemde, Elbistan’ın kuzeyinde, Malatya’nın batısında, Kayseri bölgesinde Gürün ve havalisini içine alan güçlü bir Tabal Krallığı bulunmaktaydı. Asur Kaynaklarına göre; Kayseri dolaylarında Tabal, Gürün ve Darende İlçeleri’nin dahil olduğu Malatya dolaylarında Kummuh, Maraş bölgesinde ise; Gurgum Prenslikleri bulunuyordu. Bütün bu bölgeler, Kapadokya’dan kuzey Suriye’ye kadar olan tüm sahalar, Geç Hitit Devleti’nin hakimiyeti altına girmiş bulunuyordu.
Hattuşuli’nin başarılarından bahseden tabletlerde Hitit Kralı’nın bu seferleriyle Fırat’ın batı kesimlerinden kuzey Suriye’ye kadar olan tüm bölgeler ele geçirilerek Hitit Devleti’nine egemenligi altına girmiş oldugu belirtildigine göre; Tohma Vadilerinin önemli bir bölümünü oluşturan Darende ve Gürün Ilçeleri’nin bu tarihlerde Geç Hitit Devleti’nin hakimiyeti altına girmiş oldugu kesin olarak ortaya çıkmış olmaktadır.
Hitit Devleti’ne ait tarihi tabletlere göre I. Hattuşuli’den sonra yerine oglu I. Murşili geçmiştir. (M. Ö: 1836-1806)Geç Hitit Devleti’nin yeni kralı Büyük kral ünvanıyla tahta geçtikten sonra başkenti Nesaş’tan ProtoHititler’in başkenti olan Hattuşaş’a taşıdı. İmparatorluğun adını “Hattiler” olarak değiştirdikten sonra, babasının bırakmış olduğu yerden seferlerine devam etti. I. Murşili, babasının yolunu izleyerek aynı yoldan Fırat’ı geçerek önce Halpa Prensliği’ni sonra Kargamış Krallığı’nı ele geçirdi. Fırat yolu tamamen Hitit ordularına açılmış bulunuyordu.
Bu yol onları, dönemin on büyük şehirleri olan Harran, Asur, Mari vb. gibi, üzerinden Hammurabi İmparatorluğu’nun başkenti olan Babil’e götürecekti. Çünkü kuzey Suriye’nin fethi I. Murşili’ye Mezapotamya’nın fethinin yollarını açmıştı. Hatti ordusunun bu seferine aynı soydan olan Subariler ve Mitanniler de katılmışlardı.
Bu dönemde, Akad Krallıgı’nın son varisi olan Hammurabi Hanedanı’nın son hükümdarı, Şamsuditina(M. Ö: 1836- 1806) ise, doğunun bir çok ülkesini yağmalayarak ülkesini zenginleştirmek istiyordu. Bu amaçla 1806 yılında, Babil üzerine bir sefer düzenleyerek Akad Kralı Şamsuditina’yı yenerek imparatorluguna son verdi. Bu seferle birlikte Hatti Imparatorlugu’nun sınırları Babil’e kadar genişletilmiş oluyordu.
Geç Hitit Devleti’nin en parlak dönemi I. Murşili zamanıydı. Bu dönemde muhtelif etnik zümrelerden oluşan Anadolu halkı, Büyük Hitit İmparatorluğu’nun hegemonyası altında eşit konfederasyon meydana getirmiş ve birbirleriyle karışıp kaynaşmaları sağlanmıştır. Gittikçe kuvvetlenen bu konfederasyon; nihayet Kizvatna, Hurri, Gasga, Arzava ve Kilikya bölgeleri ile Çukurova bölgesi, Küçük Asya’nın büyük bir kısmı, başkent Hattuşaş’a bağlamıştır. Hitit Kralı I. Murşili’nin zamanında, Anadolu’daki Hitit Beylikleri’nin tamamı bir konfederasyon şeklinde bu kralın hakimiyeti altında toplanmıştır. Hatti İmparatorluğu’nu meydana getirmiş olan bu konfederasyona üye olan bölgesel Hitit krallıkları ve hüküm sürdükleri yerler ise şunlardı:
1-Arzava Krallığı: Antalya ve havalisi ile eşitlenebilen bu bölge de hüküm sürüyordu.
