Cevapla 
 
Derecelendir
  • 0 Oylar - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
İslâm için, kendinizin dünyada kalmış tek adam olduğunuzu düşünün
02-21-2008, 10:44 PM
Mesaj: #1
İslâm için, kendinizin dünyada kalmış tek adam olduğunuzu düşünün
PROF. DR. M. ESAD COŞAN RH.A
Her biriniz İslâm için, kendinizin dünyada kalmış tek adam olduğunuzu düşünün... Robenson Crosue'nin adaya düşüp de, orada tek başına kaldığı gibi; İslâm'ı senden başka kalkındıracak başka insan kalmadığını düşün... Yapabildiğin imkânlarla, İslâm'a hizmet etmeye çalış. Ama, bu arada senin gibi aynı hedefe yürüyen başka insanlar varsa; onlarla da işbirliği yap!.. Yapmıyorsa, silkele at!.. Sen onu sırtında taşımak zorunda mısın?.. Beni sırtında taşımak zorunda mısın?.. Kimse kimseye hürriyetini vermesin!.. Hürriyet aziz şeydir. İnsan, ancak Allah'a kul olur. (05. 05. 1990 - İstanbul)
doganay58 diyor ki:
Artık kimlerin (sevapça) tartıları ağır gelirse, işte onlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
(Mü'minun, 102)
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
02-21-2008, 11:05 PM
Mesaj: #2
Cvp: İslâm için, kendinizin dünyada kalmış tek adam olduğunuzu düşünün

ÖLÜM ve OTESI *** *


Her oyunun kendine gore bir kurali vardir. O kurallara uyularak o oyun
oynanir. Eger siz bu oyunu kurallariyla degil de; ben diledigim gibi
oynayayim derseniz, size o sahada yer yoktur. Tavla oynuyorsaniz pullari
gelen zarlarin rakamina gore ilerletmek mecburiyetindesiniz. Futbolda iseniz
topu elinize alamazsiniz. Basket oynuyorsaniz topu ayaginizla
yurutemezsiniz. Bunlar oyunun kuralidir. Eger bu kurallari kabul
etmiyorsaniz; o zaman zaten siz sahaya da cikamazsiniz. Cunku o sahaya cikip
oynamak o kurallari kabul etmenin neticesidir. Din olayini kabul
edebilirsiniz veya etmeyebilirsiniz. Ama ben dini kabul ediyorum dediginiz
zaman, Peygamberin getirdigi kurallari kabul ediyorum demektir bu. O zaman
sizin dusunce yapinizi, Peygamberin getirdigi kurallarla bagdastirmak
mecburiyetindesiniz. Eger dusundugunuz birtakim seyler, Peygamberin
getirdiklerine uymuyorsa, dusunmekte ozgursunuz ama; Peygambere inandiginizi
ve ona tabii oldugunuzu soylemeye hakkiniz yoktur. Din olgusunun insana
vermek istedigi iki ana mana vardir. Once birinci onemli husus, birinci
onemli nokta, birinci onemli mana ustunde duracagim.


Mutlaka bir cenazeye gitmissinizdir. Ve o cenazede tabut ve tabutun ustunde
bir yesil ortu gormussunuzdur. O yesil ortunun uzerinde sirma ile yazili bir
ayet vardir. O ayette soyle der; *"Her nefis olumu tadacaktir*". Incelige
dikkat edelim. Kuran kesinlikle "oleceksiniz" demez, olumu "tadacaksiniz"
der. Tadacaksiniz. Insan olmez olumu tadar. Kuranin hukmune gore,
Peygamberin bildirisine gore, Peygamber de olum olayini soyle anlatir; kisi
olumu tattigi anda olmus oldugunu farketmez. Kisi kendi bedenini yikayani ve
cevresindekileri gorur, bilir, tanir. Kendi cenaze namazini kilanlari,
tabutun icinde ve ustu ortulu olmasina ragmen gorur, bilir ve tanir.
Mezardan uzaklasanlarin ayak seslerini isitir. Sonra kabirin icindeyken iki
melek gelir. Munkir, Nekir adlariyla, maruf. Ve ona bazi sualler sorar. O
suallerinde cevabini verir. Niye?


Olumu tatma anindaki olaylarin bazi ana noktalarini vurgular. Oyleyse olum
denen olayin ne oldugunu bir an icin hatirlayalim. Soyle anlatayim size
olumu;


Bir yerde bir koltukta oturuyorsunuz, cevrenizde de insanlar var. O anda
elinizi kaldirmak istiyorsunuz, kaldiramiyorsunuz. Bir sey soylemek
istiyorsunuz sesiniz cikmiyor, bir anda panige dusuyorsunuz. Felc mi oldum
diyorsunuz? Sizde felc oldum dusuncesi, duygusu hakim oluyor o anda. Halbuki
sizin durumunuzdan supheleniyorlar, disardan bakiyorlar hareket yok, gelip
dokunuyorlar yigilip kaliyorsunuz. Aaa...! Oldu!, diyorlar. Siz onlarin oldu
deyisinden oldugunuzu anliyorsunuz. Felc gecirmediginizi anliyorsunuz.
Dikkat edin. Akliniz, suurunuz, idrakiniz, butun duyulariniz yerinde,
disarida olup bitenleri goruyorsunuz. Fakat beden bir anda yigilip kalmis.
Deyin ki siz buna kalp krizi. Iste o anda cevrenizdekiler bagirip,
cagirmaya, haykirmaya basliyor. Agliyorlar, vaveylalar kopuyor. Siz "
Olmedim, yasiyorum!" demek istiyorsunuz, sesiniz cikmiyor. Cunku; beyin
durmus, sinir sistemi felc olmus, hicbir hareket yok bedende. Ve onlarin bu
haykirislari, bagirislari sizi daha buyuk bir sikintiya, azaba, panige
sokuyor. Peygamberin sozunu hatirlayalim;"Olulerinizin yaninda haykirip,
bagirip, cagirmayin onlara eziyet edersiniz" Cunku; o zaten olu degil!!!
Yasiyor! Yasiyor, fakat beden durmus, bitmis. Bedenden disari iletisim
saglanamiyor.


Derken aliyorlar bedeni koltugun ustune uzatiyorlar, torelerine gore getirip
ustune bir bicak, bir catal bir seyler koyuyorlar. Siz orda cevrenizde
aglasanlari seyredip duruyorsunuz.


Sonra aliyorlar sizi, goturuyorlar bir hamama sicak bir yere, ustunuze
sulari dokuyorlar, sizi evirip ceviriyorlar, siz ne kadar ugrasirsaniz
ugrasin, disariyla iletisim kurmaya "Ben yasiyorum!" demeye diyemiyorsunuz.
Ama sizi yikiyanlari goruyorsunuz, biliyorsunuz, taniyorsunuz. Taniyorsunuz
ama maddi dunyasiyla baginiz kopmus. Param diyorsunuz, isim diyorsunuz,
koltugum diyorsunuz, anam, karim, cocugum diyorsunuz hic! Bunlarin hic
biri size ulasamiyor. Ve bunlara dokunamiyorsunuz.


Daha sonra sizi aliyorlar beyaz bir kefene sariyorlar, tahta bir sandigin
icine koyuyorlar, ustunuzu kapatiyorlar ama sizin gorusunuze mani olmuyor o
tahta, o ortu... Disarida olanlari seyrediyorsunuz. Gozleri yasli, huzunlu
insanlar...


Sonra goturuyorlar bir musalla tasina koyuyorlar. Huzunlu an, cevrenizde
agliyorlar, haykiriyorlar. Gozu yasli kariniz, kocaniz, cocugunuz, ananiz,
babaniz, arkadaslariniz, sevdikleriniz... Ve siz bunlari da
seyrediyorsunuz...


Sonra sizi aliyorlar bir mezarin yanina getiriyorlar. Koyuyorlar topragin
uzerine, mezar kaziliyor cevrenizde huzunlu insanlar...


Iste o anda hayatinizin en buyuk panigi basliyor. Yasaminizin en buyuk
panigini o anda yasiyorsunuz. Cunku; akliniz, suurunuz, idrakiniz, butun
duygulariniz sizinle beraber, yani siz o anda yasiyorsunuz, fakat bedeni
icinde bir ortude ve o mezarin icine konacaginizi, ustunuze topragin
atilacagini, ve orada hapis kalacaginizi, gorup hissediyorsunuz. Hz. Omer(
r.a) soruyor;


- Ya Resulallah! Ben mezara kondugum zaman su andaki aklim, idrakim,
duygularim, suurum, aynen muhafaza olacak mi?


-Evet Ya Omer! Aynen su andaki aklin, idrakin, duygularinla varolacaksin.


Evet. Kisi o mezara gomulme aninda hayatinin en buyuk panigini yasiyor. Diri
diri topraga gomulmek...


Ve sizi en sevdiklerinizin elleriyle topraga alip o mezarin icine
koyuyorlar, ustunuze topragi atmaya basliyorlar. Tahtalar konuluyor veya
beton taslar konuluyor, disariyla ilginiz kesiliyor. Ama disardaki sesleri
duyuyorsunuz, topragin icinde canli canli hapis kaldiginizi hissediyorsunuz.
Evet bedende bir olay yok o ana kadar ama, siz o topragin icinde canli canli
hapissiniz. Bagirmak, haykirmak istiyorsunuz; Beni buraya birakmayin!,beni
buraya koymayin!, ben yasiyorum!, canliyim!, diriyim! Ben de sizin kadar
suurluyum!


Bunlara ulasamiyorsunuz, ve sizi oraya birakiyorlar, ustunuze topragi
kapatiyorlar, isik kayboluyor, kapkaranlik bir mezarin icinde tek
basinasiniz...


Peygamberimiz(s.a.s) soyle diyor:" *Kisi kabre kondugu zaman o panik icinde
oyle bir haykirisla haykirir ki; feryadi arsa kadar yukselir. Fakat ne yazik
ki insan kulagi o haykirisi isitemez." *Iste o panik aninda dusunuyorsunuz
ki, size dunyada iken soylenen; olmek yok!, hayat devam ediyor!, obur hayata
kendini hazirlamazsan pisman olursun! ikazlari gelmisti, ulasmisti fakat
bunlari kaa'le almamistin. Artik mezardan geri donus yok. Bitiyor,hersey son
buluyor. Ve orada gercekten iki melek geliyor, size bazi sualler soruyor.
Siz o panik halinizle ne derece cevap verebiliyorsunuz, size ait olan bir
olay...


Sonra aradan zaman geciyor, mezarin icinde yilan, ciyan, kostebek, fare
kenarlardan cikiyor geliyor sizin kasinizi, gozunuzu, yanaginizi, agzinizi,
burnunuzu, karninizi, barsaklarinizi yemeye basliyor. Ve siz mezarda kendi
yenisinizi, bu hayvanlar tarafindan parcalanisinizi seyrediyorsunuz,
hissediyorsunuz. Evet fiziki bedeninize olan fiziksel bir azap size
ulasmiyor ama, kendinizi kabus gorur sekilde dusunun, ruyada, yatakta...
Ruyanizda size gelen baskilari, birtakim hayvanlarin size verdigi zarari,
veya bir ucurumdan dususunuzu, bir bicagin sizi kesisini, bogulmanizi,
gogsunuze birinin oturup bogazinizi sikmasini dusunun...O anda fiziksel bir
olay yok ama, sizin yasadiginiz kabus... Iste mezarda oyle bir kabusun icine
dusuyorsunuz ki, uyanma, geri donme yolu yok. Ve boylesine baslayan bir *OLUM
OTESI YASAM*


Yani siz olumun ne oldugunu tadiyorsunuz. Tadis sizde bir sey
degistirmiyor. Herhangi bir seyi tattiginiz zaman nasil suurunuzda,
idrakinizde bir degisme olmuyorsa, sadece o seyin ne oldugunu anliyorsaniz,
"olumu tatmak" demek bu bedene kumanda edemez hale gelmeniz demek. Bu bedene
kumanda edemez hele geliyorsunuz, iste bu "olumu tatmak" denen olay. Ama
yasaminiz devam ede gidiyor o kabirde...


Size sorsam, bir aynaya baktiginiz zaman ne goruyorsunuz? desem, hemen
vereceginiz cevap su olur. Aynaya baktigim zaman kendimi gorurum. Iste
"aynaya baktigim zaman kendimi gorurum" cevabiniz Peygamberi, Kuran'i, ve
olum otesi yasami inkardan baska bir sey degildir!


Eger gordugunuz aynada, sizin ben dediginiz, kendim dediginiz yapi ise bu
beden belli bir seneler sonra toprak altinda curuyup yokolacak ve bu hesaba
gore sizinde yokolmaniz gerekecektir. Ama siz toprak altinda Peygamberin
bildirdigi bir sekilde yasayacaksiniz. Bu beden curuyup yok olmasina ragmen
demek ki aynada ben dediginiz, kendim dediginiz seyi gormuyorsunuz. Siz bir
beden goruyorsunuz.


Sokakta bir araba goruyorsunuz, yaklasiyorsunuz cama tikliyorsunuz, cam
aciliyor icerde bir adam, direksiyona yapismis"Kimsin sen?" diyorsun. "Ben
1956 modeli Chevrolet'im "diyor. Adama bakarsiniz gulersiniz,kafayi usutmus
zavalli dersiniz. "Sen Chevrolet degilsin kardesim, sen insansin, arabanin
direksiyonunda oturuyorsun, bir sure sonra da direksiyondan kalkip arabadan
cikarsin! " dersiniz. Adam size"Hayir oyle sey yok, herkes bana boyle dedi,
herkes de bana boyle diyor, ben otomobilim" cevabini veriyorsa artik siz ona
daha fazla bir sey soylemezsiniz. "Zavalli, Allah selamet versin" der
gecersiniz.


Iste bugun birtakim insanlar, ben 56 dogumlu bilmem kimim, ben 48 dogumlu
bilmem kimim, ben 38 dogumlu bilmem kimim diyorsa o 56 model Chevrolet'im
diyen soforden farki yoktur.


Siz belli bir sure icin bu bedenle birlikte varolan, fakat bir sure sonra bu
bedeni terkedip, bedensiz olarak yasamina devam edecek bir varliksiniz.


Iste din dedigimiz olgu burdan ileri geliyor, su anda her ne kadar bu
nedenle bu madde dunyasinda yer aliyorsaniz da, belli bir sure sonra , bu
madde dunyasiyla tum iliskiniz kesilecek, paraniz, koltugunuz, kariniz,
kocaniz,colugunuz-cocugunuz,ananiz, babaniz v.s tumu geride kalacak, tek
basiniza yepyeni bir hayata gececeksiniz.


Eger o hayatin sartlarina gore kendinizi hazirlayamadiysaniz, hazirlama
geregi duymadiysaniz, siz ne olursa olsun o ortamda cok buyuk bir sikintiya
, azaba duseceksiniz. Ergec denize dusecek olan insan yuzme ogrenmek
mecburiyetindedir. Yuzmeyi ogrenmediyse, o denizin icinde bogulur. Bunun
baska yolu yoktur.Ben dunyada boyle bir insandim, soyle bir insandim, sunu
yaptim, bunu yaptim. Sen dunyada nasil bir insan olursan ol, eger yuzmeyi
ogrenmediysen, denize dusunce bogulursun. Sen eger gidecegin olum otesi
aleme gereken bir bicimde hazirlanmadiysan, o alemde yer alacak olan ruh
bedenini gerektigi bir bicimde, gereken enerjiyle guclenmediysen, ne olursan
ol o alemin bataginda *B-O-G-U-L-U-R-S-U-N....*


E canim ben Peygambere inaniyorum, Allah'a inaniyorum ama gerektigi gibi
hazirlanamiyorum. Aldatma kendini, mantigini calistir, beynini calistir
gercekci dusun. Senin halin o adama benziyor. Vapur yolculuguna cikmis,
kaptanla da cak samimi, kaptanin sofrasinda yemek yiyor, kaptanla da cok iyi
anlasiyor. Ama birgun guvertede guneslenirken, kaptandan su seslenisi
isitiyor;"Gemi su aliyor, batmak uzere,herkes acele yuzme ogrensin, veya can
simidi edinsin" Sen diyorsun ki;"Canim, ben burda keyfime bakayim, ben
kaptani seviyorum, nasil olsa kaptan beni kurtarir" Gemide 1000 yolcu nerde
sen nerde kaptan. Bir sure sonra gemi batiyor. Sen sularin icinde gulu gulu
yapiyorsun. Bu arada diyorsun ki;"Deniz, deniz! Beni bogma, ben kaptani cok
seviyordum, ben kaptana yaniyordum" Deniz sana lisani halle der ki; burda
kaptani sevmen, kaptana yanman, sana fayda etmez. Ya can simidi edinseydin
veya yuzme ogrenseydin. Sen istedigin kadar kaptana inaniyordum de,
bogulursun. Cunku; kaptanin senin inanmana ihtiyaci yok, yani Peygamberin
senin ona inanmana ihtiyaci yok. Allahin da senin ona inanmana ihtiyaci yok.


Peygamber sana diyor ki;"Eger benim dediklerimi anlayip idrak edemiyorsan,
bana hic olmazsa inan, olum otesinde boyle bir yasam var, o yasamin
sartlarina gore tedbir alarak kendini kurtar. Sen diyorsun ki;"Ben sana
inaniyorum" Sonra bildigin gibi yasiyorsun. Sacmalama. Peygambere inanmaktan
gaye, Peygamberin dedigini anlayip idrak etmek, ve o bildirdigi tehlikeye
karsi gereken tedbirleri almaktir. Sen ona gerektigi gibi kulak vermiyor,
dediklerini anlamiyor, gereken tedbirleri almiyorsan, ne kadar
"inaniyorum,onu cok seviyorum" dersen de, o gittigin ortamda icine dusecegin
azaptan kendini kurtaramazsin. Ona inanmaktan murat, onun onerdigi bir
bicimde gereken tedbirleri almaktir. Peygamberin senin inanmana ihtiyaci yok
ki...


Sen ya gelecegi idrak edip, gereken tedbiri alarak kendini kurtaracaksin
veyahutta es gececeksin. Gittigin ortama gereken bir bicimde hazirlanmadigin
icinde mahvolacaksin!


Diri diri kabire gomulup, orada canli canli o azabi cekeceksin seneler ve
seneler boyu. Bu daha isin baslangici, devamini soylemeyecegim su anda....


Bir Isvicre'ye gitmeye kalkiyorsun, bir Amerika'ya gitmeye kalkiyorsun 6 ay
evvelinden hazirlik yapiyorsun, oranin sartlarini ogreniyorsun, ne
gotureyim, ne getireyim, yanima ne alayim, orda ne kalayim diye onu
arastiriyorsun.


Omur boyu, sonsuz yasayacagin bir ortama gideceksin bir daha geri donus yok,
oranin sartlarini arastirma geregi duymuyorsun. Ondan sonra akillim diye
geciniyorsun. Bu mu aklin...


Hazirlanma kabul ama, evvela oranin ne oldugunu ogren ondan sonra
hazirlanma, bilmedigin birseye nasil tedbir alirsin veye nasil tedbir almama
geregini duyarsin. Senin garanti senedin mi var? Su kadar sene yasayacagina
dair.


Bir damarindaki tikanma, bir kalp krizi, bir beyin kanamasi senin bir anda
kac yasinda olursan ol hayatinin sonudur. O andan itibaren sana ne karin,ne
paran,ne kocan,ne anan, ne baban, ne bir baskasi fayda edecek. Peki o olum
denen olayla birlikte baslayacak olan olum otesi yasama hazirlanmadiysan
seni kim kurtaracak, ne kurtaracak. Allah kerim canim, yukarida ALLAH var
canim nasil olsa kurtarir. Birak bu agizlari, iyice aklini basini topla ona
gore hareket et. Yoksa vay haline....

KAFKASKAR diyor ki:
Yalnız kurt’ların tunçtan göğüsleri nurlu iman dolu,
Yolları Sancaktar Kafkas Kartalı Şeyh Şamil’in yolu.
Kafkas halklarının haklı özgürlük davası adına,
Yok mu duası kabul olunacak bir Allahın kulu.
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Görüntüleyenler: Son Mesaj
  Vücudumuz için teşekkürler KAFKASKAR 0 19 10-02-2008 11:14 PM
Son Mesaj: KAFKASKAR
  İnsanın Yaratan’a karşı duruşu KAFKASKAR 4 57 10-01-2008 11:24 PM
Son Mesaj: KAFKASKAR
  Allah'a karşı konumumuz KAFKASKAR 0 30 10-01-2008 09:53 PM
Son Mesaj: KAFKASKAR
  Müminler Birbirlerine Karşı Nasıl Davranmalıdır? SABRİ KÖNTEK 1 33 09-24-2008 12:13 AM
Son Mesaj: tekniker58
  VAR MISINIZ? ÖMRÜMÜZ RAMAZAN AHİRETİMİZ BAYRAM OLSUN... bjk_sivas 0 56 09-13-2008 05:04 PM
Son Mesaj: bjk_sivas
  Sahuru Geç, İftarı Saatinde Yapmak ÖneriLiyor SivaSLiNuRSe 2 47 09-03-2008 02:49 PM
Son Mesaj: SivaSLiNuRSe
  Berat Kandili affımız için büyük bir fırsat KAFKASKAR 2 39 08-16-2008 09:42 PM
Son Mesaj: KAFKASKAR
  Dinleyipte mest olmak ve iman tazelemek icin! Mkaraca 21 376 08-10-2008 10:11 PM
Son Mesaj: alcho
  Alevilik Nasıl Doğdu ? DeLi_RüZg@R 4 68 08-06-2008 12:55 PM
Son Mesaj: murti
  "....." Buraya onun adını yaz... !!! seyfofen 2 35 08-04-2008 01:40 AM
Son Mesaj: foruMeleği

Forum Atla:

İletişimSivas | Sivasliyiz.ComYukarıya dönİçeriğe DönHafifleştirilmiş SürümRSS Beslemesi