Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 


MERHAMETLİ İNSAN KALMADI" DEMEYESİNİZ DİYE ...
Yazar Mesaj
Emrullah
Posting Freak
*****


Mesajlar: 5,805
Grup: Kayıtlı
Katılım: Jan 2007
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 17
Mesaj: #1
MERHAMETLİ İNSAN KALMADI" DEMEYESİNİZ DİYE ...

Hz. Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç girerler. Derler ki :
-"Ey halife, bu aramızdaki arkadaş bizim babamızı öldürdü.
Ne gerekiyorsa lütfen yerine getirin." Bu söz üzerine Hz. Ömer suçlanan gence dönerek :
- Söyledikleri dogru mu diye sorar ,

Suçlanan genç der ki :
-evet dogru.

Bu söz üzerine Hz Ömer anlat bakalım nasıl oldu diye sorar:

Bunun üzerine genç anlatmaya başlar, der ki :

-"Ben bulunduğum kasabada hali vakti yerinde olan bir insanım
ailemle beraber gezmeye çıktık, kader bizi arkadaşların bulundugu yere getirdi.

Afedersiniz hayvanlarımın arasında bir güzel atım var ki dönen bir defa
daha bakıyor, hayvana ne yaptıysam bu arkadaşların bahçesinden
meyva koparmasına engel olamadım, arkadaşların babası içerden hışımla
çıktı atıma bir taş attı atım oracıkta öldü. Nefsime bu durum agır geldi, ben de bir taş attım,
babası öldü. Kaçmak istedim fakat arkadaşlar beni yakaladı, durum bundan ibaret" dedi.
Bu söz üzerine Hz Ömer

- "Söyleyecek bir şey yok, bu suçun cezası idam.Madem suçunu da kabul ettin" dedi.

Bu sözden sonra delikanlı söz alarak

-"Efendim bir özrüm var" diyerek konuşmaya başladi

- "Ben memleketinde zengin bir insanım, babam rahmetli olmadan bana
epey bir altın bıraktı.Gelirken kardeşim küçük olduğu için saklamak
zorunda kaldim.
Şimdi siz bu cezayı infaz ederseniz yetimin hakkını zayi
ettiğiniz için Allah(cc) indinde sorumlu olursunuz, bana üç gün izin
verirseniz ben emaneti kardeşime teslim eder gelirim, bu üç gün içinde yerime birini bulurum" der.
Hz. Ömer dayanamaz der ki :

-"Bu topluluğa yabancı birisin, senin yerine kim kalir ki?!"
Sözün burasinda genç adam ortama bir göz atar, der ki:

- "Bu zat benim yerime kalir." O zat Hz. Peygamber Efendimizin
(sav) en iyi
arkadaslarindan daha yaşarken cennetle müjdelenen Amr Ibni As' dan
baskası
değildir.

Hz.Ömer Amr'a dönerek,

- "Ey Amr, delikanliyi duydun" der.

O yüce sahabi

-"Evet, ben kefilim" der ve genç adam serbest bırakılır.
Üçüncü günün sonunda vakit dolmak üzere ama gençten bir
haber yoktur. Medine'nin ileri gelenleri Hz. Ömer'e çıkarak genc'in
gelmeyeceği, dolayısıyla Amr Ibni As'a verilecek idam yerine
maktülün
diyetini vermeyi teklif ederler, fakat gençler razı olmaz ve
babamızın kanı
yerde kalsın istemiyoruz derler.

Hz. Ömer kendinden beklenen cevabi verir der ki :
"Bu kefil babam olsa farketmez cezayi infaz ederim."
Hz Amr Ibni As ise tam bir teslimiyet içerisinde der ki :
-"Biz de sözümün arkasındayız."

Bu arada kalabalıkta bir dalgalanma olur ve insanların arasından
genç görünür. Hz. Ömer gence dönerek derki evladım gelmeme gibi önemli
bir nedenin vardi neden geldin?" Genç vakurla başını
kaldırır ve (günümüz insanı için pek de önemli olmayan)
"AHDE VEFASIZLIK ETTİ" demeyesiniz diye geldim der.
Hz.Ömer başını bu defa çevirir ve Amr Ibni As'a der ki :

-"Ey Amr, sen bu delikanlıyı tanımıyorsun nasil oldu onun yerine kefil oldun".
Amr Ibni As( Allah kendisinden ebediyyen razi olsun), vakurla
kanımızı donduracak bir cevap verir,

-"Bu kadar insanın içerisinden beni seçti.
"İNSANLIK ÖLDÜ "dedirtmemek için kabul ettim" der.
Sıra gençlere gelir, derler ki :

-"Biz bu davadan vazgeçiyoruz."

Bu sözün üzerine Hz Ömer :

-"Ne oldu, biraz evvel babamızın kanı yerde kalmasın diyordunuz ne
oldu da vazgeçiyorsunuz?"der.
Gençlerin cevabı da
-"MERHAMETLİ İNSAN KALMADI" DEMEYESİNİZ DİYE ...


Cesaret Akıldan Geliyorsa Cesarettir
Ağızdan Geliyorsa Cehallettir...
02-22-2008 11:05 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
candy
Posting Freak
*****


Mesajlar: 24,592
Grup: Kayıtlı
Katılım: Mar 2007
Statü: Çevrimiçi
Karma Puanı: 35
Mesaj: #2
RE: MERHAMETLİ İNSAN KALMADI" DEMEYESİNİZ DİYE ...

bu yazıy daha önce takvim dalında okumuştum güzel paylaşım
-"Ne oldu, biraz evvel babamızın kanı yerde kalmasın diyordunuz ne
oldu da vazgeçiyorsunuz?"der.
Gençlerin cevabı da
-"MERHAMETLİ İNSAN KALMADI" DEMEYESİNİZ DİYE ...


SANA RÜYA DiYEMEM, SENDEN UYANAMAM Ki..
NEREDE OLURSAN OL, SENiNLEYiM BEN SANKi..
BULUTLU GÜNEŞiMSiN, SEVGiLiMSiN,BENiMSiN..
YAZ YAĞMURUM, KIŞ GÜLÜM, NEŞEMSiN KEDERiMSiN..
SENiNLE DOLU DÜNYAM, GÜNDÜZÜM GECEM SENSiN..
ÖLSEM DE AYRILAMAM, BENLiĞiM RUHUM SENSiN...


Daha dün,seni yeniden çizmistim gözlerime....artik bir ömür hep gülümseyen halinle saklayacagim seni içimde


http://img360.imageshack.us/img360/4611/41848255sn5.jpg
02-22-2008 11:17 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
KAFKASKAR
Moderatör
*****


Mesajlar: 12,809
Grup: Moderatörler
Katılım: Nov 2007
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 26
Mesaj: #3
RE: MERHAMETLİ İNSAN KALMADI" DEMEYESİNİZ DİYE ...

Bu sözün üzerine Hz Ömer :

-"Ne oldu, biraz evvel babamızın kanı yerde kalmasın diyordunuz ne
oldu da vazgeçiyorsunuz?"der.
Gençlerin cevabı da
-"MERHAMETLİ İNSAN KALMADI" DEMEYESİNİZ DİYE ...


EMEĞİNE SAĞLIK ÇOK ANLAMLI GÜZEL BİR PAYLAŞIM


______________


Yalnız kurt’ların tunçtan göğüsleri nurlu iman dolu,
Yolları Sancaktar Kafkas Kartalı Şeyh Şamil’in yolu.
Kafkas halklarının haklı özgürlük davası adına,
Yok mu duası kabul olunacak bir Allahın kulu.

http://www.metinemlak.net

02-22-2008 03:23 PM
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Emrullah
Posting Freak
*****


Mesajlar: 5,805
Grup: Kayıtlı
Katılım: Jan 2007
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 17
Mesaj: #4
Cvp: MERHAMETLİ İNSAN KALMADI" DEMEYESİNİZ DİYE ...

tşk ederim


Cesaret Akıldan Geliyorsa Cesarettir
Ağızdan Geliyorsa Cehallettir...
02-26-2008 08:15 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mehmet kocsan
Posting Freak
*****


Mesajlar: 920
Grup: Kayıtlı
Katılım: Feb 2008
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 7
Mesaj: #5
RE: MERHAMETLİ İNSAN KALMADI" DEMEYESİNİZ DİYE ...