2-Gaşka/Kaşka krallığı: Karadeniz bölgesinde ve Kastamonu havalisinde idi.
3-Kilikya Krallığı: Bugünkü Adana ve Çukurova bölgesinde hüküm sürüyordu.
4-Hurriler, M. Ö: 3000’li yıllarda başlayan göçlerle Habur-Fırat arasına yerleşen Mitanniler devleti, bu dönemde Hitit İmparatorluğu’nun hakimiyeti altına girmiştir.
5-Kargamış Krallığı: Kargamış bölgesinde hüküm sürüyordu. M. Ö: 1806 yılında Hitit İmparatorluğu’nun hakimiyetine girmiştir .
6-Halpa Krallığı: Halep ve havalisinde hüküm sürüyordu. 1806 yılında I. Mursili’nin egemenliği altına girmiştir.
7-Kizvatna Krallığı: Seyhan ve Ceyhan ırmakları arasındaki bölgeden, Toroslar’dan itibaren Tahtalı Dağları’na kadar olan sahada hüküm sürmekteydi. Kizvatna Krallığı’nı, M. Ö : 4000’li yılların başından itibaren burada yaşayan topluluklar kurmuşlardı. M. Ö: 1806 yılında, Geç Hitit Devleti’nin hakimiyeti altına girmiştir. I. Murşili zamanında, Hitit Ükesi’nin sınırları oldukça genişlemiş oldugundan yeni toprak düzenlemesi yapıldı. Bu düzenlemeye göre; bölgedeki küçük prenslikler bölgesel krallıklara baglanmış, bölgesel krallıklar da siyasi yönden Geç Hitit Devleti’ne bağlı bulunmaktaydı. I. Murşili zamanında yapılan bu düzenlemeyle, Tohma Vadilerinde, Kayseri, Malatya ve Maraş gibi bölgelerde hüküm sürmekte olan Tabal, Gurgum, Kummuh, Meliddu gibi krallıklar Kizvatna Krallığı’na bağlanmıştır. Kizwatna Krallığı ise; Hitit İmparatorluğu’na bağlıydı. Bu tarihlerde Gürün Ilçesi, (o zamanki ismi Tilgarummu)ve havalisi, Kizvatna Krallıgı’na bağlı Kummuh Krallıgı’nın sınırları içinde bulunurken, Darende İlçesi de siyasi yönden Kizvatna Krallıgı’na bağlı olan Meliddu Krallığı’nın sınırları içinde bulunmaktaydı. [124] I. Murşili’nin M. Ö: 1806 yılında ölmesi üzerine, yerine oğlu Telepinu geçti. Bu dönemde Hitit Ülkesi’nde siyasi karışıklıklar, taht mücadeleleri baş gösterdi. Bu karışıklıklar kral II. Tudhaliya zamanında da devam ederek, tam üç yüz yıl sürdü. Bu müddet içerisinde, devlet içerisinde meydana gelen iç karışıklıklar ve ordunun güçsüz kalması nedeniyle, hiç bir başarı elde edilemedi. Siyasi otoritenin boşluğundan faydalanmak isteyen, devlete bağlı bölgesel krallıklar, bağlarını gevşetmeye başladılar. Özellikle, Seyhan ve Ceyhan Nehirleri arasından Tahtalı Dağları’na kadar olan sahada ve Gürün havalısinde hüküm süren Kizvatna Krallıgı, Hitit Devleti içerisinde oldukça söz sahibi olan bir krallık haline geldi. Hatta yapılan bir anlaşmayla da Kizvatna Kralı’nın, Hitit kralı ile aynı konumda oldugu kabul edildi. Yapılan bu anlaşma, Hitit Devleti’nin bu tarihlerde, bölge krallıkları üzerindeki etkisinin oldukça azalmış olduğunu göstermektedir.
Hititit Ülkesi’nde meydana gelen siyasi istikrarsızlıklar, devletin kültürel yönden zayıflamasına da neden olmuştur. Çünkü Hitit Devleti’nin zayıflamasıyla birlikte, M. Ö: 1600’lü yılların başında Hurri kökenli prenslerin kurmuş olduğu Mitanniler, bu dönemde tarih sahnesine yeni bir devlet olarak çıkmıştır. Bu tarihlerde, Hitit Devleti’nin zayıflamasının aksine Mitanni Devleti güçlenmeye başlamış, Geç Hitit Devleti’nin tam otoritesini sağlayamadığı bölgelerde, özellikle Hitit Ülkesi’nin doğu sınırlarını oluşturan Fırat’ın batı bölgelerinde (Tohma Vadisi bölgesinde) etkin olmaya başlamıştır. Mitanniler, Hitit Ülkesi’ni hem siyasi, hem de kültürel yönden tamamıyla etkilemeye başlamıştır. Kral adlarının Hititçe olmasına karşılık kraliçe adlarının Hurri (Mitanni) kökenli olması, hatta tapınaklarda bile Hurri-Mitani tanrılarına tapınılmaya başlanılmış olması, bu dönemde Mitanniler’in Hitit Ülkesini ne denli etkilemiş olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.
Mitanniler, Hitit Ülkesini hem siyasi ve hem de kültürel yönde etkilemiş oldugu gibi aynı zamanda Hitit İmparatorluğu ile Mısır (Asur) lılar arasında üçüncü bir güç olarak ortaya çıkmışlardır. Dolayısıyla, Asurlular ile Hititler arasında bir tampon devlet konumuna gelmişlerdi. Hitit Devleti’nin zayıflamasıyla birlikte, M. Ö: 1600 yılında kurulmuş olduğu bölgeye (Kapadokya)ya doğru geri çekilirken Mitanniler de güneydoğudan Fırat’ın batı bölgelerine (Tohma Vadisi)doğru genişlemeye başlamışlardı. Böylece doğuda hüküm sürmekte olan Mitanniler’in genişleme siyaseti, Hitit Ülkesi’ni kültürel yönden etki ve nüfuzu altına alırken, diğer yönden devlete isyan eden bölgesel krallıklara ve diğer komşu ülkelere destek vererek Hitit Ülkesi’ne saldırmaları için teşvik ediyordu. Çünkü Mitanniler, yıllardan beri kültürel yönden etkisi altına aldığı Hitit Ülkesi’ni tamamen ele geçirmek için fırsat kolluyordu. Darende ve Gürün havalisi, bu tarihlerde Mitanniler’in kültürel etkinliği altına girmiştir. Bağlı bulunduğu Geç Hitit Devleti’nin Kral ve Kraliçelerin isimleri bile, Hurri-Mitanni kelimelerden oluşmaya, Hurri- Mitanni tanrıçalarına tapınılmaya başlanıldığı dönem olmuştur. Bu dönemde bilinen ve meşhur olan tanrıça Hepat idi. Tanrıça Hepat’ın kültü, Gürün ve Darende İlçeleri’nin bulunduğu havalide, bu dönemde kutsanmaya başlanmıştır.
Hitit Devleti bu dönemde zayıflarken, Mitanniler güçleniyordu. Hitit Devleti’nde baş gösteren iç karışıklıklar, devletin zayıflamasıyla bölgesel krallıkların siyasi bağlılıklarını gevşetmelerine neden olduğu gibi, ülkenin toprak kaybetmesine de neden olmuştur. Özellikle, ülkenin otoriteyi sağlayamadığı doğu ve güney bölgelerindeki birçok kentin elden çıkmasına neden olmuştur. Devlete bağlı bölgesel krallıklar, kültürel yönden bağlı olmalarına rağmen, siyasal yönden tamamen bağlı değillerdi. Çünkü Hitit kralı I. Murşili’nin ölümünden sonra ülkede çıkan iç karışıklıklar nedeniyle, merkezi otoritenin boşluğundan faydalanan bölgesel krallıklar, Hitit Devleti’nden ayrılarak kendi başlarına hareket etmeye başlamışlardı. Özellikle Kizvatna Krallığı bu dönemde, Hitit Devleti ile Mitanniler arasında tampon bir devlet statüsüne gelmiş bulunuyordu. [125]
M. Ö: XVI. Yüzyıla girildiğinde, Hitit Devleti’ne bağlı bulunan bölgesel krallıklar, birer birer ayrılmış olduğu gibi, ülkenin doğu bölgeleri de Hitit Devleti’nin hakimiyetinden çıkmış bulunuyordu. [126]
İncesu köyü'nün üstünde bulunan kale ile, Osmandede köyünün kuzeybatısında ve Kayseri-Malatya yolunun hemen solundaki tepenin üstünde bulunan kale kalıntısında, Yukarısazcağız Köyü'nden, köyün şuğul denilen kayalıklarda bulunan iz ve işaretler ile, Kalederesi Köyünden, Vezirhöyüğü adı verilen yerdeki höyük ve buradaki kalede bulunan oyulmuş taşlar, Sularbaşı Köyündeki Deppo baba mevkiinin 200 metre doğusundaki örenyeri ile, Sazcağız suyunun çıkış yerindeki mağaralarda, Suçatı Kasabası'ndaki; Kalaycık, Elmalı, Sarıkaya, Gazören, Sancı Çubuğu, Karaağıl, Fertik mevkiilerinde bulunan maden eritme yerleri, çeşitli kuyular, mağaralar, su sarnıçları, seramik ve bulunan diğer malzemeler, Orta Tunç Çağı'na tarihlenen kırmızı, parlak ve astarlı seramik kaplara oldukça sık rastlanılmaktadır. Bütün bu tarihi kalıntılar, Gürün ve Havalisi'nin bu dönemde Orta Anadolu ile aynı tarihsel yaşamı ve kültürel gelişimi paylaştığını göstermektedir


MEHMET ALİ ÖZ

vuslataozlem diyor ki:

"Biedeb mahrum başed ez lutf_i Rab."
" Dara düştüm yarab bana bir inşirah"
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
09-16-2008, 07:27 AM
Mesaj: #2
Cvp: GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ-4
emeğine sağlık
Emrullah diyor ki:
Cesaret Akıldan Geliyorsa Cesarettir
Ağızdan Geliyorsa Cehallettir...
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Görüntüleyenler: Son Mesaj
  Minik Gürünlülerden Gürün Yanlama halayı kangallı58 2 83 10-02-2008 04:10 PM
Son Mesaj: retina
  İŞTE GÜRÜN BEYPINAR KÖYÜNÜN GURURU vuslataozlem 1 167 09-18-2008 12:54 PM
Son Mesaj: 34mekan58vatan
  CUMHURBAŞKANI ABDULLAH GÜL, GÜRÜN STANDINDA... kangallı58 3 91 09-17-2008 10:34 AM
Son Mesaj: kadirhan58
  Gürün Gökpınar Gölünün yenı Hali kangallı58 4 173 09-16-2008 12:52 PM
Son Mesaj: kangallı58
  GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ-38 vuslataozlem 7 166 09-16-2008 07:30 AM
Son Mesaj: Emrullah
  GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ-1 vuslataozlem 1 58 09-16-2008 07:28 AM
Son Mesaj: Emrullah
  GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ -2 vuslataozlem 1 37 09-16-2008 07:27 AM
Son Mesaj: Emrullah
  GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ-3 vuslataozlem 1 43 09-16-2008 07:27 AM
Son Mesaj: Emrullah
  GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ-5 vuslataozlem 1 43 09-16-2008 07:26 AM
Son Mesaj: Emrullah
  GÜRÜN İLÇESİ TARİHİ-6 vuslataozlem 1 42 09-16-2008 07:26 AM
Son Mesaj: Emrullah

Forum Atla:

İletişimSivas | Sivasliyiz.ComYukarıya dönİçeriğe DönHafifleştirilmiş SürümRSS Beslemesi






Seni Seviyorum Msn Nickleri Msn Adresleri Kevenli Check up