|
Muharrem Ayı ve Aşure Günü...
|
|
01-30-2008, 06:19 PM
(Bu Mesaj 05-12-2008 06:19 PM değiştirilmiştir. Değiştiren : KAFKASKAR.)
Mesaj: #1
|
|||
|
|||
|
Muharrem Ayı ve Aşure Günü...
Şehrullahi'l-Muharrem" olarak meşhur olan, yani "Allah(celle celalüh)'ın ayı Muharrem" olarak bilinen Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır. Allah(celle celalüh)'ın ayı, günü ve yılı olmaz, ancak Allah(celle celalüh)'ın rahmetine ermenin önemli bir fırsatı olduğu için Peygamber Efendimiz(sallallahu aleyhi vesellem) tarafından bu şekilde ifade edilmiştir. Âşura Günü ise Muharrem'in 10. günüdür. Âşura Gününün Allah(celle celalüh) katında ayrı bir yeri vardır. Bugünde Cenâb-ı Hak on peygamberine on çeşit ikramda bulunmuş ve kudsiyetini arttırmıştır. Bu günlerde oruç tutmak çok faziletlidir. Hicrî Senenin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günü Âşura Günüdür. Muharrem ayının diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, Âşura Gününün de diğer günler içinde daha mübarek ve bereketli bir konumu bulunmaktadır. Âşura Gününün Allah(celle celalüh) katında da çok seçkin bir yerinin olduğunu Fecr Sûresinin ikinci âyeti olan "On geceye yemin olsun" ifâdelerinin tefsirinden öğrenmekteyiz. Bazı tefsirlerimizde bu on gecenin Muharrem'in Âşurasine kadar geçen gece olduğu beyan edilmektedir.(1) Cenâb-ı Hak bu gecelere yemin ederek onların kudsiyet ve bereketini bildirmektedir. Bugüne "Âşura" denmesinin sebebi, Muharrem ayının onuncu gününe denk geldiği içindir. Hadis kitaplarında geçtiğine göre ise, bu güne bu ismin verilmesinin hikmeti, o günde Cenâb-ı Hak on peygamberine on değişik ikram ve ihsan ettiği içindir. Bu ikramlar şöyle belirtilmektedir: 1. Allah(celle celalüh), Hazreti Musa'ya (a.s.) Âşura Gününde bir mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara gömmüştür. 2. Hazreti Nuh (a.s.) gemisini Cûdi Dağının üzerine Âşura Gününde demirlemiştir. 3. Hazreti Yunus (a.s.) balığın karnından Âşura Günü kurtulmuştur. 4. Hazreti Âdem'in (a.s.) tevbesi Âşura Günü kabul edilmiştir. 5. Hazreti Yusuf kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan Âşura Günü çıkarılmıştır. 6. Hazreti İsa (a-s.) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semâya yükseltilmiştir. 7. Hazreti Davud'un (a.s.) tevbesi o gün kabul edilmiştir. 8. Hazreti İbrahim'in (a.s.) oğlu Hazreti İsmail o gün doğmuştur. 9. Hazreti Yakub'un (a.s.), oğlu Hz.Yusuf'un hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır. 10. Hazreti Eyyûb (a.s.) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur.(2) Hazreti Âişe'nın belirttiğine göre, Kabe'nin örtüsü daha önceleri Âşura gününde değiştirilirdi. İşte böylesine mânalı ve kudsî hâdiselerin yıldönümü olan bu mübarek gün ve gece, Saadet Asrından beri Müslümanlarca hep kutlana gelmiştir. Bugünlerde ibadet için daha çok zaman ayırmışlar, başka günlere nisbetle daha fazla hayır hasenatta bulunmuşlardır. Çünkü, Cenab-ı Hakkın bugünlerde yapılan ibadetleri, edilen tevbeleri kabul edeceğine dair hadisler mevcuttur. Âşura Gününde ilk akla gelen ibadet ise, oruç tutmaktır. Muharrem ayı ve Âşura Günü, Ehl-i Kitap olan Hıristiyan ve Yahudiler tarafından da mukaddes sayılırdı. Nitekim, Peygamber Efendimiz(sallallahu aleyhi vesellem) Aleyhissalâtü Vesselam Medine'ye hicret buyurduktan sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrendi. "Bu ne orucudur?" diye sordu. Yahudiler, "Bugün Allah(celle celalüh)'ın Musa'yı düşmanlarından kurtardığı Firavun'u boğdurduğu gündür. Hazreti Musa (a.s.) şükür olarak bugün oruç tutmuştur" dediler. Bunun üzerine Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam da, "Biz, Musa'nın sünnetini ihyaya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz" buyurdu ve o gün oruç tuttu, tutulmasını da emretti.(3) Aşûra günü yalnız ehl-i kitap arasında değil, Nuh Aleyhisselâmdan itibaren mukaddes olarak biliniyor, İslam öncesi Cahiliye dönemi Arapları arasında İbrahim Aleyhisselâmdan beri mukaddes bir gün olarak biliniyor ve oruç tutuluyordu. Bu hususta Hazret-i Âişe validemiz şöyle demektedir: "Âşûrâ, Kureyş kabilesinin Cahiliye döneminde oruç tuttuğu bir gündü. Resulullah da buna uygun hareket ediyordu. Medine'ye hicret edince bu orucu devam ettirmiş ve başkalarına da emretti. Fakat Ramazan orucu farz kılınınca kendisi Âşûrâ gününde oruç tutmayı bıraktı. Bundan sonra Müslümanlardan isteyen bugünde oruç tuttu, isteyen tutmadı." 'Buhari, Savm: 69. O zamanlar henüz Ramazan orucu farz kılınmadığı için Peygamber Efendimiz(sallallahu aleyhi vesellem) ve Sahabileri vacip olarak o günde oruç tutuyorlardı. Ne zaman ki, Ramazan orucu farz kılındı, bundan sonra Peygamber Efendimiz(sallallahu aleyhi vesellem) herkesi serbest bıraktı. "İsteyen tutar, isteyen terk edebilir" buyurdu.(4) Böylece Âşura orucu sünnet bir oruç olarak kalmış oldu. Âşura orucunun fazileti hakkında da şu mealde hadisler zikredilmektedir. Bir zat Peygamberimize geldi ve sordu: "Ramazan'dan sonra ne zaman oruç tutmamı tavsiye edersiniz?" Peygamber Efendimiz(sallallahu aleyhi vesellem) Aleyhissalâtü Vesselam, "Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o, Allah(celle celalüh)'ın ayıdır. Onda öyle bir gün vardır ki, Allah(celle celalüh) o günde bir kavmin tevbesini kabul etmiş ve o günde başka bir kavmi de affedebilir" buyurdu.(5) Yine Tirmizi�de de geçen bir hadiste Peygamber Efendimiz(sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuşlardır: "Âşura Gününde tutulan orucun Allah(celle celalüh) katında, o günden önce bir senenin günahlarına keffaret olacağını kuvvetle ümit ediyorum."(6) "Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah(celle celalüh)'ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur�(7) hadis-i şerifi ise, bu günlerde tutulan orucun faziletini ifade etmektedir. Bu hadisin açılamasında İmam-ı Gazali, "Muharrem ayı Hicrî senenin başlangıcıdır. Böyle bir yılı oruç gibi hayırlı bir temele dayamak daha güzel olur. Bereketinin devamı da daha fazla ümit edilir" demektedir. Gerek Yahudilere benzememek, gerekse orucu tam Âşura Gününe denk getirmemek için, Muharrem'in dokuzuncu, onuncu ve on birinci günlerinde oruç tutulması tavsiye edilmiştir. Bu mânâdaki bir hadisi İbni Abbas rivayet etmektedir. Bunun için, müstehap olan, aşure Gününü ortalayarak, bir gün önce veya bir gün sonra oruç tutmaktır. Bu günde oruçtan başka hayır, hasenat ve sadaka gibi güzel âdetlerin de yaşatılması isabetli ve yerinde olacaktır. Herkes imkânı nisbetinde ailesine, akraba ve komşularına ikramda bulunur; bugünlerin faziletini bildiren hâdiseleri hatırlayarak ihsanda bulunursa şüphesiz sevabını kat kat alacaktır. Bilhassa, Peygamber Efendimiz(sallallahu aleyhi vesellem), mü'minin aile efradına Âşura Gününde her zamankinden daha çok ikramda bulunmasını tavsiye etmiştir. Bîr hadiste şöyle buyurular: "Her kim Aşura Gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder."(9) Bu aile mefhumunun içine akrabalar, yetimler, kimsesizler, konu komşular da girmektedir. Fakat, bunun İçin fazla külfete girmeye, aile bütçesini zorlamaya lüzum yoktur. Herkes imkânı ölçüsünde ikram eder. Âşura gününün manevi ve berraklığı üzerinde Kerbela karanlığının kesafeti de görülmektedir. 61. hicret yılının Muharrem'ine ait 10. gününde Hazret-i İmam Hüseyin (r.a.) 55 yaşında iken Sinan bin Enes isimli bir hain tarafından Kerbelâ'da hunharca şehit edilmiştir. Bu gadr ve zulmün arkasında Emevi Halifesi Yezid, onun Küfe valisi İbni Ziyad vardır. Yarım asır öncesinden Peygamberimizin bizzat haber verildiği bu ciğerleri yakan olay Hazret-i Hüseyin'i Cennet gençlerinin efendisi olma şanına yüceltmiştir. Şehitler mükâfatını almış en yüce mertebelere ulaşmıştır. Yüce Allah(celle celalüh)'ın da zalimlere hak ettikleri cezayı en âdil bir şekilde vereceğinden şüphemiz yoktur. Kader hükme boyun eğen her mü'min bu olaya üzülür, ancak itidalini ve soğukkanlılığını kaybetmez. Duyguları yanlışlara ve taşkınlıklara götürmez. Çünkü meydana gelen bütün olaylar ezelî takdirin bir hükmüdür. Bu açıdan bunu bir "yas merasimi" haline dönüştürmek ehli-i sünnetin itikat ve inancına aykırıdır. 1) Hak Dini Kur ân Dili. 8 5793. 2) Sahih-i Müslim Şerhi, 6:140. 3) Ibtıı Mâce, Siyam: 31. 4) Müslim. Siyam: 117. 5) Tîrmizî. Savm: 40. 6) A.g.e., Savın: 47. 7) İbni Mâce. Siyam: 43. 8 ) İhyâ, 1:238 9) et-Tergîb ve'l-Terhİb, 2:116. alıntı |
|||
|
02-18-2008, 07:22 PM
Mesaj: #2
|
|||
|
|||
|
Cvp: Muharrem Ayı ve Aşure Günü...
emeğine sağlık
|
|||
|
|
| Benzeyen Konular | |||||
| Konu: | Yazar | Cevaplar: | Görüntüleyenler: | Son Mesaj | |
| Dünya elifle dönüyor | KAFKASKAR | 0 | 10 |
11-02-2008 11:49 AM Son Mesaj: KAFKASKAR |
|
| Allah’ın Mü’minlere Cennette Hazırladığı Nimetler (1) | SABRİ KÖNTEK | 0 | 27 |
10-16-2008 12:56 AM Son Mesaj: SABRİ KÖNTEK |
|
| ALLAH’IN SEVDİĞİNE DÜŞMAN OLMAK! | SABRİ KÖNTEK | 0 | 53 |
10-05-2008 11:23 PM Son Mesaj: SABRİ KÖNTEK |
|
| Allah’ı niçin göremeyiz?-İrade-istenç | KAFKASKAR | 8 | 129 |
10-01-2008 11:25 PM Son Mesaj: KAFKASKAR |
|
| İnsanın Yaratan’a karşı duruşu | KAFKASKAR | 4 | 76 |
10-01-2008 11:24 PM Son Mesaj: KAFKASKAR |
|
| EY NEFSİM ! ! Sana Yazıklar Olsun | KAFKASKAR | 10 | 129 |
10-01-2008 08:21 PM Son Mesaj: KAFKASKAR |
|
| KADİR GECENİZ MÜBAREK OLSUN... | seyfofen | 12 | 136 |
09-26-2008 10:32 AM Son Mesaj: doganay58 |
|
| Bugün Kadir Gecesi | imren | 0 | 31 |
09-26-2008 08:37 AM Son Mesaj: imren |
|
| PEYGAMBERİMİZ’İN GÜZEL AHLAKI | SABRİ KÖNTEK | 0 | 61 |
09-16-2008 11:58 PM Son Mesaj: SABRİ KÖNTEK |
|
| VAR MISINIZ? ÖMRÜMÜZ RAMAZAN AHİRETİMİZ BAYRAM OLSUN... | bjk_sivas | 0 | 71 |
09-13-2008 05:04 PM Son Mesaj: bjk_sivas |
|