Nuşirevan'ın Adaleti
Hazreti Ömer ve Sa'd İbni Vakkas Hazretleri, İran'a at satmaya gitmişlerdi. İran'a vardıkları zaman şehrin girişinde cirit oynayan bir kısım genç görüp seyre daldılar. Bir ara yabancıların kendilerini seyretmekte olduğunun farkına farkına varan gençlerden birisi yanlarına gelip "Bedeviler" gibi sözlerle hakaret ettikten sonra, satmak için getirdikleri ve üzerine bindikleri Arap atlarını ellerinden zorla aldılar.

Hazreti Ömer ve Sa'd ibni Ebi Vakkas Hazretleri ticaret maksadıyla geldikleri şehre meyüs ve mükedder vaziyette girdiler. Yanlarında yiyecek bir şeyleri olmadığı gibi paraları da kalmamıştı. Aç susuz akşam olmasını beklediler. Akşam olunca da bir hana vardılar. Kapıdan girer girmez hancı, misafirlerin yabancı olduğunu ve üzüntülü olduklarını anladı. Neden üzüntülü olduklarını sordu. Hazreti Ömer daha üzüntülü görünüyordu. O hiç konuşmadı. İbni Vakkas Hazretleri ise başından geçenleri hancıya dert yanarak anlattı. Hancı misafirlerini dinledikten sonra:
- Siz kederlenmeyin, bizim hükümdarımız son derece âdildir. Ya atlarınızı buldurur, yahut bedelini tazmin eder. Sizin anlattığınıza göre elinizden atları alan hükümdarın kendi oğludur. Ama o mutlaka bu meseleyi halleder, diyerek teselli verdikten sonra:
-Her sabah hükümdarımız pazar yerinde halkın önünden geçer ve halk ona dert ve dileklerini bildirirler. O da ne icab ediyorsa hemen yapar. Siz sabahleyin hemen pazar yerine gidin vaziyeti anlatın dedi.
Sabah, Hazreti Ömer ve arkadaşı pazar yerine çıkıp hükümdarı beklemeye başladılar. Biraz sonra hükümdar yanında tercümanları olduğu halde geldi. Herkes nesi varsa açık açık söylüyor o da gerekeni hemen orada yapıyor veya yapılmasını emrediyordu. Sıra Hz. Ömer ve İbni Vakkas'a geldi. Onlarda başlarından geçenleri anlattılar., atlarının bulunup geri veilmesini dilediler.
Hükümdar bunları dinleyince yüzü çok asıldı ve üzüntülü olduğu her halinden belli idi. Bir kese altın verdi ve atlarının da bulunacağını söyledi. Hükümdar tercüman vasıtası ile konuşuyordu, tercüman ise atı alanların hükümdarın oğlu olduğunu söylememişti. Hazreti Ömer ve Ebû Vakkas Hazretleri yine akşam kaldıkları hana geldiler. Bu sefer yanlarında paraları da vardı, karınları da toktu. Hancının parasını verdiler, o gece de orada kalıp sabahleyin yola çıkmayı düşünüyorlardı. Hancı ne olduğunu sordu. Onlar hükümdarla görüştüklerini ve atları bulacağını söylediler, dedi.
Hancı birden öfkelendi ve :
-Demek kendi oğlu olduğu zaman iş değişiyor, dedi.
Sabah oldu bu sefer hükümdarın karşısına hancı çıkıp:
-Hükümdarım, suçu işleyen başkası olur ceza verirler de, sizin oğlunuz olursa cezasız kalır öyle mi? dedi.
Nuşirevan bunu duyunca rengi değişti ve çok sinirli olduğu besbelli idi:
-At sahipleri yarın şehir terketsinler... Fakat biri şehrin kuzey, biri güney kapısından çıksın dedi.
Sabah oldu ve atların değerinden fazla para verdi. Hazreti Ömer ve Ebû Vakkas Hazretleri şehri terkediyorlardı. Bir de ne görsünler, şehrin bir kapısına atı alan genç, diğer kapısına ise hükümdara yanlış bilgi veren tercüman asılmışlar ve ölmüşler bile...
Fakat ne yazıktır ki, adaletiyle meşhur bu hükümdara iman nasip olmamış ve Efendimiz (s.a.v.) imansız gittiklerine teessüf ettiği isimler arasında bunu da saymıştır.
Aradan zaman geçti, Hazreti Ömer Halife-i İslâm , Sa'd ibni Ebi Vakkas ise Mısır valisi oldu. Mısır'i İslamlaştırma ameliyesinde bir de cami yapılacaktı. Bu camiye en müsait yer ise bir yahudinin yeri idi. Mısır valisi yahudinin yerine cami yapımına başladı. Yahudi çaresiz bir şekilde düşünürken müslümanlardan bir zat:
-Nedir senin bu halin? diye sordu.
O:
-Bir evim vardı, başka bir şeyim yoktu. Vali şimdi oraya cami yapıyor. Ben ne yapabilirim? Şimdi açıkta kaldım, dedi.
Müslüman ona:
-Sen git Medine'ye... Orada Halife Ömer vardır. Derdinei ona anlat. Senin derdine mutlaka çare bulur, dedi.
Yahudi daha islamiyetin nasıl bir din olduğunu bilmiyordu. Medine'ye vardı. Halife'yi sordu, bahçede olduğunu söylediler. Gitti Bahçeyi buldu. Baktı ki, oarad bir adam çalışıyorYanına yaklaşıp:
-Ben Halife Ömer'le görüşmek istiyorum, dedi.
Ona göre hükümdarın tarlada ne işi vardı. Karşısındaki:
-Derdini anlat! Ömer benim, dedi.
Yahudi derdini anlatıp, bir çare bulunmasını söyleyince Hazreti Ömer, öfkelibir şekilde , bir kemiğin üzerine bir şeyler yazıp adamın eline verdi:
-Götür bunu valiye ver, dedi.
Yahudi bu yazışmadan pek bir şey anlamamıştı. Bundan bir şey çıkmaz, diyordu kendi kendine...
Mısır'a gelip kemiği Sa'd ibni Ebi Vakkas'a verince, vali çok korkmuştu. Hemen evi eskisinden daha güzel bir şekilde tamir etti ve yahudiye verdi. Hemde memnun etmek için bir miktar yardımda bulundu. Hazreti Ömer'in gönderdiği kemiğin üzerinde sadece şu iki kelime yazılı idi:
-Ben Nuşirevan'dan daha adilim!...



O BİR ÇÂRE BULUR


İslâmiyete düşman olan hıristiyanların bâzıları, meşhûr Tatar hükümdârı zâlim Hülâgu'nun yanına gelerek ve kendisine yaltaklanarak, müslümanların mescidlerini yıkmasını, medreseleri dağıtmasını, ezânı ve İslâmın sembolü olan şeyleri ortadan kaldırmasını söylediler. Kan dökmekten, insanlara eziyet ve işkence etmekten zevk alan o meşhûr zâlim de, mâcera uğruna çok müslüman kanı döktü. Âlimlerden ve diğer müslümanlardan birçok kıymetli zâtı şehîd etti. Müslümanlar, bu zâlimler karşısında âciz kalıp, ne yapacakları hakkında görüşmek üzere beş yüz kadar âlim toplanıp, o zamandaki meşhur âlimlerden Şemseddîn Müsta'cel bin Rıfâî hazretlerine geldiler ve bu fitneyi durdurmak için bir şeyler yapmasını, bir çâre göstermesini, bu belânın üzerlerinden kaldırılması için duâ etmesini istediler. O ise, kendisini buna lâyık görmeyip:

"Bu iş benim yapabileceğimin üstündedir. Ben de sizinle berâber geleyim. Birlikte Tâcüddîn hazretlerinin yanına gidelim. O bir çâre bulur." dedi.

Dediği gibi yaptılar. Tâcüddîn bin Rıfâî'ye, Hülâgu zâliminin müslümanlara yaptığı zulmü anlatıp, bu belânın yakın zamanda, kendilerine de ulaşacağından endişe ettiklerini bildirdiler. O da, o beldede bulunan müslümanları toplayıp:

"Âlim olanlarınız ve olmayanlarınız bana yardım edin. Allahü teâlânın izni ile bu kâfirin şerrinden bütün müslümanları kurtaralım." buyurdu.

Orada bulunan herkes, ne emrederse yapmaya hazır olduklarını bildirdiler. O da hepsini toplayıp, bir gece, bulundukları beldenin etrâfına genişçe bir hendek kazdılar. Hendeği odun ile doldurdular. Ayrıca demir, bakır, kurşun ne buldularsa o hendeğe doldurdular ve müdhiş bir ateş yaktılar. Tâcüddîn bin Rıfâî oraya gelip iki rekat namaz kıldı. Orada bulunanlar da ikişer rekat namaz kıldılar ve duâ ettiler. Bir saat kadar sonra Hülâgu'nun askerlerinden bir kısmı oraya geldi. Allahü teâlânın hikmeti, Tâcüddîn bin Rıfâî'yi ve diğer müslümanları göremediler. Ateşin yanına kadar geldiler. Tâcüddîn, emir verdi. Zulüm askerlerinden yakaladıklarını ateşe attılar. Hiçbirisi bir karşılık veremedi. Onların, hepsi silâhlı idi ve müslümanların hiç silâhları yoktu.

Orada bulunan müslümanlar diyorlar ki:

"Onların hepsi silâhlı oldukları hâlde silâhlarını kullanamadılar. Biz çok hayret ettik."

O beldede bulunan müslümanlar, Tâcüddîn hazretlerinin bereketi ve kerâmetiyle böylece büyük bir belâdan kurtulup, selâmete kavuştu.


TEK MILLET:TEK VATAN:TEK DIL:
YASASIN BÜYÜK TÜRK IMPARATORLUGU:
SEHITLER ÖLMEZ VATAN ASLA VE ASLA BÖLÜNMEZ:
NE MUTLU TÜRKÜM DIYENE:
02-27-2008 01:03 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
BALACAN
Posting Freak
*****


Mesajlar: 4,016
Grup: Kayıtlı
Katılım: Feb 2008
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 17
Mesaj: #6
Cvp: MERHAMETLİ İNSAN KALMADI" DEMEYESİNİZ DİYE ...

Emrullah Yazan:
tşk ederim


Bu sözün üzerine Hz Ömer :

-"Ne oldu, biraz evvel babamızın kanı yerde kalmasın diyordunuz ne
oldu da vazgeçiyorsunuz?"der.
Gençlerin cevabı da
-"MERHAMETLİ İNSAN KALMADI" DEMEYESİNİZ DİYE ...

EMEĞİNE SAĞLIK GÜZEL BİR PAYLAŞIM


HER KÖTÜ GÜNÜN SONU
İYİ GÜNÜN BAŞLANGICIDIR,
HAYATTA ÖYLE BİR YAŞAMALISIN Kİ
MEZAR KAZICI BİLE YASINI TUTMALI
05-15-2008 01:03 PM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 

Benzer Konular...
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  İnsan Şeklinde Garip Ekmekler ! Bu ekmekleri yermisiniz ? poweran58 5 41 07-07-2008 08:56 PM
Son Mesaj: gürün_güzeli
  GÜZEL ŞEY İNSAN OLMAK melissa 19 167 06-19-2008 09:45 AM
Son Mesaj: Güneş
  İNSAN İLİŞKİLERİ melissa 9 58 06-18-2008 08:51 PM
Son Mesaj: melissa
  YOK OLAN İNSAN melissa 10 67 06-18-2008 08:51 PM
Son Mesaj: melissa
  Etkili İletişim (İnsan İlişkileri) melissa 4 41 06-18-2008 04:49 PM
Son Mesaj: melissa
  İYİ İNSAN NASIL OLUNUR melissa 10 118 06-14-2008 08:22 AM
Son Mesaj: melissa
  İNSAN İÇİN "ZOR VEYA KOLAY" YOKTUR KAFKASKAR 2 30 06-02-2008 10:08 PM
Son Mesaj: KAFKASKAR
  ERDEMLİ TOPLUM İDEAL İNSAN o diyarın aşığı 3 50 05-19-2008 01:20 PM
Son Mesaj: o diyarın aşığı
  İnsan Neden Yazar? BALACAN 4 166 05-13-2008 12:10 AM
Son Mesaj: BALACAN
  İNSAN VE HAYAT BALACAN 4 74 05-06-2008 01:53 PM
Son Mesaj: BALACAN

Yazdırılabilir Bir Versiyona Bak
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Abone Ol | Konuyu Favorilerine Ekle

Foruma Git: