|
HAFTAYA KALMAZ ARTİSTİM ANNE
|
|
04-30-2008, 09:56 AM
Mesaj: #1
|
|||
|
|||
|
HAFTAYA KALMAZ ARTİSTİM ANNE
[/color][/size][/b][b][size=medium][color=#008000]
Çiçeği burnunda bir kızdım Dikişte nakışta hızlıydım Fotoğramana bayılırdım, artistlere tapardım, BEN DE ARTİST OLMALIYDIM! İndirdim çeyizlik bohçayı, Doldurdum pazeni, kumaşı. Bir de not yazdım bizimkilere; HAFTAYA KALMAZ, ARTİSTİM ANNE !!! Lise yıllarımda sıkça duyup ezberlediğim komik bir şarkıydı bu. Tekerleme gibi söyler gülerdik. Komik değil, acı birşeymiş, Şaka değil gerçekmiş.Herkes gelecek hafta artist olmak, ünlü olmak peşinde.Ne olacak bu halimiz? Biz kaç kişiyiz, kaçımız ünlü, kaçımız artistiz? Geçen akşam haberlerde gördüğüm bir görüntü bu soruyu bir kere daha sordurdu bana. Artık yarışmaların evlenilecek adayların seçileceği platformlar haline dönüştüğü bir devirde, bu evlilik kahramanlarından biri, tabiri caiz ise “eşşek sudan gelinceye kadar” dayak yiyordu. O eşşek sudan geldi mi? Dayağın sonu tatlıya bağlandımı? bilemiyorum, yüreğim fazlasına dayanamadı. Neler oluyor orada? Bu çocuk kim, onu dövenler kim, bu çocuğun kimliği, işi, hayatta duruşu nedir? Bilen var mı? Bir keresinde ellerinde bardak parçalarken rastlamıştım yine kanalın birinde, şimdi de durum bu. Sizce bir gariplik yok mu? Önce bilgileri sınamak için yarıştık, elektriği bulan kim, Everest’in yükseliği kaç, Ülke Başkentleri ezbere say..Sonra karışık harflerden kelime yap, sayıları topla böl çıkar sonuca var dediler, onuda yaptık.O zamanlar yarışmak gerçekten zevkliydi. Sonra kutumuzu açmayı önerdiler, ya açacak ya ütü ile birlikte bornoz takımı vereceklerdi.Onu da kabul ettik, çünkü cebizimde tırnak makası olan kişi bizdik ve yarışmaya hak kazanmıştık. Derken ailemize, evimize girdiler, evin babasına yüzaltmıs bardağı tek ayak üzerinde üstüste diz dediler, ya da hayatında bir gazete bile okumamış bir anneye Shakespeare'in Hamlet’ini ezbere oku dediler. Çoluk çocuk bütün umudunu bağladı, renkli bebek evi, havalı kornalı bisikleti olacak, babasıda yıllardır hayalini bile kuramadığı arabasına kavusacaktı. Bir kamera gunlerce evin içini izledi, çalışmadıkları kadar çalıştılar, ama ne bardaklar ustuste durabildi, ne Hamlet Othello’dan ayrılıp Ayşe Kadın’ın dilinde can bulabildi. Geriye kalan anne ve babasına güvenini kaybetmiş, hayalleri yıkılmış çocuklar kaldı. Ve hiç ağlarken görmedikleri kahraman babalarını, sekiz topu atıp üçünü havada yakalayamadığı için kameralar önünde ağlarken gördüler. O çocuklar şimdi nasıllar soranınız var mı? Ne iş yaptıkları belli olmayan onca insan hergün televizyon kanallarına gezinip, o beach senin bu gece klübü benim diye gezerken. Evde oturmuş elinde çekirdeği ile bunları izleyen ve üniversite kazanması bile artık hayal olan , hayatı kolay yoldan,kenarından köşesinden yakalamanın en iyi yolunu “ünlü olmak” olarak gören genç yüreklerde, bu kervana kapılıp gitmek için, yarışmalarla ilk adımı atmış oluyorlar. Şimdi bu çocuklar bu hayata katılabilmek için ne yeterli donanıma ne yeterli paraya ne de arkalarında güçlü bir aileye sahipler. Tanınmak, yolda “aaa bu o!” denmek için, biraz para kazanıp hayallerindeki arabayı altlarına almak ve mutlu! bir hayat için önlerinde duran onca yarışma programına katılıyorlar.Kimilerini her gün bir evin içinde izliyor, kavga etmelerine bahis oynuyor, bağırıp çağırıp ağlayıp sinir krizi geçiren yarışmacıların psikolojilerinin bozuluşunu an ve an izliyoruz. Kimi