Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 


H Z . MUSA A.S.
Yazar Mesaj
hero_hill
Senior Member
****


Mesajlar: 724
Grup: Kayıtlı
Katılım: Feb 2007
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 1
Mesaj: #1
H Z . MUSA A.S.



Allah Teala'nin, dort buyuk kitaptan biri olan Tevrat'i verdigi ve yeryuzunde dinini teblig edip, hakim kilmasi icin gonderdigi Ulu'l-Azm* peygamberlerden biri. Hz. ibrahim (a.s)'in soyundan olup, israilogullarinin akidelerini islah etmek ve onlari Allah Teala'nin diledigi nizama kavusturmakla gorevlendirilmisti. Kufurle mucadelesi Kur'an-i Kerim'de uzun uzun anlatilmaktadir.

Hz. Adem (a.s)'den, Resulullah (s.a.s)'e kadar pek cok peygamber gelmistir. Bu peygamberler, gonderildikleri kavimleri, Allah Teala'ya iman etmeye cagirmislar; bu yolda kafirlerle savasmislar, yasadiklari diyarlardan cikarilmislar; ezilmisler, hor gorulmusler ve hatta oldurulmuslerdir.

Musa (a.s) da, Allah Teala tarafindan israilogullari'na gonderilmis bir resul idi. O da tipki kendisinden once gonderilmis olan peygamberler gibi kavmini Allah'a iman etmeye cagirdi. Kavmine zulmeden ve ilahlik iddiasinda bulunan Firavuna karsi tevhit yolunda mucahede etti. Bu ugurda, butun peygamberlerin karsisina cikan guclukler, onun da karsisina cikti. Dogup buyudugu diyardan cikarildi, kafirler tarafindan oldurulmek gayesiyle kovalandi. Allah Teala Kur'an-i Kerim'de bir ayette Hz. Musa (a.s)'dan soyle bahsediyor: "Kur'an'da Musa'yi da an. uunku o ihlas sahibi idi ve israilogullari'na gonderilmis bir peygamber idi"(Meryem, 19/51).

Hz. Musa (a.s)'nin Firavun ile olan kissasi, Kuran'in bazi surelerinde cesitli usluplarda ve teferruatli olarak anlatilmistir. Firavun ve ordusunun Kizildeniz'de bogulmalari olayindan sonra, israilogullari ile ilgili kissasina da genisce yer verilmistir.

Musa (a.s)'nin Firavun ile olan mucadelesi, bir sahsin bir kralla, bir peygamberin sadece buyuk bir zorba ile olan mucadelesinden ibaret degildir. Bilakis bu hak ile batil'in catismasi, Rahman'in ordusu ile seytanin ordusunun kacinilmaz savasidir. Aslinda hak ile batil arasindaki bu savas, insanoglunun yaratilisindan, insanlari islah etmek uzere nebaler ve resullerin hayat sahnesine cikmasindan beri devam ede gelmektedir.

Sapiklik ve batil, daima iblis ve onun ordusu tarafindan temsil edilmis, imana, tevhide, peygamberlige, kisaca Hakka surekli meydan okumustur. Fakat kazanan daima Hak olmustur. Allah Teala soyle buyuruyor: "Muhakkak ki Biz peygamberlerimizi ve iman edenleri hem dunya hayatinda, hem de meleklerin sahid olacagi gunde muzaffer kilacagiz" (el-Mu'min, 40/51).

Hz. Musa (a.s)'da gonderildigi kavmi cehalet ve sapiklik icerisinde buldu. Onlari Hakka davet etti, yurdundan cikarildi, savasti ve sonunda Allah Teala'nin izniyle kazandi.