de dost sohbetlerinde sesi güzel diye anılmasına sebep, bir kaseti çıkar da şarkıcı olur diye, jüri diye seçilen büyüklerinin önünde ezilip büzülüp hakarete mağrur kalıyor. Hayatında düzgün bir pantolon, şık bir ayakkabısı dahi olmamış, hiç kravat takmamış mahsun görünüşleri, modaya uymadıkları, çorabının rengi tutmadığı için eleştiriliyor. Şaşkınlıkları yüzlerine, heyecanları ellerinin titremesine vurmuş yarışmacılar, bilmedikleri hayata girebilmek için zorlu bir sınavdan geçiyorlar.Yazık değil mi? Umut tacirleri bu çocukların umutlarını hangi sandığa kitliyor.Hangi sahilde son buluyor, hangi otel odasında ölü bulunup, hangi köşe başında kim oldukları bilinmeyen kişilerce dövülüyor harcanıyorlar. Okul kantininde tost yemeleri gerekirken gece klübünde içmeye heveslendikleri içki bardakları bile yabancı onlara.. Ünlü oluyorlar mı? Oluyorlar evet ama nasıl? Haberlere çıkıyorlar mı? Çıkıyorlar..Ama nasıl? Yarışıyorlar, kazanıyorlar,aslında kazandıkları gün..kaybediyorlar.. Çalışmak, Haketmek, alın teri.. Kazanmanın tek ve yegane yolu aslında.. Yarışın, kendinizle yarışın, hayatla yarışın.. Haftaya kalmaz, artist olamazsınız, Ama haftaya kalmaz istekleriniz için bir plan yapar, yola çıkarsınız.. Ve bu kez gerçekten bu yarışı siz kazanırsınız.. ALINTI |
|||
|
04-30-2008, 09:58 AM
Mesaj: #2
|
|||
|
|||
|
Cvp: HAFTAYA KALMAZ ARTİSTİM ANNE
emeğine sağlık
|
|||
|
04-30-2008, 10:00 AM
Mesaj: #3
|
|||
|
|||
|
Cvp: HAFTAYA KALMAZ ARTİSTİM ANNE
emğine sağlık
|
|||
|
04-30-2008, 10:01 AM
(Bu Mesaj 04-30-2008 10:02 AM değiştirilmiştir. Değiştiren : imren.)
Mesaj: #4
|
|||
|
|||
|
RE: HAFTAYA KALMAZ ARTİSTİM ANNE
Yarışıyorlar, kazanıyorlar,aslında kazandıkları gün..kaybediyorlar..
Çalışmak, Haketmek, alın teri.. Kazanmanın tek ve yegane yolu aslında.. Yarışın, kendinizle yarışın, hayatla yarışın.. teyzecim çok önemli bir konuya değinmişsin bende haberlerde bu tür şeyleri görüp çok rahatsızlık duyuyorum insanlar kolay yola başvuruyo ama hepsi birkaç gün sonra unutuluyo,önemli olan kendi emeğinle bişeyler yapmak |
|||
|
04-30-2008, 10:11 AM
Mesaj: #5
|
|||
|
|||
|
RE: HAFTAYA KALMAZ ARTİSTİM ANNE
emeğine sağlık...
|
|||
|
04-30-2008, 10:13 AM
Mesaj: #6
|
|||
|
|||
|
RE: HAFTAYA KALMAZ ARTİSTİM ANNE
İmrenin dediğine katılıyorum bende ünlü olmaları çok sürmüyor ve sonra büssürü rezalet
|
|||
|
|
| Benzeyen Konular | |||||
| Konu: | Yazar | Cevaplar: | Görüntüleyenler: | Son Mesaj | |
| Divan-ı Lügat’it Türk’de Türk Dünyası Haritası | KAFKASKAR | 0 | 6 |
10-06-2008 08:06 AM Son Mesaj: KAFKASKAR |
|
| Arkadaslar ask nedir sizce??? | tariksizolmaz | 37 | 197 |
10-04-2008 05:48 PM Son Mesaj: O.K |
|
| Türk Boyları - Avşarlar (Afşarlar) | KAFKASKAR | 4 | 25 |
10-04-2008 10:22 AM Son Mesaj: KAFKASKAR |
|
| Türk Boyları -Yüe-çiler (Yüeçiler) | KAFKASKAR | 0 | 10 |
10-04-2008 07:56 AM Son Mesaj: KAFKASKAR |
|
| Türk Boyları -Tatarlar | KAFKASKAR | 0 | 15 |
10-04-2008 07:53 AM Son Mesaj: KAFKASKAR |
|
| Türk Boyları - Balkarlar | KAFKASKAR | 0 | 5 |
10-04-2008 07:43 AM Son Mesaj: KAFKASKAR |
|
| Türk Boyları - Bayat Boyu | KAFKASKAR | 0 | 9 |
10-04-2008 07:42 AM Son Mesaj: KAFKASKAR |
|
| Türk Boyları - Çavuldur Boyu | KAFKASKAR | 0 | 7 |
10-04-2008 07:41 AM Son Mesaj: KAFKASKAR |
|
| Türk Boyları - Kaçarlar | KAFKASKAR | 0 | 9 |
10-04-2008 07:38 AM Son Mesaj: KAFKASKAR |
|
| Türk Boyları - Kınık Boyu (Kınıklar) | KAFKASKAR | 0 | 13 |
10-04-2008 07:35 AM Son Mesaj: KAFKASKAR |
|