Hz. Musa (a.s)'nin Nesebi, Dogumu ve Hayati

Musa (a.s)'nin babasi, imran'dir Onun babasi Yahser, onun da babasi Kahes'dir. Nesebi Yakub (a.s)'a ulasir; ki, onun babasi Hz. ishak (a.s), onun da babasi Hz. ibrahim (a.s)'dir. Musa (a.s)'nin yaninda gordugumuz Harun (a.s) onun kardesidir. Allah Teala, Musa (a.s)'yi Firavuna, imana davet icin gonderdiginde, Hz. Harun (a.s)'u da ona yardimci olarak secmis ve gorevlendirmisti. Hz. Musa (a.s) Allah Teala'ya soyle dua ederek, kardesi Harun (a.s)'u kendisine yardimci yapmasini istemisti: "Bir de bana ehlimden bir vezir, (yardimci) ver. Kardesim Harun'u (ver)" (Taha, 20/29-30).

Hz. Musa (a.s), Misir'in cok zor gunler yasadigi bir donemde dogdu. Bu sirada, ilahlik iddialarinda bulunarak haddi asan Firavun, israilogullari halkina dayanilamayacak eziyetlerde bulunuyor, bu insanlari zulumle kasip kavuruyordu. israilogullari, Kipt kavminin muamelelerinden ve krallarinin agir baskilarindan bikmislardi. Misir'da yasamanin bir tadi kalmadigini biliyor ve dedelerinin yurdu olan Kenan illerine gitmek istiyorlardi. Ama onlardan her isinde istifade eden Firavun, yakalarini bir turlu birakmak istemiyordu. Onlara zulmun en akla gelmeyecek olanini yapti. Nitekim Kur'an-i Kerim'de; "Biz sana Musa ve Firavun'un muhim haberlerinden, iman edecek bir kavim icin, gercek olarak okuyacagiz. uunku Firavun o yerde (Misir'da) baskaldirmis ve ahalisini parcalara bolup, kendisine baglamisti" (el-Kasas, 28/3-4) buyuruluyor.

Firavun, saltanati sirasinda israilogullarina cok kotu eziyetlerde bulundu; onlari kole yapti, en cirkin ve ada islerde calistirdi. Allah Teala, israilogullarini bu sikintidan, azgin Firavunun serrinden, zulum ve taskinliklarindan kurtarmak icin Hz. Musa (a.s)'yi gonderdi.

Sa'leba, Kisas-i Enbiya'sinda imam Sudda'den; Firavun'un bir ruya gordugunu, korkup kederlendigini naklediyor. Ruyasinda Kudus tarafindan gelen bir ates gordu. Bu ates, Misir'a kadar uzanip, Firavunun evlerini yakti. Fakat sadece Kipti'lere zarar verdi, israilogullari ise kurtuldular. Uyaninca hemen kahin ve muneccimlerden ruyayi tabir etmelerini istedi. Onlar dediler ki; "israilogullari icinden bir cocuk dunyaya gelecek, Misirlilarin helakina ve senin kralliginin yok olmasina sebep olacak. Dogacagi zaman da iyice yaklasti."

Bu haber uzerine telaslanan Firavun, israilogullarin'dan dogan butun erkek cocuklarin oldurulmesini emretti. Kur'an-i Kerim'de bu olay soyle anlatiliyor: "Firavun, memleketin basina gecti ve halki firkalara ayirdi. iclerinden bir toplulugu gucsuz bularak onlarin ogullarini bogazliyor, kadinlari sag birakiyordu. uunku o bozguncunun biriydi" (el-Kasas 28/4).

israilogullari arasinda is yapabilecek insanlarin azalmasi uzerine Kiptalerin ileri gelenleri Firavun'a giderek, "Eger boyle oldurmeye devam ederseniz, ileride bizim islerimizi yapacak kimse bulamayacagiz" dediler. Firavun da erkek cocuklarin bir sene oldurulmesini, bir sene de oldurulmemesini emretti. Erkek cocuklarin oldurulmedigi sene Harun (a.s) dogdu. ulduruldukleri sene ise Musa (a.s)...

Musa (a.s) dogunca, annesi cok uzuldu. Allah Teala ona korkmamasini, uzulmemesini vahyetti. Kalbine bir rahatlik verdi. Bu, Kuran'da soyle anlatiliyor: "Musa'nin annesine: "uocugu emzir, basina geleceklerden korktugun zaman onu suya (Nil'e) birak. Korkma, uzulme. Biz suphesiz onu sana dondurecegiz ve peygamber yapacagiz" diye bildirmistik" (el-Kasas, 28/7).

Musa (a.s)'nin annesi de ilham edileni yapti ve yavrusunu bir muhafaza icerisinde suya birakti. Ablasina da, "Onu izle" dedi. Musa (a.s)'yi tasiyan sandik, Allah'in izniyle dalgalarla suruklenerek, Firavun'un sarayina ulasti. Yikanmakta olan cariyeler, sandigi bulup Firavun'un karisina goturduler. Allah Teala, Firavun'un karisi Asiye'nin kalbine bu cocugun sevgisini koydu. Firavun cocugu gorunce oldurmek istedi. Ancak Asiye, cocugu kendisine vermesini istedi. uunku hic cocuklari olmuyordu. Kur'an-i Kerim, bunu soyle anlatiyor: "Firavun'un karisi: Benim de senin de gozun aydin olsun! Onu oldurmeyiniz, belki bize faydali olur, yahut onu ogul ediniriz" dedi. Aslinda isin farkinda degillerdi" (el-Kasas, 28/9).

Hz. Musa (a.s) acikinca onu emzirmek icab etti. Fakat o kimseden sut emmek istemiyordu. Allah Teala, bunu soyle zikrediyor: "unceden, sut annelerinin memesini kabul etmemesini sagladik. Musa'nin ablasi; "size, sizin adiniza ona bakacak, iyi davranacak bir ev halkini tavsiye edeyim mi?" dedi. Boylece onu, annesinin gozu aydin olsun diye, ona geri cevirdik. Fakat cogu bilmezler" (el-Kasas, 28/12-13).

Musa (a.s) boylece annesine donmus oldu. ustelik Firavunun sarayinda buyudu. Firavun ailesinin sevgisini kazandi. Allah Teala soyle buyuruyor: "Musa erginlik cagina gelip olgunlasinca ona hikmet ve ilim verdik. iyi davrananlari boyle mukafatlandiririz" (el-Kasas, 28/14).

Yetisip delikanlilik cagina gelen Musa (a.s) bir gun sehre indi. ugle uzeriydi. Dukkanlar kapaliydi ve halk evlerinde istirahat ediyordu. Kur'an-i Kerim'de, sehirde gecen hadise soyle anlatiliyor; "Musa, halkinin haberi olmadigi bir zamanda sehre indi. Biri kendi adamlarindan, digeri de dusmani olan iki adami dovusur buldu. Kendi tarafindan olan kimse, dusmanina karsi ondan yardim istedi. Musa, onun dusmanina bir yumruk vurdu, olumune sebep oldu. "Bu seytanin isidir; cunku o apacik saptiran bir dusmandir" dedi. Musa, "Rabbim! dogrusu kendime yazik ettim, beni bagisla" dedi. Allah da onu bagisladi. O, suphesiz bagislayandir, merhamet edendir. Musa; "Rabbim! Bana verdigin nimete and olsun ki, suclulara asla yardimci olmayacagim " dedi. sehirde, korku icinde, etrafi gozeterek sabahladi. Dun kendisinden yardim isteyen kimse, bagirarak ondan yine yardim istiyordu. Musa ona: "Dogrusu sen besbelli bir azginsin " dedi. Musa, ikisinin de dusmani olan kimseyi yakalamak isteyince: "Ey Musa! Dun bir cana kiydigin gibi bana da mi kiymak istiyorsun? Sen islah edenlerden degil, ancak yeryuzunde bir zorba olmak istiyorsun"dedi" (el-Kasas, 28/15-19).

israillinin, olayi agzindan kacirmasi uzerine, butun halk Musa (a.s)'nin Misirliyi oldurmus oldugunu ogrendi. Daha sonra bir adam kosarak geldi ve kendisini oldureceklerini soyledi.

"Musa korku icinde cevresini gozetleyerek oradan cikti. Rabbim! Beni zalim milletten kurtar" dedi. Medyen e dogru yoneldiginde: "Rabbim in bana dogru yolu gosterecegini umarim ", dedi" (el-Kasas; 28/21-22).

Musa (a.s) boylece yurdundan uzaklasti.. Yanina yiyecek hic bir sey de almamisti. Tam sekiz gunluk yolu, agac yapraklari yiyerek asti. Misir ile Medyen arasi sekiz gunluk bir mesafedir. Allah Teala'nin bu seckin kulu, ac ve bitap dusmus olarak bu uzun mesafeyi kat etti ve nihayet Medyen'e ulasti. Kur'an-i Kerim'de kissa soyle devam ediyor:

"Medyen suyuna geldiginde, davarlarini sulayan bir insan toplulugu buldu. Onlardan baska, hayvanlarini sudan alikoyan iki kadin gordu. Onlara: "Derdiniz nedir?"dedi. "uobanlar ayrilana kadar biz sulamayiz. Babamiz cok yaslidir (onun icin bu isi biz yapiyoruz) " dediler. Musa onlarin davarlarini suladi. Sonra golgeye cekildi: "Rabbim! Dogrusu bana indirecegin hayra muhtacim" dedi" (el-Kasas, 28/23-24).

ibn-i Kesir, El-Bidaye ve'n-Nihaye'de bu olayi soyle anlatiyor: "Medyen suyunda cobanlar koyunlari suladiktan sonra, kuyunun agzina buyuk bir kaya koyarlardi. Bu iki kadin da artan sularla koyunlarini sulamaya calisirlardi. Musa (a.s), kayayi kuyunun agzindan tek basina kaldirdi, su cekti ve kadinlarin koyunlarini suladi. Sonra tekrar kayayi yerine koydu. Bu kayayi ancak on kisi kaldirabilirdi. Musa (a.s) ise, on kisinin halledebilecegi bu isleri tek basina halletmisti. Kizlar babalarina gidip Hz. Musa'yi ve yaptigi iyiligi anlattilar. Kur'an-i Kerim'de kissa soyle devam ediyor:

"O sirada, kadinlardan biri utana utana yuruyup ona geldi: "Babam sana sulama ucretini odemek icin seni cagiriyor dedi. Musa ona gelince, basindan geceni anlatti. O: "Korkma! Artik zalim milletten kurtuldun"dedi. iki kadindan biri: "Babacigim, onu ucretli olarak tut. ucretle tuttuklarinin en iyisi bu guclu ve guvenilir adamdir, dedi. Kadinlarin babasi bana sekiz yil calismana karsilik bu iki kizimdan birini sana nikahlamak istiyorum. Eger on yila tamamlarsan, o senden bir lutuf olur. Ama sana agirlik vermek istemem. insallah beni iyi kimselerden bulacaksin" dedi. Musa: "Bu seninle benim aramdadir. Bu iki sureden hangisini doldurursam doldurayim, bir kotuluge ugramayacagim. Soylediklerimize Allah vekildir" dedi" (el-Kasas, 28/25-2Cool.

Ibn-i Kesir soyle diyor: "Kizlarin babasinin kim oldugu hakkinda gorus ayriligi vardir. Bunun suayb (a.s), oldugu hususunda kanaatler vardir. Ulemanin cogunlugu da bu gorustedir. Hasan Basri, Malik b. Enes'den naklolunan bir rivayeti delil getirerek diyor ki: Hz. suayb kavmi helak olduktan sonra uzun bir omur yasamis, ta ki Musa (a.s)'a ulasmis ve kizini ona nikahlamistir.

Hz. suayb (a.s)'in kiziyla nikahlandiktan sonra Musa (a.s), Medyen'de kalip, haniminin mehri olmak uzere on yil koyun guttu. Bir rivayete gore, Peygamberimize tam olarak ne kadar calistigi sorulmus; o da on sene oldugunu buyurmustur. Buradan anlasildigi uzere, tam on yil cobanlik yapmistir.

Hz. Musa (a.s) ya Peygamberliginin Bildirilmesi

Musa (a.s) Medyen'de on sene kalip mehrini tamamladiktan sonra, Misir'a donmeye karar verdi. Ailesiyle birlikte yola koyuldu. Karanlik ve soguk bir gecede yolu sasirdi ve dag gecidinin yolunu bir turlu bulamadi. uakmak tasiyla bir seyler tutusturmaya calisti, basaramadi. Soguk iyice siddetlendi. Karisi da hamileydi ve dogum zamani da yaklasmisti. Musa (a.s) ve ailesinin gercekten yardima ihtiyaci vardi. Kur'an-i Kerim'de, bu olay soyle anlatiliyor: "Musa, sureyi doldurunca ailesiyle birlikte yola cikti. Tur tarafindan bir ates gordu. Ailesine: "Durunuz, ben bir ates gordum; belki oradan size bir haber veya tutusmus, bir odun getiririm de isinabilirsiniz" dedi. Oraya gelince, kutlu yerdeki vadinin sag yanindaki agac cihetinden: "Ey Musa! suphesiz ben alemlerin Rabbi olan Allah'im " diye seslenildi. "Degnegini at!." Musa, degnegin yilan gibi hareketler yaptigini gorunce, donup arkasina bakmadan kacti. "Ey Musa! Don, gel. Korkma. suphesiz guvende olanlardansin" denildi. "Elini koynuna koy, lekesiz, bembeyaz ciksin. Korkudan acilan kollarini kendine cek! Bu ikisi Firavun ve erkanina karsi Rabbinin iki delalidir. Dogrusu onlar yoldan cikmis bir millettir" denildi. Musa: "Rabbim! Dogrusu ben onlardan bir cana kiydim. Beni oldurmelerinden korkarim. Kardesim Harun'un dili benimkinden daha duzgundur. Onu, beni destekleyen bir yardimci olarak benimle gonder, cunku beni yalanlamalarindan korkarim" dedi, Allah: "Seni kardesinle destekleyecegiz, ikinize bir kudret verecegiz ki, onlar size el uzatamayacaklardir. Ayetlerimizle ikiniz ve ikinize uyanlar ustun geleceklerdir" dedi" (el-Kasas, 28/29-35).

Taha suresinin ilk ayetlerinde, Allah Teala ile Musa (a.s) arasinda gecen konusma, daha ayrintili bir sekilde verilir. su ayetler Allah Teala'nin Musa (a.s)'yi rasul olarak gorevlendirdigi zamanin anlasilmasinda yardimci oluyor: "Ben seni sectim, artik vahyolunani dinle. suphesiz ben Allah'im. Benden baska ilah yoktur. Bana kulluk et, Beni anmak icin namaz kil!" (Taha, 20/13-14).

Ve daha sonra Allah Teala, Musa (a.s)'ya soyle buyuruyor: "Firavun'a gidin; dogrusu o azmistir. Ona yumusak soz soyleyin, belki ogut dinler veya korkar" (Taha, 20/43-44).

Allah Teala'nin, Musa (a.s)'ya bunu emretmesinden sonra, Musa (a.s) ile Firavun arasinda amansiz bir mucadele de baslamis oluyordu. Hak ile batil'in amansiz savasi. Butun peygamberlerin birbirlerine miras biraktiklari tevhit mucadelesi...

Hz. Musa (a.s), Allah Teala'nin bu emriyle Firavun'a gitti. Onu guzellikle Allah'a iman etmeye davet etti: "Musa: Ey Firavun! Ben alemlerin Rabbinin peygamberiyim! Bana Allah'a karsi ancak gercegi soylemek yarasir. Size Rabbinizden bir mucize getirdim, israilogullari'ni benimle beraber saliver" (el-A'raf, 7/104-105).

"Firavun: "Musa! Rabbiniz kimdir?" dedi. Musa: "Rabbimiz, her seye ayri bir ozellik veren, sonra dogru yola eristirendir" dedi" (Taha 20/49-50).

Firavun, bu davete icabet etmedi ve direndi. Musa (a.s)'yi zindana atmakla tehdit etti. Musa (a.s)'da Firavun'a, belki iman eder diyerek, ispat edici bir delil getirmek istedi. Asasini yere atti, kocaman bir yilan oldu. Elini koynuna sokup cikardi, gozleri kamastiran bir gunes parcasi oluverdi. Musa (a.s)'nin gosterdigi bu mucizeler karsisinda Firavun gercekten korkmustu. Bunun uzerine o da sihirbazlarini toplayip, Musa'yi maglup etmeyi kararlastirdi. ulkesindeki butun unlu sihirbazlari cagirtti ve onlardan Musa (a.s)'nin yaptiklarindan daha buyuk bir sihir yapmalarini istedi. Onlarda hazirlandilar ve bir gun kararlastirdilar. O gun gelince de halkin gozleri onunde Musa (a.s) ile yarismaya basladilar.

"Sihirbazlar: "Ey Musa! Marifetini ya sen ortaya koy veya biz koyalim" dediler. Musa: "Siz koyun"dedi. Sihirbazlar marifetlerini ortaya koyunca, insanlarin gozlerini sihirlediler ve onlari urkuttuler, buyuk bir sihir yapilar. Biz de Musa'ya: "Asani koyuver" dedik o da koyuverdi. Hemen onlarin uydurduklarini yutmaya basladi. Hak tahakkuk etti. Onlarin yaptiklari bosa gitti. iste orada yenildiler, kucuk dustuler. Sihirbazlar secdeye kapanip: "ulemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine inandik" dediler" (el-A'raf, 7/115-122).

Sihirbazlarin iman etmeleri, Firavun'u cok kizdirdi. Onlari oldurmekle tehdit etti. iste kufur, acizligini bu olayla bir kere daha ortaya koymus oldu.

Gelisen bu olaylar, Firavun'u yola getirecegi yerde, onu daha cok azdirdi. Ve Musa (a.s) ile kavmini ortadan kaldirmadikca rahata kavusamayacagina inanip, bu arzusunu yerine getirmeye calisti. Musa (a.s), Firavun ve kavmini, imana cagirmaya devam etti. Firavun inkar ettikce, Allah Teala onun kavmine tufan, cekirge, hasarat, kurbaga, kan gibi cesitli azaplar gonderdi. Ancak bunlarin hic biri, Firavun ve kavmini yola getirmedi.

Firavun, kufur ve inadinda, israr ve Musa (a.s)'nin davetine de icabet etmemeye devam etti. Allah Teala, Musa (a.s)'ya israilogullarini bir gece Misir'dan cikarip Filistin diyarina goturmesini vahyetti. Bir gece Musa ve kavmi sehirden cikip, Suveys halici boyunca Kizildeniz'e yoneldiler. Firavun sehirde israilogullarindan hic bir iz goremeyince, kactiklarini anladi ve butun ordusunu seferber ederek, peslerine dustu. Firavun ordusunun cok kalabalik oldugu rivayet edilmektedir. Firavun iki gun sonra israilogullarina yetisti. israilogullarinin onlerinde gecilmesi mumkun olmayan bir deniz arkalarinda kocaman bir ordu vardi. israilogullari "Yakalandik ya Musa" diye yakinmaya basladilar. Kur'an-i Kerim'de olay soyle anlatiliyor: "Musa: "Hayir, Rabbim benimle beraberdir, bana elbette yol gosterecektir"dedi. Bunun uzerine Biz Musa ya: "Degneginle denize vur" diye vahyettik. Hemen deniz ikiye ayrildi, her parcasi yuce bir dag gibiydi. iste oraya geridekileri de yaklastirdik. Musa ve beraberinde bulunanlarin hepsini kurtardik" (es-suara, 26/62-65).

"Firavun, ordusuyla onlari takip etti. Deniz de onlari icine aliverdi. Hem de ne alis!" (Taha, 20/7Cool.

Kur'an-i Kerim'de Allah Teala, bir zalimin, kafirin sonunu boyle anlatiyor; ve bir kavmi nasil kurtardigini da. iste Hak, Batil'in tepesine boyle inip, onu ortadan kaldirabiliyor.

Firavun ordusu, bir tek kisi kalmamacasina yok oldu. Firavun ise, olumun geldigini anlayinca iman ettigini acikladi: "Firavun bogulacagi anda: "israilogullarinin inandigindan baska tanri olmadigina inandim, artik ben de ona teslim olanlardanim" dedi. Ona: "simdi mi (inandin)? Daha once baskaldirmis ve bozgunculuk etmistin"dendi" (Yunus, 10/90, 91).

Bu olaydan sonra Allah Teala, Hz. Musa (a.s)'ya kavmiyle birlikte Beyti Makdis'e yonelmelerini emretti. Yola koyuldular. uolde su bulamayip, siddetli bir susuzluga kapildilar. Gelip Musa (a.s.)'a sitem ve sikayette bulundular. Allah, Musa (a.s)'a, asasini tasa vurmasini emretti. Vurunca tasin oniki yerinden su fiskirdi. Her Yahudi kabilesine bir goze dusuyordu. Onlar bu gozelerden kana kana ictiler, susuzluklarini giderdiler. Allah Teala israilogullarina, gokten kudret helvasi ve bildircin eti de gonderdi. Fakat israilogullarinin o ikiyuzlulukleri, butun bu nimetlere ragmen, kendini burada da ortaya cikardi. Bir tek yemekle yetinemeyeceklerini soylediler: "Ey Musa! Bir cesit yemege dayanamayacagiz. Bizim icin Rabbine yalvar da, bize yerin bitirdigi sebze, kabak, sarmisak, mercimek ve sogan yetistirsin" demistiniz de, "hayirli olani daha dusuk seyle mi degistirmek istiyorsunuz? Bir sehre inin, orada suphesiz istediginiz vardir" demisti" (el-Bakara, 2/61).

Sonra Allah Teala Hz. Musa'ya, Filistin'e gitmeyi emretti. Orada Heysanilerin kalintilari ve Kenanlilardan meydana gelen zalim bir topluluk ile karsilastilar. Musa (a.s) kavmine, buraya girip bu zalimlerle savasmalarini, ve onlari bu mukaddes beldeden cikarmalarini emretti. Fakat, israilogullari buna cesaret edemedi: "Ey Musa! "Onlar orada oldukca biz asla oraya girmeyecegiz. Sen ve Rabbin gidin savasin, dogrusu biz burada oturacagiz" demislerdi" (el-Maide, 5/24).

uunku israilogullari, Firavun ulkesinde zillet ve adilige, asagilanmaya alismislardi. Onlar icin bazi degerleri ele gecirmek icin savasmak, bir mana tasimiyordu. Allah'da onlari Tih colune atti ve yollarini sasirtti. Kavmine soz geciremediginden yakinan Musa'ya, Allah Teala: "Orasi onlara kirk yil haram kilindi. Yeryuzunde saskin saskin dolasacaklar. Sen, yoldan cikmis bir millet icin tasalanma" dedi" (el-Maide, 5/26).

Zamanla, bu zillet icinde yasayan nesil, yerini hurriyetle yetisen ve izzetle yasayan bir nesile terk etti. Bunlar da bir muddet sonra Arz-i Mukaddes'e girmeye muvaffak oldular.

israilogullari, bu kirk yil icinde cok cesitli sapikliklarda bulundular. Hz. Musa'nin Tur daginda kirk gun gecirdigi bir zamanda, Samira isimli bir sahsin imal ettigi ve "iste sizin de Musa'nin da tanrisi" dedigi altindan bir buzagiya tapmaya basladilar. Musa (a.s) dondugunde onlari buzagiya tapinir gorunce cok uzuldu. Harun (a.s)'a cikisti. israilogullarini buzagiya tapinmaktan vazgecirmeye calisti. israilogullari ise, her firsatta iki yuzluluklerini sergilediler (Samira olayi bak. Daha fazla bilgi icin bk. Samira mad.). Musa (a.s), hayati boyunca tevhid yolunda mucadele etti. Bu ugurda pek cok eziyetle karsilasti. Yurdundan cikarildi, olumle tehdit edildi ve etrafinda kendisiyle beraber, inanan pek az insan bulabildi.

Musa (a.s), Tih colunde, Harun (a.s)'dan sonra oldu. israilogullarini Arz-i Mukaddes'e sokamadi. uldugunde yuz yirmi yasinda idi. Buhara, onun olumu ile ilgili olarak sunlari rivayet ediyor: "ulum melegi geldiginde, Musa (a.s) onun yuzune dikkatle bakti. Canini almaya gelen Azrail (a.s) korktu ve gozu karardi. Sonra: "Yarabbi, beni bir kuluna gonderdin ki, olmek istemiyor" diye tazarru eyledi. Allah Teala, o hali uzerinden kaldirarak, tekrar Musa'ya gonderdi: "Soyle, sayili olmak sartiyla istedigi kadar yasasin". Hz. Musa: "Yarabbi, sonra ne olacak?" dedi. "uleceksin" buyuruldu. "uyle ise olum simdi gelsin" niyazinda bulundu. Sonra Allah Teala'dan, kendisini bir tas atimi Beyti Makdis'e yaklastirmasini, orada olmesini ve oraya gomulmesini istedi. Ebu Hureyre (r.a) soyle diyor: "Rasulullah (s.a.s): "Eger ben sizinle beraber orada bulunsaydim, onun yol kenarinda ve kizil bir kum tepesinin yaninda bulunan kabrini size gosterirdim" buyurdu".


ALINTIDIR...


Kaleme soz gerek Soze yurek gerek Yurege ask gerek Bizim sevdamiz Ne insandir nede hayattir Bizim sevdamiz Yuregimizdeki iMANDIR...
05-14-2007 05:24 PM
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
seyfofen
^^Yiğido_ AdmiN^^
******


Mesajlar: 9,064
Grup: Administrator
Katılım: Dec 2006
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 8
Mesaj: #2
 

emegine saglik guzel paylasimm.. Smile Arrow


====================================================
...SEVMEK...
Sevgiliyi bir beyaz güvercin gibi avuçlarına alıp okşamak ve yüreğine bastırıp korumaktır. Ama sevgiliyi daha güzel ufuklar bekliyorsa onu salıvermektir. Gittiğin yerlerde dualarımla seni koruyacağım diyebilmektir...
seyfofen...
====================================================
Leyla’ya sorulmuş:
senin Mecnun’a olan sevgiN mi daha büyük, yoksa Mecnun’uN sana olan sevgisi mi? beniM ona olan sevgiM, demiş Leyla ve sonra açıklamış;
" çünkü onuN bana olan sevgisi meşhur oldu, beniM ona olan sevgiM ise gizli kaldı!!"

http://sivasliyiz.com/birgun-seni-anlata...l#pid84872
http://sivasliyiz.com/ince-sizim-imkansi...l#pid85298
05-14-2007 05:30 PM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 

Yazdırılabilir Bir Versiyona Bak
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Abone Ol | Konuyu Favorilerine Ekle

Foruma Git: